Bozcaada yazının kendine ait bir zaman duygusu var: Feribottan iner inmez yavaşlayan saatler, öğleden sonra taş sokaklara yayılan serinlik, gün batımına doğru sofralarda uzayan sohbetler ve adanın her köşesinde kendini hissettiren rüzgâr... Burada bir mekan seçmek hem ne yiyeceğinize karar vermek; hem de adanın hangi haline eşlik etmek istediğinizi de belirlemek demek. Merkezde daha canlı bir akşam ritmi, Rum Mahallesi'nde aile hafızası taşıyan bir sofra, bağ kültüründen ilham alan daha seçici tabaklar, mesire alanının sessizliğinde gün batımına açılan bir teras ya da yerel üreticilerle kurulan sade ama özenli bir mutfak... Bozcaada'nın yeni ve köklü adresleri, gösterişli iddialardan çok karakterli detaylarla öne çıkıyor. Kimi ada mutfağını bugünün diliyle yorumluyor, kimi yerel ürünü merkeze alıyor, kimi de müzik, atmosfer ve tasarımla Bozcaada gecelerine daha çağdaş bir enerji katıyor.
Bozcaada'nın taş sokaklarından, bağlarından ve Kuzey Ege'ye özgü yavaş ritminden beslenen Biz Meyhane, ada meyhane kültürünü daha ferah, daha güncel ve daha samimi bir yerden yorumluyor. 2024'te kapılarını açan mekânın en güçlü tarafı, Bozcaada'daki pek çok adresin dar sokak atmosferinden ayrışan geniş bahçesi; zeytin, rüzgâr ve uzun sohbet hissini masanın doğal parçası haline getiren bu alan, Biz Meyhane'ye klasik bir akşam yemeğinden çok ada akşamına yayılan bir buluşma karakteri kazandırıyor. Menünün arkasında ise Bozcaada'nın Türk ve Rum mutfak hafızasını bugüne taşıyan yerel bir bakış var. Geyve, skordalia, özel soğan mezesi, fesleğenli çiğ balık, asma yaprağında keçi peyniri, Girit böreği, çıtır kabak cips, midye pane, sıcak otlar, asma yaprağında sardalya ve kasap köfte gibi tabaklar; ada ve çevresinden gelen ürünlerle kurulan paylaşımcı bir sofraya dönüşüyor. Bu sezon Biz Meyhane'nin akışı akşam yemeğiyle bitmiyor; gece ilerledikçe imza içecekler ve DJ performansları devreye girerek meyhane ritüelini daha çağdaş bir ada gecesine bağlıyor. Biz Meyhane, Bozcaada'da köklere yaslanan ama nostaljiye sıkışmayan; bahçesi, sofrası ve geceye uzanan enerjisiyle adanın yeni nesil meyhane duraklarından biri olarak öne çıkıyor.
Adres: Alaybey Mahallesi, Çınarçarşı Caddesi, No:67/D, Bozcaada
Bozcaada merkezde konumlanan Bozca9, adanın sofra kültürünü geleneksel Türk mutfağı ve farklı yöresel lezzetlerle buluşturan yeni nesil bir gastronomi adresi olarak öne çıkıyor. Ada denince akla gelen bağlar, taş sokaklar ve uzun akşam sofraları burada daha şehirli ama samimiyetini kaybetmeyen bir yorumla karşılık buluyor. Bozca9'un menüsü paylaşmaya açık mezeler, ara sıcaklar, deniz ürünleri ve sıcak yemekler etrafında kuruluyor; Bektaşi mezesi, hardal soslu levrek marin, köpoğlu, vişneli pancar, dinamit enginar çıtırları, İstanbul usulü kokoreç ve Mersin usulü patates gibi tabaklar, mekanın tanıdık tatları farklı coğrafyalardan gelen dokunuşlarla yeniden ele alma niyetini gösteriyor. Gösterişli bir fine dining anlatısından çok, iyi ürün, doğru pişirme ve masanın etrafında uzayan sohbet hissi Bozca9'un karakterini belirliyor. Geleneksel meyhane kültüründen ilham alan ama onu daha yalın ve güncel bir çizgide yorumlayan mekan, Bozcaada'da yalnızca turistlerin uğradığı bir adres olmanın ötesine geçip, adanın gündelik ritmine de karışan sıcak bir buluşma noktası yaratıyor.
