Nisan 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Nisan ayı, çağdaş sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren sergilerle şehirde yeni bir ritim kuruyor. Doğadan hafızaya, dijital üretimden kişisel anlatılara uzanan seçkiler, izleyiciyi hem düşünmeye hem de hissetmeye davet ediyor.

YAZAR: Bala Yaren Akkuş
ABONE OL
31 Mart 2026 Salı 14:03 | Son Güncellenme:
26 dakika okunma süresi
Nisan 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Nisan ayı, sanat mekanlarının kapılarını daha deneysel, daha kişisel ve daha katmanlı üretimlere açtığı bir dönem olarak öne çıkıyor. İstanbul başta olmak üzere farklı şehirlerde gerçekleşen sergiler; resim, heykel, yerleştirme ve dijital üretimler aracılığıyla güncel sanatın sınırlarını genişletirken, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, gördüğüyle ilişki kurmaya davet ediyor. Bu ayın seçkilerinde, bireysel hafıza ile kolektif deneyim arasındaki geçişler, doğayla kurduğumuz karmaşık bağlar, büyüme, aidiyet ve dönüşüm gibi temalar öne çıkıyor; sanatçılar, kimi zaman içsel bir yolculuğa, kimi zaman da yaşadığımız dünyanın kırılgan gerçekliklerine odaklanan anlatılar kuruyor.

Bir yandan üretim sürecinin kendisini görünür kılan, tamamlanmamışlık ve dönüşüm hali üzerine düşünen projeler; diğer yandan malzeme, yüzey ve form üzerinden yeni ifade biçimleri arayan işler nisan programına yön veriyor. Dijital olan ile gelenekselin, kişisel olan ile politik olanın, gerçek ile kurmacanın iç içe geçtiği bu sergiler, sanatın hala güçlü bir düşünme ve hissetme alanı açabildiğini hatırlatıyor. Nisan ayında rotanızı galerilere çevirerek hem yeni isimlerle tanışmak hem de tanıdık anlatıların farklı yorumlarına tanıklık etmek için pek çok neden var!

Play and Prey, 2026

Kavak, akrilik

Kedi: 50 x 70 x 3 cm

Kurbağa: 69 x 49 x 3 cm

Sinek: 12 x 7,7 x 1,8 cm

Unique

"Wild Tales", Pilot Galeri - İstanbul

Wild Tales, Ece Ağırtmış'ın büyüme sürecini, doğayla kurduğumuz çelişkili ilişkiyi ve yetişkinliğin görünmez tuzaklarını masalsı ama huzursuz bir atmosfer içinde yeniden düşündüğü bir sergi olarak şekilleniyor. Pilot'ta izleyiciyle buluşan bu yeni seçkide sanatçı, insan figürünü doğrudan kullanmak yerine hayvan temsilleri üzerinden ilerliyor; böylece rekabet, aidiyet, hayatta kalma, performans ve dışlanma gibi meseleler daha dolaylı ama daha çarpıcı bir anlatı alanı kazanıyor. Guguklu saat formundan yola çıkan işler çocukluk ile yetişkinlik arasındaki eşiği sorgularken, dev puzzle yüzeyleri, tavandan sarkan kuşlar, yaprak kesen karıncalar ve farklı yaşam evrelerine ayrılmış fil figürleri; güvenli görünen iç mekânların aslında ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatıyor. Ağırtmış'ın pratiğinde doğa bir arka plan değil, toplumsal hayatın ve içsel mücadelenin metaforu hâline geliyor; evin içine taşınan orman imgeleri, oyuncak formları ve dekoratif yüzeyler de tam bu nedenle masumiyetle tehdit arasında gidip gelen bir gerilim yaratıyor. Wild Tales, çocuklukta oyun gibi görünen birçok şeyin büyüdükçe nasıl ağırlık, sorumluluk ve yüzleşmeye dönüştüğünü incelikli ama karanlık bir dille ortaya koyuyor.

