Santorini'ye daha önce gitmemiş olsanız bile, beyaz evleri, mavi kubbeleri ve kaldera manzarası sayesinde ada size oldukça tanıdık gelebilir. Beyaz badanalı evler, mavi kubbeler ve volkanik kayalıkların üzerinde sıralanan teraslar uzun zamandır Ege'nin en bilinen manzaralarından birini oluşturuyor. Ancak Santorini'nin etkisi, gün batımında çekilen birkaç fotoğrafın çok ötesinde. Binlerce yıl önce gerçekleşen volkanik patlamaların şekillendirdiği kalderası, kül tabakasının altında korunan tarih öncesi yerleşimleri, siyah kumlu sahilleri ve birbirinden farklı karakterlere sahip köyleri adayı başlı başına bir keşif rotasına dönüştürüyor.
Oia'nın kalabalık sokaklarından ayrılıp Pyrgos'un taş merdivenlerine, Megalochori'nin avlularına ya da Vlychada'nın rüzgârla şekillenmiş kıyılarına yöneldiğinizde Santorini'nin daha sakin yüzü ortaya çıkıyor. Bu nedenle adayı birkaç saatlik bir kruvaziyer durağı olarak görmek yerine, farklı bölgelerine zaman ayırarak yaşamak gerekiyor.

Santorini'ye ulaşmanın en hızlı yolu uçak. Yaz sezonunda İstanbul ile Santorini arasında direkt uçuş seçenekleri bulunabiliyor. Seferlerin olmadığı tarihlerde ise İstanbul'dan Atina'ya uçup yaklaşık bir saatlik iç hat yolculuğuyla Santorini'ye geçmek en pratik alternatif. Uçuş programları sezona göre değiştiği için seyahat tarihlerini belirlerken direkt sefer günlerini kontrol etmekte fayda var.
Adaya denizden yaklaşmak ise daha uzun fakat çok daha etkileyici bir yolculuk sunuyor. Atina'daki Pire Limanı'ndan Santorini'ye yıl boyunca feribot seferleri düzenleniyor. Yolculuk, tercih edilen gemiye ve rotadaki duraklara göre yaklaşık beş saatten on bir saate kadar uzayabiliyor. Feribotlar adanın güneyindeki Athinios Limanı'na yanaşıyor. Yaz döneminde Mykonos, Paros, Naxos, Ios ve Milos gibi diğer Kiklad Adaları'ndan da Santorini'ye geçmek mümkün.
Athinios Limanı kalderanın altında yer aldığı için limandan yukarı çıkan yol yoğun saatlerde oldukça kalabalık olabiliyor. Feribotla geliyorsanız otel transferini önceden ayarlamak, varış gününde taksi ya da araç sırası beklemenizi önlüyor.

Santorini'yi gezmek için en dengeli dönemler mayıs ortasından haziran sonuna ve eylül başından ekim ortasına uzanan haftalar. Hava denize girmek, köyleri yürüyerek keşfetmek ve açık havada uzun öğünler geçirmek için elverişli olurken temmuz ve ağustosun yoğunluğu henüz başlamamış ya da geride kalmış oluyor.
Özellikle eylül ayı, deniz sıcaklığının hâlâ keyifli olması ve gün içinde adayı gezmenin daha rahat hale gelmesiyle öne çıkıyor. Mayıs ayında ise hava zaman zaman serinleyebilse de çiçeklenen patikalar ve sakin köyler Santorini'ye daha dingin bir atmosfer kazandırıyor.
Temmuz ve ağustos aylarında ada en hareketli dönemini yaşıyor. Oia'nın dar sokakları gün batımına yakın saatlerde kalabalıklaşıyor, kaldera manzaralı oteller ve popüler restoranlar haftalar öncesinden dolabiliyor. Bu aylarda seyahat edecekseniz köy gezilerini sabah erken saatlere bırakmak, öğleden sonraları deniz kenarında ya da otelde geçirmek daha dengeli bir program yaratıyor.
Santorini'nin temel duraklarını görmek için üç gece yeterli olabilir. Ancak adanın farklı köylerini keşfetmek, arkeolojik alanlara zaman ayırmak, sahilde bir gün geçirmek ve kalderayı denizden görmek istiyorsanız dört ya da beş gece daha rahat bir tempo sunuyor.
Beş günlük bir seyahatte bir günü Oia ve Ammoudi'ye, bir günü Fira, Firostefani ve Imerovigli hattına, bir günü Akrotiri ile güney sahillerine, bir günü Pyrgos, Megalochori ve Emporio'ya ayırabilirsiniz. Kalan günü ise tekne turu, müze gezisi ya da uzun bir kaldera yürüyüşüyle değerlendirmek mümkün.
Santorini haritada küçük görünse de dar yollar, yaz trafiği ve köylerin basamaklı yapısı ulaşım sürelerini uzatabiliyor. Programı arka arkaya çok fazla durakla doldurmak yerine aynı bölgede bulunan yerleri birlikte planlamak günü daha keyifli hale getiriyor.

