ALEM Kitap Kulübü: Eylül Seçkisi

Sıcak yaz günlerinin ve tatillerin geride kaldığı, evimize ve eski düzenimize geri döndüğümüz eylül ayı, hayatımızda yeni bir dönemin başlangıcı gibi. Serin sonbahar günlerinde yeni çıkan kitaplardan sizin için bir derleme yaptık.

Yazar: Zülal ÜNALDI Fotoğraf: iStock
9 Eylül 2026 Çarşamba 16:51
23 dakika okunma süresi
ABONE OL
ALEM Kitap Kulübü: Eylül Seçkisi

Güneşin hükümranlığında geçen yaz artık geride kaldı. Hareketli şehir yaşamı, serin günler, kızarmış ve sararmış yapraklarıyla sonbahar kapıda. Eylül, mevsimsel döngünün farklı bir güzelliğiyle kendi şiirini yazarken kitap sayfalarında başka yolculuklar bizi bekliyor.

Frida Kahlo Aşk Mektupları, Suzanne Barbezat

18 yaşında geçirdiği ağır otobüs kazasında leğen kemiğine demir çubuk saplanan ve vücudunun pek çok yeri yaralanan Meksikalı ressam Frida Kahlo, acısını sanata dönüştürerek zamanla küresel bir ikona dönüştü. Her şey, kaza sonrası yatakta geçirdiği uzun iyileşme döneminde aynaya bakarak otoportrelerini yapmasıyla başladı ve o acılardan bugünkü Frida Kahlo doğdu. Suzanne Barbezat'ın biyografi-anı türündeki kitabı, Frida Kahlo'nun sevdiklerine yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kitap, hastalıklarıyla mücadele ederken sanatını sürdüren dünyaca ünlü sanatçının tutkulu aşklarını, kıskançlıklarını ve iç dünyasını yansıtıyor. Barbezat, daha önce yazdığı Frida Kahlo kitabı için araştırma yaparken karşılaştığı mektuplardan yola çıkıyor. Kitapta Frida'nın fırtınalı bir ilişki yaşadığı ressam eşi Diego Rivera'ya, ilk aşkı Alejandro Gómez Arias'a, galerici Julien Levy'ye ve Amerikalı ressam Georgia O'Keeffe'ye yazdığı mektuplar yer alıyor. Eşi Diego Rivera'ya yazdığı mektuplar, bizi Frida Kahlo'nun henüz dünyaca tanınmadığı yıllara götürüyor. 1940 yazında Frida, borçlarını resim yaparak ödemeye çalışırken eserlerinin ilgi görmeyeceğine dair endişelerini de mektuplarında dile getiriyor. Guggenheim Müzesi'nden aylarca cevap bekliyor. Aynı yıl müze, Frida'nın eserlerini reddettiğini nazik bir dille bildiriyor. Oysa Kahlo, ilerleyen yıllarda 20. yüzyılın en tanınmış ressamlarından birine dönüşüyor. Geçirdiği ameliyatlar, fiziksel acıları ve kendi yüzünü resmetmesi Frida'nın sanatının başlıca ayırt edici özellikleri arasında yer alıyor. Kitapta arşiv fotoğrafları ve Frida'nın tablolarından örnekler bulunurken kişisel mektuplarının çoğu, sanatçının özgün el yazısı ve çevirisiyle birlikte veriliyor. Frida'nın samimi bir tonda kaleme aldığı mektuplar, dönemin Meksika'sındaki sanat çevrelerinin iklimini de yansıtıyor.

Yayınevi: Kırmızı Kedi

Çevirmen: Duygu Dölek

Rüzgâr Adımı Biliyor, Isabel Allende

1938 Viyana'sında, İkinci Dünya Savaşı'nın karanlık günlerinde Nazilerin Yahudilere karşı düzenlediği "Kırık Camlar Gecesi"nin dehşeti yaşanırken, altı yaşındaki Samuel Adler'i annesi İngiltere'ye giden bir trene bindirir. Adler'in yanında yalnızca kemanı vardır ve annesini bir daha göremez. Isabel Allende'nin romanı, İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanmış bir aile ve göç hikâyesinden yola çıkarak günümüzün göç sorunlarına kadar uzanıyor. Bir tarafta 1938 Viyana'sında annesi tarafından İngiltere'ye yollanan altı yaşındaki Samuel Adler, diğer tarafta ise 2019 yılında El Salvador'da şiddetten kaçıp ABD sınırına gelen, ancak sınırda ailesinden koparılarak göçmen kampına gönderilen Anita Díaz var. Anita Díaz, kampta hayal dünyasına sığınarak hayatta kalmaya çalışıyor. Hayatına sosyal hizmetler uzmanı Selena dokunuyor. Selena ve avukat Frank, küçük Anita'yı kurtarmaya çalışırken yolları, seksen yıl önce benzer bir travma yaşayan Samuel ile kesişiyor. Allende'nin romanı, Samuel ile Anita'nın hikâyesini anlatırken günümüzün göç sorunlarına insani ve eleştirel bir bakış sunuyor.

