Ekranda bir hikâye anlatıcısı olarak kendi yolculuğuna baktığında, oyunculuk serüveninin ilk sahnesi nerede başlıyor?
Oyunculuk serüvenimin ilk sahnesi aslında kendime inanmayı seçtiğim yerde başlıyor. Her şeyin çok net olduğu bir dönem değildi ama içimde beni bu yola çeken güçlü bir his vardı; ben de o hissin peşinden gittim.
İzleyicinin sende yakaladığı ve seni farklı kılan şeyin ne olduğunu düşünüyorsun?
Samimiyet olabilir belki. Kameranın karşısına geçtiğimde olabildiğince kendimden çıkıp karaktere bürünmeye çalışıyorum; insanların da bunu hissettiğini düşünüyorum. Kusurlarıyla, güçlü yanlarıyla gerçek karakterleri ve gerçeği yansıtmayı seviyorum.
Kamera karşısında öğrendiğin ve seni dönüştüren, belki de hiç beklemediğin bir hayat dersi var mı?
Sınır koymak ve koyduğun sınırı doğru şekilde koruyabilmek diyebilirim.
Bu yazı dolu dolu yaşamak için kendine nasıl bir alan açıyorsun?
Kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. Yeni şeyler deneyimlemeye, keşfetmeye, sevdiklerimle vakit geçirmeye özen gösteriyorum.
Canlandırdığın karakterlerden biriyle yaz tatiline çıkma şansın olsaydı kim olurdu ve birlikte nasıl bir rota çizerdiniz?
Sezin karakteriyle; çünkü onunla çıkacağım tatilin sakin geçme ihtimali yok. Bazen o sinirli tarafıyla başımı ağrıtabilir ama bir o kadar da komik ve eğlenceli olurdu.

Yaz programında neler var? Yeni destinasyonlar, sanat rotaları ya da aile tatilleri arasında şu an sana hangisi cazip geliyor?
Şu an için çalışmak diyebilirim. Bulunduğum konum da yazlık bir yer olduğu için hepsini bir arada yapabiliyorum. Hem tatil hem çalışmak bana iyi geliyor.
Yazın yapmayı en sevdiğin şey ne?
Bisiklet sürüp dondurma yemek.
Çocukluğuna dönsek; sinematografik olarak zihninde kalan en güçlü yaz anın hangisi?
Aklıma ilk olarak çocuk havuzunda neredeyse boğulduğum an geldi. Çok komik ama neyse ki kurtuldum.
Yaz mevsimi sende daha çok hangi duyguları tetikliyor?
Sıcağı seven biri değilim ama ceket giymek zorunda kalmadığım için huzurlu ve keyifli hissediyorum.
Gözünü kapatıp bir yaz hikâyesi yazsan, hikâye nerede başlar? İlk sahnede seni nerede, nasıl görürdük?
Gözümü kapatıp bir yaz hikâyesi yazsam, ilk sahne kalabalık ve enerjisi hiç düşmeyen bir plajda başlardı. Beni de arkadaşlarımla birlikte sahilde voleybol oynarken görürdünüz. Güneş tam tepede, fonda yaz şarkıları çalıyor, etrafta gençlerin kahkahaları birbirine karışıyor olurdu. O anın içinde sadece eğlenmeye, anı yaşamaya ve o gençlik enerjisini hissetmeye odaklanırdım.
Bu yazın sonunda hayatının jeneriği aksa, o ekranda hangi cümleyi görmek isterdin?
Programı yoktu, hikayesi vardı.
Röportaj: Filiz ŞEREF KULU
Fotoğraf: Emre KARATAŞOĞLU
Styling: Zilan BÜLBÜL
Saç: Erdem GÜL
Makyaj: Selen KAYA / MAC ürünleriyle
Prodüksiyon: Ceylan YENİACUN, Zeynep GÜLALP
Video: Onur KARAKUŞ, Ardan Can GÜNGÖR
Styling asistanı: İlayda YİĞİT
Mekân için The Grand Tarabya Hotel'e teşekkür ederiz.