2026 CI Bloom: Berna Dolmacı | Vision Art Platform

Genç, cesur ve yenilikçi ruhuyla CI Bloom, 15–19 Nisan tarihleri arasında İstanbul'da beşinci kez çağdaş sanatın nabzını tutuyor. Fuar kapsamında bir araya geldiğimiz Vision Art Platform'dan Berna Dolmacı, yaratıcı süreçlerini ve vizyonlarını bizimle paylaşıyor.

YAZAR: Zülal Ünaldı
ABONE OL
7 Nisan 2026 Salı 16:30 | Son Güncellenme:
13 dakika okunma süresi
2026 CI Bloom: Berna Dolmacı | Vision Art Platform

Doğada bahar sevinci yaşanırken, CI Bloom'da sanatın tüm renkleri taze bir enerjiyle ortaya çıkıyor. Fuar; çağdaş sanatın en dinamik isimlerini, galerileri ve bağımsız inisiyatifleri İstanbul Lütfi Kırdar Rumeli Salonu'nda bir araya getiriyor. Yeni fikirlerin, farklı seslerin ve yaratıcı enerjinin ilham veren yelpazesine alan açan fuarda, Türkiye'den ve dünyadan birçok sanatçı işlerini sergiliyor. Biz de fuarda yer alan Vision Art Platform'dan Berna Dolmacı'nın yaratıcı dünyasını anlattığı keyifli bir sohbete davet ediyoruz.

Doğal malzemelerle renklendirilmiş atık kağıtlarla yaptığınız büyük kolajlarla, devasa enstalasyonlarınızla izleyiciye nasıl bir anlatı sunmak istiyorsunuz?

Bugünden geçmişe baktığımda fark ettiğim şeylerden biri, malzeme kullanımımın çocukluğumdaki oyun ilişkim ile benzerlik gösterdiğini keşfetmem oldu. Hayatıma sanat eğitiminin dahil olmasıyla birlikte eskiz defteri ile tanıştım. 'An'ı kayıt altına alma arzusu ile görsel günlüklere dönüşerek defterler yüzeylere, yüzeyler mekanlara evrildi. Yaptığım büyük ölçekli kolajlar yerini, mekan deneyimleri ile enstalasyona bıraktı. Bu yaklaşım, imgeyi belirlememde ve mekansal deneyim alanları oluşturmada önemli katkılara sahip. Yaptığım yer, çalışmanın temelinde "arzuladığım yerde olma, 'öz'e dönme" gibi duyguları barındırıyor. Fakat mekânın aurası, yapısal durumu, renk paleti, çalışmanın kavramsal çerçevesi, her şeyi göz önünde bulundurarak nihai sonuca ulaşıyor. 2023 yılında Vision Art Platform'un ev sahipliği yaptığı "Uzak'ta Kalana, Veda" isimli solo sergim Akaretler'deki binanın üçüncü katında gerçekleşmişti. Mekan, merdivenleri aştıktan sonra küçük bir hol ile daha geniş bir odaya; o odadan da biraz daha küçük diğer bir odaya bağlanıyordu. İzleyici mekan ve çalışmalar ile seyir halindeyken sürpriz bir karşılama ile, sergiye adını veren "Uzak'ta Kalana Veda" isimli çalışmamla karşılaşıyordu... Enstalasyonun bulunduğu alana girildiği anda izleyicinin artık başka bir dünyada olmasını hedefledim. Bulunduğu alandan artık bir oda görünümünden daha çok, el değmemiş, dokunulmamış doğanın tasviriydi. İzleyici odaya girdiğinde yaklaşım 80 cm'lik bir seyir alanında enstalasyonu deneyimliyordu: ses, koku ve mekan müdahalesi ile birlikte tamamen seyre dalmayı, düşünmeyi; karşılaştıklarında koku ile bellekte yer edinmeyi, ses ile duyguya eşlik etmeyi amaçlıyordu. Bu solo sergim, dedemle kurduğum diyaloğun somut haliydi benim için... Enstalasyon benim için sadece bir from ve imgenin arayışı değil, sesin ve kokunun da dahil olduğu izleyiciye deneyim alanı sunarak birçok duyusuna temas edebilmek...Yaptığım her çalışma, kavramsal metninin yanında mekanın iletisi ile doğrudan ilintili, kendi içinde kodları ile izleyiciye bir söylem sunar; didaktik bir dilin dışında kendi içsel dünyaları üzerinden düşünmeye davet eder.

Siz arazileri de atölye olarak kullanıyor; araziyi ve bitki örtüsünü işlerinizle bütünleştiriyorsunuz. Sizi hangi duygu yönlendiriyor? Arazideki çalışmalarınızı anlatır mısınız?

