Neolitik dönemden bu yana tahılları gün içinde yediğimiz birçok yiyecekte tükettiğimizi biliyor musunuz? Tahılların atası olarak bilinen arpa ve ardından da buğday ilk ekilen tahıllar olup bugün insanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli besin kaynaklarının da başında geldiği doğrudur. Günümüzde bizlerin besin olarak tüketebileceği 193 binin üzerinde bitki türünün yaşadığına işaret etmektedir.
Bunlardan tahıl bitkisi olan sadece % 17’sini ama günlük besin ihtiyacının da %90’ını karşılamaktadır. Dünyada 614 milyon hektar üzerinde farklı tahıl çeşitlerinin işlendiği bilinmektedir. Tam tahıl çeşitleri vitaminler, mineraller, karbonhidratlar (nişasta, lif) ve antioksidan içerirken proteinleri az miktarda içerir. Proteinin kalitesi düşük olduğu için mutlaka kuru baklagiller, et, yumurta ve yoğurt gibi besinlerle bir arada tüketildiklerinde protein kalitesi artar. Tahıllarda, çok az yağ bolca E vitamini bulunur. A ve C vitamini bulunmazken B12 dışındaki B grubu vitaminlerinin de en iyi kaynaklarıdır.
7 -Kinoa: Ülkemizde yeni tanınan kinoanın içerdiği aminoasit miktarı neredeyse ete yakındır, filizlendirilmiş kinoanın etten daha yüksek protein emilim gücü vardır. Kinoanın protein yapısı buğdaydaki gibi gluten içermediği için çölyaklılar da rahatça tüketebilir. İçerdiği hidroksibenzoik, kumarik ve vanilik asit ile antioksidan özelliği gösterir. 3 yemek kaşığı kinoada yaklaşık 2.2 gram lif bulunur.
8 -Teff: Etiyopya'da yetiştirilen teff en çok kalsiyum içeren tahıldır. 1 tabak pişmiş teff 123 mg kalsiyum içerirken, yarım tabak pişmiş ıspanak ile kalsiyum oranı eşdeğerdir. Aynı zamanda teffte %20-40 oranında dirençli nişasta bulunur. Gluten içermez. Diyet lif ve demir açısından zengin bir içeriğe sahip olması ve insanların sentezleyemediği 8 aminoasiti içermesi sebebiyle etkileyici bir besleyicilik profiline sahiptir. İçerdiği fenolik asit ile antioksidan özelliği gösterir. 3 yemek kaşığı Tefte yaklaşık 2,56 gram lif bulunur.