Yayınevi: Can Yayınları

Çevirmen: İnci Kut

Ben Nerede Kayboldum?, Ezra Kahraman

Bir ilişkide gerçekten kimi ararız? Karşımızdaki kişiyi mi, yoksa onda tamamlamayı umduğumuz eksik parçalarımızı mı? Sevdiğimiz kişiyi ya da çevremizdekileri memnun etmek için neler yaparız? Sevilmek uğruna nelerden vazgeçeriz? Bu ilişki biçimleri bizi nasıl etkiler? Yazar, araştırmacı, eğitimci ve ICF Master Certified Coach Ezra Kahraman'ın üçüncü kitabı Ben Nerede Kayboldum? (Kendini Arayanlara Bir Hatırlatma) bu sorulardan yola çıkıyor. İnsanın sevilmek, anlaşılmak ve güvende hissetmek isterken kendi benliğinden nasıl uzaklaştığını ele alıyor. Sınır koyduğumuzda neden suçluluk duyduğumuzu, yalnız kalma korkusunu ve fedakârlık ile kendimizden vazgeçme arasındaki ince çizgiyi inceliyor. Kitap, çocukluktan taşıdığımız duyguları ve ilişkilerdeki bağlanma biçimlerini psikolojik bir bakışla ele alıyor. İnsanın başkalarını memnun etmek için kendinden vazgeçme çabasına, bu süreçte oluşan ilişki döngülerine ve yeniden kendi merkezine dönme arayışına odaklanıyor. Tekrar eden yanlış ilişki kalıplarını ve bunlardan çıkmanın yollarını incelerken olgun sevginin bir başkasında kaybolmak değil, kendi özünden kopmadan temas edebilmek olduğunu hatırlatıyor. Kitapta nefes ve bedensel farkındalık egzersizleriyle kişisel bir içgörü yolculuğu da sunuluyor. Kahraman, alanında yüksek lisans çalışmasını tamamlamış; psikoloji, insan ilişkileri, bilişsel süreçler, yaşamın anlamı ve Doğu düşünce gelenekleri üzerine akademik çalışmalar yayımlamış bir isim.

Yayınevi: Berikan Yayınları

Eva Uyuyor, Francesca Melandri

İtalya'nın az bilinen bir sınır bölgesinde geçen hikâye, politik arka planın yoğunluğunda bir aşk hikâyesini aile sırları ve tarihî olaylarla birlikte ele alıyor. Kırk yaşındaki halkla ilişkiler uzmanı Eva, İtalya'yı kuzeyden güneye kateden 1397 kilometrelik bir tren yolculuğuna çıkıyor. Bu, annesinin geçmişini keşfetmek için çıktığı bir yolculuk. Eva, çocukluğunda kısa süreliğine baba şefkati gördüğü ancak daha sonra hayatından kaybolan emekli jandarma Vito Anania'dan gelen bir telefonla harekete geçiyor. Calabria'da son anlarını yaşayan Vito'yu ziyarete giderken annesi Gerda'nın geçmişini, Vito ile yaşadığı aşkı ve Birinci Dünya Savaşı'ndan Mussolini dönemine uzanan ağır tarihî mirası keşfediyor. Gerda ile genç jandarma Vito arasındaki aşk, bölgenin Avusturya'dan İtalya'ya geçişinden Mussolini dönemine ve 1960'lı yıllara uzanan siyasi çalkantıların gölgesinde yaşanıyor. İtalya'da Elle dergisinin Yılın Kitabı Ödülü'nü kazanan roman, çok okunanlar listesinde de yer aldı. Kişisel bir hikâye üzerinden bölgenin tarihine ışık tutan eser, karakterlerinin derinliğiyle övgü aldı. Roman, Edoardo Winspeare tarafından sinemaya da uyarlandı.