Tarih: 3 Mart - 4 Nisan 2026

Adres: Katip Mustafa Çelebi, Sıraselviler Cd. No:85/A, 34433 Beyoğlu/İstanbul

"Omorika", Decollage Art Space - İstanbul

Doğayı yalnızca bakılan bir manzara olmaktan çıkarıp hafıza, aidiyet ve yerinden edilme meseleleriyle birlikte düşünen Omorika, Filiz Piyale Onat'ın peyzajlarını kişisel olanla tarihsel olan arasında kurulan sakin ama güçlü bir düşünce alanına dönüştürüyor. Marcus Graf küratörlüğünde Decollage Art Space'te izleyiciyle buluşan sergi, romantizm, Çin peyzaj resmi ve güncel ekoloji tartışmalarından beslenen bir görsel dil üzerinden ilerliyor; bulanık yansımalar, sade kompozisyonlar ve meditatif boşluklar aracılığıyla izleyiciyi hem dünyanın bugünkü hâli hem de kendi içsel manzaraları üzerine düşünmeye çağırıyor. Adını Omorika ağacından alan bu yeni üretim süreci, aynı zamanda sanatçının eski Yugoslavya'dan İstanbul'a uzanan aile hafızasını da içine alarak botanik tarih ile kişisel geçmişi iç içe geçiriyor; böylece kök salma ile yerinden edilme, durağanlık ile hareket, insanla doğanın ortak ritimleri aynı yüzeyde buluşuyor. Didaktik bir tona yaslanmadan göç, uyum ve değişim gibi meseleleri ince bir duyarlılıkla ele alan sergi, peyzajı yalnızca estetik bir kategori değil, bugünü anlamak için başvurulan duygusal ve politik bir sorgulama alanı olarak yeniden kuruyor.

Tarih: 10 Mart - 12 Nisan 2026

Adres: Suadiye Mahallesi, Müzeyyen Sokak, No:4/1, 34740, Kadıköy/İstanbul

"Ben bir şey yapmıyorum", Konum Balat - Bursa

Ben bir şey yapmıyorum, Ali Ekber Kumtepe'nin peyzaj fikrini pastoral bir huzur alanı olmaktan çıkarıp bugünün kırılgan, ıssız ve hafızayla yüklü coğrafyalarına taşıdığı çalışmalarını bir araya getiriyor. Marcus Graf küratörlüğünde Konum Balat'ta gerçekleşen sergi, sanatçının doğa ile medeniyetin izlerini aynı yüzeyde buluşturan resimlerine odaklanırken; çitler, yollar, kapılar ve isimsiz harabeler aracılığıyla insanın artık görünmediği ama yokluğunun her yerde hissedildiği bir dünya kuruyor. Nostaljiye yaslanmayan, aksine hafif distopik bir atmosfer öneren bu sahnelerde Kumtepe, film karesini andıran imgeleri kalın boya, sıva, kum ve kuru ot gibi malzemelerle yoğunlaştırarak yüzeyi neredeyse fiziksel bir araziye dönüştürüyor. Figürasyon ile soyutlama arasında gidip gelen bu resimler, yalnızca bakılan bir manzara değil; katman katman inşa edilen, ışık, gölge ve doku üzerinden okunan bir düşünce alanı hâline geliyor.

Tarih: 2 Nisan - 15 Nisan 2026

Adres: Balat, Bahar300 Sk No: 1A, 16225 Nilüfer/Bursa

"Surface", Ruzy Gallery - İstanbul

Ruzy Gallery, Thom Oosterhof küratörlüğünde gerçekleşen Surface sergisine ev sahipliği yapıyor. Adam Parker Smith, Christian Holze, Márton Nemes ve Peter Cvik'in eserlerinden oluşan seçki; yüzey, form ve malzeme arasındaki etkileşimi mercek altına alıyor ve sanatçıların tanıdık olanı beklenmedik biçimlere dönüştürdüğü üretim süreçlerini ortaya koyuyor. Adam Parker Smith'in heykelleri, ağırlık ile ağırlıksızlık, varlık ile imgelenen arasında askıda kalan bir denge kurarken, Christian Holze yüzeyi ekonomik ve teknolojik bir dolaşım alanı olarak ele alıyor ve özgünlük, kopya ile değeri appropriasyon ve dönüşüm süreçleri üzerinden sorguluyor. Márton Nemes'in çok disiplinli işleri, ritim, renk ve enerjiyi bir araya getirerek yüzeyi çok duyumsamalı bir deneyim alanına dönüştürürken, Peter Cvik'in katmanlı resimleri izleyiciyi duygular ve bireysel yorumlar arasında dolaştırarak yüzeyin ardındaki düşünsel derinlikleri görünür kılıyor. Surface, yalnızca görünen yüzeyleri değil; bu yüzeylerin ardında yer alan kavramsal, duygusal ve kültürel katmanları da ortaya çıkaran, çağdaş ifade biçimleriyle sanat tarihi ve felsefeyle diyalog kuran bir sergi.

