Bodrum'da yaz kalabalığı yavaş yavaş geride kalırken gastronomi sahnesinin ritmi de değişiyor. Mevsimin ürünlerini merkeze alan sofralar, kıyının doğasıyla daha yakın ilişki kuran deneyimler ve hasattan tabağa uzanan hikâyeler sezonun son günlerinde öne çıkıyor. Ege kıyılarının en tanıdık tatlarından deniz börülcesini merkeze alan bir buluşma da bu yaklaşımın Bodrum'daki son örneklerinden biri oldu.
Salicorne'nin "La Récolte de Salicorne" adıyla düzenlediği etkinlik, restoran yerine kıyıda başladı. Katılımcılar deniz börülcesinin doğal yaşam alanını ve hasat yöntemlerini tanıdıktan sonra ürünü kendileri topladı. Günün devamında mutfağa taşınan deniz börülcesi, farklı kullanım biçimlerinin ele alındığı bir workshop'un da ana malzemesi oldu.

Şef Theodor Falser'in hazırladığı akşam menüsünde deniz börülcesi, Ege ve Akdeniz mutfağından mevsimsel ürünlerle birlikte yorumlandı. Sabah kıyıda başlayan deneyim böylece aynı ürünün farklı formlarda sofraya taşındığı bir akşamla tamamlandı.
Buluşmanın devamı "The Salicorne Table" adıyla The Norm Collection Doora'ya taşındı. Falser'in menüsü bu kez farklı bir Bodrum adresinde konuklarla buluştu.

Eylül ve ekim aylarında Bodrum'un daha sakin yüzü öne çıkarken gastronomi ve doğa odaklı buluşmalar da devam ediyor. Deniz börülcesi hasadıyla başlayan bu deneyim, mevsimle ve bulunduğu coğrafyayla kurulan ilişkiyi sofraya taşıyan örneklerden biri oldu.