"Bir sanat fuarının en değerli tarafı, tam da bu karşılaşma hali"
Yazı, renk ve neon çalışmalarınızda nasıl bir anlatı oluşturuyor?
Kelimeler, cümleler, harfler; bazen okunmak için değil, görülmek için varlar. Renk ve ışık da bu görsel dilin içinde çok önemli bir araç. Neon ise bütün bunların üzerine başka bir katman ekliyor. Hem ışık olarak fiziksel bir varlık gösteriyor hem de yazıyı, kelimeyi ve rengi, seçtiğim ve sevdiğim nesne ya da malzemelerle eşleştirerek mekânın içine taşıyor. Aslında neon eserlerimde sürekli anlam ile absürt, hissetmek ile anlamak arasında gidip geliyorum. Bu iki alanın arasındaki gerilim, işlerin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Sanat pratiğinizde malzeme nasıl bir rol oynuyor?
Eserlerimi yaratırken geliştirdiğim fikirler, malzeme seçimimi belirliyor. Cam heykeller, neon yazılar, post-it resimler ya da bir ağacın gövdesi; her malzemenin kendi karakteri ve hafızası var. Malzeme, eserlerimde bazen bir araç, bazen de doğrudan anlamın kendisi. Ben eserin bütününün ne söylediğini dinlemeyi seviyorum.
20 yıldır yapılan CI gibi bir fuarın Türkiye'deki önemi üzerine ne söylemek istersiniz?
Contemporary Istanbul'un yirmi yıldır devam ediyor olması, Türkiye'de çağdaş sanatın gelişimi açısından çok önemli. Bir fuar sadece galerilerin ve sanatçıların işlerini gösterdiği bir yer değil; aynı zamanda sanatın farklı insanlarla karşılaşmasını sağlayan, koleksiyonerleri, galerileri, sanatçıları, sanatseverleri ve uluslararası sanat dünyasını bir araya getiren bir alan. CI, Türk sanatının uluslararası düzeyde tanınmasına, görünürlüğünün artmasına ve farklı coğrafyalardan sanat profesyonelleri tarafından takip edilmesine de önemli bir katkı sağlıyor. Artık sadece İstanbul'daki sanat çevresinin değil, dünyanın farklı yerlerinden insanların takip ettiği bir buluşma noktası.
Türkiye'de sanat ortamının son yirmi yılda geçirdiği değişimi CI üzerinden okumak mümkün. Artık sadece İstanbul'daki sanat çevresinin değil, dünyanın farklı yerlerinden insanların takip ettiği bir buluşma noktası. Benim için önemli olan da sanatın böyle bir ortamda farklı işler, farklı kuşaklar ve farklı bakış açılarıyla yan yana gelebilmesi. Bir sanat fuarının en değerli tarafı, tam da bu karşılaşma hali.
Anna Laudel