Tarih: 17 Şubat - 23 Nisan 2026

Adres: Etiler, Tepecik Yolu D:20, 34337, 34337 Beşiktaş/İstanbul

"Otonomi: Akışkan Geometri", Terakki Vakfı Sanat Galerisi - İstanbul

Dijital sanatın Türkiye'deki önemli temsilcilerinden Selçuk Artut'un Otonomi: Akışkan Geometri başlıklı sergisi, Terakki Vakfı Sanat Galerisi'nin yeniden açılışıyla birlikte izleyiciyle buluşuyor. Nazlı Pektaş küratörlüğünde gerçekleşen sergi, geleneksel geometri anlayışını bugünün algoritmik üretim pratikleriyle buluştururken, Büyük Selçuklu'nun kozmik düzeninden Anadolu Selçuklu mimarisinin matematiksel derinliğine uzanan tarihsel belleği dijital bir düzlemde yeniden yorumluyor. Artut, geçmişin biçimlerini doğrudan tekrar etmek yerine onların taşıdığı ritmi, enerjiyi ve yapısal düşünceyi kodun akışkan yapısı içinde serbest bırakıyor; böylece taş, toprak ve çiniyle özdeşleşen katı formlar, ekran üzerinde nefes alan, devinen ve dönüşen yapılara evriliyor. Sanatçının yaratım sürecinde kontrolü bütünüyle elinde tutmak yerine bir kısmını olasılıklara, rastlantıya ve makinenin kendi karar mekanizmasına bırakması, serginin merkezindeki otonomi fikrini daha da görünür kılıyor; kesinlikten beslenen geleneksel geometrinin yerini, kendi estetik dilini kuran daha akışkan ve açık uçlu bir görsel evren alıyor.

Tarih: 25 Mart - 24 Nisan 2026

Adres: Ebulula Mardin Caddesi, Öztürk Sokak, 2 34335 Levent-İstanbul

"echos", Shiva Zahed Gallery - İstanbul

Farklı kuşaklardan iki İranlı sanatçıyı bir araya getiren echos, geçicilik, hafıza ve kırılganlık etrafında kurduğu sessiz ama yoğun diyalogla dikkat çekiyor. Shiva Zahed Gallery'nin Pera'daki mekânında izleyiciyle buluşan sergi, Fereydoun Ave'in zamana direnen, şiirsel yüzeyleri ile Shaqayeq Arabi'nin malzeme odaklı, sezgisel heykellerini aynı düşünsel düzlemde buluşturuyor. Ave'in resimlerinde beliren incir yaprakları, narlar ve lekeler; hafızanın kırılgan ama dirençli katmanlarını çağrıştırırken, Arabi'nin çöl ve kentten devşirdiği malzemelerle kurduğu heykeller kaos ile dayanıklılık arasındaki ince çizgiyi bedenleştiriyor. Belirsizliğin üretken bir alan olarak ele alındığı bu karşılaşmada, tekrarın ritmi, jestin ağırlığı ve yüzeyde kalan izler, kesin anlamlar üretmekten ziyade sezgisel bir deneyim alanı açıyor. Hız ve gösteriyle şekillenen güncel kültürel atmosferin aksine, echos izleyiciyi yavaşlamaya, bakışını derinleştirmeye ve geçiciliğin içinde başka bir varoluş ihtimalini düşünmeye davet ediyor.