Adres: İstiklal Sokak, 17, Bozcaada 17680
Bozcaada'nın merkezinde, adanın taş sokakları ve akşamüstü kalabalığı arasında konumlanan Girift Opa!, meyhane ve klasik ada restoranı çizgisinden ayrılarak daha bar odaklı, daha şehirli ve daha geceye dönük bir deneyim sunuyor. 2025'te açılan mekanın merkezinde imza içecek kültürü var; ancak bunu yalnız bırakmak yerine menüsünü sushi roll'ler ve başlangıç tabaklarıyla tamamlayan daha güncel bir gastronomi dili kuruyor. İstanbul'un güçlü bar sahnesinden gelen deneyimle şekillenen içecek seçkisi, Uzak Doğu mutfağından ilham alan tabaklarla birleşerek Bozcaada'da alışılmış ada sofrasına daha kozmopolit bir alternatif yaratıyor. İkinci sezonunda menüsünü biraz daha lokal ürünlere yaklaştırırken enternasyonal çizgisini koruyan Girift Opa!, ada ruhunu nostaljik bir anlatıya sıkıştırmadan bugünün yeme-içme ritmine uyarlıyor. Mekânın dokusuna yapılan yeni dokunuşlar, atmosferi yalnızca bir bar hissinden çıkarıp müziği, dekoru, tabakları ve imza içecekleriyle bütünlüklü bir akşam adresine dönüştürüyor. Girift Opa!, Bozcaada'da günün deniz ve sokakla geçen temposundan sonra daha canlı, daha ritmik ve daha beklenmedik bir gece başlangıcı arayanlar için öne çıkan yeni nesil duraklardan biri.
Adres: Cumhuriyet Mahallesi, Emniyet Sokak, Bozcaada/Çanakkale
Bozcaada'nın bağ kültürü, taş sokakları ve denizle kurduğu doğal ilişki içinde konumlanan In Vino, adanın gastronomi sahnesine Akdenizli bir ferahlık ve daha seçici bir sofra dili getiriyor. 2020'de kapılarını açan mekan, Bozcaada'nın köklü ailelerinden Talay ailesinin ada hafızasını güncel bir restoran anlayışıyla buluşturuyor. Menüde İtalyan mutfağının pizza ve makarna gibi tanıdık lezzetleri yer alsa da In Vino'nun asıl karakteri deniz mahsullerinde belirginleşiyor. Paella, kremalı karidesli levrek, ahtapot carpaccio ve levrek ceviche gibi tabaklar, Çanakkale bölgesinden temin edilen yerel ürünlerle hazırlanarak ada sofrasına daha Akdenizli, daha rafine bir yorum katıyor. Sezon boyunca düzenlenen tadım etkinlikleri, konuk şef menüleri ve gastronomi profesyonellerini bir araya getiren buluşmalar ise In Vino'yu yalnızca yemek yenilen bir adres olmaktan çıkarıp, Bozcaada'nın gelişen yeme-içme kültürüne temas eden canlı bir buluşma noktasına dönüştürüyor. In Vino, adada iyi ürün, deniz kokusu ve uzun sofralar etrafında şekillenen daha sakin ama karakterli bir Akdeniz deneyimi arayanlar için öne çıkıyor.
Adres: Cumhuriyet Mahallesi, Lale Sokak No:16, Bozcaada
Bozcaada Rum Mahallesi'nde bir aile hikâyesinden doğan Nevreste, bu yıl 10. sezonunu kutlarken adanın meyhane hafızasını aynı samimiyetle taşımaya devam ediyor. 1990'larda kurulan bir restoran hayalinin 2017'de gerçeğe dönüşmesiyle açılan mekan, adını üç kardeşin bu evde doğmalarını sağlayan annelerinden alıyor; bu yüzden Nevreste'de sofra, yalnızca yemek yenen bir yer değil, ev hissinin ve ada misafirperverliğinin devamı gibi kuruluyor. Günlük hazırlanan mezeler, deniz ürünleri, balıklar ve ara sıcaklar etrafında şekillenen menü; Bozcaada'nın bağ kültürünü, Ege mutfağını ve uzun meyhane akşamlarının tanıdık ritmini bir araya getiriyor. Nevreste marin, Ege ezme, Selanik, hurmalı enginar, Egelim, ada lokumu, levrek külbastı, Tenedos börek ve ahtapot yahni gibi imza tatlar, yıllar içinde mekanın karakterinin parçası haline gelmiş. Nevreste'nin asıl gücü ise gösterişli bir gastronomi iddiasından çok, masasında kurduğu bağda saklı: Kutlamalara, uzun sohbetlere, dostluklara ve ada gecelerine alan açan sıcak bir atmosfer. Onuncu sezonunda Nevreste, Bozcaada'nın değişen yeme-içme sahnesine eşlik ederken köklerinden uzaklaşmayan, misafirini müşteri değil evine gelen konuk gibi ağırlayan zamansız bir ada adresi olarak öne çıkıyor.
