Dior, son dönemde sinema ve moda arasındaki bağı daha görünür kılan adımlarına bir yenisini ekledi. Moda evi, Amerikalı oyuncular Mike Faist, Sam Nivola ve Will Price'ı marka elçileri olarak duyurdu. Üçlü, bu yılın başlarında elçi olarak açıklanan Florence Hunt, Taylor Russell, Josh O'Connor ve Drew Starkey'nin de yer aldığı genişleyen Dior ailesine katılıyor.
Bu atama, özellikle Kreatif Direktör Jonathan Anderson'ın liderliğinde evrilen Dior erkek koleksiyonlarının kültürel referans alanını daha da netleştiriyor. Anderson'ın daha önce Loewe kampanyalarında birlikte çalıştığı Mike Faist ve Josh O'Connor hattı düşünüldüğünde, bu iş birliğinin tesadüf olmadığı da görülüyor.

Mike Faist, kariyerine tiyatro sahnesinde başladıktan sonra geniş kitlelere ulaşan bir isim. Broadway'de sahnelenen Dear Evan Hansen ile dikkat çekti; Steven Spielberg imzalı West Side Story'deki Riff rolüyle uluslararası ölçekte görünürlük kazandı. 2024'te Luca Guadagnino'nun yönettiği Challengers ile yeniden gündeme geldi. Bir Grammy ve Gündüz Emmy ödülü bulunan oyuncu, sahne disiplinini sinemaya taşıyan performanslarıyla öne çıkıyor. Jonathan Anderson'ın onun için yaptığı "Her jestin altında sessiz bir titizlik var" yorumu da bu yaklaşımı destekler nitelikte.
Sam Nivola ise özellikle The White Lotus'un üçüncü sezonuyla küresel izleyiciye ulaşarak adını geniş kitlelere duyurdu. Noah Baumbach imzalı White Noise, Anne Hathaway'le birlikte rol aldığı Eileen ve mini dizi The Perfect Couple gibi projelerle, genç yaşına rağmen güçlü yönetmenlerle çalışmış bir profil çiziyor. Seçtiği yapımlar, ana akım ile auteur sineması arasında dengeli bir yerde duruyor.

Will Price da son yıllarda hızla yükselen isimlerden. Disney+'ta yayımlanan Goosebumps dizisindeki rolüyle genç izleyiciyle buluştu. James Mangold yönetmenliğindeki biyografik dram A Complete Unknown (2024) filminde yer aldı; ayrıca yapım aşamasındaki After the Hunt ve Eleanor the Great projeleriyle kariyerini çeşitlendirmeyi sürdürüyor. Price'ın film ve dijital platform projeleri arasında kurduğu denge, çağdaş oyunculuk kariyerinin tipik bir örneği.
Dior cephesinden yapılan açıklamada, üç oyuncunun da "düşünceli ve özenle inşa edilmiş performanslarıyla farklı bir bakış açısı getirdiği" vurgulanıyor. Ortak noktaları ise yalnızca genç ve yükselen isimler olmaları değil; klasik kodları modern bir duyarlılıkla yeniden yorumlayan bir estetik anlayışa yakın durmaları. Anderson yönetimindeki Dior'un son dönem dili de tam olarak bu eksende şekilleniyor: mirası korurken, bugünün kültürel anlatılarıyla temas eden bir zarafet.
Moda evlerinin sinema dünyasına yönelimi yeni değil; ancak seçilen isimler artık yalnızca kırmızı halı görünürlüğüyle değil, kariyer tercihleri ve anlatı biçimleriyle de değerlendiriliyor. Faist, Nivola ve Price'ın Dior çatısı altında buluşması, markanın stil üzerinden kurduğu hikâye anlatımını genç kuşağın oyunculuk diliyle paralel bir hatta taşımayı hedeflediğini gösteriyor.