Zirvede Parlayan Bir Yıldız: Nesrin Cavadzade

Cesur, güçlü ve yaratıcı tavrıyla oyunculukta başarı basamaklarını birer birer çıkarken, hayattaki duruşu ve özgünlüğüyle kendi hikayesinin başrolü oluyor. “Kamera önünde daha cesurum. Kamera arkasında çok daha sade” diyen Nesrin Cavadzade ile Erciyes'te soğuk havada sıcak bir atmosfer yarattık.

ABONE OL
10 Şubat 2026 Salı 14:37 | Son Güncellenme:
14 dakika okunma süresi
Zirvede Parlayan Bir Yıldız: Nesrin Cavadzade

Kışın ortasında soğuk bir rotada sıcacık bir yolculuğa çıktık beraber. Erciyes'te Nesrin Cavadzade ile çekim yapma fikri ikonik bir kapağa imza atacağımızın sinyallerini zaten veriyordu en baştan. Megasaray Mount Erciyes'teki keyif dolu anlarda, bir yandan da Nesrin'i keşfe çıktık. Her günkü meditasyon ritüelinden bazen anlaşılmadığını hissettiği sarkastik yanına, oyunculuğa dair sınırsız hayallerinden aşkın şu sıralar hayatının sessiz bir yerinde konumlanmasına derin, anlamlı, sıcacık, tatlı bir yolculuk oldu bizimkisi... Tabii bir de sürprizi vardı; yakında onu Emre Kabakuşak'ın yönetmen koltuğunda oturacağı "Daha On Yedi" dizinde izleyeceğiz.

Oyunculuk senin için hâlâ bir keşif alanı mı, yoksa artık çok iyi tanıdığın bir yer mi?

Oyunculuk benim için hâlâ bir keşif alanı. Ama yol haritasını artık daha iyi okuyorum. Yıllar içinde kendimle, içimdeki çocukla daha samimi bir diyalog geliştirdim. O yüzden kaybolmak beni eskisi kadar korkutmuyor. Nerede durmam gerektiğini, neyin beni büyüttüğünü, neyin tekrara düşürdüğünü daha net görebiliyorum artık. Kendimi ve seyirciyi şaşırtmayı arzuladığım için, zihnimi arka plana atıp daha dürtüsel bir yerden oynayabiliyorum şimdi. Yani dürtülerime güvenmeyi, kendime yaslanmayı öğrendim sonunda. Böylece yol önümde biraz doğaçlama belirse de varacağım yerde gerçek bir parçamı bulacağımı biliyorum.

Seni bir projeye "evet" dedirten ilk şey ne oluyor: hikâye mi, karakter mi, zamanlama mı?

Eskiden karakter derdim. Şimdi üçünün kesişimi. Hikâyenin bana ne söylediği, karakterin içimde neyi dürttüğü ve hayatımın o anında buna gerçekten alanım olup olmadığına bakıyorum. Karakteri seçerken de en çok kusurlarına heyecanlanıyorum. Mükemmel olan her şey çok sıkıcı. Kusursuzluğun gerçek hayatta bir karşılığı olmadığı için izlemesi, takip etmesi de sıkıcı oluyor. Seyirciyi ve kendimi baymak istemiyorum, bu yüzden seçtiğim karakterlerin içinde bir çatlak, bir sızı, bir "eksik" arıyorum. O eksiği kendi ruhumun derinliklerinden çekip çıkaracağım bir şeyle tamamlayıp tamamlayamayacağıma bakıyorum. Eğer benden bir parçayla karakter ete kemiğe bürünebiliyorsa, hemen yola çıkıyoruz.

Bugüne kadar seni en çok zorlayan karakter hangisiydi ve neden?

Kendimden çok uzak sandığım ama aslında bana fazlasıyla benzeyen karakterler. İnsanı en çok, inkâr ettiği yanları zorlar.

Kamera önünde olmakla kamera arkasında kendinle baş başa kaldığın hâlin arasında nasıl bir fark var?

Kamera önünde daha cesurum. Kamera arkasında çok daha sade. Yani ben set dışında çok sıradan bir hayat yaşayan, kedisi köpeğiyle evde vakit geçiren, akşam 10 oldu mu yatıp uyuyan birisiyim. Bazen, bazı önemli kırmızı halı etkinliklerinin ertesinde, eve gelip üstüme pijamalarımı giydikten sonra, sosyal medyaya düşen gösterişli fotoğraflarıma hayretler içinde baktığım oluyor, "Bu ben miyim?" diye... Hele bir de sarkastik yanım anlaşılamayıp, basın onlardan görkemli başlıklar devşirdiyse daha da çok hayret ediyorum. Kısacası, vitrindeki Nesrin'le evdeki Nesrin arasında dağlar kadar fark var ve ben her ikisi olmayı çok seviyorum.

Oyunculuk yolculuğunda "artık başka bir Nesrin var" dediğin bir kırılma noktası oldu mu?

