

Sanatı galeri duvarlarının dışına taşıyan projeler son yıllarda giderek daha fazla ilgi görüyor. 42 Maslak ArtPlatform'da gerçekleşen Rastlaşmalar Vol. 2, tam da bu fikrin peşinden giderek sanat yapıtlarını koridorlar, ortak alanlar ve gündelik yaşamın içindeki geçiş noktalarıyla buluşturuyor. Küratörlüğünü Esmer Erdem'in üstlendiği sergi, "The Art of Frugal Hedonism" başlığı altında farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirirken; haz, ölçülülük, tüketim, dönüşüm ve malzemenin hafızası gibi kavramları odağına alıyor. Resimden heykele, seramikten tekstile uzanan seçkide atık cam, geri dönüştürülmüş metal, taş, boya ve zanaat temelli üretimler aracılığıyla beden, doğa, kent ve bellek üzerine farklı okumalar sunuluyor. Serginin dikkat çeken taraflarından biri de sanatla karşılaşmayı planlı bir ziyaretin ötesine taşıması; günlük hayatın akışı içinde beklenmedik anlarda karşınıza çıkan işler, izleyiciyi eserlerle daha spontan bir ilişki kurmaya davet ediyor.
Tarih: 11 Haziran - 11 Ağustos 2026
Adres: Maslak, Ahi Evran Cd. No:6, 34485 Sarıyer/İstanbul

Rüzgar Polat, Other Masks, Tuval üzerine Yağlıboya, 50x50 cm
Rüzgar Polat'ın The Shape Between başlıklı kişisel sergisi, beden formunu soyutlayarak varlık ile yokluk, görünmek ile kaybolmak arasındaki o belirsiz alana odaklanıyor. Muse Contemporary'de izleyiciyle buluşan sergide sanatçı, bedeni yalnızca fiziksel bir form olarak değil; boşluk, gölge, düşünce ve tamamlanmamış duyguların taşıyıcısı olarak ele alıyor. Keskin çizgiler, kırılma ve dönüşüm anlarını görünür kılarken, figürler doluluk ile eksiklik arasında sürekli yer değiştiren bir varoluş hâlinin izlerini taşıyor. Kimliğin netleşmesini reddeden maskeler ve içi boş bedenleri çağrıştıran formlar, serginin en dikkat çekici öğeleri arasında yer alıyor; bu figürler kimi zaman burada, kimi zaman başka bir yerdeymiş gibi duran sessiz karakterlere dönüşüyor. Polat'ın resimleri, izleyiciyi kesin cevaplardan çok arada kalmışlık hissinin içine çekiyor ve varoluşun tamamlanmamış hâllerini düşünmeye alan açıyor.
Tarih: 1 Temmuz - 15 Ağustos 2026
Adres: Levent, Aydın Sokağı No:12 K:1, 34330 Beşiktaş/İstanbul

BuyukValideHan.01
Büyük Valide Han, İstanbul, 2026.
Fotoğraf: Metehan Özcan
Kamusallık, görünürlük ve aidiyet üzerine bir yıla yayılan düşünsel bir araştırma olarak şekillenen VarYok Programı, son bölümü Anıtsı ile YUNT'ta tamamlanıyor. Merve Elveren ve Meriç Öner küratörlüğünde gerçekleşen bu son durak, Firuzan Melike Sümertaş ve Deniz Tortum'un üretimleri üzerinden anıt fikrini sabit ve görkemli bir formdan çıkarıp tarih, mekân, hafıza ve temsil ilişkileriyle birlikte yeniden düşünmeye açıyor. Sümertaş'ın Osmanlı döneminde kadın baniler tarafından inşa ettirilen yapılara odaklanan araştırması, kadınların kamusal hayat üzerindeki etkisini mimari izler üzerinden görünür kılarken, Kösem Sultan'ın yaptırdığı Büyük Valide Han da geçmişten bugüne uzanan çok katmanlı bir şehir hafızasının parçası olarak öne çıkıyor. Deniz Tortum'un Dünya adlı deneysel filmi ise şiirle sinema arasında kurduğu ilişkiyle var olma, dâhil olma ve aidiyet duygusunun belirsiz alanlarında dolaşıyor. Programın yıl boyunca değişen, eksilen ve çoğalan yapısı, bu son bölümde kamusallığın dönüşümünü daha geniş bir çerçevede düşünmeye çağıran açık uçlu bir zemine dönüşüyor.
Tarih: 6 Mayıs - 16 Ağustos 2026
Adres: Hasanpaşa, Fatih Blv. No: 33, 34920 Sultanbeyli/İstanbul
Sude Çulha
İnsanın kendi ışığını bulma fikrine daha içsel bir yerden yaklaşan Be The Sun, ışık ve karanlık arasındaki karşıtlığı yalnızca görsel bir etki olarak değil, kişisel bir yüzleşme alanı olarak ele alıyor. Chi Art Gallery'de izleyiciyle buluşacak karma sergide Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka'nın eserleri yer alıyor. Resimden heykele uzanan farklı üretimlerde umut, kırılganlık, yas, sessizlik ve dönüşüm gibi duygular birbirine temas ederken, karanlık bir eksiklikten çok yeniden kurulmanın ve kendine yaklaşmanın alanı olarak düşünülüyor. Sergi, izleyiciyi güçle kırılganlığın, görünür olanla saklı kalanın arasındaki ince çizgide dolaşmaya davet ediyor.
Tarih: 21 Temmuz - 25 Ağustos 2026
Adres: Fenerbahçe, Operatör Cemil Topuzlu Cd. No:39, 34726 Kadıköy/İstanbul

