Geçtiğimiz yıl, 20'nci yaşını büyük bir coşkuyla (ve hâlâ hafızalardaki büyük bir açılış partisiyle) kutlayan Contemporary Istanbul için bu yılki 21'inci edisyonun kuşkusuz ayrı bir önemi ve onu bekleyen yepyeni bir meydan okuma da var. 20 yaşını aşan bir sanat fuarının önünde iki yol mevcuttur çünkü; yıllar içinde kurduğu güvenli düzeni sürdürmek ya da tam da o düzen yerleşmişken rotasını değiştirmeyi göze almak... Contemporary Istanbul, bu edisyonunda ikincisini seçiyor. Bir önceki yıl kutlanan büyük yıl dönümünün ardından geçmişin muhasebesini kapatıp gözünü yeni coğrafyalara, yeni koleksiyoner kuşaklarına ve alışıldık fuar standının dışına taşan sanat deneyimlerine çeviriyor. Akbank ana partnerliğinde 23–27 Eylül tarihleri arasında Tersane Istanbul'da gerçekleşecek CI21, 16 ülkeden 70 galeriyi bir araya getiriyor; bunların 22'si ise fuara ilk kez katılıyor. Fuar, 22 Eylül'de yalnızca davetlilere açık "At First Sight" ile başlayacak; 23 Eylül'deki VIP Ön İzleme'nin ardından 24–27 Eylül tarihleri arasında genel ziyarete açılacak. Rakamların asıl söylediği ise nicelikten çok, haritanın değişmiş oluşu. Paris, Berlin, Lizbon ve Madrid gibi Avrupa merkezlerinin yanına Hong Kong, Şanghay, Tokyo, Yeni Delhi, São Paulo ve Tahran ekleniyor. Contemporary Istanbul böylece uzun yıllar Avrupa ve Amerika ekseninde şekillenen uluslararası ilişkilerini daha geniş, daha hareketli ve bugünün sanattaki güç değişimini daha iyi yansıtan bir hatta taşıyor.

Whitestone Gallery, Yayoi Kusama, Pumpkin YB C Screenprint on paper 24x28.5cm, 2004
Bu değişimin merkezinde ise, iki yıllık bir program olarak tasarlanan "Focus: Asia" bulunuyor. Asya'yı tek ve homojen bir sanat coğrafyası gibi sunmak yerine kıtanın birbirinden farklı üretimlerini, piyasa yapılarını ve kültürel katmanlarını İstanbul'da yan yana getirmeyi amaçlayan bölüm; Pearl Lam Projects, Whitestone Gallery, Takato Kano Gallery, Method Gallery ve Silk Art House gibi galerilerin katılımıyla şekilleniyor. Güneydoğu Asya'dan Çin, Japonya, Kore ve Hindistan'a uzanan bu hat, yalnızca Asyalı sanatçıları İstanbul'a getiren bir vitrin olmayı değil, buradaki galeriler ve sanatçılar için de yeni ilişkilere açılan çift yönlü bir geçit kurmayı hedefliyor. Artvisor'ın sunacağı Shozo Shimamoto seçkisi ise Gutai hareketinin öncü isimlerinden birini kâğıt işleri ve resimleri üzerinden İstanbul izleyicisiyle buluşturuyor.

Method Gallery, Shamir Iqtidar, Vampire, 2025 after Saim Sadiq, Oil on Canvas 20.3x25.4 cms 8x10 inches
Fuarın düşünsel rotasını ise Contemporary Istanbul Foundation'ın 23–24 Eylül tarihlerinde düzenleyeceği CIF Dialogues çiziyor. "Uzun ve Dolambaçlı Yol" başlığını taşıyan program, sanat dünyasının ağırlık merkezinin Körfez ve Asya'ya kaydığı bir dönemde koleksiyonerlikten patronaja, kurumsal hafızadan kültürel mirasa uzanan başlıkları tartışmaya açacak. Asya sanat sahnesi ağırlıklı program; Asian Art Museum, Naoshima New Museum of Art, V&A, MAH Cenevre ve Jaipur Centre for Art gibi kurumlardan gelen yöneticilerin yanı sıra küratörleri, koleksiyonerleri ve yeni kuşak sanat hamilerini İstanbul'da buluşturacak. İki günlük buluşmanın açılışını ise dünya çapında ses getiren müze ve kültür yapılarına imza atan WHY Architecture'ın kurucusu ve kreatif direktörü Kulapat Yantrasast, 23 Eylül'de yapacak.