Oldu. Bir noktadan sonra ispat etmeye çalışmayı bıraktım. Onaylanma ihtiyacından sonunda kurtulduğumda başka bir Nesrin oldu. Şimdi daha az konuşuyorum ama daha çok duyuluyorum. Özdeğer bu şekilde çalışıyor. Kendi değerini kendin belirliyorsun ve sonra sessizce arkana yaslanıp, o yüksekliğe erişemeyen her şeyin, hayatından nasıl çıkıp gittiğine bakıyorsun. Biraz hüzünlü ama özgürleştirici bir yol.

Güçlü kadın olmak senin için ne ifade ediyor? Sence bu tanım yıllar içinde değişti mi?

Eskiden güçlü kadın dayanan, tolere edendi. Şimdi güçlü kadın, gerektiğinde masadan zarafetle kalkabilen. Bu benim için büyük bir dönüşüm oldu. Gücün dayanma kapasitesiyle eşdeğer olduğu öğretildi bize, oysa asıl güç kendini sana uymayan her şeyden uzaklaştırabilmek bence. Ruhumla tezat oluşturan her şeyi çok daha hızlı bırakabiliyorum artık. Ve açıkçası pek de arkama bakmıyorum.

Kendinle ilgili en çok hangi özelliğin yanlış anlaşıldığını düşünüyorsun?

Sarkastik yönüm ultra yanlış anlaşılıyor. Birçok şeyi o anın verdiği duyguyla ve mizahla söylüyorum ama özellikle söylediklerimi gazetelerde okumak durumunda kaldığımda, ben de "Nesrin keşke bu şakayı yapmasaydın" diyorum.

Bugün dönüp 10 yıl önceki Nesrin'e bir şey fısıldasan, bu ne olurdu?

Kendi hızına güven. Herkesin koştuğu bir dünyada sen kendi değerini karınca adımlarıyla da olsa bulacaksın.

Hayatında olmazsa olmaz bir ritüelin var mı?

Sessizlik. Günün bir anında mutlaka. Her gün mutlaka meditasyon yapıyorum. Bayağı da uzun oturuyorum. Günün en kendim gibi hissettiğim zamanı oluyor.

Kalabalıklar içinde mi yoksa yalnızken mi daha çok kendin oluyorsun?

Yalnızken kendimle karşılaşıyorum. Kalabalıkta kendimi gözlemliyorum.

Henüz yapmadığın ama içinde büyüyen bir rol hayali var mı?

O kadar çok ki, bir ajan, bir pilot, tarihte gerçekten yaşamış birisi, bir boksör, bir balerin, bir erkek, son günlerine yaklaşmış birisi ya da bir süper kahraman... Sınırsız hayalim var, yapmak istediğim çok şey var.

Yavaşlamak senin için bir ihtiyaç mı, bir lüks mü?

Bir ihtiyaç. Günümüz dünyasında ise gerçek bir lüks artık herkes için. Yani en basitinden, offline olabildiğin sabahlar kendini gerçekten bu dünyanın kralı gibi hissediyorsun. Hemen cevap vermek zorunda olmamak gerçek bir lüks oldu. Ne tuhaf ama, bizden sadece bir jenerasyon öncesinin bile anlayamadığı bir konsept bu. Bazen annem WhatsApp mesajlarıma iki gün sonra dönüyor, "Anne bu, bu mecranın ruhuna aykırı" diyorum, "Neyin bu kadar acelesi vardı anlat şimdi" diyor, bir bakıyorum gerçekten konunun bir aciliyeti yokmuş. Ama biz, bütün bir yaşamı acelemiz varmış gibi yaşıyoruz, o yüzden büyük ölçüde ıskalıyoruz hayatı. Bu kuşağın ağız dolusu "yaşadım" diyebilmesi çok ütopik.

Oyunculuk dışında seni heyecanlandıran başka yaratıcı alanlar var mı?

Üretmenin her hali beni heyecanlandırıyor. Mesela son günlerde pastacılığa sardım. İnsanlar bunu pandemi zamanında yapıyordu. Bir ara herkes ekmek yapmakla kafayı bozmuştu. Benim de böyle bir dönemim. Bir çeşit terapi oluyor hamurla ilgilenmek. Pasta, börek, kurabiye yapıyorum. Çoğunlukla kendim yemiyorum. Aileme, arkadaşlarıma yediriyorum ama evde sürekli güzel bir vanilin kokusu oluyor. Ev çocukluğum gibi, gerçek bir yuva gibi kokuyor. Bir de cinsiyetçi bir şey söylemek istemem ama fırından o kabarmış kekleri çıkardığımda kendimi gerçek bir kadın gibi hissediyorum, çok hoşuma gidiyor. Bunun dışında yazmayı, şarkı söyleyip dans etmeyi de çok seviyorum. Bence bunların hepsi üretim. Kimse alkış tutmasa da...

Önümüzdeki birkaç yıl için kendin adına en çok neyi diliyorsun?

Seçme özgürlüğümü korumayı.

"Ben buradayım" dediğin yer tam olarak neresi?

Kendimle çelişmediğim yer. Ruhuma ters düşmeyen bir yerdeyim.

Aşk şu an hayatının neresinde?

Sessiz bir yerde. Ama açıkçası varlığını inkâr etmiyorum.