Not quite my tempo Car paint on Aluminium 110 x 160 cm 2026
Yoğunlaşma fikrini hem zihinsel bir direnç biçimi hem de malzemenin fiziksel dönüşüm süreci olarak ele alan Tom Fellows, Concentrate başlıklı kişisel sergisinde yüzey, zaman ve madde arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Ruzy Gallery'de izleyiciyle buluşacak sergi, İstanbul'da yaşayan sanatçının Türkiye'deki üretim pratiğini merkeze alırken; katmanlama, aşındırma, sıkıştırma ve ısı uygulama gibi tekrar eden müdahalelerle şekillenen işlerini bir araya getiriyor. Fellows'un resim ve heykel arasında konumlanan üretimlerinde yüzey, tamamlanmış ve sabit bir sonuçtan çok, zamanın, emeğin ve malzeme hafızasının biriktiği yaşayan bir kayıt alanına dönüşüyor. İlk bakışta durağan görünen formlar, aslında görünür ya da görünmez katmanlarda geçmiş müdahalelerin izlerini taşıyan yavaş bir dönüşüm hâlini içinde barındırıyor. Sergide yer alan mekâna özgü yerleştirme ise galerinin iki alanını birbirine bağlayarak izleme deneyimini yalnızca mekânsal değil, zamansal bir süreklilik olarak da düşünmeye açıyor; böylece Concentrate, izleyiciyi yüzeyin altında işleyen basınç, birikim ve dönüşüm süreçlerini takip etmeye davet ediyor.
Tarih: 7 Mayıs - 25 Ağustos 2026
Adres: Etiler, Tepecik Yolu D:20, 34337, 34337 Beşiktaş/İstanbul

Bir şehrin hafızası, bazen görünen yapılardan çok onların ardında kalan boşluklarda saklanıyor. Hera Büyüktaşcıyan'ın Hayalet Kuartet başlıklı sergisi, sanatçının yeni üretimlerini erken dönem işleriyle bir araya getirerek görünmezlik, bellek, mimari, şehir ve doğa kavramlarına odaklanıyor. Kurtuluş ve Tarlabaşı'nın kişisel ve toplumsal tarihinden beslenen, 30 Ağustos'a kadar izlenebilecek sergi; geçmişteki kırılmaları fragmanlar, yankılar ve düşsel manzaralar üzerinden yeniden ele alıyor. Farklı zaman ve mekânları birbirine bağlayan seçki, kent hafızasına katmanlı bir bakış sunuyor.
Tarih: 30 Ağustos 2026'ya kadar
Adres: Yenişehir, Irmak Cd. No:13, 34435 Beyoğlu/İstanbul






Galerist ve Galeri Nev'in Büyükada'daki Splendid Palace'da bir araya getirdiği Yaz Göğünün O Güzel Adası, Türkiye fotoğraf tarihinde iki farklı bakış biçimini temsil eden Yıldız Moran ve Şahin Kaygun'u aynı mekânda buluşturuyor. Adını Lord Byron'ın Fair Island of a Summer's Sky dizesinden alan sergi, adanın yazla birlikte kazandığı hafiflik ve zamansızlık hissini fotoğrafın farklı olasılıkları üzerinden okumaya açıyor. Yıldız Moran'ın 1950'lerin başında Büyükada'da çektiği ve ilk kez Splendid Palace'da sergilenen fotoğrafları, gündelik hayatı, insanları ve manzarayı sakin ama şiirsel bir gözle kaydederken; Şahin Kaygun'un işleri fotoğrafı müdahaleye açık bir yüzey olarak ele alıyor, görüntüyü kazıyarak, boyayarak ve kimyasal işlemlerle yeniden kuruyor. Böylece sergi, fotoğrafın hem tanıklık eden hem de gerçekliği dönüştüren iki ayrı yönünü aynı ada atmosferinde yan yana getiriyor.
Tarih: 18 Haziran - 18 Eylül 2026
Adres: Splendid Palace, Nizam, Yirmiüç Nisan Cd. No: 39, 34970 Adalar/İstanbul