Santorini'nin toplu taşıma sistemi Fira merkezli çalışıyor. KTEL otobüsleri Fira'yı Oia, Imerovigli, Firostefani, havaalanı, Athinios Limanı, Akrotiri, Kamari, Perissa ve Perivolos gibi başlıca noktalarla bağlıyor. Sefer saatleri mevsime göre güncellendiği için özellikle liman ve havaalanı yolculuklarında güncel tarifeyi kontrol etmek gerekiyor.
Araç kiralamak, adanın güneyindeki köyleri ve sahilleri aynı gün içinde görmek isteyenler için özgürlük sağlıyor. Ancak Oia ve Fira çevresinde park yeri bulmak yaz aylarında zorlaşabiliyor. Aracı tatilin tamamı için kiralamak yerine Akrotiri, Vlychada, Emporio ve Pyrgos'u gezeceğiniz günlerde kullanmak daha pratik olabilir.
Kaldera tarafında konaklayanlar için Fira, Firostefani ve Imerovigli arasında yürümek çoğu zaman araç kullanmaktan daha keyifli. Dik merdivenler ve taş zeminler nedeniyle kaymayan, rahat ayakkabılar Santorini valizinin en önemli parçalarından biri.
Taksi sayısı yoğun sezonda talebi karşılamakta zorlanabildiğinden havaalanı, liman ve akşam yemeği transferlerini önceden ayarlamak zaman kazandırıyor. Adayı daha konforlu bir tempoda gezmek isteyenler ise belirli günlerde şoförlü araç tercih edebilir.
Adada seçtiğiniz konaklama bölgesi, tatil boyunca yaşayacağınız deneyimin çerçevesini çiziyor. Kaldera kıyısındaki Oia, Imerovigli, Firostefani ve Fira klasik Santorini manzarasını sunarken adanın iç kesimleri daha yerel bir atmosfer taşıyor. Perivolos ve Kamari ise denize yakın olmak, geniş havuzlarda vakit geçirmek ve dik merdivenlerden uzak kalmak isteyenlere hitap ediyor.
Canaves Oia SuitesSantorini'yi ilk kez ziyaret ediyor ve otelinizden çıktığınız anda beyaz evlerin, kubbelerin ve kaldera manzarasının içinde olmak istiyorsanız Oia en güçlü seçenek. Köyün merkezinde restoranlar, küçük tasarım dükkânları ve seyir noktaları yürüme mesafesinde bulunuyor. Bunun karşılığında gün içindeki yoğunluğu ve adanın diğer bölgelerine göre daha yüksek konaklama fiyatlarını hesaba katmak gerekiyor. Oia, 1976'dan bu yana koruma altındaki yerleşimlerden biri olarak mağara evleri ve eski kaptan konaklarıyla Santorini'nin mimari hafızasını taşıyor.
Canaves Oia Suites, kalderanın üzerine yerleşen mağara mimarili süitleri ve köy merkezine yakın konumuyla klasik Oia deneyimini temsil ediyor. Daha geniş alan, mahremiyet ve kalabalıktan uzak bir atmosfer arayanlar ise Oia'nın dışında, Ammoudi'nin üzerinde konumlanan Canaves Epitome'a yönelebilir. Otel, köye yakın olmasına rağmen daha çok resort hissi veren geniş bir yerleşime sahip.

