Değişim Elçisi

Kadim bir el sanatı, modern dünyanın imkânlarıyla buluşuyor. Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu öncülüğündeki Nallıhan İğne Oyası Projesi, kadınların ekonomik bağımsızlığına yeni bir kapı açıyor.

YAZAR: Nazlı Sancaklı   FOTOĞRAFLAR: Ertan Demirbilek
ABONE OL
17 Ocak 2026 Cumartesi 20:26 | Son Güncellenme:
16 dakika okunma süresi
Değişim Elçisi

Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu; yönetici, akademisyen ve sivil toplum temsilcisi kimliğiyle yıllardır iletişim, kültür ve kadın çalışmaları alanlarında sosyal etki üreten güçlü bir isim. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KADUM) Direktörü olan Uslu ile kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının güçlendirilmesini odağına alan yeni projesi için bir araya geldik. Geçmişin izlerini geleceğin imkânlarıyla buluşturan Uslu ile bu çalışmanın ardındaki vizyonu konuştuk.

2025 yılı, adınızın hem akademide hem sahada çok daha yüksek sesle anıldığı bir yıl oldu. Peki, Nallıhan İğne Oyası Projesi, bu yılın Zeynep Karahan Uslu hikâyesinde nasıl bir dönüm noktası?

Bu proje Rumeli göçmeni anneannesinin ve matematik öğretmeni annesinin işlediği ipek iğne oyalarına hayran bir evladın, içinde büyüdüğü kültür ortamının tetiklemesiyle, medeniyetimizin eşsiz kültür mirasının korunmasını yaşam amaçlarından biri haline getirmesinin iz düşümlerinden aslında. Ve 18 yıl önce Nallıhan'a yaptığım bir ziyarette binlerce saatlik göz nuruyla ortaya çıkan bu güzelliğin, kendi sınırlarına takılı kalma haline şahit olup, kişisel olarak döngüyü değiştirecek bir katkıyı mutlaka sunacağım diye kendime verdiğim bir sözün yüreğimde saklı kalmasının sonucu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yerel değerlerin korunmasına odaklı "Anadoludakiler" proje çağrısıyla da ete kemiğe büründü. Kendimle yaptığım akdi neticelendirmenin manevi tatmini de kadın olma ortak paydasında birleştiğim, kendi hikâyelerinin kahramanı üreticilerimize yeni imkân pencereleri açmanın mutluluğu da yeni çalışmalarıma motivasyon ve ilham vererek yol almamı destekliyor.

KADUM, vakıf üniversiteleri içinde cinsiyet eşitliği odaklı ilk ve en köklü merkez olarak 1998'den bu yana pek çok farklı dosyaya imza attı. Nallıhan İğne Oyası Projesi'ni bu kurumsal hafızanın neresine yazıyorsunuz? KADUM'un hikâyesinde bu proje nasıl bir eşik, nasıl bir yeni sayfa açıyor?

KADUM uluslararası iş birliklerini de kullanarak bilgi üreten, araştırmalar, raporlar, makalelerle kesişimsel akademik çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Ancak kadınların ve toplumumuzun kalkınmasına, onur duyarak görev yapmakta olduğum UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nun ana aksını oluşturan sürdürülebilirlik ilkelerine katkı sunarak, değişime kapı açan, somut sonuçlar üreten bir yaklaşım da projeyle birlikte hayata geçti. Nallıhan İğne Oyası Projesi kültür mirasımızı, kadın istihdamıyla harmanlayan, teknolojiden sanata çoklu yönler içermesiyle farklılaşıyor.

Kadın istihdamı, toplumsal cinsiyet eşitliği, kültürel miras gibi başlıklar Nallıhan'da aynı hikâyenin birer parçası oluyor. Bu projeyi sizin zihninizde "değişim laboratuvarı" haline getiren o kesişim noktası tam olarak nedir?

Değişim Çağı'nda var kalabilmek, sadece uyum sağlamaya değil, değişimin öncüsü olabilmeye bağlı. Bu da çok yönlü yaklaşımlar gerektiriyor. Dolayısıyla hem bu eşsiz el sanatımızı geliştirmek hem de kadın istihdamını arttırmak için, daha önce uygulanmamış bir bütünleşik yaklaşım geliştirildi. Sanatın iyileştirici gücünden, dijital yetkinliklere uzanan, biraz da karakterimin etkisiyle somut neticeler üretecek, farklılıkların uyumunda üreyen zenginlik olarak ifade edebileceğim bir kavrayış ortaya çıktı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın "Anadoludakiler" programı içinde, Nallıhan ve iğne oyasının öne çıkması tesadüf değil. Neden Nallıhan, neden tam da iğne oyası?

Dünya üzerinde hiçbir bölgede, iğne oyalarının bir örneği yok. O kadar ki bu oyalar, tekstil literatüründe "Türk Danteli" adıyla yer alıyor, ki oya etimolojik olarak dahi Türkçe'den geliyor. Dolayısıyla tamamen medeniyetimize ait, buluş sahibinin Anadolu kadınları olduğu, bir diğer ifadeyle bir kadın halk sanatıdır iğne oyalarımız. Ve iğne oyasını öne çıkararak, kadınları güçlendirmek anlamlı bir hedef. Diğer taraftan Türk ipekçiliği açısından 1900'lerde ipek fabrikası olan, ipek üretiminde tarihi öneme sahip bir coğrafya Nallıhan ve bazı işleme türleri sadece bu yöreye ait olduğu için coğrafi işarete sahip bir biçimde ayrışıyor. Ama bizzat şahit olduğum Nallıhanlı kadınların eşsiz motivasyonlarının etkisi de büyük. Minicik, merkeze çok uzak bir ilçede, yüzlerce kadının bitmeyen enerjilerini, göz nuru, matematik ve estetikle birleştirip kültürümüzü yaşatmaları, üreterek kendi hayatlarına güç katmaları çok kıymetli. Çocuklarını bir iğnenin ucundan elde ettiği minicik kazançla okutup nasıl mühendis, öğretmen yaptığını haklı bir gururla anlatan hanımefendilerin güçlü ve zarif duruşlarına destek olmaksa, biraz önce de ifade ettiğim gibi bir gönül borcuydu.

İğne oyası üreten kadınlara "Dijital okuryazarlık", "E-ticaret", "Yapay zekâ", "NFT", "Markalaşma" gibi başlıklar altında eğitimler sağlıyorsunuz. Bu başlıklar Anadolu'da ezber bozan bir tablo çiziyor ve sizce bu nasıl bir değişim niteliği taşıyor?

Artık 21'inci yüzyıl yetkinlikleri olarak ifade edebileceğimiz; teknoloji okuryazarı olmadan, iletişim becerilerinizi artırıp, dijital pazarlama yapabilecek yetkinliğe erişmeden başarı hikayesi yazmak mümkün değil. Bu anlamda destek verdiğimiz kadın kooperatifi aracılığıyla üretici kadınlarımızla hayli kapsamlı bir eğitimi tamamladık ve hedefimiz, kendi işini kuracak yeni kadın girişimciler çıkarmak, yeni dünyanın fırsatlarından üretici kadınlarımızın payına düşeni almasını sağlamak. Bugün internet teknolojisi etkin kullanıldığında dünyanın herhangi bir yerine ürün ulaştırmak herkes için mümkün ve umuyorum ki proje sonunda yurt dışından da sipariş alan bir Nallıhan profili oluşacak. Yine tarafımızca kurulup yönetilecek web sitesi, sosyal medya hesapları, bütçelenerek gerçekleştirilen tanıtımlar ve sosyal medya hesaplarının yönetimi, influencer'lar aracılığıyla yaydığımız içeriklerde bilinirlik ve etki düzeyini yükseltecek.

Boyner, Beymen, Arzu Kaprol, Arzu Sabancı Studio'nun koleksiyonlarına Nallıhan iğne oyasını dahil etmesi, bir yandan prestijli bir vitrin, bir yandan da ciddi bir ekonomik fırsat. Bu iş birliklerinin orta vadede yaratabileceği etkiyi somutlaştırmanızı istesek; nereden nereye gidebilecek bir ticaret hacminden söz ediyoruz?

Dostlukları kadar, projeye verdikleri destek adına da son derece mutlu olduğum değerli arkadaşlarım, bu süreçte de projeye kurumsal desteklerini ortaya koydular ve iğne oyalarının uygun gördükleri ölçülerde satışını sağlayacaklar. Ancak satış ve pazarlama imkanları kadar, sahip oldukları tasarım kapasitesiyle, üretecekleri koleksiyonlarla etnik moda stili anlamında verecekleri destekle, zevklerin sürekli değişmesine çağdaş bir karşılık üreterek, kadim maharetlerin otantikliği bozmadan, yaşaması ve gelişmesine destek olacaklar. Yine proje destekçisi kuruluşların hükmi ağırlığı ve yazacakları başarı hikâyesi, başka firmaların da sözde değil özde kültürümüzü korumak ve geliştirmek için eşsiz Türk iğne oyalarını ürünlerinde kullanmak üzere harekete geçmelerini arttırabilir, ki ev tekstilinden giyime ve obje üretimine dek geniş bir spektrumda değerlendirilebilme potansiyeli olan bir unsur ipek iğne oyalarımız. Böylelikle talep artacak, kadın emeği değerini bulacak hem istihdam hem girişimcilik güçlenecek, bu bakışa destek veren her firma ise kültürü ve kadını bütünleşik destekleyerek, toplumsal fayda üretmenin başarısına sahip olacak.

Türkiye'de kadınların ekonomik hayata katılımı konusunda son yıllarda sizi en çok umutlandıran değişimler neler? Nallıhan İğne Oyası Projesi'ni bu tabloya yerleştirdiğinizde; onu nereye yazarsınız: niş bir örnek mi, öncü bir model mi, kritik bir kırılma mı?

Kamu kurumları, özel sektör, bizim gibi akademik yapılar ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının artarak devamı, sürece güç katıyor. Ancak Türkiye'de kadın istihdamı sosyolojik faktörlerin etkisiyle, halen istenen seviyenin gerisinde ve metropollerin dışına çıktığımızda bu durum daha yoğun yaşanıyor. Dolayısıyla taşra illerinde kadın eğitim düzeyinin daha az oluşu, beyaz ve mavi yaka işlere erişim imkânlarının darlığı ve cinsiyet kalıplarının etkisinin yoğun yaşanması şeklinde çerçeveleyebileceğim reel portreden hareketle, kadınların ev içi sorumluluklarıyla birleştirerek istihdama katılabileceği işleri çoğaltmak, ekonomik bağımsızlıklarını elde etmeleri açısından kritik bir faktör. Proje de tam olarak bu çerçeve üzerinden ekonomik katılımı arttıracak nitelikte. Ancak el emeğine hak ettiği maddi karşılığı vermeye hazır, sosyal sorumluluk çerçevesinde bakışın şirketler nezdinde güçlenmesi gerekiyor ki, projemizle başlattığımız süreç devam edebilsin.

Mart 2025'te başlayan ve 18 ay sürecek bir projeden söz ediyoruz. Takvim bittiğinde hikâyenin bitmemesi için nasıl bir sürdürülebilirlik zemini kurdunuz? Özellikle NalEtik Kooperatifi ve kadınların dijital kanallardaki varlığı açısından, proje sonrası hayatı nasıl bir süreç olarak öngörüyorsunuz?

Öncelikle projeyi, üretici kadınlarımıza kendi kanatlarıyla uçabilecekleri bir zemin ve ilişki ağları inşa ederek tamamlayacağız. Ancak gönül bağımız çerçevesinde ve imkanlarımız dahilinde, ihtiyaç duyduklarında desteğimiz elbette her daim devam edecek. Keza proje sonrası sponsor bulma imkânı oluşursa, önceki yıllarda da Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin hayvancılık alanında çalışan ilk kadın kooperatifini Şanlıurfa'da açmış olmamdan elde ettiğim tecrübeyi de ekleyerek, kadın kooperatifçiliğini geliştirmeye devam edeceğim. Bundan böyle sürekli yeni açılımlar üretmeyi arzu ediyorum.

Anadolu sanatlarına destek olmak için projede sanat boyutunun da değerlendirildiğini görüyoruz, neler hazırlıyorsunuz bahseder misiniz?

Destek verdiğimiz kadın kooperatifimizi uluslararası el sanatları fuarlarına, sanat fuarlarına yine kişisel dostluklarımın sunduğu imkanlarla satış ve tanıtım odaklı bedelsiz biçimde entegre ettik. 2026 Ocak ayında "Yüreğin Nuru Sergisi"yle kadın iğne oyası üreticilerinin proje öncesinde oluşturdukları ürünler sanatseverlerle Arı Kültür ve Sanat Merkezi'nde verilecek resepsiyonla buluşacak, kazanç ve tanıtım imkânı oluşacak. Bu arada dünyanın ilk 50 fotoğraf sanatçısı arasında yer alan dostum Dilek Yurdakul'un yine bedelsiz desteğiyle kadın üreticilerimizin hayat enstantaneleri "Kalbin Emeği Fotoğraf Sergisi"yle 2026 içinde sanatseverlerle buluşacak. Keza, aynı sergide kadınların iğne oyası serüvenini, duygu durumlarını dijital hikâye anlatıcılığı yoluyla anlatan yapay zekâ destekli biçimde yapan bir dijital enstalasyonda yer alacak. Kadın üreticilerimizin yaşam maceralarını içeren bir belgeselin çekimlerini de tamamladık, ilk gösterimi yaptıktan sonra dijital mecrada paylaşarak en geniş ölçekte dünyanın ilgisine sunacağız.

Sizin kişisel olarak yaptığınız sanatsal uğraşlarınız, el sanatlarına ya da sanatın başka dallarına ilginiz var mı?

Aile mirası olarak teslim aldığım hat koleksiyonu üzerinden koleksiyoner kimliğimi muhafaza etmekle ve geliştirmekle yetiniyor, çeşitli dallarda sanat takipçisi olup, üreten ellere destek olmayı tercih ediyorum. Ama ilerleyen yıllarda hobi alanlarım arasına üretmek de girebilir. Neden olmasın?

EN ÇOK OKUNANLAR

Uludağ'da Yılbaşı
Uludağ'da Yılbaşı

Uludağ'da Yılbaşı

1 dakika okunma süresi
Mirumi Aksesuar Trendlerinde Neyi Değiştiriyor?
Mirumi Aksesuar Trendlerinde Neyi Değiştiriyor?

Mirumi Aksesuar Trendlerinde Neyi Değiştiriyor?

6 dakika okunma süresi
"Emily in Paris"in 6. Sezon Onaylandı: Avrupa Rotası Genişliyor, Aşklar ve Ajans Krizi Derinleşiyor
"Emily in Paris"in 6. Sezon Onaylandı: Avrupa Rotası Genişliyor, Aşklar ve Ajans Krizi Derinleşiyor

"Emily in Paris"in 6. Sezon Onaylandı: Avrupa Rotası Genişliyor, Aşklar ve Ajans Krizi Derinleşiyor

2 dakika okunma süresi
2026 Critics Choice Ödülleri Kazananlar Listesi
2026 Critics Choice Ödülleri Kazananlar Listesi

2026 Critics Choice Ödülleri Kazananlar Listesi

31 dakika okunma süresi
2026 Critics' Choice Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri
2026 Critics' Choice Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri

2026 Critics' Choice Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Yeni Hikayelerin İzinde
Yeni Hikayelerin İzinde

Yeni Hikayelerin İzinde

Kutlu Aidiyet
Kutlu Aidiyet

Kutlu Aidiyet

Mandarin Oriental Bosphorus Istanbul: Serkan Yalçınkaya ile Lüksü Yeniden Tanımlayan Sezon”
Mandarin Oriental Bosphorus Istanbul: Serkan Yalçınkaya ile Lüksü Yeniden Tanımlayan Sezon”

Mandarin Oriental Bosphorus Istanbul: Serkan Yalçınkaya ile Lüksü Yeniden Tanımlayan Sezon”

Enis Arıkan İle Sahne Işığından Sokak Ritmine
Enis Arıkan İle Sahne Işığından Sokak Ritmine

Enis Arıkan İle Sahne Işığından Sokak Ritmine

Melike Bayık ile 2025'in İzlerine Doğru
Melike Bayık ile 2025'in İzlerine Doğru

Melike Bayık ile 2025'in İzlerine Doğru

Cesarete Açılan Pencereyi Aralıyor: Burçin Terzioğlu
Cesarete Açılan Pencereyi Aralıyor: Burçin Terzioğlu

Cesarete Açılan Pencereyi Aralıyor: Burçin Terzioğlu

Melis Buyruk ile 2025'e Yakından Bakış
Melis Buyruk ile 2025'e Yakından Bakış

Melis Buyruk ile 2025'e Yakından Bakış

Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş
Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş

Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş

2025'e İmza Atanlar: Bengisu Avcı
2025'e İmza Atanlar: Bengisu Avcı

2025'e İmza Atanlar: Bengisu Avcı

2025'e İmza Atanlar: Robin Yayla
2025'e İmza Atanlar: Robin Yayla

2025'e İmza Atanlar: Robin Yayla

Ünlü İsimlerin Yılbaşı Panosu
Ünlü İsimlerin Yılbaşı Panosu

Ünlü İsimlerin Yılbaşı Panosu

Zanaat Paydasında
Zanaat Paydasında

Zanaat Paydasında