ALEM TALKS! MEHTAP ELAİDİ & ÖZLEM KAYA

Mehtap Elaidi ve Özlem Kaya, Türk modasının nereye evrildiğini konuştular.

13 Temmuz 2020 Pazartesi 14:52 | Son Güncellenme:
9 dakika okunma süresi
ABONE OL
ALEM TALKS! MEHTAP ELAİDİ & ÖZLEM KAYA

Mehtap Elaidi: Pandemi moda dünyasına neler yaptı?

Özlem Kaya: Biz tasarımcı olarak kapsül koleksiyonlar yapıyoruz; çok da büyük adetlerde değil bunlar ama servis verdiğimiz bazı firmalar, kreatif direktörlük ya da danışmanlık yaptığımız markalar var. Orada aslında hızlı tüketim toplumuyla yüz yüzeyiz. Hepimiz her hafta bir mağazaya gittiğimizde yeni bir şey görmediğimizde bozuluyoruz. Böyle şeyler artık iyice anlamsız, bize anlamsız geliyordu zaten. O hıza yetişmek de zor. Bilmem kaç parça koleksiyon hazırlıyorsun, bir noktada ne yapacağını şaşırıyorsun.

M.E: Yeni sistem artık yaratıcılığın önüne geçmişti değil mi? Bizler bile tıkandığımızı hissediyorduk. İlk başta güzel bir şeydi. Hızlı modanın başlangıcında moda farklı anlamda demokratikleşti. Söz hakkı sokaklara indi. Onun öncesinde belli moda evleri trendleri dikte ederken hızlı modayla artık sokağın da söyleyecek lafı oldu. Bence bu o dönem için modanın demokratikleşmesi adına güzeldi. Fakat sonra önü alınamaz bir hıza ulaştı, çok kutuplaşma da oldu. Bir tarafta çok baskın en az 20 markayı yöneten ya da temsil eden moda patronları, öte yanda “fast fashion” dediğimiz hızlı moda, arada biz tasarımcılar sıkıştık. Kahraman bakkal süpermarkete gibi bir durum oldu.

Ö.K: 1000 parça koleksiyon yapılır mı, çok! Biz bunu söylüyorduk ama bu karşı tarafa garip geliyordu. Haklı çıktığımızın da kanıtı bu. Gereksiz çünkü bir noktadan sonra koleksiyonda nitelik kalmıyor, doldurmak zorunda kalıyorsun, adetler konuşuyor.

Ö.K: Sürdürülebilirlik aslında çok daha önceden başlamış bir hikaye. Şimdi daha çok kişiye ulaştı değil mi?

M.E: Sürdürülebilirlik bence şimdi gerçek anlamda oturacak. İlk çıktığında yeni bir şeydi, çok hoştu. Dünyayı koruyorduk, herkes sahip çıktı. Pazarlama sloganı olarak kullanıldı. Zamanla tüketici de konuya hakim olmaya başladıkça sürdürülebilirliğe sahip çıkmaya başladı. O zaman gerçekten sürdürülebilirlik söz konusu oldu.

M.E: Sürdürülebilirlik ucuz bir laf olmamalı. Sen ne düşünüyorsun ?

Ö.K: Bence de. Birçok açıdan bakılabilir aslında. Tabii ki yüzde 100 sürdürülebilir olan bir ürün çıkarmak bizim çapta tasarımcılar ve markalar için çok zor şu anda. Yerine getirmen gereken bir sürü şart var. Biz dünya çapında çevreyi kirleten sektörler arasında üst sıradayız. Aslında insanlar buna çok daha önceden başladılar. Biz şu anda daha çok duymaya başladık, ihtiyaçtan doğuyor her şey. Herkes bunun çok zor olduğunu düşünmesin. Ofiste kullanmadığım bir sürü kumaş var, artmış saklamışım. Onları kestim biçtim, elbise kılıflarımı ve çantalarımı diktim. Bu benim için küçük bir geri dönüşüm çünkü onları değerlendirdim, artık rafta durmuyorlar ve yeniden para harcayıp bir şey almadım.

M.E: Çok doğru bir şey söyledin. Sürdürülebilirlik biraz da korkutuyor. Ben bazen genç tasarımcılarla konuştuğum zaman “Nasıl sürdürülebilirlikle devam edeceğim zaten ayakta durmaya çalışıyorum” diyorlar. Hiçbir şey olmazsa pet şişe kullanmayın. Bir başlangıç noktası yaratmak bence önemli. Biz kendi online shop’umuzda yeni bir sekme açtık. Bu pandemi süresince kolektif tasarım yaptık. Takipçilerimizle birlikte. Ben onlara önerdim, onlar seçtiler.

Ö.K: Biz bu pandemi döneminde boş durmadık, yine çok çalıştık. Hatta bazı günlerimiz daha yoğundu değil mi?

