Dijital Dünyada Samimiyetin Peşinde: Ecem Dilan Köse

Ecem Dilan Köse, doğanın dijital ile kesişim noktasında yaratıcı vizyonunu şekillendirirken, sanatına farklı bir boyut kattığı yerden bildiriyor.

YAZAR: Filiz Şeref Kulu
ABONE OL
14 Temmuz 2025 Pazartesi 17:10 | Son Güncellenme:
14 dakika okunma süresi
Dijital Dünyada Samimiyetin Peşinde: Ecem Dilan Köse

Doğadaki düzensizlikle teknolojideki kusursuzluk arasındaki gerilimin kendisini sürekli düşündürdüğünü söylüyor Ecem Dilan Köse. Bu da onu farklı bir doğa-dijital diyaloğunun içine sokuyor. Son günlerde dijital sanat deyince akla ilk gelen genç isimlerden biri Ecem. O kadar ki "Dijital dünyaya yaşamın gerçekliğinden kaçmak için bulaştım. Şimdi o kadar dijital dünyadayım ki buradan kaçmak için yaşamın kendisine ihtiyacım var" diyecek kadar dijital evrene hapsolduğu anlara sahip... Global olarak da adını ve eserlerini dünyaya yolculuk ettiren sanatçı, farklı bir bakış açısıyla sunduğu eserleriyle dikkat çekiyor. "Japonya'da sanatımı göstermek bir hedeften çok, bir çağrı gibiydi. KG+ ile bu çağrı karşılık buldu ve işlerim, özellikle serginin 'termal kamera' ve 'duygusal yüzey' parçaları, izleyiciyle çok doğrudan ve güçlü bir ilişki kurdu" derken diğer yandan iki kadim sanat, Suminagashi ve ebruyu bir araya getiren eserleriyle öne çıkıyor. Dijital sanata farklı bakış açısıyla level atlatan Ecem Dilan Köse ile özgün dünyasının dehlizlerine inerek sanatın kişisel yüzünün genç bir sanatçıdaki dijital yansımalarına şahit oluyoruz.

Geçtiğimiz günlerde KYOTOGRAPHIE'nin paralel etkinliği olan KG+ kapsamında "Where Sincerity Leads" başlıklı kişisel sergini, Japonya'da gerçekleştirdin. Japonya'ya sanatın varana dek nasıl bir yolculuk yaşadın?

"Where Sincerity Leads" sergisi dijital çağın en kırılgan, en insanî meselesiyle ilgileniyor: Samimiyet... Giderek algoritmikleşen bir dünyada neyin sahici, neyin sahte olduğu giderek daha zor ayırt ediliyor. Sosyal medya davranışlarından yapay zekâ görsellerine, ses klonlarından otomatik duygulara kadar, teknoloji artık yalnızca dışımızı değil, iç dünyamızı da şekillendirmeye başladı. Benim için bu durum, artık yalnızca estetik değil, etik bir mesele hâline geldi. Sanatta "gerçek" olan nedir? Ve daha önemlisi "samimi" olan nedir? Teknolojinin gündelik yaşamla iç içe geçtiği, yapay zekânın insan varoluşuna ortak hâline geldiği bir çağda, samimiyet kavramı da dönüşüm içinde. Bu evrilen manzarada yol almaya çalışırken, karşılaştığımız etkileşimlerde samimiyeti ayırt etmekte zorlanabiliyoruz. Peki, gerçek samimiyet nerede barınır? Algoritmalar ve yapay modellerle şekillenen bir dünyada şu soru ortaya çıkar: Samimiyet, dijital çağın netliği ve yapısı içinde var olabilir mi, yoksa anlamını çelişkilerin bir arada var olduğu o nüanslı kaosta mı bulur; sıcaklık ve öngörülemezliğin, algoritmanın ötesinde anlam yarattığı o yerde mi? Bu sergi, hem termal görüntülerle yakalanan gerçek sıcaklık; hem de duygusal karmaşıklıkla ifade edilen mecazi sıcaklık aracılığıyla, samimiyetin insan, makine ve doğa üçgenindeki değişen doğasını araştırıyor. İzleyiciyi, samimiyetin makinenin hesaplı kesinliği ve insan etkileşiminin durmaksızın değişen ritimleri arasında nasıl uyum sağladığını, dönüştüğünü ve varlığını nasıl sürdürdüğünü sorgulamaya davet ediyor. Ve işte bu sorgunun peşinden gidince, serginin adı da kendini ortaya koydu: "Where Sincerity Leads" (Samimiyetin götürdüğü yer). Bu "yer" aslında coğrafi değil; içsel, zihinsel, etik bir alandı. Ama ironik şekilde beni Japonya'ya götürdü. Kyoto'ya varan yolculuğum, son birkaç yılda farklı ülkelerde dijital işler üretirken, özellikle Japon estetiğiyle kurduğum güçlü bağla şekillendi. Sadeliğe, boşluğa ve ritme verdikleri değer; ebru ile suminagashi arasındaki bağ gibi, benim işlerimde de hem içerik hem biçim düzeyinde yankı buldu. Japonya'da sanatımı göstermek bir hedeften çok, bir çağrı gibiydi.