Tarih: 28 Şubat - 25 Nisan 2026

Adres: Asmalı Mescit Mahallesi, Minare Sokak, Sötaş Pera, No: 11, 34475 Beyoğlu/İstanbul

"The Green Lotus", Nelumbo Studios - İstanbul

Sanatsal üretimin henüz tamamlanmamış, biçim değiştirmeye açık hâline odaklanan The Green Lotus, Nelumbo Studios'ta ikinci edisyonuyla genç pratiklerin kırılganlığını ve potansiyelini görünür kılan bir alan açıyor. Nil Nuhoğlu küratörlüğündeki programda yer alan Güliz Kayahan, Eren Kenar, Kaan Ünal ve Melek Baydar, onar günlük dönemlerle mekânı devralarak üretim süreçlerini doğrudan kamusal alana taşıyor; böylece sergi, bitmiş işlerden çok oluş hâlindeki düşüncelerin, denemelerin ve arayışların izini sürüyor. Açık çağrı sonucunda seçilen bu dört sanatçı arasında kurulan ortaklık estetik bir benzerlikten ziyade, üretimin etki ile icat arasında salındığı o belirsiz eşikte buluşmalarından kaynaklanıyor. Mekânı bir boşluk değil bir koşul olarak ele alan proje, erken dönem pratiğinin kararsız ama verimli gerilimini koruyarak, sanatçının kendi dilini henüz yerleştirmediği anda neler açığa çıkabileceğini araştırıyor. Adını suyun içinden yükselerek açan lotustan alan The Green Lotus, tam da bu nedenle, üretimin karmaşıklığı içinde yol alan sanatçıların direnç, kararlılık ve dönüşüm kapasitesine odaklanan sakin ama düşünsel olarak yoğun bir çerçeve sunuyor.

Tarih: 26 Şubat - 26 Nisan 2026

Adres: Caferağa, Şevki Bey Sokak, 1B, 34710 Kadıköy/İstanbul

"Alt/Üst", Merdiven Art Space - İstanbul

Ev, hafıza ve yer etme kavramları etrafında uzun süredir üretimlerini sürdüren Eda Soylu, Alt/Üst başlıklı yedinci kişisel sergisinde geçmiş işleriyle bugünün bakışı arasında yeni bir bağ kuruyor. Sanatçının 2012'den bu yana geliştirdiği ve adını Metin Altıok'un bir dizesinden alan "Ve evin yüzü burkuldu" serisinin devamı niteliğindeki bu yerleştirme, yalnızca fiziksel bir yıkımı değil; bir yaşamın, bir belleğin ve içsel bir çözülmenin izlerini takip ediyor. Daha önce "Unutulmuyor Ne Tuhaf", "Evi Yeniden Kurmak" ve "Anneannemin Evinden Kalanlar" gibi sergilerde farklı biçimlerde karşımıza çıkan bu dünya, burada 2016 tarihli "Evi Yeniden Kurmak"ın bugünden yeniden okunmasıyla şekilleniyor. Yaklaşık 300 metrekarelik bir yerleştirmenin on yıl sonra bir kesit olarak yeniden kurulması fikrinden yola çıkan Alt/Üst, duvar ile zemin, yüzey ile temel arasındaki sınırların sabitliğini sorgularken, izleyiciyi de bu kırılgan yapının parçası hâline getiriyor. Zeminin adımlarla çözülüp dağılması, yüzeyin başka bir düzlemde yeniden kurulması ve mekânın giderek bellek taşıyan bir alana dönüşmesi, Soylu'nun kişisel olanla toplumsal olanı iç içe geçiren anlatımını daha da görünür kılıyor.

Tarih: 3 Nisan - 30 Nisan 2026

Adres: Murat Han, Fındıklı, Meclis-i Mebusan Cd. No: 31/A, 34434 Beyoğlu/İstanbul

"Güneş Hiç Gölge Görmedi", Galeri Siyah Beyaz - Ankara

Fotoğraf ile resim arasındaki sınırların ne kadar geçirgen olabileceğini odağına alan Güneş Hiç Gölge Görmedi, iki ayrı mekâna yayılsa da tek bir anlatı olarak kurgulanan yapısıyla medyumlar arasında kurulan diyaloğu görünür kılıyor. Oğuz Karakütük ve Umut Sur'un ortak küratörlüğünde Ka ve Galeri Siyah Beyaz'da eş zamanlı olarak açılan sergi, görüntünün hem üretim hem de okunma biçimleri üzerinden fotoğrafın "kayıt", resmin ise "yorum" olarak kodlandığı alanları yeniden düşünmeye davet ediyor. Taklit, ödünç alma, müdahale ve melezleşme gibi kavramlar etrafında şekillenen seçki, iki disiplini karşı karşıya getirmekten çok, birbirine sızdıkları, birbirlerini dönüştürdükleri ve kimi zaman da kör noktalarını açığa çıkardıkları bölgelere odaklanıyor. Fotoğraf ve resim alanında çalışan 37 sanatçının işlerini bir araya getiren sergi, izleyiciye yalnızca iki farklı ifade biçimi arasındaki ilişkiyi değil, görüntünün bugünkü dolaşımını ve kırılgan yapısını da düşünme alanı sunuyor.