Whitestone Gallery, Caroline Denervaud, The outer compulsion, Charcoal pigments casein acrylique oil on linen 200x150cm, 2025
Fuarın dönüşümü yalnızca katılımcı listesinde değil, Tersane Istanbul içindeki yerleşiminde de görülecek. CI21 bu kez Hall A, Hall B ve Hall C'ye yayılan, daha kompakt ve izlenebilir bir mekânsal kurguya geçiyor. Galeri stantları, kurum sunumları, konuşmalar ve özel projeler birbirinden kopuk adacıklar halinde değil, ziyaretçinin farklı sanat deneyimleri arasında geçiş yapabileceği bir rota içinde konumlanıyor. Büyük ölçekli eserler ve mekâna özgü yerleştirmeler için açılan alan sayesinde Tersane'nin tarihsel mimarisi ve Haliç kıyısı da fuarın dekoru olmaktan çıkıp anlatının parçasına dönüşüyor. Bu ilişkinin en çarpıcı örneklerinden biri, Jaume Plensa'nın yaklaşık yedi metre yüksekliğindeki "Juana" (2025) adlı heykeli. Sanatçının İstanbul'da kamusal alanda sergilenen ilk yapıtı olan eser; Tersane Istanbul ev sahipliğinde, Jaume Plensa Studio iş birliği, Galerie Lelong & Co.'nun desteği ve aracılığı, Levent Çalıkoğlu'nun küratöryel yönlendirmesi ve Contemporary Istanbul ile geliştirilen diyalog doğrultusunda Haliç kıyısına yerleşiyor.

Method Gallery, Shamir Iqtidar, Concord Fallacy, 2025 Oil on Canvas, 60.96x91.44 cm, 24x36 inches
Chisato Matsumoto'nun geleneksel shibori tekniğini ışık ve hareketle buluşturan "Sail of Light" yerleştirmesi Tersane'nin denizcilik hafızasına dokunurken, Sheikh Rashid Al Khalifa'nın Marc-Olivier Wahler küratörlüğündeki "Inhabited Crate" adlı çalışması çelik, ışık ve geometriden oluşan, izleyicinin hareketiyle değişen bir yapı kuruyor. CI21'in özel sunumları arasında kadın sanatçıların görünürlüğünü merkeze alan MIA Art Collection da bulunuyor. Koleksiyon, geleneksel bir stant yerine kuruluşunun ardındaki düşünceyi, kadınların sanat dünyasında karşılaştığı eşitsizlikleri ve genç sanatçılara yönelik çalışmalarını anlatan bir sunumla fuara ilk kez katılıyor. SIGG Art Foundation, Johnny Depp'in oğlunun çocukluk çiziminden ve kendi rüyalarından doğan "The Bunnyman" adlı heykeliyle geri dönerken, fuar kısa süre önce kaybettiğimiz Mustafa Horasan'ın beden, bellek, arzu ve kırılganlık etrafında gelişen üretimine ayrılan özel bir projeyle sanatçının mirasına da selam veriyor. Marka iş birlikleri ise bu edisyonda fuarın kenarına iliştirilmiş sponsorluk alanlarından çok, sanatçıların üretimlerine açılan farklı kanallar olarak karşımıza çıkıyor.

Galeria Francisco Fino, HELENA ALMEIDA, Untitled, 2004, Gelatin silver black and white photographic print 130x130 cm, Courtesy of Galeria Francisco Fino
Fotoğraf kredisi: Carbonara Studio
Akbank Sanat'ın Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman küratörlüğünde sunduğu "Garip Şeyler Oluyor"; Nazif Topçuoğlu, Gülin Hayat Topdemir ve Esra Özdoğan'ın yapıtları üzerinden çağın belirsizlik, yabancılaşma ve tekinsizlik duygusuna bakıyor. BMW ise A. A. Murakami'nin ışık, sis ve baloncuklarla sürekli dönüşen "SYMBIOSIS" yerleştirmesini Art Basel'in ardından İstanbul'a taşıyor; teknoloji, doğa ve insan deneyimini sanatçı ikilisinin "Ephemeral Tech" yaklaşımıyla buluşturan çalışmanın merkezinde BMW M760e xDrive yer alıyor. İzleyiciyi yalnızca seyreden değil, yapıtı tamamlayan bir unsur hâline getiren projeler de var. Asperox iş birliği kapsamında Murat Palta'nın interaktif çalışması ziyaretçiyi eserin parçasına dönüştürürken, Ardan Özmenoğlu'nun yeni işi Laundromat projesinden hareketle şekilleniyor. THY | Miles&Smiles'ın sunduğu "It Starts With You"da kırmızı aynalı küpler, ancak belirli bir noktadan bakıldığında markanın "&" sembolünü oluşturuyor.

