Podyumda güçlü omuzlar, koyu renkler ve keskin formlar gördüğümüzde akla çoğu zaman ilk olarak iddialı bir duruş geliyor. Ama iyi bir koleksiyon, sadece dışarıdan görünen o güçlü kabuktan ibaret kalmıyor; arkasında başka bir ruh hâli, başka bir karakter, bazen de daha kırılgan bir hikâye taşıyor. Murat Aytulum'un 9. Antalya Fashion Week kapsamında sunduğu OTHERS AW26/27 koleksiyonu da tam olarak bu noktadan yola çıkıyor.

Antalya Hotel SU'da gerçekleşen defilede Aytulum, uzun zamandır tasarım dilinin önemli parçalarından biri haline gelen güçlü silüetleri bu kez kimlik, güç ve kırılganlık ekseninde yorumladı. Koleksiyonun merkezinde, insanın hem görünmek hem de saklanmak istemesi, güçlü durmaya çalışırken içten içe çözülmeye açık olması gibi oldukça tanıdık bir duygu var. OTHERS, adından da anlaşılacağı gibi "öteki" olma hâline bakıyor; ama bunu didaktik bir yerden değil, kıyafetlerin tavrı ve atmosferi üzerinden anlatıyor.

Koleksiyonda maskülen kodlar belirgin bir şekilde hissediliyor. Keskin omuzlar, yapılandırılmış formlar, korse detayları ve güçlü dış giyim parçaları bedene adeta bir zırh etkisi veriyor. Bu sert görünümün karşısına ise daha akışkan dokular ve yumuşayan geçişler çıkıyor. Böylece koleksiyon tek bir duyguya sıkışmıyor; sertlik ile hassasiyet, mesafe ile yakınlık, güç ile kırılganlık aynı hikâyenin içinde yan yana duruyor.

Murat Aytulum'un imzası haline gelen deri kullanımı da OTHERS'ın en dikkat çeken taraflarından. Deri, bu koleksiyonda sadece güçlü bir malzeme olarak değil, karakteri belirleyen bir unsur gibi çalışıyor. Siyahın baskın olduğu renk paletine soğuk griler, asfalt tonları ve keskin beyazlar eşlik ediyor. Heykelsi kesimler, katmanlı yapılar ve kontrollü çizgiler koleksiyonun karanlık ama rafine atmosferini güçlendiriyor.

OTHERS AW26/27, podyumda büyük bir gösteriden çok, net bir ruh hâli kuran bir koleksiyon izlenimi veriyor. Güçlü görünmenin ardındaki savunma hâlini, kırılganlığın aslında ne kadar görünür olabileceğini ve insanın kendini başkalarının arasında yeniden kurma çabasını düşündürüyor. Murat Aytulum, bu koleksiyonla sadece yeni sezon için bir gardırop önermiyor; aynı zamanda kimlik, aidiyet ve içsel çatışma üzerine daha karanlık, daha kişisel bir moda hikâyesi anlatıyor.