Kabinde cesur, gündelik hayatında daha gözlemci bir ritim taşıyan Gizem Kömürcü, müziği kalabalığı yükseltmenin ötesinde bir atmosfer kurma biçimi olarak ele alıyor. Disco'dan afro house'a, indie dokulardan yazın zamansız nakaratlarına uzanan setlerinde türler arasındaki sınırları esnetirken; kalabalığın enerjisini sezgisel bir yerden okumayı seviyor. Kendi alanını koruyan ama sahnede dışa dönük bir enerjiye dönüşen bu ikili hâl, onun müzikal dünyasına da yansıyor. Bu yaz büyük ölçüde Bebek sahilinde kurduğu ritimle karşımıza çıkacak Kömürcü ile yazın akışkan sound'unu ve hafızada iz bırakan parçaları konuşuyoruz.
Sizin için DJ kabini nasıl bir yer: kalabalığın en kontrollü noktası mı, yoksa o kalabalığa rağmen insanın kendisiyle en yalnız kaldığı kaçış alanı mı?
İkisi aynı anda aslında. Bir yandan kalabalığın enerjisini yönettiğiniz kontrollü bir alan, bir yandan da kabine geçtiğiniz anda dış dünyadan biraz koptuğunuz çok kişisel bir alan.

Sahnedeki 'persona'nızla gündelik hayattaki hâliniz nerede birbirinden ayrılıyor?
Sahnede daha cesur ve dışa dönük bir tarafım ortaya çıkıyor. Günlük hayatımda daha gözlemci biriyim. Kalabalığı yönetebiliyorum ama aslında kendi alanını seven bir insanım.
Yıllar içinde kalabalık okumayı öğrenmek, size müzikten çok insanlara dair ne öğretti?
Kalabalık okumak bana herkesin aynı şarkıda bile bambaşka bir şey hissettiğini öğretti.
Bu mesleğe ilk başladığınız dönemin müziğiyle bu dönemin müziğinin arasındaki değişimi nasıl yorumluyorsunuz?
Eskiden türler daha keskin ayrılıyordu, şimdi sınırlar çok daha akışkan. Bir gecede disco, afro house, 80'ler ya da indie aynı hikâyenin parçası olabiliyor. Müziğin tüketim hızı çok arttı ama insanların gerçekten hissettikleri şarkılar hala zamansız.
Bir yaz playlist'i hazırlarken geçmiş yazların müzik kodlarından ne kadar kaçabiliyorsunuz? Bu playlist'te kişisel hafızanıza en çok dokunan parça hangisi?
Geçmiş yazların müzik kodlarından tamamen kaçabildiğimi sanmıyorum. Ama bazen bazı parçalar direkt bir atmosfere dönüşüyor. Shouse, Adam Ten'in Sunrise parçası da benim için tam olarak öyle, adı gibi gün batımı hissi taşıyan parçalardan biri.

Bir gece boyunca başkalarının ritmini kurarken, kendi iç ritminizi nasıl koruyorsunuz?
Bu işte en zor şey fiziksel yorgunluk değil, sürekli tetikte kalmak. O yüzden kendi ritmimi korumak için gün içinde sessiz alan yaratmaya çalışıyorum.
Başkalarının en eğlenceli anlarına müzikle eşlik ederken, sizin kendi unutulmaz anınıza hangi sesin ya da kimin eşlik etmesini isterdiniz?
Tek bir isimden çok, kalabalığın hep bir ağızdan söylediği bir şarkının hissi diyebilirim. En unutulmaz anların sesi bazen insanların birlikte söylediği nakarat oluyor.
Bu yaz sizi nerelerde dinleyebileceğiz?
Bu yazın büyük kısmı Kiff Bebek'te geçecek diyebilirim. Onun dışında ise yaz biraz spontane akıyor, farklı etkinliklerle yazlık sahillerde bulabiliyorum kendimi. Nerede olacağım bazen bana da sürpriz oluyor.