Adres: Cumhuriyet Mahallesi, Alsancak Sokak No: 22, Bozcaada/Çanakkale
Bozcaada'nın merkez kalabalığından biraz uzaklaşıp adanın daha yeşil, daha sessiz tarafına açılan Pavli, 10. sezonunda da kendi dünyasını koruyan adreslerden biri olarak öne çıkıyor. Mesire alanı içinde konumlanan aile işletmesi, merkeze yalnızca kısa bir mesafede olsa da atmosferiyle adanın içinde başka bir zaman aralığı yaratıyor. Mimar Ozan Alnıtemiz'in doğal malzemelerle tasarladığı yapı, manzaraya bakan teras ve ince düşünülmüş detaylar, Pavli'ye gösterişsiz ama karakterli bir yaz evi hissi kazandırıyor. Mekânın en güçlü zamanı ise gün batımı ve sonrasındaki saatler; ışık yumuşadıkça teras, ada akşamının daha sakin ve rafine bir buluşma noktasına dönüşüyor. Menü, ada bağ kültürüne eşlik eden et ağırlıklı ama yaratıcı dokunuşları da olan sade bir çizgide ilerliyor. Bar tarafında ise klasiklerin yanı sıra son iki sezondur Kaan Eker'in hazırladığı imza içecekler, Pavli'nin geceye uzanan ritmini tamamlıyor. Pavli, Bozcaada'da yüksek sesli bir iddia yerine manzarası, mimarisi, sakinliği ve iyi kurulmuş masasıyla hatırlanan; ada ziyaretini daha dingin ama iz bırakan bir akşamla tamamlamak isteyenler için güçlü bir durak.
Adres: Sulubahçe Mevkii, No: 57/1 Bozcaada, 17680
Çanakkale'de 1940'ta "Ziya'nın Yeri" olarak başlayan Yalova Restaurant, bugün Bozcaada'daki adresiyle üç kuşaktır süren bir sofra hafızasını adanın ritmine taşıyor. 2016'da açılan Bozcaada şubesi, ana restoranın bir uzantısından çok; denize, mevsime ve ürüne duyulan özenin ada atmosferiyle buluştuğu ikinci bir hikâye gibi konumlanıyor. Ertuğrul Sürgit ve Didem Sürgit'in temsil ettiği aile geleneği, burada yalnızca tariflerde değil, misafiri ağırlama biçiminde de hissediliyor. Yalova'nın mutfağında güçlü olan şey gösterişli bir yenilik iddiasından çok, zaman içinde oturmuş bir deniz lokantası kültürü: iyi ürün, doğru mevsim, sade ama özenli tabaklar ve masada kendiliğinden uzayan sohbetler. Gault & Millau Türkiye Rehberi'nde aldığı "1 Şapka" ve "Gourmand Table" dereceleriyle de bu çizgisini görünür kılan Yalova Restaurant, Bozcaada'da köklü Çanakkale mutfak hafızasını ada sofralarının daha sakin, daha zamansız atmosferiyle buluşturan klasikleşmiş adreslerden biri olarak öne çıkıyor.
Adres: Cumhuriyet Mah., Kazanlar Sk. No: 51, Bozcaada
Bozcaada'nın ada ritmine bu kez fırından çıkan sıcak bir hikâye eşlik ediyor. Di Mari, İtalyan fırıncılık tekniklerini Ege ve Çanakkale'nin yerel ürünleriyle buluşturan, küçük ama karakterli bir gastronomi durağı olarak öne çıkıyor. Uzun yıllardır Bozcaada'da yaşayan Nihal Kılıç'ın adaya duyduğu bağlılıktan doğan mekân, klasik bir bakery anlayışının ötesinde; ekşi maya, yerel üretici, günlük üretim ve israfı azaltan mutfak kültürü etrafında şekilleniyor. Di Mari'nin en güçlü imzalarından biri, en az 40 yıllık geçmişe sahip ekşi mayası. Bu maya, focaccia'lardan ekşi maya ekmeklere, sandviçlerden günlük özel üretimlere uzanan menünün hafızasını oluşturuyor. Bayramiç'in ürünleri, Ezine'nin peynir geleneği, Bozcaada ve Çanakkale çevresinin üretim kültürü ise bu İtalyan tekniğini yerel bir zemine oturtuyor. Mutfakta sabit ürünlerin yanında mevsime, malzemeye ve günün üretim ritmine göre değişen lezzetler hazırlanıyor; böylece Di Mari, her uğrayışta başka bir tatla karşılaşılabilecek yaşayan bir fırın hissi taşıyor. Ekmek kenarlarından günlük üretim fazlalarına kadar hiçbir şeyi ziyan etmemeye çalışan yaklaşımı da mekânın sürdürülebilirlik meselesini büyük laflarla değil, mutfağın gündelik pratiğiyle kurduğunu gösteriyor. Di Mari, Bozcaada'da kahvaltıdan gün ortası molasına, sahil öncesi sandviçten eve götürülecek iyi bir ekmeğe uzanan sade ama özenli bir lezzet adresi olarak adanın yeni gastronomi hafızasına dahil oluyor.
Adres: Alaybey, Çınar Çeşme Sk. No: 5A, 17680 Bozcaada