Uluslararası sanat sahnesinde izleyiciyle buluşmak senin için ne anlam taşıyor? Bu deneyimini sanat hayatında nerede konumlandırıyorsun?

Uluslararası sanat sahnesinde izleyiciyle buluşmak benim için sadece bir "gösterim" değil, bir karşılaşma alanı. Bu karşılaşma çoğu zaman sessiz; bazen bir bakış, bazen bir duraklama süresi, bazen de bir içsel yankı biçiminde yaşanıyor. Yaptığım işler çoğunlukla dijital, bazen soğuk sayılabilecek malzemelerden oluşsa da, o işlerin özünde hep duygusal bir titreşim, insanla ve doğayla kurduğumuz bağa dair bir arayış var. Bu yüzden başka bir coğrafyada, farklı bir dilin ve kültürel bağlamın içinden gelen biriyle bu bağın kurulabildiğini görmek, benim için sanatın dil üstü bir alanda işlediğinin kanıtı gibi.

Teknolojiyi bir araçtan öteye taşıyan ne oluyor senin için?

Teknolojiyi bir araçtan öteye taşıyan şey, onunla kurduğum duygusal ve düşünsel bağ. Benim için teknoloji; sadece üretim değil, bir sorgulama, sezgi ve hatta kırılganlık alanı. Yapay zekâ gibi sistemler, içlerinde "hissetmeyen" ama "yansıtan" yapılar barındırıyor. Bu yansımalar aracılığıyla insanın ne olduğunu daha derin sorgulayabiliyoruz. Yani teknoloji, benim işlerimde bir son değil; varoluşsal bir sorunun arayüzü.

Sanat dünyasında dijital sanata dair önyargılar da var. Dijital sanata seni yönlendiren ne oldu? Sanat pratiğini nasıl tanımlıyorsun?

Ben kendi zamanlarımdaki araçları kullanıyorum. Yenilikleri takip ediyorum, merak ediyorum. Sanatçı kendi zamanında kendi etrafında ne varsa ilgisini çeken, onu aracı olarak kullanır. Bunu çok doğal buluyorum. Sanat pratiğimse çok değişken ve yaşayan bir halde. Fiziksel işler üretmekten de çekinmiyorum.

İnteraktif ve görsel-işitsel deneyimler sanatına nasıl yansımalar katıyor?

İnteraktif ve görsel-işitsel deneyimler, izleyiciyi sadece izleyen değil, hisseden ve tepki veren bir varlığa dönüştürüyor. Bu etkileşim, işlerimi sabit bir anlatıdan çıkarıp canlı bir organizmaya dönüştürüyor. Zaman, mekân ve beden algısı parçalanıyor; ortaya anlık ama derin bağlar çıkıyor. İzleyiciyle birlikte eserin ritmi değişiyor ve her deneyim biricik hâle geliyor. Performanslar da öyle, performans sürecinde tekrar işle bir bağ kuruyorsunuz ve yeni dönüşümler meydana geliyor. Bunu heyecanlı buluyorum ve kullanıyorum. Her sene beni bir şekilde performans yaparken görmeniz mümkün.

