4 aydır Bodrum'dasınız. Buradaki hayatınız nasıl gidiyor? Yeni düzeninize alışabildiniz mi?
Bodrum'u zaten çok seven biriyim. Daha önce de burada yaşadığım dönemler olmuştu, o yüzden yabancılık çekmedim. Yoğun bir çalışma temposundayız ama denizin kenarında uyanmak, doğanın içinde olmak bana gerçekten iyi geliyor. Setten arta kalan zamanlarda da bu enerjiyi hissedebilmek güzel. Yeni düzene kısa sürede adapte oldum diyebilirim.
"Daha 17" serüveni en başından nasıl başladı?
Senaryoyu ilk okuduğum anda beni içine çeken bir hikâye olduğunu hissettim. Karakterlerin geçmişi, ilişkileri ve anlatım dili çok etkileyiciydi. Hakan karakteri de kolay çözülebilecek biri değildi. Oyuncu olarak beni zorlayacak ve yeni şeyler keşfetmemi sağlayacak bir rol olduğunu düşündüm. Bu da projeye "evet" dememde en büyük etken oldu.

Birçok okul dizisi gördük ama "Daha 17"nin farkı ilk izlenimde ortaya çıktı. Sizce neydi bu fark?
Bence en büyük farkı samimiyeti. Gençleri belli kalıpların içine koymaya çalışmıyor. Her karakterin kendi hikâyesi, kendi derdi ve kendi dünyası var. İzleyici de bunu hissediyor. Bir yandan gençlik enerjisini verirken diğer yandan aile ilişkilerini ve duygusal tarafı da güçlü bir şekilde anlatıyor.
Lise yıllarındaki okul başarınızı Mimar Sinan Üniversitesi İstatistik Bölümü ile taçlandırmışsınız. Sizce bir oyuncunun, her ne olursa olsun, bir üniversite geçmişi olmalı mı?
Üniversite sadece meslek öğrenilen bir yer değil. İnsana farklı bakış açıları kazandırıyor, düşünmeyi öğretiyor. Oyunculuk için de bu çok kıymetli. Elbette herkesin yolu farklı olabilir ama ben kendi eğitimimin bana çok şey kattığını düşünüyorum. Bugün karakterlere yaklaşırken bile o disiplinin faydasını görüyorum.

Hayatın her alanında istatistik yapmak gerekiyor aslında. İşin uzmanı olarak size sormak istiyorum, hayata karşı siz nasılsınız bu konuda? Örneğin bu dizi için nasıl bir istatistik yaptınız?
Aslında farkında olmadan hep analiz yapıyorum. İnsanları gözlemlemeyi seviyorum. Bir karaktere hazırlanırken de onun geçmişini, kararlarını, davranış biçimlerini kendi içimde tek tek değerlendiriyorum. Hakan'ın neden böyle davrandığını anlamadan onu oynamak mümkün değildi. Sayılarla değil belki ama insan davranışlarıyla ilgili sürekli bir analiz hâlindeyim.
Dizide verilmek istenen en önemli mesaj nedir?
Hayatta herkesin görünmeyen bir hikâyesi olduğu. İnsanları sadece dışarıdan gördüğümüz hâlleriyle değerlendirmemek gerekiyor. Dizimiz bunu farklı karakterler üzerinden çok güzel anlatıyor. Aile olmanın, dayanışmanın ve ikinci şansların ne kadar değerli olduğunu da izleyiciye hissettiriyor.

15 yılı aşkın süredir ekranlardasınız. Kariyerinizde birçok film ve dizi var ama "Daha 17" ile 7'den 77'ye sevildiniz. Sanki herkes bu karakteri bekliyormuş gibi sevdi. Neler söylemek istersiniz?
Bu sevgi gerçekten çok kıymetli. Yıllardır farklı karakterler oynadım ve her biri bana ayrı bir şey kattı. Ama bazen doğru karakter, doğru zamanda izleyiciyle buluşuyor. Hakan da sanırım öyle bir karakter oldu. En güzel tarafı da şu: Bazen yaptığı şeylere izleyici kızıyor ama hikâye ilerledikçe onun neden öyle davrandığını, hangi duyguyla hareket ettiğini görüyor. Karakteri anlamaya başladıkça onunla farklı bir bağ kuruyor. Bir oyuncu için bunun izleyiciye geçmesi gerçekten çok değerli.
Çok kalabalık ve genç oyuncularımızın olduğu bir set ortamı içerisindesiniz. Onların sizlere olan davranışları, hayata karşı bakış açıları nasıl sizce? Nasıl değerlendirirsiniz?
Hepsinde çok güzel bir enerji var. Öğrenmeye açıklar, çalışkanlar ve gerçekten işlerini önemsiyorlar. Böyle genç isimlerle aynı sette olmak bana da iyi geliyor. Birbirimizden beslendiğimiz, keyifle çalıştığımız bir ortam oluştu. Bu da doğal olarak ekrana yansıyor.

Oynadığınız karakter gereği bir baba rolündesiniz. Bir gün gerçek hayatta baba olursanız kız babası mı yoksa erkek babası mı olmak isterdiniz?
Bunun ayrımını hiç yapmadım. Sağlıklı, mutlu ve iyi bir insan olarak yetişecek bir evladım olsun yeter. Kız ya da erkek olması benim için hiç önemli değil. Önemli olan sevgi dolu bir aile kurabilmek.
17 en güzel yaşlardan biri. Siz bugün 17 yaşınıza dönecek olsanız o Armağan Oğuz'a neler söylemek isterdiniz?
Hiç acele etme derdim. Hayatın sana getireceklerine güven. Çalışmaya devam et, vazgeçme ve hata yapmaktan korkma. Çünkü bugün dönüp baktığımda beni ben yapan şeylerin içinde o hatalar da var.

Damarınıza basıldığı zaman gerçek hayatta tam bir Hakan Akkaya olur musunuz?
Kolay kolay öfkelenen biri değilim. Önce anlamaya çalışırım. Ama herkesin bir sınırı var tabii. Haksızlık karşısında sessiz kalmayı seven biri değilim. Yine de Hakan kadar sert tepkiler vermem diye düşünüyorum.
Rol bittiği anda bambaşka birisiniz. Rolün tam tersi; güler yüzlü, sevecen, içten... Tüm iyi şeyler sizde. Sizi sevenler bu Armağan Oğuz'u görünce büyük bir şaşkınlık yaşayıp size olan sevgileri daha da katlanıyor. Neler söylemek istersiniz?
Bu aslında bir oyuncu için güzel bir şey. Demek ki karaktere inanmışlar. Ben işimi yaparken rolün gereğini yerine getiriyorum ama kamera kapandığında kendi hayatıma dönüyorum. İnsanların "Biz sizi böyle beklemiyorduk." demesi hoşuma gidiyor. Gerçek hayatta daha sakin, daha samimi ve daha pozitif biriyim.
"Daha 17"den sonra yine benzer bir projede yer alır mısınız?
Güzel hikâyesi olan her projeye açığım. Türünden çok senaryosu ve karakteri benim için önemli. Eğer beni heyecanlandıran bir hikâye olursa neden olmasın.

Tek kelimeyle kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Disiplin.
En çok ilham aldığınız kişi?
Tek bir isim söylemek zor. Yaşadığı hayatın ve yaptığı işin hakkını veren, emekle bir yere gelmiş herkes benim için ilham kaynağı.
Bir günlüğüne başka bir mesleği deneyimleme şansınız olsa hangisini seçerdiniz?
Profesyonel sporcu olmayı isterdim.
Size göre başarının anahtarı nedir?
İstikrar ve disiplin.
Gençlere vermek istediğiniz tek tavsiye ne olur?
Kendilerine inansınlar ve sabırlı olsunlar. Her şeyin bir zamanı var. Emek vermekten ve öğrenmekten hiç vazgeçmesinler.