Yakın zamanda seni heyecanlandıran yeni projeler var mı?

Evet. Henüz konuşamasam da beni heyecanlandıran şey, çok yakında duyurulacak. Hatta belki dergimiz çıktığı sırada artık sürprizi paylaşılmış olacak. Tek söyleyebileceğim çok ama çok istediğim bir ekiple yan yana geliyorum bu proje için. Yönetmeni, görüntü yönetmeni, senarist ve yapımcı ekibiyle çalışmayı çok arzuluyordum.

Bu yıl için seyahat planları yaptın mı? En favori seyahat rotan?

Plansız seyahatleri seviyorum. Ama deniz ve güneş hâlâ en güvenli kaçışım. Çok şanslıyım ki yeni projemde deniz ve güneşe hep çok yakın olacağım. Al bir spoiler daha.

Son olarak karlar içinde çok keyifli bir çekim yaptık, neler söylemek istersin?

Zor ama çok güzel bir atmosferdi. Soğuğun içinde sıcacık bir iş çıkardık. Erdi Doğan yeteneğine ve gözüne gerçekten hayran olduğum bir isim. ALEM Dergisi de keza öyle, daha önceki Tamer Yılmaz kapağımız da efsane idi, bu kapağımızın da çok ikonik olacağına eminim. Stylistimiz Tuğçe Kılınçlı harika bir iş çıkardı, Ceylan Yeniacun keza benim canımın içidir. Yani bu kadar güzel insan bir araya geldiğimiz için gerçekten kendimi çok şanslı hissediyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum.

Röportaj: Ceylan YENİACUN

Fotoğraf: Erdi DOĞAN

Styling: Tuğçe KILINÇLI

Saç: Erdem GÜL

Makyaj: Yiğit İZGÜL

Video: Ardan GÜNGÖR

Fotoğraf asistanı: Taner YAMAN

Styling asistanı: Mine KARAKURT

Mekan için Megasaray Mount Erciyes Hotel'e teşekkür ederiz

EN ÇOK OKUNANLAR

Yüksek Modanın Gizli Kahramanlarına Saygı Duruşu
Yüksek Modanın Gizli Kahramanlarına Saygı Duruşu

Yüksek Modanın Gizli Kahramanlarına Saygı Duruşu

1 dakika okunma süresi
New York'un Son Büyük Koleksiyoner Evi Satışta
New York'un Son Büyük Koleksiyoner Evi Satışta

New York'un Son Büyük Koleksiyoner Evi Satışta

3 dakika okunma süresi
Giorgio Armani Privé İlkbahar/Yaz 2026: Makyaj Görünümü
Giorgio Armani Privé İlkbahar/Yaz 2026: Makyaj Görünümü

Giorgio Armani Privé İlkbahar/Yaz 2026: Makyaj Görünümü

3 dakika okunma süresi
Kariyeri Boyunca Oscar Kazanamamış Oyuncular
Kariyeri Boyunca Oscar Kazanamamış Oyuncular

Kariyeri Boyunca Oscar Kazanamamış Oyuncular

35 dakika okunma süresi
Taylor Russell Dior'un Yeni Elçisi Oldu
Taylor Russell Dior'un Yeni Elçisi Oldu

Taylor Russell Dior'un Yeni Elçisi Oldu

2 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

2025'e İmza Atanlar: Kerem Kazaz
2025'e İmza Atanlar: Kerem Kazaz

2025'e İmza Atanlar: Kerem Kazaz

2025'e İmza Atanlar: Amor Garibovic
2025'e İmza Atanlar: Amor Garibovic

2025'e İmza Atanlar: Amor Garibovic

Hayatının En Olgun Ve Rasyonel Döneminde: Teoman
Hayatının En Olgun Ve Rasyonel Döneminde: Teoman

Hayatının En Olgun Ve Rasyonel Döneminde: Teoman

Yeni Hikayelerin İzinde
Yeni Hikayelerin İzinde

Yeni Hikayelerin İzinde

Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş
Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş

Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş

Sahnedeki Varoluş: Buse Babadağ
Sahnedeki Varoluş: Buse Babadağ

Sahnedeki Varoluş: Buse Babadağ

Ünlü İsimlerin Yılbaşı Panosu
Ünlü İsimlerin Yılbaşı Panosu

Ünlü İsimlerin Yılbaşı Panosu

2025'e İmza Atanlar: Bahtiyar Büyükduman
2025'e İmza Atanlar: Bahtiyar Büyükduman

2025'e İmza Atanlar: Bahtiyar Büyükduman

Sabit Akkaya ile Dönüşümün Estetiği
Sabit Akkaya ile Dönüşümün Estetiği

Sabit Akkaya ile Dönüşümün Estetiği

2025'e İmza Atanlar: Gizem Örge
2025'e İmza Atanlar: Gizem Örge

2025'e İmza Atanlar: Gizem Örge

Melike Bayık ile 2025'in İzlerine Doğru
Melike Bayık ile 2025'in İzlerine Doğru

Melike Bayık ile 2025'in İzlerine Doğru

Köklü Bağlar
Köklü Bağlar

Köklü Bağlar