ORUCU BAL İLE AÇARAK MİDENİZİ KORUYUN

Bal yendikten sonra mideye geldiğinde mide iç çeperine dağılarak mide asitlerinin hızlı salgılanmasını önler ve suyla beraber büzüşmüş midenin yavaşça normal hale gelmesi için gerekli sempatik sinirlerin uyarılmasını sağlar.

ABONE OL
9 Temmuz 2015 Perşembe 13:09 | Son Güncellenme:
17 dakika okunma süresi
ORUCU BAL İLE AÇARAK MİDENİZİ KORUYUN

Midenin temel görevi mide salgıları aracılığı ile yiyeceklerle alınan proteinlerin sindirimini sağlamaktır. Sindirim sistemi normal çalıştığında yemek borusundan mideye gelen yiyecekler mideden salgılanan asit ve özel salgılar sayesinde mekanik sindirimi başlatarak besinlerin kimüs dediğimiz bulamaca dönüşmesini sağlar.  Mide yaklaşık 2500 ml kadar mide öz suyu salgılar. Bu öz su da besinlerin iyice sindirilmesi için bu bulamaç haline gelmesi oldukça önemlidir. Bu yıl tutulan oruç yaklaşık 17-18 saat kadar oldukça uzun bir süre açlık sonrasında midenin büzüşmesini ve gelecek yiyeceğe hazır bir şekilde beklemesini sağlar. Büzüşen mideye hızlı ve çiğnemeden gelen yiyecekler mide rahatsızlıklarına neden olur ve mide problemleri ile beraber oruç tutmaya teşvik ederler. Bu nedenle midenin hem proteinleri sindirebilmesi görevini yapması hem de acıkma sonrası midede gerginliğin oluşmaması için sizlere önerim orucu bal ve oda sıcaklığında su ile açmanızı tavsiye ederim. Bal yendikten sonra mideye geldiğinde mide iç çeperine dağılarak mide asitlerinin hızlı salgılanmasını önler ve suyla beraber büzüşmüş midenin yavaşça normal hale gelmesi için gerekli sempatik sinirlerin uyarılmasını sağlar.
Bal vücuda alınan bakteri, virüs, mantar ve parazitleri de öldürücü etkisi ile mideye destek olur. Mide mikropların tamamen yok olması için midenin ortamını asidik yapar. Balın da doğal yapısındaki bu doğal koruyucu mekanizması mideyi mikrobik enfeksiyonlara karşı oldukça rahatlatır. Balda bulunan sağlıklı doğal şekerler sayesinde yüksek osmolarite, düşük pH ve hidrojen peroksit üretimi sayesinde farklı kaynaklı mikropların sağlığa zararlı etkilerinden korunma sağlar. Bal glukonik asit içerir ve bu güçlü antioksidan sayesinde diğer şeker kaynaklarından ayrıcalık kazanmasını sağlar. Çünkü bal sadece doğal karbonhidrat değil buna ek olarak önemli antioksidanları da içeren doğanın bizlere sunduğu katkısız bir besindir.
Bal diğer şekerler gibi 1 gramı yaklaşık 4 kalori enerji sağlar. Balda glikoz ve früktoz eşit oranda bulunur. Bal arı ürünü olan doğal yapısına hiçbir şey eklenmemiş besleyici değeri yüksek protein, amino asit, mineral, vitamin ve polifenoller içeren yiyecektir. Diğer şeker kaynakları olan şeker kamışı ve pancardan elde edilen şekerde kimyasal yollarla üretilen besleyici değeri olmadan 1 gramında 4 kalori sağlayan kaynaklardır. Bu tür besleyici değeri olmayan şeker kaynaklarını beslenme bilimi boş kalori olarak değerlendirmekte ve araştırmalarda da bu tür şekerlerin iştah hormonlarını aktive ederek doymayı güçleştirdiğini bildirmektedir. Bu nedenle doğal şeker kaynağı balı sofra şekerinden ayırmalı, siya, yeşil ve sıcak içilecek bitkisel çaylara şeker yerine bal koymayı alışkanlık haline getirmeliyiz.   
Ayrıca bal kanda CRP denilen enfeksiyon belirtisi olan kan parametresini düşüren, kalp sağlığını olumsuz etkileyen homosistein değerini azaltan, peroksit ve metil glikosal sayesinde enfeksiyonlardan koruyan, öksürük ilacı kadar öksürüğü kesmede etkili, mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik gibi belirtileri gideren mucizevi etkileri bulunur. Ramazan boyunca yetişkinler yaklaşık 5, çocuklarda ise 3 yemek kaşığına kadar günlük sağlıklı beslenme planı içinde tüketmenin sağlıklı olduğunun altını çizmek isterim.

Haftanın merak edilen sorusu: 

Reflü hastalığının şikayetleri nelerdir ve beslenmede neler yaparak bu şikayetlerden korunmak gerekir?
Reflü; midede yeteri kadar asit salgılanamadığında midede bulunan yiyecekler bağırsaklara geçemez ve mide iç basıncını arttırır. Basıncın artması ile birlikte yiyecekler mideden yemek borusuna kaçar. Açıkçası basınçla yiyecekler midenin alt bölgesinden yukarı doğru tam tersi bir hareket yapar. Ve yemekte midenin salgılarından yiyeceklere geçen asitler yiyecekle beraber yemek borusuna gelir ve bu azıcık asit değdiği mukozayı yakacak kadar etkili olur. Reflü kısaca midenin asidi azaldığında, karbonhidratların sindirimi zorlaştığında ve midede aşırı bakteri üremesi olduğunda gerçekleşen bir sağlık sorunudur. Böylece karın iç basıncı artar ve midedeki asit atımı azalınca da bakterilerin üremesi hızlanarak yakınmalar şiddetlenmeye başlar. Mide asidi artarsa midede helikobakter pilori dahil tüm mikroplar midede 15 dakikadan fazla yaşayamaz. Mide asidi düştüğünde karbonhidratların sindirimi de bozulur ve gaz şikayeti oluşur. Çünkü midede asit yetersizliği olduğunda pankreas enzimleri de yeteri kadar salgılanamaz. Yeterli salgılanamayan pankreatik enzimlerden amilaz azlığı karbonhidratları parçalayamaz ve şekerler ile aşırı bakteri oluşumu birlikte gaz oluşumunu sağlar. 
Beslenme alışkanlıklarının reflü ile ilişkisi oldukça nettir. Diyette trans yağlı ve boş kalorili endüstriyel şekerli yiyecekleri bolca yeme reflü için en önemli beslenme etmeni olduğunu söyleyebilirim. Yüksek glisemik indeksli yiyecekleri azaltmak; pasta, beyaz undan yapılan ekmek, şekerler ve kızartmalar reflü şikayetleri de azalmaktadır. Gaz oluşumunu önlemek için doğal karbonhidrat kaynaklarını iyice çiğneyerek yeme, mide basıncını azaltmak için az porsiyonda az yağlı ve endüstriyel şekerler yerine bal tüketme, midenin yarattığı yanma etkisi için ise ılık suya karbonat ekleme reflüye karşı birebir doğal ilaç etkili yöntemler olduğunu bildirmeliyim. 
Bunun dışında reflüde stresin de çok etkili olduğunun altını çizmeliyim. Özellikle kan şekeri düştüğünde adrenalin ile kortizol gibi stres hormonları artar. Kortizol midede asidi arttıran bir hormondur. Pankreas kortizol hormonunun fazladan salgıladığı asidi nötralize edecek kadar bikarbonatı kısa sürede salgılayamadı için de mide içi basıncı artıyor, yiyecekler bağırsağa geçemiyor ve yemek borusuna basınçtan dolayı da yiyeceklerin kaçağı oluşuyor. Kısacası yediklerimiz kadar vücudumuza yarattığımız stres de reflü ve oluşacak klinik sorunların tetiklenmesinde bir temel oluşturabiliyor. Bu sebeple stresten uzak durmak ya da azaltıcı yaşa koşulları yaratmak oldukça önemli diyebilirim.   