M.E: İlk bir buçuk ay en çok görüştüğümüz dönemdi ve çok iyi bir sonuç verdi.

Ö.K: Kesinlikle katılıyorum, çok verimliydi. Bazen o verimi fiziksel olarak yakalayamıyoruz. Herkes kendi derdine düşüyor. Burada “Türk modası Benim” hareketinden yola çıkarak başlatmamıza sebep olan iki kişiden de bahsetmek istiyorum, Hakan Yıldırım ve Selim Çelik.

Ö.K: Bu hareket nasıl başladı, amacımız neydi?

M.E: Ben şöyle hatırlıyorum. Bir gün Özgür (Masur) aradı ve dedi ki “Hakan’ın çok güzel bir fikri var. Hep birlikte bir araya gelelim.” Zaten o günler hep evde oturduğumuz günler. Bir Zoom toplantısı ona yapalım dedik. Çok keyifli bir toplantıydı. Hakan ve Selim böyle bir şey bulduklarını ve bir hareket başlatmamız gerektiğini söyleyince tabii herkes fikirlerini ortaya dökmeye başladı. “Türk modası Benim”in iki anlam içermesi hoşuma gitti. Türk modasına sahip çıkıyorum; bir de Türk modası benim. Bence bu çok değerli çünkü aynı cümle içinde hem bizleri temsil ediyor hem hitap ettiğimiz tüketicileri ve bütün sektördeki oyuncuları. Fotoğrafçılarımız, modeller, firma sahipleri, herkes. Bütün endüstri aslında. Bu hareket başlasın ve güzel bir yere evrilsin dedik.

M.E: Neler yaptık anlatmak ister misin?

Ö.K: Bu proje bizi çok heyecanlandırdı çünkü uzun zamandır konuşuyorduk ama start verememiştik. Konsantrasyon için belki çok doğru bir zamandı, tabii ki kötü bir süreç ama biz onu doğru değerlendirdik. Bir online platformla, satışla başlayalım istedik. Aslında bunun başka ayakları da olacak. İş birlikleri, sosyal sorumluluk projesiyle devam ettirmek gibi planlarımız var. İlk adımı Trendyol’la birlikte attık. 3 Haziran’da 40 Türk tasarımcıyla kampanyamız çıktı. Biz çok heyecanlanarak girdik, çok etkili olduğunu düşünüyorum. Sen de en çok satış yapanlardan birisin Mehtap, asıl senin heyecanlanman lazım.

M.E: Evet, biz çok heyecanlandık ve sonra da çok sevindik.

EN ÇOK OKUNANLAR

2026 “Caring for Women” Gecesinin En İyi Görünümleri
2026 “Caring for Women” Gecesinin En İyi Görünümleri

2026 “Caring for Women” Gecesinin En İyi Görünümleri

1 dakika okunma süresi
Miley Cyrus'tan Sürpriz Albüm: “Bass Persuades”
Miley Cyrus'tan Sürpriz Albüm: “Bass Persuades”

Miley Cyrus'tan Sürpriz Albüm: “Bass Persuades”

8 dakika okunma süresi
Ekrandan Dünyaya: Türk Yıldızların Yeni Rotası Körfez
Ekrandan Dünyaya: Türk Yıldızların Yeni Rotası Körfez

Ekrandan Dünyaya: Türk Yıldızların Yeni Rotası Körfez

5 dakika okunma süresi
Göz Rengine Göre Makyaj: Hangi Renkler Size Yakışır?
Göz Rengine Göre Makyaj: Hangi Renkler Size Yakışır?

Göz Rengine Göre Makyaj: Hangi Renkler Size Yakışır?

7 dakika okunma süresi
Şehrin Yeni Deneyim Haritası
Şehrin Yeni Deneyim Haritası

Şehrin Yeni Deneyim Haritası

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış

Atıl Kutoğlu'nun Viyana'dan New York'a Uzanan Moda Serüveni
Atıl Kutoğlu'nun Viyana'dan New York'a Uzanan Moda Serüveni

Atıl Kutoğlu'nun Viyana'dan New York'a Uzanan Moda Serüveni

Peter Cincotti ile Müzik, İstanbul ve Kültürler Arası Bir Diyalog
Peter Cincotti ile Müzik, İstanbul ve Kültürler Arası Bir Diyalog

Peter Cincotti ile Müzik, İstanbul ve Kültürler Arası Bir Diyalog

Kendine Ait Bir Çizgide Yol Alıyor: Yasemin Ergene
Kendine Ait Bir Çizgide Yol Alıyor: Yasemin Ergene

Kendine Ait Bir Çizgide Yol Alıyor: Yasemin Ergene

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Pınar Uçar Gül
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Pınar Uçar Gül

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Pınar Uçar Gül

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Kübra Demir
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Kübra Demir

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Kübra Demir

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Berrin Şentürk
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Berrin Şentürk

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Berrin Şentürk

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber
Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak