Bazı insanlar vardır; konuşurken bile sakin, gerçek ve samimi bir enerji bırakır. Özge tam da öyle biri. Bir yanda farklı dillerin aynı sette buluştuğu yeni filmi "Soy", diğer yanda Cannes'a yeniden gitmenin heyecanı... Ama onun dünyasında tüm bu koşturmacanın arasında dost sohbetleri ve spontane kaçamaklar için hep yer var.
Kapak çekimimiz için Büyükada'da buluştuğumuz başarılı oyuncu ile oyunculuğun dönüştüren tarafını, aşkı ve yazın ruhunu konuştuk.

Son dönemde hayatının nasıl bir evresindesin, yakın zamanda yeni projeler var mı?
Çok yoğun, çok kreatif ve çok heyecanlı bir dönemimdeyim. Maxime Alexander'ın yönettiği Türkiye-Suudi Arabistan ortak yapımı yeni filmimiz Soy'un çekimleri devam ediyor. Çok kıymetli bir kadroyla, kaliteli bir ekiple, heyecan duyduğumuz bir hikayeye emek veriyoruz. Set takvimimiz yoğun olduğu için şu an tüm konsantrasyonum hikayemizde. Bir de Cannes Film Festivali'ne yeniden gidecek olmanın heyecanı da var. Sinemacılar olarak yılın en sevdiğimiz zamanı geldi.
Bir karakteri kabul ederken seni ilk yakalayan şey ne oluyor; hikâye mi, karakterin dönüşümü mü, yoksa sende uyandırdığı duygu mu?
Hepsi birbirini tamamlayan unsurlar ama ilk heyecan kesinlikle senaryonun genel hikayesi. Sinemada karakter dönüşümünü gerçek kılabilmek yapısı gereği çok daha mümkün. Televizyon hikayelerinde sezon uzunluğuna bağlı olarak dönüşüme giden yol değişiklik gösterebiliyor. O yüzden önce hikayenin özünün gerçekliği, uyandırdığı merak benim için öne çıkıyor diyebilirim.

Ekranda görünür olmak ile kendine özel bir alan yaratmak arasında nasıl bir denge kuruyorsun?
Nefes alabildiğim zamanlara ihtiyaç duyuyorum kesinlikle. Dostlarımla, ailemle kendimize ait rutinlerimizi oluşturduk yıllar içinde. Sosyal medya kullanımımda belirli aralıklarla mesafeyi artırmak da bu süreci kolaylaştırıyor.
Bir role hazırlanırken seni karaktere yaklaştıran küçük ritüellerin var mı?Karakterin derinliğine, hikâyenin türüne bağlı olarak ön hazırlığımın içeriği değişiyor. Ama en vazgeçilmezim temel hazırlıklarımı yaptıktan sonra karakterimi bana arkadaş kılan müzik listeleri oluşturmak.

Kariyerinin ilk yıllarındaki Özge ile bugünkü Özge arasında en belirgin fark ne?
İlk yıllarımdan bugüne baktığımda hâlâ her set günü ayrı bir heyecan, ayrı bir sevinç duyuyorum. Bir yandan tabii ki sahnelerime dair iyi hazırlanma kaygım da var. Ama geçen yıllar bana, icra ettiğim performansıma daha çok güven duymamı sağladı. Hâlâ heyecanım ve kaygılarım var. Ama artık bu duyguların, ilk yıllarımın aksine; sahne performansımın önüne geçmesine engel oluyor, çözümler üretiyorum. Kendime inanmak, yönetmenimden, oyuncu arkadaşlarımdan destek istemek. İhtiyaçlarımı ifade etmekte daha vokal oldum zamanla.

Hayatında seni en çok neler besler?
Yaşamı, yaşayarak deneyimlemekten çok keyif alıyorum. Farklı sanat dallarında üreten dostlarımın görme biçimlerinden ilham alıyorum. Seyahat edip gittiğim kültürü yerinde, olduğu gibi yaşamak da bana iyi geliyor. Benden yaşça büyük, hayat tecrübesine saygı duyduğum büyüklerimle ettiğim sohbetler de benim için çok kıymetli. Dinlemeyi diledikten sonra, hayatta her şey size yolu göstermek için anlatmaya başlıyor gibi hissediyorum.

Bir karakteri oynadıktan sonra ondan sende kalan bir duygu ya da alışkanlık olur mu?
Karakterin ön hazırlık sürecinde yaptığım araştırmalar insana, yaşama, bakışıma da katkı sağlıyor. Karakteri, belirli noktaya getiren nedenlere yanıtlar aradıkça, benim de Özge olarak çevreme empatim artıyor.
Hayatta vazgeçmediğin küçük lükslerin neler?
Kız arkadaşlarımla birlikte hamama gitmekten çok büyük keyif alıyoruz. Kültürümüzdeki bu güzel geleneği yaşamak, tüm günü birbirimize ayırmak dostluğumuza da neşe katıyor.

Mutlu bir beraberliğin var. İlişkideki Özge'yi bize biraz anlatır mısın?
Çok şükran doluyum. Oğuz ile karşılıklı saygının, sevginin, hürmetin olduğu bir ilişkimiz var. İkinci yılımızı Nisan ayında kutladık. İçimdeki çocuksu neşeyi ortaya çıkaran bir mutluluk yaşıyorum. Aşka en çok yakışan şey dostluk. Bizim neşeli arkadaşlığımız da benim ruhuma gerçekten çok iyi geliyor.
Seni en çok ne mutlu eder?
Telefonla aradığımda sevdiklerime sağ salim ulaşabilmek, seslerini duyabilmek. Hepsinin sağlıklı ve iyi olduklarını bilmek beni çok mutlu ediyor. Koşturmaca içinde unutsak da gerçekten hayatta bundan daha önemli bir şey yok.

En son kime ne sürpriz yaptın?
Canım anneanneme! Onun uzun zamandır istediği bir şeyi hediye etme şansı bana kısmet oldu.
Oyuncu olmasaydın ne olurdun?
Kültür-sanat alanında yazan; programlar yapan bir gazeteci olurdum diye düşünüyorum. Üniversitedeki ikinci tercihim de öğretmenlikti. Çocuklarla üretmekten çok keyif alıyorum.

Çekimde Büyükada'da olmak sana nasıl hissettirdi?
Mevsimin olabilecek en keyifli, çekime en elverişli havasıydı. Bulunduğumuz evin bahçesi, çiçeklerin çeşitliliği, denizin güzelliği her yanı bize cennet hissi yaşattı. Çok keyifli bir gün geçirdik kesinlikle.
Yaz için tatil planları yaptın mı, rotalar nereler?
İş programlarımız çok hızlı değişiklik gösterdiği için, aylar önce plan yapan biri olmayı zamanla bırakmak durumunda kaldım. O yüzden şu an için spesifik bir plan yok, spontane yolculuklar bu yaz bizi nereye çıkartacak ben de çok merak ediyorum.

Yurt dışında da çok seviliyorsun, nasıl hissediyorsun?
En son New York seyahatimde, dizilerimizi izleyen birçok seyircimizle tanıştım. Dünyanın farklı ülkelerinden sevenlerimiz olması harika bir his. Hikayelerimizin global gücü her geçen yıl artıyor. Bu durum beni mesleğimde kendimi geliştirmem için kesinlikle motive ediyor diyebilirim.
En son neye "iyi ki" dedin?
Filmimizin hikayesine çok heyecan duyuyorum. Onu gerçek kılmak için tüm ekip canla başla çalışıyoruz. Sette Türkçe, İngilizce, Fransızca, İtalyanca dilleri konuşuluyor. Bir hikayeyi gerçek kılmak için hepimizin bir biçimde ortak dil bulmaya gönlü ve heyecanı olması; sinemanın bu birleştirici gücü bana yeniden, "İyi ki bu mesleği seçtim" dedirtti.

Sosyal medyada takipçilerin en çok ne soruyor?
Kitap okumayı çok seviyorum. Romanlardan ziyade daha çok felsefe, psikoloji, sanat tarihi gibi türlerden keyif alıyorum. Okuduğum eserleri sık paylaştığım için genellikle kitap önerilerime yönelik soru alıyorum.

Stilini oluşturan olmazsa olmazların neler?
Dolabıma zamansız parçalar eklemeyi seviyorum. Kullandığım parçaların bana rahat, özgüvenli ve iyi hissettirmesi benim için önemli. Set ve günlük yaşamım arasında zamansız bir stil kurmaya çalışırken en vazgeçemediğim aksesuarım saatlerim oluyor. Bir jean ve beyaz bir gömlek kadar sade bir kombini taktığım saatlerle şık, özgüvenli bir şehir kadınına dönüştürebilmek olmazsa olmazım.
Röportaj: Ceylan Yeniacun
Fotoğraf: Lara Sayılgan
Styling: Batuhan Çetin
Saç: Burhan Çılgın
Makyaj: Aslı Bilge
Prodüksiyon: Zeynep Gülalp
Video: Ardan Can Güngör, Onur Karakuş
Fotoğraf asistanları: Salih Yılmaz, Emirhan Topçu
Retouch: Cem Yurtsever