Kaldera manzarasından vazgeçmeden Oia'nın hareketinden uzak kalmak isteyenler için Imerovigli doğru bir denge kuruyor. Köy, kalderanın en yüksek noktalarından birine yerleştiği için manzarası oldukça geniş. Skaros Kayalığı'nın karşısındaki konumu, gün batımını kalabalık bir seyir noktasına gitmeden izleme imkânı sağlıyor.
Grace Hotel, Auberge Collection, Imerovigli'nin uçurum hattına yerleşen az odalı yapısı ve Skaros'a bakan havuzuyla bölgenin öne çıkan adreslerinden biri. Imerovigli'nin Fira'ya yürüyerek ulaşılabilmesi de akşamları araç kullanmadan farklı restoranlara gitmeyi kolaylaştırıyor.
Katikies GardenFira, Santorini'nin ulaşım ve alışveriş merkezi. Otobüslerin büyük bölümü buradan hareket ettiği için araç kiralamadan seyahat edenler açısından adanın en kullanışlı bölgesi. Tarih Öncesi Thera Müzesi, Arkeoloji Müzesi ve kaldera boyunca uzanan yürüyüş yolu da merkezden kolayca ulaşılabilecek duraklar arasında.
Fira'nın hareketine yakın kalıp daha sessiz bir çevre isteyenler, yaklaşık 15 dakikalık yürüme mesafesindeki Firostefani'ye yönelebilir. Bölge kaldera manzarasını korurken köy hissini de sürdürüyor.
Eski bir Katolik manastırının içinde bulunan Katikies Garden, Fira merkezinde kalıp otel içinde daha dingin bir atmosfer arayanlara hitap ediyor. Firostefani'de ise daha küçük ölçekli mağara otelleri ve kalderaya bakan süitler bulunuyor.

Adanın eski başkenti Pyrgos, tepesindeki Kasteli kalıntılarına doğru yükselen taş sokakları, küçük meydanları ve çevre köylere açılan geniş manzarasıyla Oia'ya daha sakin bir alternatif sunuyor. Köyün üst bölümüne çıktıkça kalderanın yanı sıra adanın doğu kıyıları da görülebiliyor.
Megalochori ise kemerli geçitleri, avlulu evleri, çan kuleleri ve sessiz meydanıyla birkaç saat geçirmek yerine içinde yaşamak isteyeceğiniz köylerden biri. Burada konaklamak, günün en yoğun saatlerinde kaldera hattından uzaklaşmanızı sağlıyor.
Megalochori'deki Vedema, geniş avlulara yayılan yapısı ve köyün gündelik yaşamına yakın konumuyla uçurum otellerinden farklı bir deneyim sunuyor. Tatilin odağında havuz, sakinlik ve köy sokaklarında geçirilen yavaş sabahlar varsa iyi bir alternatif.

Santorini'ye deniz tatili için gidiyor ve gün içinde plaja yürüyerek ulaşmak istiyorsanız Perivolos ya da Kamari daha uygun. Perivolos, uzun siyah sahili ve kıyı boyunca sıralanan restoranlarıyla hareketli bir deniz günü sunuyor. Kamari ise düzenli sahil yolu, mağazaları ve ailelere uygun yapısıyla öne çıkıyor.
Perivolos sahilindeki Istoria, az odalı yapısı ve deniz kıyısındaki konumuyla daha kişisel bir konaklama deneyimi sunuyor. Kamari yakınındaki Sandblu ise geniş havuzları, spa alanı ve resort düzeniyle kaldera otellerinin basamaklı mimarisini tercih etmeyenlere hitap ediyor.