Yayınevi: Everest Yayınları

Çevirmen: Burcu Yılmaz

Marzahn, Sevgilim, Katja Oskamp

Yazar Katja Oskamp, bir süre yazarlık mesleğine ara vererek belki de kendine yeni bir hikâye konusu bulmak için cesur bir karar verir. Kırklı yaşlarındadır, mesleği ve özel hayatı istediği gibi gitmemektedir. Oskamp, ayak bakımı uzmanlığı eğitimi alarak eski Doğu Berlin'in banliyösü Marzahn'daki Plattenbau (Beton Blok) mahallesinde çalışmaya başlar. Kısa sürede alıştığı bu yeni ortam, yazar için insanların kendisine iç dünyalarını açtığı ve gözlem yapabildiği bir deneyim alanına dönüşür. Oskamp, kitabının girişinde "Ne genç ne de yaşlı olduğun orta yıllar, muğlak yıllardır. Bir zamanlar oradan yola koyulduğun kıyıyı artık göremezsin; yöneldiğin kıyıyı ise henüz yeterince açık bir şekilde seçemezsin. Çocuğunun gençliğinin, sana kendi gençliğini hatırlattığı ve kocanın hastalığının ise seni sevgiliden bakıcıya dönüştürdüğü bir yaştasın" diyerek içinde bulunduğu dönemi anlatıyor. Müşterilerinin hikâyelerini kitapta derleyen yazar, Marzahn sakinlerine yazdığı bu "aşk mektubu" ile bölgenin sosyal yaşamından bir kesit sunuyor. Yer yer anı ve kurgu arasında ilerleyen eserde Oskamp, sıradan görünen insanların dokunaklı hikâyelerini merak ve empatiyle dinliyor, yaşamlarını mizahi ve sıcak bir dille anlatıyor. Gündelik hayatın içindeki geçim sorunlarına, yaşlılığa, yalnızlığa ve göçmenlik deneyimlerine değinirken samimi bir anlatımla farklı karakterlerin hayatına ışık tutuyor. Kitap, ilerleyen yaşlarına rağmen hayata tutunan kadınlara bir övgü niteliğinde.

Yayınevi: Can Yayınları

Çevirmen: Regaip Minareci

Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp Götürmeyecek, Richard Brautigan

Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp Götürmeyecek, Richard Brautigan'ın ölümünden önce yazdığı son kitabı. Yazarın bu romanı yazdıktan kısa süre sonra hayatına son vermiş olması, eserin okurda farklı bir duyarlılık yaratmasına neden oluyor. Kitap, İkinci Dünya Savaşı'nın gölgesinde, yoksulluk içinde geçen ve hafızada derin izler bırakan hüzünlü bir çocukluğu anlatıyor. Roman, yetişkin bir anlatıcının çocukluğundaki yoksulluğa, yalnızlığa ve yaşamının geri kalanını keskin sınırlarla belirleyecek o tek güne odaklanıyor. Annesi ve iki kız kardeşiyle yaşayan bir çocuğun öyküsü bu. Yoksul aile, sosyal yardımla geçiniyor ve bu nedenle sık sık ev değiştirmek zorunda kalıyor. İsimsiz anlatıcının ailesiyle yaşadığı her eve dair bir hatırası var. Önünden geçtiği eski evlerinin her birinde yaşadığı anıları hatırlıyor. Sonunda ise bir arkadaşıyla çürük elmalara ateş etmek için elma bahçesine gittikleri günü anlatıyor. Tam anlamıyla bir yaşamöyküsü olmasa da Richard Brautigan'ın hayatından izlerle dolu bir kitap. Yazar, kaybedilen çocukluk masumiyeti ve insanın hayatı boyunca taşıdığı suçluluk duygusu gibi temalar etrafında dolaşıyor. Bir bakıma, dünyaya çocukken yetişkin gibi bakmak zorunda kalan çocukların hikâyesini anlatıyor. Yetişkin olduklarında içlerindeki çocuğu korumaya çalışmalarını duru, akıcı ve hüzünlü bir dille aktarıyor. Kitap daha önce Altıkırkbeş Yayınları ve Sel Yayıncılık tarafından yayımlandı. Son dönemdeki yeni baskısı ise Epona Kitap'tan çıktı.