Galeria Francisco Fino, ALFREDO JAAR BE AFRAID OF THE ENORMITY OF THE POSSIBLE, 2015, Neon 92x140 cm
Courtesy of Galeria Francisco Fino and the Artist
House of Brothers, Seçkin Pirim'le kardeşlik, bağ ve ortak deneyim kavramlarından yola çıkan, bar alanından dış mekâna uzanan iki çalışma sunarken; Trendyol Art'ın izleyici hareketiyle değişen Balkan Karışman imzalı "The View" yerleştirmesi Haliç manzarasını fiziksel ve dijital olan arasında salınan bir yapıtın parçasına dönüştürüyor. Sanatla tasarımın birbirine yaklaştığı duraklar da az değil. Fuarın Resmî Saat Partneri Salon Kantièm, saat ustası Konstantin Chaykin ile geliştirdiği ve yalnızca 50 adet üretilecek Istanbul Edition'ın dünya prömiyerini CI21'de yapıyor. Samsung, The Frame ve küresel dijital sanat arşivinden beslenen Art TV seçkisiyle sanat ile teknolojiyi yan yana getirirken, daha sürdürülebilir bir sanat ekosistemi için galerilerin üretim ve katılım süreçlerine de destek veriyor. The Peninsula Istanbul iş birliğiyle sunulan Lin Fanglu'nun "She's Bestowed Love" adlı tekstil yerleştirmesi geleneksel Bai pratiklerinden kadın gücü ve dayanıklılığa uzanıyor; L'OR Espresso ile Fırat Engin'in "Extraction, Fuel and Yield" projesi kahve kapsüllerini tekrar, tüketim ve dönüşüm üzerine sanatsal bir malzemeye çeviriyor.

Galeria Francisco Fino, ALI KAZMA, North 2017, Two channel synchronized HD video 5 min Ed. 5 2 APs
Courtesy of the Artist and Jeu de Paume
Maison Yirmisekiz'in "What's Next?" seçkisi ise 35 yaş altındaki sekiz bağımsız sanatçının yeni işlerine görünürlük alanı açıyor. Contemporary Istanbul'un uluslararası etkisi, yalnızca fuar alanında sergilenenlerle sınırlı değil. VIP programı; konukları özel koleksiyonlara, müzelere, galerilere ve sanatçı atölyelerine taşıyor. Yemekler ve daha küçük buluşmalarla desteklenen programın asıl amacı, kartvizit alışverişinin ötesine geçebilen ilişkiler kurmak: İstanbul'da başlayan bir sohbetin aylar sonra başka bir ülkedeki sergiye, sanatçı davetine ya da yeni bir koleksiyonerlik hikâyesine dönüşmesi. Çünkü Contemporary Istanbul'un 21 yıllık serüveninde değişmeyen başrol hâlâ İstanbul. Boğaz'ı, Haliç'i, tarihsel katmanları, gastronomisi, gece hayatı ve kimi zaman yorucu ama daima baştan çıkarıcı enerjisiyle şehir, fuarın başka bir yerde tekrarlanamayacak yanını oluşturuyor.

Buchmann Galerie, JASON MARTIN, Siren II, 2025 Gold plated cast 45
Courtesy of Jason Martin and Buchmann Galerie
CI21 de bu kez İstanbul'u yalnızca dünyanın sanatını ağırlayan bir sahne olarak değil; Avrupa ile Asya, yerleşik merkezlerle yükselen coğrafyalar ve sanatla hayat arasında yeni bağlantılar kuran canlı bir merkez olarak yeniden tarif ediyor. Ve son not: Otopark kapasitesi sınırlı olduğu için biletiniz varsa ücretsiz olarak deniz ulaşımını tercih edebilirsiniz. Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri de 24-25 Eylül tarihlerinde 17.00–20.00 saatleri arasında fuarı ücretsiz ziyaret edebiliyor.