Tarih: 3 Nisan - 2 Mayıs 2026

Adres: Güvenevler, Kavaklıdere Cd. 3/1 D:2, 06540 Çankaya/Ankara

"Ayla Turan Retrospektif", İş Sanat Kibele Sanat Galerisi - İstanbul

İş Sanat Kibele Sanat Galerisi yılın ilk sergisinde heykeltıraş Ayla Turan'ın otuz yıla yayılan üretimini bir araya getiren Ayla Turan Retrospektif'e ev sahipliği yapıyor. 11 Mayıs 2026'ya dek izlenebilecek sergi, sanatçının mermer, bronz, tahta ve polyester gibi farklı malzemelerle ürettiği 56 eser üzerinden hem kişisel hafızasına hem de heykel pratiğinin dönüşümüne odaklanıyor. Turan'ın "eski albümleri karıştırmak gibi" tarif ettiği bu seçki, geçmişe dönüp bakarken aslında yeni bir başlangıca işaret ediyor; çocukluk, masumiyet ve hareket fikri eserlerin ortak zemini olarak öne çıkıyor. Günlük yaşamın sıradan nesne ve figürlerini yer yer mizahi, yer yer dingin ama her zaman dinamik bir dille yorumlayan sanatçı, özellikle son dönem çalışmalarında çocukluğa sosyoloji, psikoloji ve kültür ekseninden yaklaşarak pürüzsüz beyaz yüzeylerde zamansız bir saflık hissi yaratıyor. Sergi metninde Marcus Graf'ın da vurguladığı gibi, bu retrospektif Turan'ın yaşamıyla üretimi arasındaki samimi bağı görünür kılarken, heykelin ne olabileceğine dair ufku da genişletiyor.

Tarih: 9 Şubat - 11 Mayıs 2026

Adres: Büyükdere Caddesi, Levent, Meltem Sokak, No: 4, Beşiktaş/İstanbul

"Yağmur Yağacak Gibi", SANATORIUM - İstanbul

Yağmur Yağacak Gibi, Agnes Waruguru'nun Türkiye'deki ilk kişisel sergisi olarak, sanatçının hafıza, doğa ritimleri ve geçmiş deneyimlerle kurduğu şiirsel ilişkiyi İstanbul'a taşıyor. SANATORIUM'da izleyiciyle buluşan sergi, kumaş ve kâğıt üzerine üretilmiş işleri mekâna özgü bir ses yerleştirmesiyle bir araya getirerek görsel olanla işitsel olan arasında duyusal bir alan kuruyor. Waruguru, suyu ve özellikle yağmuru yalnızca doğal bir olgu olarak değil; hem birleştiren hem dönüştüren, hem besleyen hem de silip süpüren bir güç olarak ele alırken, Nairobi ile İstanbul arasında soyut ama hissedilir bir hat çiziyor. Kimlik, toplumsal cinsiyet ve ilişkisel ekosistemler etrafında şekillenen pratiğinde kişisel olanla kolektif olanı iç içe geçiren sanatçı, kumaş, dokuma ve kâğıt gibi malzemeleri hafıza, ritüel ve kuşaklar arası aktarımın taşıyıcılarına dönüştürüyor; ev içi jestler ve ailevi izler de bu yolla daha geniş sembolik anlamlar kazanıyor. RUMINA iş birliğiyle hazırlanan saha kayıtlarına dayalı ses yerleştirmesi ise serginin duygusal atmosferini derinleştirerek izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, hatırlamaya ve hissetmeye de çağırıyor.