Oia'yı gün batımından hemen önce görmek yerine sabahın erken saatlerinde keşfetmek köyün mimarisini daha rahat fark etmenizi sağlıyor. Panagia Platsani Kilisesi çevresinden başlayıp eski kale kalıntılarına doğru uzanan sokaklarda mağara evleri, kaptan konakları, küçük galeriler ve kalderaya açılan geçitlerle karşılaşıyorsunuz.
Günün ilerleyen saatlerinde kalabalık arttığında köyün ana yürüyüş yolundan ayrılıp daha sakin arka sokaklara yönelmek mümkün. Gün batımı için eski kalenin çevresi en çok bilinen nokta olsa da kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler Oia'nın doğu tarafındaki yürüyüş yollarını ya da otellerinin teraslarını tercih edebilir.

Oia'nın altında, kırmızı volkanik kayalıkların arasında bulunan Ammoudi Koyu küçük bir balıkçı limanı. Köyden kıyıya yüzlerce basamakla iniliyor. Aşağıya yürümek kolay görünse de dönüş yolu özellikle sıcak günlerde yorucu olabiliyor. Bu nedenle dönüş transferini önceden ayarlamak daha rahat.
Ammoudi'yi öğle yemeğiyle birleştirmek, akşam kalabalığı başlamadan koyu görmenizi sağlıyor. Limandan kalkan tekneler sayesinde kaldera turlarının bir bölümüne buradan katılmak da mümkün.

Fira'dan başlayıp Firostefani üzerinden Imerovigli'ye uzanan kaldera yolu, Santorini'nin en keyifli kısa yürüyüşlerinden biri. Yol boyunca Three Bells of Fira olarak bilinen mavi kubbeli kilise, küçük şapeller ve farklı açılardan görünen volkan adacıkları karşınıza çıkıyor.
Imerovigli'ye ulaştığınızda Skaros Kayalığı'na doğru inen patikayı takip edebilirsiniz. Orta Çağ'da önemli bir savunma yerleşimine ev sahipliği yapan Skaros, bugün kalderayı farklı bir açıdan izlemek isteyenlerin tercih ettiği yürüyüş rotalarından biri.

Pyrgos'un taş sokakları eski kaleye doğru dairesel biçimde yükseliyor. Ana meydandan yukarı çıktıkça küçük kiliseler, kemerli geçitler ve seyir terasları ortaya çıkıyor. Gün batımında Oia'ya göre daha sakin olan köy, Santorini'nin tamamını yukarıdan görmek için iyi bir alternatif.
Köy gezisini adanın en yüksek noktası olan Profitis Ilias çevresiyle birleştirebilirsiniz. Buradan adanın kuzey ve güney kıyıları aynı anda görülebiliyor.

Megalochori'nin en güzel tarafı belirli bir anıtı görmekten çok köyün sokaklarında amaçsızca dolaşmak. Ana meydana açılan kemerli geçitler, geleneksel evler ve sakin avlular Santorini'nin turistik merkezlerinden farklı bir ritim taşıyor.
Köydeki küçük seramik ve takı atölyelerine uğrayabilir, ardından güney sahillerine doğru devam edebilirsiniz. Megalochori, Pyrgos ve Emporio ile aynı gün içinde rahatlıkla gezilebilir.

Santorini'nin güneyinde bulunan Akrotiri, Ege'nin en önemli tarih öncesi yerleşimlerinden biri. Geç Neolitik döneme uzanan yerleşim, Bronz Çağı'nda gelişmiş bir liman kentine dönüşmüş. Büyük volkanik patlamanın ardından kül tabakasının altında kalan çok katlı yapılar, sokaklar, meydanlar ve gelişmiş altyapı sistemi günümüze kadar korunmuş.
Kazı alanı kapalı bir koruyucu çatının altında gezildiği için sıcak yaz günlerinde de ziyaret edilebilir. Yine de alanı daha iyi anlayabilmek için rehberli tur tercih etmek ya da ziyaretten önce Akrotiri'nin tarihine dair kısa bir okuma yapmak deneyimi zenginleştiriyor.
Kazılarda bulunan freskler ve gündelik yaşam objelerinin önemli bir bölümü Fira'daki Tarih Öncesi Thera Müzesi'nde sergileniyor. Bu nedenle iki durağı aynı gün ya da art arda görmek, yerleşimin hikâyesini tamamlıyor.

Santorini'nin simge yürüyüşü Fira'dan başlayıp Firostefani ve Imerovigli üzerinden Oia'ya uzanıyor. Yaklaşık 10,5 kilometrelik rota, fotoğraf ve dinlenme molalarına bağlı olarak üç ila beş saat sürüyor. Patikanın bir bölümü taş döşeli olsa da Imerovigli'den sonraki kısımlarda volkanik ve engebeli zeminle karşılaşılıyor.
Yürüyüşe sabah erken saatte başlamak, özellikle yaz aylarında öğle sıcaklarından kaçınmanızı sağlıyor. Yanınıza yeterli su almak, şapka kullanmak ve kaymayan bir ayakkabı giymek önemli. Rotayı Oia'da bitirip dönüşü otobüs ya da önceden ayarlanmış araçla yapmak günü kolaylaştırıyor.
Tüm parkuru yürümek istemeyenler Fira'dan Imerovigli'ye kadar olan daha kısa bölümü tercih edebilir. Bu rota kaldera manzarasının büyük bölümünü sunarken yaklaşık bir saat içinde tamamlanabiliyor.

Santorini'nin volkanik yapısını anlamanın en iyi yollarından biri kalderaya açılan tekne turlarına katılmak. Turlar genellikle Nea Kameni ve Palea Kameni çevresinde ilerliyor, volkanik adacıklarda yürüyüş ve farklı koylarda yüzme molaları sunuyor. Bazı rotalar kalderanın karşısındaki Thirasia Adası'na da uğruyor.
Sabah hareket eden tekneler yüzme duraklarında daha sakin bir deneyim sağlarken öğleden sonra başlayan turlar günü deniz üzerinde tamamlıyor. Kalabalık tekneler yerine küçük gruplu ya da özel seçeneklere yönelmek, koylarda daha uzun süre kalmanıza imkân veriyor.
Volkanik alanlarda yürüyüş yapacaksanız kapalı ayakkabı giymek ve görevlilerin belirlediği rotalardan ayrılmamak gerekiyor. Nea Kameni Ulusal Jeoloji Parkı, ziyaretçileri kaya düşmesi ve volkanik gazlara karşı uyarıyor.
Santorini, uzun altın kumlu sahillerden çok volkanik dokusuyla öne çıkan bir ada. Koyu renkli kumlar, siyah çakıllar ve dik kayalıklar kıyılara oldukça farklı bir görünüm kazandırıyor.

Perivolos ile Perissa, adanın en uzun ve düzenli sahil hattını oluşturuyor. Siyah kumlu kıyı boyunca şezlong alanları, restoranlar ve su sporları merkezleri sıralanıyor. Günün tamamını deniz kenarında geçirmek isteyenler için adanın en rahat seçeneklerinden.
Perivolos daha geniş ve hareketli bir atmosfere sahipken Perissa'nın yerleşim dokusu biraz daha gündelik. İki bölge kıyı boyunca birbirine bağlandığı için yürüyerek geçiş yapılabiliyor.

Mesa Vouno Dağı'nın kuzeyinde bulunan Kamari, siyah çakıllı sahili ve uzun yürüyüş yoluyla öne çıkıyor. Restoranların ve mağazaların birbirine yakın olması bölgeyi özellikle aileler için kullanışlı hale getiriyor. Kamari Plajı aynı zamanda Mavi Bayraklı sahiller arasında yer alıyor.

