Boran Kuzum'u yıllardır hikâyelerin içinde görüyoruz; bu kez hikâyenin neresinden bakacağımıza o karar veriyor. Oyunculuğun ardından yaratıcı alanını kamera arkasına doğru genişleten Kuzum, Tuğçe Şenoğul'un "Yağmurlar" şarkısının video klibiyle ilk kez yönetmen koltuğuna geçti. Yönetmenliğin yanı sıra projenin prodüktörlerinden biri olarak da yer alan Kuzum'un bu ilk adımı; uzun süredir birbirlerinin üretim dünyasına aşina olan iki ismin yaratıcı diyaloğunun da doğal bir devamı gibi görünüyor.
Aslında Boran Kuzum ile Tuğçe Şenoğul'un "Atlas" etrafındaki yaratıcı buluşması klipten önce başladı. Kuzum, albümün yayımlanmasının hemen ardından Şenoğul ile yaptığı röportajda müzik, oyunculuk, yalnızlık, dostluk ve üretmenin dönüştürücü tarafı üzerine konuşup; Şenoğul'un müziğini kendisini "durduran" ve dinleyiciye kendi hikâyesini yerleştirebileceği bir alan bırakan şarkılar olarak tarif ediyor. İkilinin yıllara uzanan arkadaşlığı da bu konuşmanın satır aralarında kendini belli ediyor.
Şimdi aynı yaratıcı yakınlık kelimelerden görüntülere taşınıyor. Şenoğul'un şarkılarındaki duyguyu tek bir anlamın içine hapsetmeme arzusu ile Kuzum'un oyunculukta seyircinin ne hissedeceğine odaklanan yaklaşımı, "Yağmurlar"da ortak bir zeminde buluşuyor. Bu nedenle klip, dışarıdan bakıldığında sürpriz görünen bir yönetmenlik çıkışından çok, bir süredir devam eden sanatsal diyaloğun başka bir form kazanması hissini taşıyor.

"Yağmurlar", Tuğçe Şenoğul'un 3 Temmuz'da yayımlanan 12 parçalık ikinci solo albümü "Atlas"ta yer alıyor. Yıllara yayılan bir üretim sürecinin sonunda tamamlanan albümü Şenoğul, gidilecek yerlerden çok hisleri işaretleyen bir harita olarak tanımlıyor. Renkler, elementler, karanlık taraflarla karşılaşmalar, ilişkiler ve yalnızlık albümün duygusal coğrafyasını oluşturuyor.
Bu haritada "Yağmurlar"ın yeri ise ayrı. Şenoğul, albüm yayımlandıktan sonra verdiği bir röportajda kayıt sürecinin ardından kendisini en fazla etkileyen parçalardan söz ederken "Yağmurlar" için kısaca "Kalbime oturdu resmen" diyor. Tam da bu nedenle şarkının görsel dünyasının, albümün içsel anlatısını genişleten bir işe dönüşmesi tesadüfi hissettirmiyor.
Bir oyuncunun yönetmen koltuğuna geçmesi, sadece kameranın diğer tarafına yürümekten ibaret olduğunu söylemiyor. Yıllarca kadrajın içinde bulunmak; ritmi, sessizliği, bakışı ve bir duygunun kamerada ne zaman görünür hâle geldiğini başka bir yerden öğrenmek demek. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Bölümü mezunu olan Kuzum'un tiyatrodan dizi ve sinemaya uzanan kariyerinde geliştirdiği bu anlatı deneyimi, "Yağmurlar"la birlikte ilk kez yönetmenlik alanına taşınıyor.
Üstelik Kuzum'un son dönemdeki kariyerinde sınırları genişletme fikri yalnızca yönetmenlikle sınırlı değil. Oyuncu olarak uluslararası projelere açıldığı, yapım tarafında daha fazla sorumluluk aldığı bir dönemin ardından gelen "Yağmurlar", yaratıcı kimliğini tek bir tanımın içine yerleştirmemeyi seçtiği yeni bir dönemin işaretlerinden biri olarak okunabilir.

Klibin İstanbul'daki ilk buluşması ise 23 Ağustos akşamı Conrad Istanbul Bosphorus'ta gerçekleşti. Müzik, sinema ve televizyon dünyasından isimleri bir araya getiren gecede Boran Kuzum ve Tuğçe Şenoğul projenin ortaya çıkış sürecini anlattıktan sonra "Yağmurlar" ilk kez davetlilerle birlikte izlendi. Gösterimin ardından Şenoğul, parçayı çellist Yasemin Özler eşliğinde canlı seslendirdi.
Bir tarafta sekiz yıla yayılan şarkılardan oluşan bir "hisler haritası", diğer tarafta yıllardır kamera önünde hikâye anlatan bir oyuncunun ilk kez kameranın arkasına geçişi... "Yağmurlar", bu iki yaratıcı yolun kesiştiği noktada dururken Kuzum için yeni bir başlangıcı simgeliyor, Şenoğul içinse çoktan dinleyiciye açılmış bir şarkının başka bir sanatçının bakışıyla yeniden yorumlandığı yeni bir katman olarak karşımıza çıkıyor.