Ara Güler Müzesi'nin yeni sergisi CANNES!, fotoğrafçının Cannes Film Festivali'nde farklı yıllarda çektiği ve arşivden ilk kez gün ışığına çıkan kareler üzerinden sinemanın en parlak dönemlerinden birine bakıyor. 1950'lerin sonu ile 1960'ların Cannes'ına odaklanan sergi, yalnızca kırmızı halının ışıltısını değil, festivalin gündelik akışını, sahil boyunca uzanan kalabalıkları, otelleri, basın mensuplarını, hayranları ve yıldız olmanın etrafında şekillenen o kendine özgü atmosferi de görünür kılıyor. Brigitte Bardot, Sophia Loren, Grace Kelly, Federico Fellini, Orson Welles, Jean Cocteau, Michelangelo Antonioni, Kim Novak ve François Truffaut gibi sinema tarihinin ikonik isimlerini Ara Güler'in bakışıyla bir araya getiren seçki, şöhreti yalnızca poz verilmiş anlarda değil, daha doğal ve akışkan karşılaşmalar içinde yakalıyor. Üç ana bölüm etrafında kurgulanan sergi; Cannes'ı bir sahne, bir festival alanı ve bir kutlama mekânı olarak ele alırken, fotoğraflara dönem gazeteleri, kontakt baskılar, basın kartları ve çeşitli efemeralar da eşlik ediyor. Böylece CANNES!, bir yandan Cannes Film Festivali'nin altın çağına uzanan görsel bir hafıza oluştururken, bir yandan da Ara Güler'in foto muhabirliği pratiğini daha yakından izleme fırsatı sunuyor.
Tarih: 22 Nisan - 11 Ekim 2026
Adres: Yapı Kredi Bomontiada, Ara Güler Müzesi Tarihi Bomontiada Bira Fabrikası, Birahane Sk. No:1, 34381 Şişli

Hüseyin Arıcı'nın Nihayet başlıklı kişisel sergisi, kayıp, dönüşüm ve fanilik gibi kavramları doğanın küçük ama güçlü imgeleri üzerinden düşünmeye açıyor. MeshRu'da izleyiciyle buluşan sergide sanatçı; polimer kil, akrilik, tuval üzerine yağlı boya ve buluntu objeleri bir araya getirerek malzeme açısından katmanlı, anlatı açısından da tekinsiz bir dünya kuruyor. Soyut kompozisyonların içinde beliren fareler, salyangozlar, kertenkeleler, kurbağalar ve özellikle tekrar eden karınca figürleri, insanın sahip olduklarıyla kurduğu bağı, kaybetme korkusunu ve bırakma fikrini görünür kılan metaforlara dönüşüyor. Arıcı'nın bu kurgusal evreninde doğanın döngüleri ile insanın hafıza ve aidiyet arayışı iç içe geçerken, yok oluşun her zaman yeni bir başlangıcın eşiğinde durduğu hissi öne çıkıyor.
Tarih: 1 Haziran - 14 Ekim 2026
Adres: MeshRu, Asmalı Mescit, Meşrutiyet Cd. No:99, Beyoğlu, İstanbul

Barbare Studio'nun ikinci sergisi Temas Bölgesi, sanatçıları bu kez bağların yüzeyinde dolaşmaktan çok, toprağın, organizmaların, üzümün ve görünmeyen ilişkiler ağının derinlerine bakmaya davet ediyor. T. Melis Golar küratörlüğünde Barbare Bağları'nda gerçekleşen sergi, gezegeni yaşayan bir beden olarak düşünen Gaia Hipotezi'nden hareketle canlı ve cansız arasındaki sınırları daha geçirgen bir yerden ele alıyor. A. Serkan Aka, Action Pyramid, Ayça Ay, Egle Oddo, Elmas Deniz, Ezgi Kılınçaslan, Fırat Engin, İrem Apak, Kıymet Daştan, Orkan Telhan, Pınar Marul, Rozelin Akgün, Sinem Dişli, Tabita Rezaire ve Yasemin Özcan'ın üretimleri; toprağın altındaki hayata, atmosferin taşıdığı izlere ve çoğu zaman fark etmediğimiz varlıkların hikâyelerine kulak veriyor. Sergi, bağları yalnızca bir manzara ya da üretim alanı olarak değil, karşılaşmaların, gerilimlerin ve simbiyotik ilişkilerin sürekli dönüştürdüğü canlı bir temas alanı olarak düşünmeye açıyor.
Tarih: 14 Haziran 2026'dan itibaren
Adres: Barbare Bağları, Yazır Köyü, Karaağaçlık Mevkii, Tekirdağ