Tarih: 8 Nisan - 16 Mayıs 2026

Adres: Emekyemez, Abdussalah Sk. no:3, 34421 Beyoğlu/İstanbul

"Canavarların Vaatleri", Hara - İstanbul

"Canavar" fikrini bir tehdit olmaktan çıkarıp dönüştürücü bir eşik olarak ele alan Canavarların Vaatleri, küratör Ezgi Hamzaçebi'nin kavramsal çerçevesiyle insan ve insan olmayan bedenlerin temsillerine odaklanıyor. Canavar; Hilal Polat, İrem Aydın, Lara Ögel, Ömer Tevfik Erten, Seçil Epik, Serkan Aka, Şafak Şule Kemancı, Yaşam Şaşmazer ve Zeynep Kılınç'ın çoğu sergiye özel üretilmiş heykel, yerleştirme, fotoğraf ve video işleri; canlı ile cansız, doğal ile yapay, görünür ile bastırılmış olan arasındaki sınırların nasıl çözülüp yeniden kurulduğunu araştırıyor. Parçalanmış bedenler, hibrit formlar, hayaletimsi bitkiler ve işlevini yitirmiş nesneler üzerinden kusur, mutasyon ve karanlık; bir sapma değil, potansiyel ve direncin izleri olarak okunuyor. Sergi, normalliğin kırılgan yapısını hatırlatan canavar figürünü, sınıflandırmaya direnen ve başka türlü gelecek ihtimallerini sezdiren bir varlık hâline getirirken, düşünsel arka planında da Donna Haraway'in "ancak canavar olduğumuzu kabul edersek daha eşit bir dünya kurabiliriz" fikrini yankılıyor.

Tarih: 1 Mart - 26 Temmuz 2026

Adres: Uskumruköy, Salih Paşa Cd. No:107, 34450 Sarıyer/İstanbul

EN ÇOK OKUNANLAR

Kış Botlarından Bahar Ayakkabılarına Geçiş
Kış Botlarından Bahar Ayakkabılarına Geçiş

Kış Botlarından Bahar Ayakkabılarına Geçiş

5 dakika okunma süresi
Zamana Yumuşak Bir Dokunuş
Zamana Yumuşak Bir Dokunuş

Zamana Yumuşak Bir Dokunuş

2 dakika okunma süresi
Modern Kadının Değişen Stil İhtiyaçları
Modern Kadının Değişen Stil İhtiyaçları

Modern Kadının Değişen Stil İhtiyaçları

8 dakika okunma süresi
“Peaky Blinders: The Immortal Man" Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
“Peaky Blinders: The Immortal Man" Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

“Peaky Blinders: The Immortal Man" Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

7 dakika okunma süresi
2026 Yılında Öne Çıkacak Güzellik Trendleri
2026 Yılında Öne Çıkacak Güzellik Trendleri

2026 Yılında Öne Çıkacak Güzellik Trendleri

7 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Kusurların Estetiği: Moda Dünyasında Yeni Bir Bakış
Kusurların Estetiği: Moda Dünyasında Yeni Bir Bakış

Kusurların Estetiği: Moda Dünyasında Yeni Bir Bakış

Gwen John Sergisinde Jonathan Anderson Sürprizi
Gwen John Sergisinde Jonathan Anderson Sürprizi

Gwen John Sergisinde Jonathan Anderson Sürprizi

Mart 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Mart 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Mart 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Kuşların Şiirsel Güzelliği
Kuşların Şiirsel Güzelliği

Kuşların Şiirsel Güzelliği

Şubat 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Şubat 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Şubat 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Yüksek Modanın Gizli Kahramanlarına Saygı Duruşu
Yüksek Modanın Gizli Kahramanlarına Saygı Duruşu

Yüksek Modanın Gizli Kahramanlarına Saygı Duruşu

Jean-Charles de Castelbajac: Hayal kurmanın gücü
Jean-Charles de Castelbajac: Hayal kurmanın gücü

Jean-Charles de Castelbajac: Hayal kurmanın gücü

Gala Modern 2025: Kuşaklar Arası Sanat
Gala Modern 2025: Kuşaklar Arası Sanat

Gala Modern 2025: Kuşaklar Arası Sanat

Yılın Son Müzayedesinde Fabergé Faresi Sürpriz Yaptı
Yılın Son Müzayedesinde Fabergé Faresi Sürpriz Yaptı

Yılın Son Müzayedesinde Fabergé Faresi Sürpriz Yaptı

Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Annie Leibovitz'in Harikalar Diyarı
Annie Leibovitz'in Harikalar Diyarı

Annie Leibovitz'in Harikalar Diyarı

Marilyn Efsanesi Devam Ediyor
Marilyn Efsanesi Devam Ediyor

Marilyn Efsanesi Devam Ediyor