Bodrum'da bir beach'e gitmek çoğu zaman birbirini takip eden tanıdık bir programa dahil olmak anlamına geliyor: deniz, şezlong, müzik ve gün batımına doğru hızlanan bir tempo. Demirbükü Koyu'ndaki Lucca Beach ise bu sezon, bu alışıldık akışı iki ayrı deneyime bölerek yeniden yorumluyor. Bir tarafta sahilin enerjisine eşlik eden beach menüsü, diğer tarafta mekâna yalnızca yemek için gelmeyi mümkün kılan bağımsız bir restoran bulunuyor.
Bu ayrım, sezonun en belirgin yeniliği. Beach ve restoran için ilk kez birbirinden farklı iki menü hazırlanırken gastronomi, mekânın tamamlayıcı bir unsuru olmaktan çıkarak kendi başına bir ziyaret sebebine dönüşüyor, ve bu yaz Lucca Beach'e gitmek için mutlaka bütün günü şezlongda geçirmek ya da beach kullanımına dahil olmak gerekmiyor.
Beach tarafındaki menü, güneş altında geçirilen uzun saatlere uyum sağlayan daha hafif, kolay paylaşılan ve gün boyunca sipariş edilebilen tabaklardan oluşuyor. Restorandaysa tempo biraz daha yavaşlıyor; ürün, mevsimsellik ve pişirme teknikleri daha katmanlı bir görünürlüğe ulaşıyor. Bu fark tabaklarda olduğu kadar, günün nasıl yaşandığında da hissediliyor. Beach bölümü denizle müzik arasında hareketli bir akış sunarken restoran, uzun öğle yemeklerine, kalabalık sofralara ve erken akşam buluşmalarına alan açıyor.
Lucca'nın yirmi yılı aşkın süredir geliştirdiği mutfak kültürü, burada Demirbükü'nün doğal çevresiyle buluşuyor. Executive Şef Tuncay Uçar'ın liderliğindeki restoran mutfağı, Ege ve Akdeniz ürünlerini çağdaş pişirme teknikleriyle ele alıyor. Günlük deniz ürünleri, yerel üreticilerden gelen mevsim sebzeleri ve Lucca Bahçe'de yetiştirilen aromatik otlar menünün temelini oluşturuyor. Odun ateşi, kömür ızgarası ve rotisserie teknikleri ise ürünün önüne geçmek yerine karakterini belirginleştirmek için kullanılıyor.
Ahtapot Escabeche ve Bodrum Deniz Mahsulleri Ceviche denizle kurulan bağı sofraya taşırken Nektarin Salatası, yaz mevsimini daha hafif bir yerden yakalıyor. Chili Sea Bass ve Lobster Paccheri gibi tabaklar restoran menüsünün daha kapsamlı tarafını temsil ediyor. Raw Bar seçkisi, taş fırından çıkan pizzalar, paylaşım tabakları ve Lucca'nın tanıdık tatlılarıyla menü, öğle saatlerinden akşama kadar farklı iştahlara uyum sağlıyor.
Lucca Beach'i bu sezon Bodrum'daki benzer adreslerden ayıran esas nokta, restoranın beach'e bağlı bir servis alanı olarak görülmemesi. Rezervasyonla çalışan 150 kişilik restoran, yalnızca yemek için gelen misafirleri de ağırlıyor.
Bu düzenleme küçük bir operasyonel detaydan daha fazlasını ifade ediyor. Bodrum'da deniz kenarındaki pek çok restoran, gün boyu beach deneyiminin akşama uzanan bir kolu olarak rol oynarken, Lucca'da sofranın kendi zamanı ve kendi kitlesi var. Öğle yemeği için gelip birkaç saat sonra ayrılmak, gün batımında yalnızca akşam yemeğine katılmak ya da özel bir kutlamayı deniz kıyısında planlamak bu ayrım ile mümkün kılınıyor.
Lucca Beach böylece iki farklı ihtiyaca aynı anda karşılık veriyor: Bodrum gününü deniz, spor, wellness ve müzikle geçirmek isteyenlere kapsamlı bir beach deneyimi; sahile yalnızca iyi yemek ve uzun bir masa için yaklaşanlara ise bağımsız bir restoran alternatifi.
Seba Gölköy içerisindeki mekâna Demirbükü özel girişi üzerinden kara yoluyla ulaşılabiliyor. Deniz yolunu tercih edenler için Lucca Beach'in teknesi, her gün Türkbükü Mavi önünden saat 11.00 ve 12.00'de hareket ediyor; dönüş seferleri ise 17.00 ve 19.00'da gerçekleşiyor.