Çevirmen: Mustafa Gamlı

Gökyüzünün Dört Hazinesi, Jenny Tinghui Zhang

1880'lerin Amerika'sında kimliğini arayan genç bir Çinli kızın hikâyesini anlatan kitap, ABD'deki Çinli göçmenlerin geçmişte verdiği zorlu mücadeleleri de gözler önüne seriyor. Daiyu, ülkesinde hat sanatı okulunda eğitim alırken mutlu bir gelecek hayal ediyor. Ancak Çin'deki küçük köyünden Amerika'ya kaçırılmasıyla bütün hayatı altüst oluyor. Daiyu önce San Francisco'da bir geneleve düşüyor, ardından Idaho'nun dağlarındaki küçük bir dükkâna taşınıyor. Her durak ona yeni bir isim, yeni bir kimlik ve hayatta kalabilmek için yeni bir maske dayatıyor. Yazar, romanında 1882 tarihli Çin Dışlama Yasası'nın gölgesinde, 19. yüzyıl ABD'sini saran Çin karşıtı şiddetin az bilinen bir dönemine ışık tutuyor. Zhang'in ilk romanı olan kitap, New York Times tarafından Notable Book seçildi, Chautauqua Ödülü'nde finalist oldu, Dublin Edebiyat Ödülü ve Idaho Yılın Kitabı Ödülü'nü kazandı. Eleştirmenler özellikle kaligrafi ve Çin edebiyatına dair ayrıntıların işlenişini ve karakterlerin derinliğini öne çıkardı. Çin mitolojisinden ilham alan üslubuyla kitap, Amerikan tarihinin az bilinen bir yüzünü bir kadının hayatta kalma mücadelesi üzerinden mitolojik bir derinlikle anlatıyor. Jenny Tinghui Zhang, geleneksel Çin hat sanatındaki "Dört Hazine"yi, yani fırça, mürekkep, mürekkep taşı ve kâğıdı, ustanın elinde şekillenen araçlar olarak ele alıyor. Daiyu kaderinin lanetini kabullenmiyor. O mürekkebi kendi elleriyle yeniden dökmek istiyor ve bunu başarıyor.

Yayınevi: Altın Kitaplar

Çevirmen: Füsun Doruker

Geceleri Sessizdir Tahran, Shida Bazyar

Bir ailenin İran'dan kaçışını ve geri dönüşünü anlatan roman, İran'dan Almanya'ya uzanan bir göç hikâyesi üzerinden sürgünün yıllar içinde aile bireyleri üzerinde yarattığı izleri yansıtıyor. Roman, 1979 İran İslam Devrimi'nden itibaren otuz yıla yayılan bir sürede, baskı rejiminin gölgesindeki hayatlara ve bir ailenin göçmenlik deneyimine odaklanıyor. 1979 yılında başlayan hikâyede Behsad ve Nahid çifti Almanya'ya kaçmak zorunda kalıyor. Orada üç çocukları Lale, Murad ve Tara dünyaya geliyor. Roman, bu büyük kırılmanın aile bireyleri üzerindeki kişisel ve sosyolojik yansımalarını inceliyor. Kitapta, sürgünde de olsa hayatta kalmanın verdiği mutluluk, "Çocuklar zamanlarını gülerek, soru sorarak, yiyip içerek, uyuyarak geçiriyorlar. Yeryüzündeki bütün öpücükleri hak ettiklerini düşünüyorum ama belki de köşede kararsızca bekleyen hayat, onlar için çok daha büyük bir armağandır" cümleleriyle dile getiriliyor. Romanda her birey kendi kimlik arayışını, vatan algısını, arada kalmışlığını ve aidiyet sorunlarını kendi kuşağının bakış açısıyla aktarıyor. 1999'da Lale, annesi Nahid'le birlikte İran'a dönüyor. Lale, aile sırları ve kaygıları dışında çocukluk anılarıyla neredeyse hiç uyuşmayan bir Tahran'ı tanımaya başlıyor. Kitap, 2026 Uluslararası Booker Ödülü finalisti oldu.

Yayınevi: İthaki Yayınları

İlk olarak Hep Kitap tarafından yayımlandı.

