Eylülün son haftasını tek bir başlığa sığdırmıyoruz! Şehirlerin temposu değişirken sanat, moda, sinema, güzellik ve tasarım aynı anda yeni hikâyeler açıyor; üstelik bu kez disiplinler arasındaki sınırlar da biraz daha bulanık. Bir moda klasiği müzeye taşınabiliyor, bir sergi haftalar boyunca dönüşmeye devam edebiliyor, sanat bir restoranın atmosferine karışabiliyor. İstanbul'da Contemporary Istanbul yeniden şehrin sanat rotasını belirlerken, galerilerde ve farklı mekanlarda da daha kişisel, daha deneysel anlatılar karşımıza çıkıyor. Londra'da trençkotun 170 yıllık hikâyesi geçmişle bugünü aynı vitrinde buluşturuyor; ekran tarafında ise Robert Pattinson'lı Primetime karanlık atmosferiyle izleme listemize giriyor. Güzellik dünyasında Camila Cabello'nun eşlik ettiği yeni bir parfüm kampanyası, aksesuar tarafında ise mücevher hissi veren bir saat sezonun küçük ama dikkat çekici detayları arasında. Haftanın İlham Rehberi'nde bu kez tek bir rota izlemek yerine, birbirine temas eden yaratıcı fikirlerin peşine düşüyoruz.

Londra yağmuru bahanemiz, trençkot asıl mesele! Burberry'nin 170 yıllık hikâyesini odağına alan The Burberry Trench: Crafting an Icon, bu hafta Victoria and Albert Museum'da kapılarını açıyor. Thomas Burberry'nin gabardini geliştirdiği ilk yıllardan Christopher Bailey ve Daniel Lee dönemlerinin podyum yorumlarına uzanan sergi; arşiv parçaları, tasarım detayları ve farklı dönemlerden görünümler eşliğinde trençkotun nasıl bir İngiliz klasiğinden moda ikonuna dönüştüğünün izini sürüyor. Londra rotası yakın zamanda ajandanızdaysa, V&A'ya uğramak için yeni bir bahanemiz var.

Bir sergiyi ikinci kez gezdiğinizde bambaşka bir hâliyle karşılaşmak mümkün mü? Christiane Peschek'in SANATORIUM'daki kişisel sergisi Anka Kuşu Kalesi, tam da bu fikir üzerine kuruluyor. Altı hafta boyunca değişmeye devam eden yerleştirme; kül, ses, nesneler ve ritüeller aracılığıyla dünyanın hafıza biriktiren, çözülen ve yeniden oluşan yapısını bedenle deneyimlenen bir alana taşıyor. İki kata yayılan sergide ayakkabıları çıkarıp kokulu küllerin arasından geçmekten sürekli dönüşen işlerle karşılaşmaya kadar her detay, ziyaretçiyi yalnızca izleyici olmaktan biraz uzaklaştırıyor. Anka Kuşu Kalesi, her ziyarette başka bir evresine denk gelme ihtimaliyle 31 Ekim'e kadar SANATORIUM'da.

Robert Pattinson'ın karanlık karakterlerle arası yine oldukça iyi! A24 imzalı Primetime, 2000'li yılların çok konuşulan televizyon formatı To Catch a Predator'dan ilham alarak suç operasyonlarını ekran fenomenine dönüştüren bir sunucunun hikâyesine gidiyor. Pattinson'ın Chris Hansen'dan esinlenen bir karakteri canlandırdığı film, televizyon haberciliğiyle gerçek suç arasındaki sınırı biraz kurcalarken yönetmen koltuğunda ilk kurmaca uzun metrajına imza atan Lance Oppenheim var. Venedik Film Festivali'nin ardından yeni fragmanıyla yeniden gündemimize giren Primetime, 25 Eylül'de vizyonda.

Bu kez soframıza biraz sanat karışıyor. Melis Buyruk'un Habitat pratiğinden doğan Because Some Things Are Still Beautiful seçkisi, 30 Eylül'e kadar mykOrini'de dört eserle karşımıza çıkıyor. The Most Beautiful, Bloomkeepers 1, Bloomkeepers 2 ve Golden Reflection; doğadan gelen formlar, porselen yüzeyler ve Buyruk'un Jingdezhen deneyiminin izleri üzerinden mekanın içine küçük bir sergi rotası yerleştiriyor. Yani akşam planı yaparken yalnızca menüye değil, masanın etrafına da biraz daha dikkatli bakmakta fayda var.

Parfüm, Camila Cabello ve I Want To Break Free... Bu üçlüyü aynı kampanyada bulacağımız aklımıza gelmezdi. Tommy Hilfiger'ın yeni kadın parfümü Freedom, Camila Cabello'yu markanın global elçisi olarak karşımıza çıkarırken kampanyanın soundtrack'inde de Queen klasiği var. Honorine Blanc ve Alexandra Monet imzalı koku; liçi, manolya ve vanilya notalarını bir araya getirirken Tommy Hilfiger'ın arşivindeki ikonik tasarım kodlarını da şişesine taşıyor. Camila'nın klasik "Tommy" kırmızısı içindeki görünümüyle tamamlanan kampanya, markanın parfüm dünyasında yeni bir sayfa açıyor.

Eylülün son haftasında İstanbul'un rotası yine sanata çıkıyor. Contemporary Istanbul, 21. edisyonuyla 23-27 Eylül arasında Tersane İstanbul'a dönerken 16 ülkeden 70 galeriyi, 736 sanatçıyı ve 1.372 eseri aynı çatı altında buluşturuyor. Bu yıl fuarın radarında Asya da var; Focus: Asia bölümü İstanbul ile farklı Asya sanat merkezleri arasında yeni bir pencere açarken Newcomers ve New Grounds genç galerilere ve yeni seslere alan bırakıyor. Galeri stantlarının dışına taşan yerleştirmeler ve özel projeler de Tersane İstanbul'un farklı noktalarına yayılıyor. Kısacası bu hafta Haliç kıyısında birkaç saat kaybolmak için iyi bir nedenimiz var.

Saatler uzun zamandır zamanı göstermenin çok ötesinde; doğru model bazen tek başına bir takı gibi çalışıyor. BOSS'un Violet modeli de tam bu çizgide duruyor. Menekşe çiçeğinden ilham alan tasarım, açık altın tonundaki heykelsi kare kasa, bileği saran akıcı bilezik ve siyah kadrandaki kristal detaylarla daha mücevher hissi veren bir görünüm yaratıyor. Günlük stile küçük ama etkili bir dokunuş eklemek isteyenler için Violet, saat ve aksesuar arasındaki sınırı iyice incelten seçeneklerden biri.