Günlük hayatta seni yaratmaya iten unsurlar neler?

Benim ilhamım çoğu zaman görünmeyenden geliyor: Bir sessizlik anı, beklenmedik bir hata, rüzgârın yön değiştirmesi... Doğadaki düzensizlikle teknolojideki kusursuzluk arasındaki gerilim beni sürekli düşündürüyor. Rüyalar, veri akışları, termal izler, eski mitler ya da bir sokaktaki yabancı da ilham olabilir. Günlük hayatta beni en çok harekete geçiren şey, içimde bir şeyin "hissedilmek istiyorum" demesi. Ne zaman bunu duyarsam, yaratmaya başlıyorum.

Seni henüz keşfetmeyenlere, sanatının nasıl bir deneyim sunduğunu söyleyebilirsin? Nedir sanatınla kapılarını açmaya çalıştığın dünya?

Şu an değişim dönemindeyim, bunu söylemek için Ekim ayını beklemeliyiz. 25 Ekim'de Arton'da kişisel sergim olacak. Uzun zamandan sonra ilk kez İstanbul'da kişisel bir sergi yapıyorum ve kendi sanat pratiğimi de yeniliyorum. Bu soruyu o zaman cevaplayabilirim.

EN ÇOK OKUNANLAR

Mart 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Mart 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Mart 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

28 dakika okunma süresi
Zendaya ve Tom Holland Evlendi!
Zendaya ve Tom Holland Evlendi!

Zendaya ve Tom Holland Evlendi!

2 dakika okunma süresi
2026 SAG Ödülleri Kazananlar Listesi
2026 SAG Ödülleri Kazananlar Listesi

2026 SAG Ödülleri Kazananlar Listesi

5 dakika okunma süresi
2026 SAG Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri
2026 SAG Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri

2026 SAG Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri

1 dakika okunma süresi
“Michael” Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
“Michael” Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

“Michael” Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

7 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: İlvira Donskaya
Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: İlvira Donskaya

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: İlvira Donskaya

Sabit Akkaya ile Dönüşümün Estetiği
Sabit Akkaya ile Dönüşümün Estetiği

Sabit Akkaya ile Dönüşümün Estetiği

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Begüm Kıroğlu
Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Begüm Kıroğlu

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Begüm Kıroğlu

Sahnedeki Varoluş: Buse Babadağ
Sahnedeki Varoluş: Buse Babadağ

Sahnedeki Varoluş: Buse Babadağ

Zirvede Parlayan Bir Yıldız: Nesrin Cavadzade
Zirvede Parlayan Bir Yıldız: Nesrin Cavadzade

Zirvede Parlayan Bir Yıldız: Nesrin Cavadzade

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Zümrüt Yezdani Kedik
Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Zümrüt Yezdani Kedik

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Zümrüt Yezdani Kedik

Hayatının En Olgun Ve Rasyonel Döneminde: Teoman
Hayatının En Olgun Ve Rasyonel Döneminde: Teoman

Hayatının En Olgun Ve Rasyonel Döneminde: Teoman

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Serra Türker Bayır
Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Serra Türker Bayır

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Serra Türker Bayır

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Ebru Dildar Edin
Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Ebru Dildar Edin

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Ebru Dildar Edin

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Milka Karaağaçlı İnce
Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Milka Karaağaçlı İnce

Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Milka Karaağaçlı İnce

Bodrum'da Yeni Denge: Mahremiyet, Mimari, Ritim
Bodrum'da Yeni Denge: Mahremiyet, Mimari, Ritim

Bodrum'da Yeni Denge: Mahremiyet, Mimari, Ritim

Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş
Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş

Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş