Kulis Hikayeleri: Özge Özder ve Eva Luna Güleryüz ile "Vay! Dedi Baykuş"

Kulis Hikâyeleri, Anneler Günü'ne yaklaşırken odağına Özge Özder ve kızı Luna'nın birlikte sahnede olduğu “Vay! Dedi Baykuş” oyununu alıyor. Oyunun şiirli ve duyusal dünyası, anne-kız olarak paylaşılan bu özel deneyimle daha da anlam kazanıyor.

Fotoğraf: Onur Karakuş
6 Mayıs 2026 Çarşamba 09:00
14 dakika okunma süresi
ABONE OL
Kulis Hikayeleri: Özge Özder ve Eva Luna Güleryüz ile "Vay! Dedi Baykuş"

"Tiyatro bir kez yaşanır" hissi sizde neler uyandırıyor? Özge, tiyatro, televizyon ve sinema arasında gidip gelen bir oyuncu olarak sana en canlı gelen mecra hangisi?

Özge Özder: Tabİi ki tiyatro adı üstünde canlı, çünkü, en canlı, en heyecanlı bir oyuncunun kanının hızlı akmasını sağlayan tiyatrodur her zaman. Çünkü seyirciyle göz gözesiniz, yan yanasınız.

Bu kez sahnede sadece bir oyun değil. Anne-kız olarak paylaştığınız çok özel bir alan var. "Vay! Dedi Baykuş" sizin için nasıl bir karşılık taşıyor?

Luna: Güzel. Annemle aynı sahnede olduğum için mutlu hissediyorum. Annemle tiyatro yapmak beni duygulandırıyor.

Ö.Ö.: Beni de aynen böyle mutlu ve duygulu hissettiriyor. Çünkü ben normalde çocuk oyunu oynamıyorum. O yıllarım çok gerilerde kaldı, yani bundan 25 sene evvel falan oynamıştım en son çocuk oyunumu. Ama çok severim ve çok önemserim. Seyirci yetiştirmesi açısından çok önemli bir misyonu vardır. Ben kızım için kabul ettim çünkü benim kızım sahneye çıkmak istiyordu ve bu hatıralarımızda çok güzel bir yeri olacak bir anıydı o yüzden Kabul ettim yani Luna benimle sahneye çıksın diye.

Özge, geçen yıl anneliği daha çok koruyan, kapsayan ve dünyaya karşı daha açık hâle getiren bir deneyim olarak anlatmıştın. Şimdi Luna'yla aynı sahneyi paylaşınca, o annelik duygusu senin için nasıl bir yere taşındı?

Ö.Ö.: Daha eğlenceli bir yere taşındı çünkü artık kızımla arkadaş gibi her şeyi yapabiliyoruz değil mi? Luna benim çikolatam, en iyi arkadaşım, yol arkadaşım ve sahne arkadaşım. Beraber aynı sahnede bir şeyler yapıyor olmak inanılmaz bir deneyim ve hatıralarımızda inanılmaz bir yer edindi. Sahne üstündeyse şöyle bir şey oluyor, artık bir yol arkadaşlığı yaptığımız için onun sahne arkasından sahne önüne güvenle gelip gelemediği gibi yine koruyucu, kapsayıcı bir sürü şey geçiriyorum aklımda bir yandan oynarken ama artık daha bir yol arkadaşlığı daha bir arkadaşlık var hayatımızda daha sohbet, paylaştıklarımız, gitgide bunlar artıyor.

Luna annenle aynı oyunda olmak sana ne hissettiriyor?

E.L.G.: Duygulu ve sevinçten ağlamaklı. Gri buluta duygulanıyorum çünkü kimse onu sevmiyor.

Ö.Ö.: Ama sonunda o ağladığı için de yağmur yağabiliyor. Bizim oyunumuz çok şey anlatıyor. Birçok duygudan geçiyoruz. Luna duygusal kısmıyla çok ilgileniyor çünkü şarkılarımız da çok duygusal.

"Vay! Dedi Baykuş" temposu yüksek bir çocuk gösterisinden çok daha sakin, duyusal ve yumuşak bir dünya kuruyor. Sizce çocuklara en çok hangi tarafı içine çekiyor?

Ö.Ö.: Bence çok nahif olması, hikâyenin en çok çocukları içine çekiyor. Günümüzde artık bütün çocukların elinde maalesef ekran ve daha görsel şölen sunan tükettikleri çok fazla şey var. "Vay! Dedi Baykuş" tamamen materyaller, gölge oyunları, kuklalar gibi, aslında sizin de çocuğunuza evde masal anlatacağınız zaman bir ebeveyn olarak evinizdeki materyallerle neler yapabileceğinizi de gösteren bir oyun, içinde müzik de var. Dolayısıyla çok nahif bir dünya yani bizim çocukluğumuza uzanan aslında bir tane kumaştan bir sürü şekil yaptığın yaratıcılığa seni yönlendiren bir dünya. Çocukları da sıkılanlar da sıkan tarafı bu olabilir ama en çok da bir gönül bağı kurmalarına sebebiyet veren de bence bu. Birazcık insanlara, işte hem çocuklara hem annelere ekransız bir dünya nasıl kuruluyor onu anlatıyoruz. Çok fazla söz yok zaten oyunda hep bu tür anlatımlar var ve çok duygusal.

