En mutlu gününüzde "evet" derken her şeyin biraz daha güzel görünmesini, bulunduğunuz yerin de size ait hissettirmesini istersiniz. Gelinliğin eteklerinde hareket eden ince kumaş, masadaki mumların ışığı, uzaktan gelen bir koku ya da elde taşınan bir buketin rengi... Düğünleri özel yapan da biraz bu küçük ayrıntıların bir araya gelerek kendine özgü bir dünya kurması. Çiçekler ise bu dünyanın en doğal parçalarından biri. Gelinin elindeki buketten tören alanına, masalardan küçük dokunuşlara kadar düğünün her köşesinde kendine bir yer buluyor; bazı zamanlar romantik bir atmosfer yaratıyor, bazen ise daha modern, renkli ya da sade bir dünyanın parçası oluyor. Kimisi için çocukluğundan beri hayalini kurduğu o klasik buket, kimisi için mevsimin en güzel çiçekleriyle hazırlanan doğal bir aranjman, kimisi içinse baştan sona kendi hikâyesini anlatan bambaşka bir tasarım. Böylesine özel bir günü planlarken, bütün bu detayları hayalinize uygun şekilde bir araya getirecek profesyonellerle çalışmak da insanın içini rahatlatan adımlardan biri. Biz de organizasyon dilini çiçeklerle renklendiren Selin Saral ile yeni sezon dinamikleri hakkında konuşmak için bir araya geliyoruz.
Bir düğünde çiçek, masa, ışık ve mekânın aynı hikâyeyi anlatması için tasarım sürecini nasıl kurguluyorsunuz?
Biz tasarıma bir dekorasyon seçimi olarak değil, bir hikâye yaratma süreci olarak yaklaşıyoruz. Önce mekânın mimarisini, ışığını ve karakterini; ardından çiftin estetik dünyasını ve hayal ettiği atmosferi analiz ediyoruz. Çiçek, masa, aydınlatma, tekstil ve aksesuarların her biri bu hikâyenin farklı bir katmanı oluyor. Hiçbir detayın diğerinin önüne geçmesini istemiyoruz. Amaç, tüm unsurların tek bir estetik dil içerisinde buluştuğu, mekâna girildiği anda hissedilen bütünsel bir atmosfer yaratmak.
Çiftler son dönemde düğünün fotoğrafta nasıl göründüğü kadar, misafirin ne yaşadığına da odaklanıyor. Bu değişim çiçek ve dekor tasarımına nasıl yansıyor?
Düğün tasarımı artık yalnızca bir görüntü değil, bir deneyim tasarımı. Fotoğrafta güzel görünen bir dekorasyon elbette önemli; ancak bizim için asıl değer, o atmosferin misafirde bıraktığı his. Bu nedenle tasarımı yalnızca kadraj üzerinden değil, misafirin mekâna girişinden gecenin sonuna kadar yaşayacağı bütün akış üzerinden ele alıyoruz. Çiçeğin yüksekliği, masaların yerleşimi, ışığın tonu, geçiş alanları ve hatta boşlukların kendisi bu deneyimin bir parçası. Çünkü gerçek lüks, yalnızca görünen değil, hissedilen detaylarda saklı.
Kış sezonunda kapalı bir mekâna sıcaklık ve hareket kazandırmak için çiçeği hangi unsurlarla birlikte düşünüyorsunuz?
Kış düğünlerinde atmosferi sıcak ve sofistike kılmak için çiçeği hiçbir zaman tek başına düşünmüyoruz. Mum ışığı, tekstil, aydınlatma, cam ve metal detaylar çiçek tasarımının doğal tamamlayıcıları oluyor. Mevsimin karakterini taşıyan çiçekler ve mevsimsel dallar; derin ve rafine tonlarla birleştiğinde kapalı mekânda güçlü bir atmosfer yaratıyor.
Burada hedefimiz kışı dekorasyona doğrudan taşımak değil; kışın zarafetini hissettirmek.
2027 düğünlerinde kişiselleştirme daha da öne çıkarken, çiftin hikâyesindeki ne gibi detaylar tasarımı değiştirebiliyor?
Kişiselleştirmeyi isimlerin ya da baş harflerinin dekorasyona eklenmesinin çok ötesinde görüyoruz. Çiftin karakterini ve hikâyesini estetik bir dile dönüştürmek, bizim için asıl kişiselleştirme. Bir seyahat, bir şehir, mimariye duyulan ilgi, ortak bir anı, sevilen bir sanatçı ya da çiftin günlük hayatındaki küçük bir detay bile tasarımın çıkış noktası olabilir. Bazen bir mimari form, bazen seçilen bir çiçek, bazen de renk paletindeki tek bir ton hikâyeyi anlatmaya yeter. En özel tasarımlar, kendisini anlatmadan çift hakkında bir şeyler söyleyebilen tasarımlardır.
Düğünlerdeki masa ve çiçek tasarımlarında önümüzdeki sezon hangi konseptler, hangi çiçekler ve nasıl bir bütünlük bizi bekliyor?
Önümüzdeki sezon daha kişisel, heykelsi ve sofistike bir tasarım anlayışının öne çıkacağını düşünüyorum. Tek bir trendin peşinden gitmek yerine, farklı dokuların ve formların daha özgün biçimde bir araya geldiği tasarımlar göreceğiz. Masa tasarımlarında katmanlı mum ışıkları, heykelsi objeler, zengin tekstiller ve farklı yükseklikler; çiçeklerde ise orkide, anthurium, calla lily, ranunkulus ve anemon gibi karakteri güçlü formlar öne çıkabilir. Renklerde ise tekdüzelikten uzak, birbirine yakın tonların katmanlandığı sofistike paletler ve kontrollü kontrastlar dikkat çekecek. Trendler değişebilir; ancak zamansız bir düğün tasarımının temelinde her zaman aynı şey kalır: çiçek, masa, ışık ve mekânın tek bir hikâyeye ait hissettirmesi.