Çevirmen: Gül Gürtunca

Geleceğe Son Çıkış, Ayşegül İldeniz

Yapay zekâ dalgası tüm dünyayı yeniden kurgulamaya hazırlanırken yeteneklerimizin, yaratıcılığımızın ve cesaretimizin rolü nedir? Bu yeni dünyaya nasıl tutunmalıyız? Türkiye'nin yetiştirdiği teknoloji liderlerinden Ayşegül İldeniz, kitabında bu konuları ele alıyor ve önemli bir hedef ortaya koyuyor. İş dünyasında "teknoloji lideri" denince akla gelen isimlerden Ayşegül İldeniz, Silikon Vadisi'nde ve farklı kıtalarda teknoloji dönüşümünün merkezinde yer almış bir isim. İldeniz'in kitabı, teknoloji çağında geleceğin insanını anlatıyor. Ayşegül İldeniz'e göre Türkiye, yapay zekâ yolculuğunda kritik bir eşikte duruyor. Küresel rekabette öne çıkabilmek için Türkiye'nin sağlık, tarım ya da enerji gibi bir alana odaklanması gerektiğini savunuyor. İldeniz, "Hedef, belirlenen sektörlerden birinde dünyanın ilk üç ülkesi arasına girmek olmalı" diyor. Ona göre asıl mucize teknolojide değil, ona hayat veren insanlarda. Olağanüstü bir gelecek hâlâ bizim ellerimizde. Bilginin ucuzladığı, makinelerin daha fazla işi devraldığı bir dünyada neyi öğrenmeli, neyden vazgeçmeli, neye tutunmalıyız? Ayşegül İldeniz, bu dönüşümün gündeme getirdiği büyük soruların peşinden geleceğin insanına bakıyor ve hangi insani yeteneklerle yeni bir toplum yaratabileceğimizi tartışıyor. Teknoloji çağını ve beraberinde getirdiği güç mücadelelerini ele alırken Silikon Vadisi girişimcilerinden Dakar Rallisi şampiyonlarına kadar kendi yolunu açan insanların hikâyelerini aktarıyor. "Çünkü yeni dünyada ihtiyacımız olan şey, yalnızca yeni beceriler olmayacak; merakımıza, yaratıcılığımıza, duygularımıza, vicdanımıza ve anlam arayışımıza her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacağız" diyor.

Yayınevi: Doğan Kitap

Düşmezsen Büyüyemezsin, Emre Gürlek

Hayat yolları her zaman gül bahçesi değildir. O yollarda tökezleyip düşmek, ardından ayağa kalkıp devam etmek de vardır. Emre Gürlek'in deneme türündeki kitabı tam da bu konuya dikkat çekiyor. İnsanın içsel yolculuğunu, yaşadığı hayal kırıklıklarını ve düşüşleri büyüme fırsatına dönüştürmesi üzerine önerilerde bulunuyor. Gürlek, "Düşmek bir son değil, aksine insanın kendine döndüğü, güçlendiği ve asıl yolculuğun başladığı anlardır. Bazen büyümek için önce düşmeyi göze almak gerekir. Sen bu yolculuğa hazır mısın? Belki de bazı düşüşler, yolun bittiğini değil; asıl yolculuğun başladığını gösterir" diyor. Kitap, anlaşılmanın önemine de dikkat çekiyor. Yazar, "İnsan bazen sadece anlaşılmak ister. Çünkü bazı yükler anlatınca değil, anlaşıldığında hafifler. İçine attıklarını, kimse üzülmesin diye sustuğun anları, herkes için güçlü durmaya çalışırken aslında ne kadar yorulduğunu ve kimse kırılmasın derken kendinden nasıl vazgeçtiğini fark ettiğin o andasın" diyor. Bu noktada okuru yargılamadan dinleyen, sarıp sarmalayan samimi bir içsel yolculuğa davet ediyor. Bizi zorlayan konularda neyi taşıyıp neyi geride bırakmamız gerektiğine dair farkındalık yaratıyor. İnsanın kendisinden yıllardır esirgediği anlayışı yine kendisine gösterebilmesinin ve hayatına kendinden vazgeçmeden devam edebilmesinin yollarına ışık tutuyor.