Vlychada, rüzgâr ve denizin şekillendirdiği açık renkli kayalıklarıyla Santorini'nin en sıra dışı sahillerinden biri. Kıyıyı çevreleyen yüksek oluşumlar ay yüzeyini andıran bir manzara yaratıyor. Plajın yanındaki marina sayesinde deniz gününü uzun bir öğle yemeğiyle birleştirmek mümkün.

Akrotiri yakınındaki Kızıl Plaj, kızıl volkanik kayalıkları ve koyu renkli kıyısıyla adanın en çok fotoğraflanan sahillerinden biri. Bölgenin jeolojik yapısı nedeniyle erişim koşulları zaman zaman değişebiliyor. Bu nedenle plaja inmeden önce yerel uyarıları dikkate almak, kapalı alanlara girmemek ve dik kayalıkların altında uzun süre kalmamak gerekiyor. Plajı denizden gören tekne rotaları daha rahat bir alternatif sunuyor.
Santorini'nin volkanik toprağı ve kurak iklimi, az ama yoğun aromalı ürünlerin yetişmesini sağlıyor. Adanın küçük domatesleri, sarı bezelyeden hazırlanan favası, kaparisi ve beyaz patlıcanı yerel mutfağın temelini oluştururken, domatokeftedes, kabak çiçeği dolması ve günün balıkları da menülerde sıkça karşınıza çıkıyor. Tatlı olarak taze peynirli melitinia ya da badem ve balla hazırlanan geleneksel lezzetler denenebilir. Yerel ürünlere odaklanan restoranlar, Santorini mutfağını keşfetmek için en iyi adresler arasında.
Oia'da manzarayla birlikte daha rafine bir akşam yemeği planlamak isteyenler için Lycabettus öne çıkıyor. Andronis Luxury Suites içinde bulunan restoranın uçurumun üzerine uzanan terası kalderaya tamamen açık bir konumda. Menü çağdaş Akdeniz mutfağı ve mevsim ürünleri etrafında şekilleniyor. Terastaki masa sayısı sınırlı olduğu için rezervasyonu seyahatten önce yapmak gerekiyor.
Ammoudi Koyu'nda suyun hemen kenarına yerleşen Ammoudi Fish Tavern, günlük balıklar ve yerel üreticilerden alınan ürünlerle hazırlanan deniz ürünleri ağırlıklı menüsüyle biliniyor. Oia gezisini öğle yemeğiyle tamamlamak için en keyifli seçeneklerden biri. Akşam saatlerinde hem masa bulmak hem de koydan yukarı dönmek zorlaşabileceğinden rezervasyon ve transferi önceden ayarlamak gerekiyor.
Grace Hotel içindeki Varoulko Santorini, şef Lefteris Lazarou'nun deniz ürünlerine odaklanan modern Yunan mutfağını Imerovigli manzarasıyla bir araya getiriyor. Menüde taze balık, kabuklu deniz ürünleri ve adanın sebzeleri çağdaş yorumlarla hazırlanıyor. Gün batımına yakın saatler için kalderaya bakan masa talebini rezervasyon sırasında belirtmekte fayda var.
Firostefani'de uzun süredir aynı aile tarafından işletilen Aktaion, ev yapımı Yunan yemekleri ve kalderaya bakan küçük terasıyla adanın klasik adreslerinden. Fava, patlıcan ezmesi, musakka ve günlük deniz ürünleri gibi sade tabaklar öne çıkıyor. Fira ile Imerovigli arasındaki yürüyüş rotasına kolayca eklenebilir.
Exo Gonia'daki Metaxi Mas, kaldera hattından uzaklaşıp daha yerel bir sofra arayanların rotasına ekleyebileceği adreslerden. Menü Santorini ve Girit mutfağından esinlenen, paylaşmaya uygun tabaklardan oluşuyor. Fava, fırınlanmış beyaz patlıcan, peynirler ve uzun pişirilen et yemekleri öne çıkıyor. Restoran köy içinde yer aldığı için ulaşımı önceden planlamak ve rezervasyon yaptırmak gerekiyor.
Vlychada Marina'nın üzerinde bulunan To Psaraki, deniz ürünlerini gösterişli sunumlardan uzak, ürün odaklı bir yaklaşımla servis ediyor. Marina yakınlığı menünün günlük balıklar etrafında şekillenmesini sağlarken Santorini favası, beyaz patlıcan ve küçük yerel domatesler de masanın önemli parçaları arasında. Vlychada Plajı'yla aynı güne eklemek için ideal.