Zamanın bendeki iziyle arazi, üretim alanıma dönüştü. İki üretim pratiği süreçte benimle şekillenip bir dil oluşturmama sebep oldu. İlk üretim pratiğim, kolaj. Fakat biraz farklı bir süreci var: bez üzerine iğne ile montelediğim kağıtlar ile ilerliyor, oldukça katmanlı bir süreç. Organik malzeme ve akrilik ile renklendirdiğim kağıtlar belli aşamalardan geçiyor; ilk aşamada yüzeyin renklendirilmesi ve sonrasında ihtiyaca bağlı olarak yüzeyin doygunlaşma süreci ve sonra ihtiyaca bağlı olarak kurutma teknikleri ve asım aşamaları... Çalışma pratiğimin doğası gereği stabil bir alana ihtiyaç duyuyor. Malzeme ve ben birlikteyiz. Hikayesi ise şu şekilde: bir dönem (2019) atölyemi kapatmıştım. Ve üretim yapmak istiyordum, kolaj pratiği hassas ve stabil alana ihtiyaç duyuyordu. Pratiğimin dönüşmesi gereken bir yerdeydim... Ve öyle oldu. Arazi her zaman cömert ve ilham verici. Çeşitli yerlerde birçok atölyem oldu. İhtiyacıma göre alanlar seçiyordum; çalışmanın tüm süreci aynı lokasyonda gerçekleşiyordu. Bazen düz bir dağın üzerinde bazen zeytin ağacının altında bazen sahilde... Bu süreçte malzemelerimi, bulunduğum araziden ve topraktan gelen meyve ve sebzelerin kabuklarını kesip, kurutarak muhafaza ediyordum. Meyve ve sebze kabuklarının dışında çekirdeklerini de biriktiriyordum. Mutfaktan çıkan her organik gıda benim için potansiyel bir malzemeydi...Meyve çekirdekleri, limon, portakal, çay, kahve, enginar, soğan kabuğu, çiğdem kabuğu, fıstık kabuğu gibi. Her bir malzeme lezzetleri gibi ayrı dokular, renkler veriyor. Bunun dışında gittiğim arazilerden topladığım bitkiler, çiçekler, ölmüş böcekler... Kurumuş dallar... Toprak ve tohumlar... Organik ve doğal her malzeme, kendi gücüyle var olup yaşayarak aslında benden bağımsız bir çalışmayla birlikte dönüşüyor. Arazide kendi fırçamı yapıyorum... Yüzeyde oluşan her tekstür beni aracı kılıyor, zaman zaman güneş ve rüzgar da kendi katkısını çalışmaya dahil ediyor... Çalışmalarımın hepsi canlılar gibi yaşar ve ölürler. Bulunduğum yerlerde yaptığım her çalışma, benim içsel dünyamın kapıları olsa da, nihai süreçlerini kendileri mekansal ve ya bölsegel konumları ile tamamlıyor. Bir süreç başlıyor, bir doğum gerçekleşiyor; yağmur, güneş ve rüzgar ile yeni bir oluş içinde yerini alıyor: yaşıyor belki tekrar ölüp, dönüşüyor.

CI BLOOM, 5. edisyonunda Vision Art Platform temsiliyetiyle yer alıyorsunuz. Fuarda olmak sizin için ne ifade ediyor. Fuar, İstanbul'un kültür ve sanat ekosistemine neler kattı?

Evet, Vision Art Platfrom ile 2022 yılında tanıştık. Birçok uluslararası ve İstanbul merkezli sanat fuarlarında birlikte ilerliyoruz. CI BLOOM gibi önemli çağdaş sanat fuarları İstanbul özelinden ziyade bence Türkiye'de de önemli katkılara sahip diye düşünüyorum. Kültür sanat alanında yapılan her etkinlik ve oluşum, Türkiye sanatında önemli bir ize sahip... Birçok kişi sanatın sadece tek tip bir şey olduğu düşünüyor. Fuarda ne kadar çok çağdaş sanat ve alternatif üretim biçimlerine yer verilirse, kişilerin bilinçlenme ve farkındalığı o kadar artacaktır. Bana katkılarına gelince; fuar, öngöremediğim insanların çalışmalarıma ulaşarak, Berna'yı devre dışı bırakıp, çalışmalarımla diyalog kurabilmesine alan açtı.

Kamusal alanlarda büyük enstalasyonlar, mekân kaplamaları üretirken sizi hangi duygu yönlendiriyor? Ekolojik temelli sanat anlayışını benimsemiş bir sanatçı olarak dijital sanata bakışınız nedir?

Verilen her alan benim yeni bir dünya oluşma arzum ile başlıyor. Her çalışma benim, içinde kaybolduğum, arzuladığım 'yer' ve 'an'a dönmem ile şekilleniyor; kodlarını oluşturuyorum. Mekanın gücü malzemenin kendi hikayesi ve tabii ben. Ben kendini bazen üreten biri gibi değil de aracı gibi hissediyorum... sürecin parçası olma halindeyken tam da orada kayboluyorum: stabil bir üretim pratiğim yok, malzemenin kendi ile birebir temas halindeyim... Sanki ilkel bir dürtü ile yoğruluyorum gibi... Malzemenin kendisi ile bu kadar temas halindeyken başka bir üretim pratiği benimle nasıl olurdu, bilmiyorum. Fakat şunu da eklemeliyim: covid döneminde evlerimizden çıkamadığımız ve ev üstüne düşündüğümüz dönemde, Fulya Çetin'in 2020 yılında "Evin-de Hali" isimli projesine davet almıştım. Bu proje kapsamında arkadaşım İsmail İfşa'nın teknik desteği ile "Tahassür" isminde bir video-art yapmıştım. Bu ilk ve tek dijital üretimimdi. İsmail olmasaydı hayal ettiğim şeyi yapamazdım muhtemelen... Video bir dakikadan daha az; sabahın ilk saatlerinde kuş seslerini ile başlıyordu. Evimin duvarında küçük bir kağıtta ilkokul zamanlarında, hepimizin yaptığı, arazide konumlanan küçük bacalı evin çizimiydi. Çok keyif aldığım bir süreçti. Sanatın iletisi, tektipleştirilemeyecek bir sonsuzlukta yerini buluyor. Her araç, kendi malzemesini üretir/seçer ve sunar.

EN ÇOK OKUNANLAR

Kapadokya'nın Sessiz Lüksü Dünyanın Radarında
Kapadokya'nın Sessiz Lüksü Dünyanın Radarında

Kapadokya'nın Sessiz Lüksü Dünyanın Radarında

3 dakika okunma süresi
Formula 1'de Neler Değişti?
Formula 1'de Neler Değişti?

Formula 1'de Neler Değişti?

1 dakika okunma süresi
Ricky Martin Bu Yaz İstanbul Sahnesine Dönüyor
Ricky Martin Bu Yaz İstanbul Sahnesine Dönüyor

Ricky Martin Bu Yaz İstanbul Sahnesine Dönüyor

4 dakika okunma süresi
“Sarı Zarflar” Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
“Sarı Zarflar” Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

“Sarı Zarflar” Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

2 dakika okunma süresi
25 MART 2026
25 MART 2026

25 MART 2026

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Dünden Bugüne Megastar Tarkan
Dünden Bugüne Megastar Tarkan

Dünden Bugüne Megastar Tarkan

2026 CI Bloom: Eda Zamanpur | Piramid Sanat
2026 CI Bloom: Eda Zamanpur | Piramid Sanat

2026 CI Bloom: Eda Zamanpur | Piramid Sanat

İstanbul'da Megastar Gecesi
İstanbul'da Megastar Gecesi

İstanbul'da Megastar Gecesi

2026 CI Bloom: Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin | Anna Laudel
2026 CI Bloom: Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin | Anna Laudel

2026 CI Bloom: Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin | Anna Laudel

2026 CI Bloom: Sedat Girgin | Galeri 77
2026 CI Bloom: Sedat Girgin | Galeri 77

2026 CI Bloom: Sedat Girgin | Galeri 77

2026 CI Bloom: Murat Palta | x-ist
2026 CI Bloom: Murat Palta | x-ist

2026 CI Bloom: Murat Palta | x-ist

Sürdürülebilir Başarının Sırrı
Sürdürülebilir Başarının Sırrı

Sürdürülebilir Başarının Sırrı

Melis Fis: Müzikle Çizilen Harita
Melis Fis: Müzikle Çizilen Harita

Melis Fis: Müzikle Çizilen Harita

Kızıldeniz'de Uluslararası Buluşma
Kızıldeniz'de Uluslararası Buluşma

Kızıldeniz'de Uluslararası Buluşma

2026 CI Bloom: Ecem Dilan Köse | Art On
2026 CI Bloom: Ecem Dilan Köse | Art On

2026 CI Bloom: Ecem Dilan Köse | Art On

Doğanın Gücü ve İnsan Duyguları
Doğanın Gücü ve İnsan Duyguları

Doğanın Gücü ve İnsan Duyguları

Fotoğraflarla Sophia Loren Efsanesi
Fotoğraflarla Sophia Loren Efsanesi

Fotoğraflarla Sophia Loren Efsanesi