Luna, sahnede en sevdiğin şey ne, oyun oynamak mı, müzik mi, baykuşun hikayesi mi?

E.L.G.: Her şey ama en çok baykuş. Baykuşun hikayesi beni mutlu ediyor ve duygulandırıyor.

Evde anne kızı olmakla sahnede birlikte çalışmak arasında sizin için en büyük fark ne?

E.L.G.: Bu soruyu hiç sevmiyorum.

Ö.Ö.: Sana bu soru çok soruluyor olabilir. Evde birlikte tabii anne-kız olarak vakit geçiriyoruz ama biz artık sahnede bir oyun arkadaşıyız ve meslektaşız. Evde kurduğumuz oyunlarla burada küçük bebeklere, çocuklara kurduğumuz oyunlar arasında çok büyük fark var. Burada daha disiplinli bir şekilde oynuyoruz oyunumuzu.

Özge, bir oyuncu olarak kızının sahnede kendi alanını bulmasını izlemek sende nasıl bir duygu yaratıyor? Daha çok gurur mu, dikkat mi, yoksa ikisinin karışımı mı?

Ö.Ö.: Şöyle çok duygulanıyorum onu sahnede gördüğüm zaman çünkü bence Luna'ın sanata bir yönelimi var. Özellikle mesela çok güzel resimler yapıyor ve anlatımı çok kuvvetli. Konuşamadığı zamanlarda da beden diliyle bize her şeyi anlatabilen bir çocuktu. Onu sahnede görmek beni en çok duygulandırıyor hem de tabii ki yani gurur duyuyorsunuz, o bir özgüven çünkü aynı zamanda, insanların karşısına çıkıp bir şeyler söyleme özgüveninin olduğunu gösteren bir şey. Bu birçok şeye onun hayatında yol açacak. Yani aslında bu illa oyuncu olacak anlamına gelmiyor. O ne isterse onu olacak ama soralım sen ne olacaksın?

E.L.G.: Ya şarkıcı ya da tiyatrocu olacağım karar veremiyorum.

Ö.Ö.: Tamam henüz kararını vermemiş ama bence bir yola girdi. Yani bale temsillerimiz var, çok güzel resimlerimiz var. Bunların hepsiyle gurur duyuyorum.

Luna sahneye çıkmadan önce en çok ne hissediyorsun? Heyecan mı, merak mı, eğlence mi?

E.L.G.: Meraklı! Gri bulutla oynayacağım için meraklı. İzleye çocukların ne yapacaklarını merak ediyorum. Heyecanlanmıyorum.

Özge, Anneler Günü'ne yaklaşırken, kızınla aynı sahneyi paylaşmanın hafızanda nasıl bir yer açtığını düşünüyorsun?

Ö.Ö.: Zaten bu oyunu kabul etmekteki tek gayem ikimizin de hafızasında bunun kalmasıydı. Bence onun bilinçaltında, anılarında inanılmaz bir yer etti. Aynı zamanda kızımın haricinde buraya bizi izlemeye gelen küçücük bebeklerin, çocukların da hafızasında tiyatro sahnesinde gözüne ilk baktığı oyuncu olmak, onların bilinçaltındaki ilk oyun olabilmek... Bunların hepsi çok kıymetli, çok değerli şeyler ama en büyük amacım kızımla böyle bir anıya imza atmaktı, o da oldu çok şükür. Onun da anılarında çok güzel yer edecek. Benim de anılarımda çok güzel yer edecek. Bence bunu hiç unutmayacağız. Hep hatırlayacağız.

Algoritmaların dikte ettiği pürüzsüz imaj çağındayız. Sahnede o insani kusuru ve özellikle bir çocuk ile başka çocuklara bir hikâye anlatırken, kontrol edilemeyen canlılığı paylaşmak, sizin için kariyerinizden taviz vermek mi, yoksa sahip olduğunuz en büyük başkaldırı mı?

Ö.Ö.: Taviz de değil, bir başkaldırı da değil. Bence çağa karşı bir başkaldırı bu oyunun kendisi. Ben oynamasaydım da yine bir başkaldırı olurdu. Çünkü biz burada gerçekten göz alıcı hiçbir görsel sunmadan çocukları bir masalın içine dahil etmeye çalışıyoruz ve çok nahif bir dünyayla yapıyoruz bunu. Dolayısıyla bence oyunun kendisi zaten bu çağa bir başkaldırı. Dijital dünyada çok biricik ve nahif bir iş. Bunu oynamaktan da gerçekten çok büyük mutluluk duyuyorum.