Reflü; midede yeteri kadar asit salgılanamadığında midede bulunan yiyecekler bağırsaklara geçemez ve mide iç basıncını arttırır. Basıncın artması ile birlikte yiyecekler mideden yemek borusuna kaçar. Açıkçası basınçla yiyecekler midenin alt bölgesinden yukarı doğru tam tersi bir hareket yapar. Ve yemekte midenin salgılarından yiyeceklere geçen asitler yiyecekle beraber yemek borusuna gelir ve bu azıcık asit değdiği mukozayı yakacak kadar etkili olur. Reflü kısaca midenin asidi azaldığında, karbonhidratların sindirimi zorlaştığında ve midede aşırı bakteri üremesi olduğunda gerçekleşen bir sağlık sorunudur. Böylece karın iç basıncı artar ve midedeki asit atımı azalınca da bakterilerin üremesi hızlanarak yakınmalar şiddetlenmeye başlar. Mide asidi artarsa midede helikobakter pilori dahil tüm mikroplar midede 15 dakikadan fazla yaşayamaz. Mide asidi düştüğünde karbonhidratların sindirimi de bozulur ve gaz şikayeti oluşur. Çünkü midede asit yetersizliği olduğunda pankreas enzimleri de yeteri kadar salgılanamaz. Yeterli salgılanamayan pankreatik enzimlerden amilaz azlığı karbonhidratları parçalayamaz ve şekerler ile aşırı bakteri oluşumu birlikte gaz oluşumunu sağlar. 
Beslenme alışkanlıklarının reflü ile ilişkisi oldukça nettir. Diyette trans yağlı ve boş kalorili endüstriyel şekerli yiyecekleri bolca yeme reflü için en önemli beslenme etmeni olduğunu söyleyebilirim. Yüksek glisemik indeksli yiyecekleri azaltmak; pasta, beyaz undan yapılan ekmek, şekerler ve kızartmalar reflü şikayetleri de azalmaktadır. Gaz oluşumunu önlemek için doğal karbonhidrat kaynaklarını iyice çiğneyerek yeme, mide basıncını azaltmak için az porsiyonda az yağlı ve endüstriyel şekerler yerine bal tüketme, midenin yarattığı yanma etkisi için ise ılık suya karbonat ekleme reflüye karşı birebir doğal ilaç etkili yöntemler olduğunu bildirmeliyim. 
Bunun dışında reflüde stresin de çok etkili olduğunun altını çizmeliyim. Özellikle kan şekeri düştüğünde adrenalin ile kortizol gibi stres hormonları artar. Kortizol midede asidi arttıran bir hormondur. Pankreas kortizol hormonunun fazladan salgıladığı asidi nötralize edecek kadar bikarbonatı kısa sürede salgılayamadı için de mide içi basıncı artıyor, yiyecekler bağırsağa geçemiyor ve yemek borusuna basınçtan dolayı da yiyeceklerin kaçağı oluşuyor. Kısacası yediklerimiz kadar vücudumuza yarattığımız stres de reflü ve oluşacak klinik sorunların tetiklenmesinde bir temel oluşturabiliyor. Bu sebeple stresten uzak durmak ya da azaltıcı yaşa koşulları yaratmak oldukça önemli diyebilirim.   Ramazanda doyurucu yiyecekler çok önemli. Çorbalar bu açıdan midede yer kaplayarak daha fazla yiyecek tüketimini de önleyici etkili olduğu da bir gerçek. 
Bu hafta sizlere Doyurucu Etkili Kuru Fasulye Çorbası tarifimi paylaşmak istiyorum.

Malzemeler:
● 1 su bardağı 48 saat suda ıslatılmış kuru fasulye    
● 3 adet taze domates
● 3 adet yeşil biber
● 4-5 adet kurutulmuş domates
● 1 adet kuru soğan
● 2 diş sarımsak
● 1 yemek kaşığı zeytin yağı
● Taze dereotu
● Taze nane

Yapılışı:
Kuru fasulye, ince dilimlenmiş kurutulmuş domates, kuru soğan, sarımsak ile 
domates ve yeşil biberler tencereye konulur. Üzerine zeytinyağı alabildiğine 
su ile pişirilir. Mutfak robotunda taze dereotu, nane ile çekilerek servis edilir. 

Haftanın restoranından sağlıklı seçimler: 

Cecconi’s Londra’nın Mayfair bölgesinde doğmuş ve Amerika’da şubeleri olan bir restoran zinciridir. Yakın zamanda İstanbul’a da açıldı. Palazzo Corpi binasının muhteşem arka bahçesinde yer alan bu gizli hazine öğle ve akşam yemeklerinde zengin menüsü ile haftanın 7 günü hizmet veren, bahçesindeki zeytin ağaçları altında farklı bir ambiyansı olan kendinizi sanki güney İtalya’da olduğunuzu hissettiren konsept bir yer diyebilirim. İtalyan restoranı olan Cecconi’s ev yapımı makarna, deniz mahsulleri ve Kuzey İtalya mutfağının etkilerini içinde barındıran modern bir havaya sahip. Bu restoranda her şey organik veya taze ya da ev yapımı. Size önerilerim de şu şekilde olacak. Başlangıçlardan taze bezelye çorbası ya da brokoli eşliğinde ahtapot sipariş vermenizi öneririm. Ve ardından mutlaka tartar ya da carpaccio bölümünden organik somon tartar veya deniz levreği carpaccio seçin. Bu seçtikleriniz en düşük kalorili sağlıklı seçimler olduğunu söylemeliyim. Ortaya kişi sayısına göre en az 2 en fazla 3 çeşit salata söyleyin. Pomelolu tahıl salatası İstanbul’da hiçbir restoranda bulamayacağınız lezzet olup diğer seçeceğiniz salata da avokadolu yengeç salatası olmasını tavsiye ederim. Ana yemek olarak Yengeç ravioli veya organik somon muhteşem lezzetler. Organik somon avokado ve fesleğen eşliğinde servis ediliyor. Restoranın konumu yemek sonrası eğlenceye devam edebileceğiniz bir merkezde yer alıyor olmasından dolayı da iyi bir alternatif. Ben beğendim ve sıkça gitmeyi istediğim restoranlar listesine adını yazdım. Eminim sizde beğeneceksiniz.     