Yayınevi: Hayykitap

EN ÇOK OKUNANLAR

Sandra Bullock ve Nicole Kidman "Practical Magic 2" İçin Yeniden Bir Arada
Sandra Bullock ve Nicole Kidman "Practical Magic 2" İçin Yeniden Bir Arada

Sandra Bullock ve Nicole Kidman "Practical Magic 2" İçin Yeniden Bir Arada

3 dakika okunma süresi
Louis Vuitton'dan Akdeniz Rehberi
Louis Vuitton'dan Akdeniz Rehberi

Louis Vuitton'dan Akdeniz Rehberi

8 dakika okunma süresi
ALEM X Montes by Missoni: Tasarımın İçinde Bir Yaz Akşamı
ALEM X Montes by Missoni: Tasarımın İçinde Bir Yaz Akşamı

ALEM X Montes by Missoni: Tasarımın İçinde Bir Yaz Akşamı

1 dakika okunma süresi
Patmos Adası Gezi Rehberi 2026: Gezilecek Yerler, Plajlar ve Oteller
Patmos Adası Gezi Rehberi 2026: Gezilecek Yerler, Plajlar ve Oteller

Patmos Adası Gezi Rehberi 2026: Gezilecek Yerler, Plajlar ve Oteller

40 dakika okunma süresi
Jay-Z Kendi Hikâyesini Yeniden Dinliyor: "JAŸ-Z IN 8"
Jay-Z Kendi Hikâyesini Yeniden Dinliyor: "JAŸ-Z IN 8"

Jay-Z Kendi Hikâyesini Yeniden Dinliyor: "JAŸ-Z IN 8"

8 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

ALEM Kitap Kulübü: Ağustos Seçkisi
ALEM Kitap Kulübü: Ağustos Seçkisi

ALEM Kitap Kulübü: Ağustos Seçkisi

2026 İstanbul Açık Hava Sineması Rehberi: Hangi Film Nerede Gösteriliyor?
2026 İstanbul Açık Hava Sineması Rehberi: Hangi Film Nerede Gösteriliyor?

2026 İstanbul Açık Hava Sineması Rehberi: Hangi Film Nerede Gösteriliyor?

Oscar'da Yeni Güç Dengesi: 529 İsim Akademi'ye Katılıyor
Oscar'da Yeni Güç Dengesi: 529 İsim Akademi'ye Katılıyor

Oscar'da Yeni Güç Dengesi: 529 İsim Akademi'ye Katılıyor

Haftanın İlham Rehberi: 7 - 13 Eylül
Haftanın İlham Rehberi: 7 - 13 Eylül

Haftanın İlham Rehberi: 7 - 13 Eylül

Yaz İçin Kitap Önerileri: Deniz, Ada, Yolculuk ve Akdeniz Temalı Okuma Listesi
Yaz İçin Kitap Önerileri: Deniz, Ada, Yolculuk ve Akdeniz Temalı Okuma Listesi

Yaz İçin Kitap Önerileri: Deniz, Ada, Yolculuk ve Akdeniz Temalı Okuma Listesi

Haftanın İlham Rehberi: 25 - 31 Mayıs
Haftanın İlham Rehberi: 25 - 31 Mayıs

Haftanın İlham Rehberi: 25 - 31 Mayıs

İstanbul'un En İyi Müzeleri: Sanat, Tarih ve Kültür Dolu 20 Durak
İstanbul'un En İyi Müzeleri: Sanat, Tarih ve Kültür Dolu 20 Durak

İstanbul'un En İyi Müzeleri: Sanat, Tarih ve Kültür Dolu 20 Durak

Beykoz Kundura'da Karanlık Bir Sahne Deneyi
Beykoz Kundura'da Karanlık Bir Sahne Deneyi

Beykoz Kundura'da Karanlık Bir Sahne Deneyi

Haftanın İlham Rehberi: 31 Ağustos - 6 Eylül
Haftanın İlham Rehberi: 31 Ağustos - 6 Eylül

Haftanın İlham Rehberi: 31 Ağustos - 6 Eylül

Haftanın İlham Rehberi: 1 - 7 Haziran
Haftanın İlham Rehberi: 1 - 7 Haziran

Haftanın İlham Rehberi: 1 - 7 Haziran

ALEM Kitap Kulübü: Haziran Seçkisi
ALEM Kitap Kulübü: Haziran Seçkisi

ALEM Kitap Kulübü: Haziran Seçkisi

Jay-Z Kendi Hikâyesini Yeniden Dinliyor: "JAŸ-Z IN 8"
Jay-Z Kendi Hikâyesini Yeniden Dinliyor: "JAŸ-Z IN 8"

Jay-Z Kendi Hikâyesini Yeniden Dinliyor: "JAŸ-Z IN 8"