Bugün herkes kendi ekranının başında yaşıyor. Sahneye çıktığınızda dijitalin içine doğan gençlerle eski dünyanın o ham gerçekliğine alışkın olanları aynı sarsıcı hakikatte buluşturabildiğinizi hissediyor musunuz? Sahnede sunduğunuz o çiğ duygu bu iki kuşak arasında bağ kuruyor mu?

Ö.Ö.: Kurması için uğraşıyoruz. Ekransız yaşam nasıl bir şey? Çocuklara bunun tadına varmayı öğretmeye çalışıyoruz diyeyim en azından.

"Vay! Dedi Baykuş"tan yıllar sonra attığınızda tek bir an kalsın isterseniz bu ne olurdu?

Kızımı sahnede ilk gördüğüm an olurdu ve ilk oyunundan sonra hepimizin çok duygulanması ve kızımın "Anne yapabildim mi?" demesi ve her oyunun sonunda "Güzel yaptım mı?" diye bana sorup böyle gözleri pırıl pırıl cevabı heyecanla beklemesi olurdu. Bu beni çok çok duygulandırıyor.

EN ÇOK OKUNANLAR

Old Money Manikür Trendi: Gösterişsiz Ama Kusursuz Tırnaklar
Old Money Manikür Trendi: Gösterişsiz Ama Kusursuz Tırnaklar

Old Money Manikür Trendi: Gösterişsiz Ama Kusursuz Tırnaklar

5 dakika okunma süresi
2026 Yazında İzlenecek Diziler: Yeni Sezonlar ve Merakla Beklenen Yapımlar
2026 Yazında İzlenecek Diziler: Yeni Sezonlar ve Merakla Beklenen Yapımlar

2026 Yazında İzlenecek Diziler: Yeni Sezonlar ve Merakla Beklenen Yapımlar

30 dakika okunma süresi
Birkaç Dakikalık Performansla Oscar Kazanan Oyuncular
Birkaç Dakikalık Performansla Oscar Kazanan Oyuncular

Birkaç Dakikalık Performansla Oscar Kazanan Oyuncular

1 dakika okunma süresi
İstanbul'da 118 Bin Kişilik Kanye West Gecesi
İstanbul'da 118 Bin Kişilik Kanye West Gecesi

İstanbul'da 118 Bin Kişilik Kanye West Gecesi

1 dakika okunma süresi
“The Bear”ın Büyük Finali Öncesinde Hatırlamanız Gerekenler
“The Bear”ın Büyük Finali Öncesinde Hatırlamanız Gerekenler

“The Bear”ın Büyük Finali Öncesinde Hatırlamanız Gerekenler

14 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Kulis Hikayeleri: Alina Boz ve Ayda Aksel ile "Palamut Zamanı"
Kulis Hikayeleri: Alina Boz ve Ayda Aksel ile "Palamut Zamanı"

Kulis Hikayeleri: Alina Boz ve Ayda Aksel ile "Palamut Zamanı"

Begüm Güney ile Sanatın Değişen Dünyası
Begüm Güney ile Sanatın Değişen Dünyası

Begüm Güney ile Sanatın Değişen Dünyası

Rabia Güreli ile Çadaş Sanatın Güncel Kodları
Rabia Güreli ile Çadaş Sanatın Güncel Kodları

Rabia Güreli ile Çadaş Sanatın Güncel Kodları

Anneliğin İzinde: Elif Göktaş
Anneliğin İzinde: Elif Göktaş

Anneliğin İzinde: Elif Göktaş

Sezgilerin Işığında Anlamlı Örüntüler: Melek Zeynep Bulut
Sezgilerin Işığında Anlamlı Örüntüler: Melek Zeynep Bulut

Sezgilerin Işığında Anlamlı Örüntüler: Melek Zeynep Bulut

Kararlı Duruş ve İstikrarla Gelen Başarı: Figen Baz
Kararlı Duruş ve İstikrarla Gelen Başarı: Figen Baz

Kararlı Duruş ve İstikrarla Gelen Başarı: Figen Baz

İpeğin Özgür Ruhu
İpeğin Özgür Ruhu

İpeğin Özgür Ruhu

Anneliğin İzinde: Ezgi Yıldız
Anneliğin İzinde: Ezgi Yıldız

Anneliğin İzinde: Ezgi Yıldız

İki Kuşak, Tek Kalp: Merve Özkaynak ve Melisa
İki Kuşak, Tek Kalp: Merve Özkaynak ve Melisa

İki Kuşak, Tek Kalp: Merve Özkaynak ve Melisa

Boğaz'ın Ritminde: Orhan Gorbon
Boğaz'ın Ritminde: Orhan Gorbon

Boğaz'ın Ritminde: Orhan Gorbon

Makyajda Yeni Dönem: Doğal Ten ve Kişisel İfade
Makyajda Yeni Dönem: Doğal Ten ve Kişisel İfade

Makyajda Yeni Dönem: Doğal Ten ve Kişisel İfade

Anneliğin İzinde: Sibel Benli
Anneliğin İzinde: Sibel Benli

Anneliğin İzinde: Sibel Benli