 

EN ÇOK OKUNANLAR

En İyi 10 Vücut Yağı
En İyi 10 Vücut Yağı

En İyi 10 Vücut Yağı

1 dakika okunma süresi
En Çok İzlenen 10 Unutulmaz Dizi Çifti
En Çok İzlenen 10 Unutulmaz Dizi Çifti

En Çok İzlenen 10 Unutulmaz Dizi Çifti

1 dakika okunma süresi
Bodrum'da Loft Art Sculptville Daveti
Bodrum'da Loft Art Sculptville Daveti

Bodrum'da Loft Art Sculptville Daveti

1 dakika okunma süresi
Yaz Düğünlerine Ne Giymeli?
Yaz Düğünlerine Ne Giymeli?

Yaz Düğünlerine Ne Giymeli?

1 dakika okunma süresi
En İyi Beyaz Elbise Görünümleri
En İyi Beyaz Elbise Görünümleri

En İyi Beyaz Elbise Görünümleri

1 dakika okunma süresi
ALEM x Nef Reserve Gölköy Daveti
ALEM x Nef Reserve Gölköy Daveti

ALEM x Nef Reserve Gölköy Daveti

1 dakika okunma süresi
Geçmişten Günümüze; Jennifer Lopez
Geçmişten Günümüze; Jennifer Lopez

Geçmişten Günümüze; Jennifer Lopez

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

GÜNE SAĞLIKLI VE ENERJİK BAŞLAMAK İÇİN TÜYOLAR
GÜNE SAĞLIKLI VE ENERJİK BAŞLAMAK İÇİN TÜYOLAR

GÜNE SAĞLIKLI VE ENERJİK BAŞLAMAK İÇİN TÜYOLAR

UYKU GETİREN TARİF
UYKU GETİREN TARİF

UYKU GETİREN TARİF

BAĞIRSAK PROBLEMLERİNE KARŞI ÖNERİLER
BAĞIRSAK PROBLEMLERİNE KARŞI ÖNERİLER

BAĞIRSAK PROBLEMLERİNE KARŞI ÖNERİLER

BEMBEYAZ DİŞLERE SAHİP OLMANIN YOLLARI
BEMBEYAZ DİŞLERE SAHİP OLMANIN YOLLARI

BEMBEYAZ DİŞLERE SAHİP OLMANIN YOLLARI

BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİREN SMOOTHIE
BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİREN SMOOTHIE

BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİREN SMOOTHIE

METABOLİZMA HIZLANDIRAN TARİF
METABOLİZMA HIZLANDIRAN TARİF

METABOLİZMA HIZLANDIRAN TARİF

HAILEY BIEBER’IN SAĞLIK İKSİRİ
HAILEY BIEBER’IN SAĞLIK İKSİRİ

HAILEY BIEBER’IN SAĞLIK İKSİRİ

EVDE CİLT BAKIMI
EVDE CİLT BAKIMI

EVDE CİLT BAKIMI

BUSE TERİM İLE SAĞLIKLI YAŞAM SOHBETİ
BUSE TERİM İLE SAĞLIKLI YAŞAM SOHBETİ

BUSE TERİM İLE SAĞLIKLI YAŞAM SOHBETİ

KAHVALTI YAPMALI MI? YAPMAMALI MI?
KAHVALTI YAPMALI MI? YAPMAMALI MI?

KAHVALTI YAPMALI MI? YAPMAMALI MI?

İNSÜLİN DİRENCİ VE DİYABETİ OLANLAR İÇİN TAVSİYELER
İNSÜLİN DİRENCİ VE DİYABETİ OLANLAR İÇİN TAVSİYELER

İNSÜLİN DİRENCİ VE DİYABETİ OLANLAR İÇİN TAVSİYELER

VEGAN İLE VEJETARYEN ARASINDAKİ FARK NEDİR?
VEGAN İLE VEJETARYEN ARASINDAKİ FARK NEDİR?

VEGAN İLE VEJETARYEN ARASINDAKİ FARK NEDİR?