Santorini'den dönerken paketlenmiş fava, kapari, yerel domates ürünleri, seramikler ve adanın volkanik dokusundan ilham alan tasarım objeleri tercih edilebilir. Megalochori'deki küçük atölyeler el yapımı takı ve seramikler için, Fira ise farklı Yunan tasarımcılarını bir arada görmek için uygun.
Oia'nın ana yürüyüş yolundaki standart hediyelik eşya mağazaları yerine arka sokaklardaki bağımsız butiklere yönelmek daha karakterli parçalar bulmanızı sağlıyor. Megalochori'deki Spanou Jewelry ve Fira'daki bağımsız tasarım atölyeleri bu anlamda öne çıkan duraklar arasında.
Kaldera otellerinin büyük bölümü uçurum yamacına yayıldığı için uzun merdivenler ve dik geçişler konaklamanın doğal bir parçası. Büyük valizlerle seyahat ediyorsanız otelin bagaj taşıma hizmetini önceden teyit etmek faydalı olur.
Özel havuz ya da teras olarak tanımlanan alanların bazıları köyün ortak yürüyüş yollarına ve komşu odalara yakın olabiliyor. Mahremiyet sizin için önemliyse yalnızca oda kategorisine bakmak yerine süitin konumunu otelle doğrudan görüşmek daha doğru.
Santorini'nin volkanik sahillerinde siyah kum ve taşlar güneş altında hızla ısınabiliyor. Deniz ayakkabısı taşlı kıyılarda rahatlık sağlarken şapka, yüksek korumalı güneş ürünü ve yeniden doldurulabilir su şişesi gün içindeki gezileri kolaylaştırıyor.
Popüler restoranları, tekne turlarını ve havaalanı transferlerini önceden ayarlamak önemli. Yine de programı tamamen rezervasyonlarla doldurmamak gerekiyor. Santorini'nin en güzel anları bazen Oia'nın boş bir arka sokağında, bazen Pyrgos'ta tesadüfen karşınıza çıkan bir terasta, bazen de Vlychada'da planladığınızdan uzun süren bir öğle yemeğinde ortaya çıkıyor.

Adanın en önemli noktalarını görmek için üç gün yeterli olsa da köyleri keşfetmek, denizin tadını çıkarmak ve tekne turuna katılmak için dört-beş gün ayırmak daha keyifli bir deneyim sunar.
Mayıs sonundan haziran sonuna kadar uzanan dönem ile eylül ayı, elverişli hava koşulları ve daha sakin atmosferi sayesinde Santorini'yi keşfetmek için en ideal zamanlar arasında yer alır.
Kaldera manzarası önceliğinizse Oia veya Imerovigli iyi bir seçim olabilir. Ulaşım kolaylığı arıyorsanız Fira, daha sakin ve yerel bir atmosfer tercih ediyorsanız Pyrgos ya da Megalochori öne çıkar.
Yalnızca Oia ve Fira çevresini gezecekseniz toplu taşıma yeterli olabilir. Ancak Akrotiri, Vlychada ve adanın daha sakin köylerini de görmek istiyorsanız araç kiralamak seyahatinizi oldukça kolaylaştırır.
En bilinen nokta Oia Kalesi olsa da daha sakin bir ortam arayanlar için Imerovigli, Skaros Kayalığı ve Akrotiri Feneri de gün batımını izleyebileceğiniz güzel alternatifler arasında yer alır.