2016'yı hatırlamanın çok da zor olmadığını kanıtlayan bir dönemden geçiyoruz. Çünkü bir süredir sosyal medyada dolaşan eski fotoğraflar ve "2026 yeni 2016 mı?" sorusu, kolektif bir geri dönüş hissini tetikledi. O yıl popüler kültür ve sosyal medya aynı anda alabildiğine gürültülü ama bir o kadar da neşeliydi. Snapchat filtreleri, Instagram #OOTD'leri ve "her şey mümkün" hissi günlük hayatın bir parçasıydı. Hatta ne kadar işe yaramadığı konuşulsa da belki Kylie Jenner'ın eski "King Kylie" dönemine yaptığı gönderme, bu nostaljinin en görünür işaretlerinden biri olmuş olabilir.
Sosyolojik olarak benzer dönemlerin benzer ihtiyaçları doğurmasından modanın da etkilediğini düşünürsek; şimdi, 2026'da o dönemin estetiğinin yeniden gündeme gelmesi tesadüf olmasa gerek. Trendler biraz cesur denemeler yaptığımız ve akışa güvendiğimiz bir çizgide stilimize dahil olduğu için moda hâlâ bir ifade alanı olarak benimsediğimiz bir alandı. Ama açıkçası o günlerde çoğu parça başka bir seçeneğimiz olmadığını düşündüğümüz için giyiliyordu. 2026'da ise bu kodlar daha sade, daha kontrollü ve daha bilinçli bir tavırla geri dönüyor. Eskiden refleks olan stil kararları, şimdi bilinçli tercihlere dönüşüyor.Bazı çantalar sezon trendlerinden bağımsız hareket eder. Loewe'nin Puzzle çantası da bunlardan biri. 2016'da mimari formu ve sade ama karakterli tasarımıyla öne çıkan model, yıllar içinde değerini kaybetmek yerine güçlendirdi. 2026'ya geldiğimizde Puzzle çanta hâlâ güncel. Aynı form, farklı renkler ve boyutlarla yeniden yorumlanıyor. Abartısız ama iddialı duruşu, onu tekrar konuşulur kılıyor.
Arkası açık makosenler ilk çıktığında herkesin iyi veya kötü fikri vardı. Kimileri bayıldı, kimileri asla giymem dedi. Ama gerçek şu ki, bu ayakkabılar dönemin en güçlü sembollerinden biriydi. Özellikle Gucci Princetown modeli Gigi Hadid başta olmak üzere pek çok isim bu modeli günlük stilin bir parçası haline getirdi. 2026'da makosen terlikler daha sade bir çizgiyle geri dönüyor. Gösterişten uzak ama "bilenin bildiği" bir şıklık sunuyor. Özellikle geçiş mevsimlerinde zahmetsiz bir alternatif olarak öne çıkıyor.
2016, ceketlerin tam anlamıyla görünümün merkezinde olduğu bir dönemdi. Nakışlı yüzeyler, askeri üniformalardan ilham alan kesimler ve nostaljiyle modernizmi bir araya getiren tasarımlar öne çıkıyordu. Alexa Chung'un Miu Miu ceketi de bu dönemin en akılda kalan referanslarından biriydi. 2026'da ceketler yine başrolde. Ancak bu kez daha sade, daha yapılandırılmış ve daha zamansız bir tavırla. Özellikle dokulu kumaşlar ve düğme ya da nakış gibi detaylar, tek parça üzerinden stil yaratmayı mümkün kılıyor.
2016'da kemerler işlevsel olduğu kadar görünümün de merkezindeydi. Logolu tokalar, yüksek belli jean'lerin üzerinde ya da ceketlerin belinde kullanılıyordu. Şimdiyse logomania tam anlamıyla geri dönmese de markaların kendilerini gösterebileceği kemerlerde bu alışkanlık geri dönüyor. Bu detay silüeti toparlayan bir detay olarak yeniden önem kazanıyor.
Uzun bir süredir bol kesimlerin gölgesinde kalan dar paça jean'ler, yeniden gündemde. 2016'da neredeyse herkesin gardırobunda olan bu model, 2026'da daha dengeli kesimlerle geri dönüyor. Artık mesele ultra-tight olmaktan ziyade daha sade, daha zamansız bir dar kesim. Böylece doğru ayakkabı ve üst parçayla birleştiğinde, yeniden güncel hissettiriyor.
Bilek botlar git geller yaşansa da aslında hiçbir zaman tamamen kaybolmadı. Ama 2016'da sokak stilinin temel parçalarından biriydi ve bugün de aynı işlevi görmek üzere sahne için hazırlanıyor. Günümüzde daha temiz çizgilerle, daha sade formlarla karşımıza çıkmak üzere mini elbiselerden jean'lere kadar geniş bir kullanım alanı sunarak, 2016 estetiğinin en kalıcı parçalarından biri olmaya devam ediyor.