Öncelikle böyle bir bilim dalına neden ihtiyaç vardır? Bilimsel araştırmalar, geroscience başlığı altında çok uzun yılardır yapılıyor. Geroscience, yaşlılık bilimi manasındadır. Bu bilimde, yaşlanma mekanizmaları ve neden yaşlandığımız inceleniyor. Örneğin Progeria isminde bir hastalık var. Bu hastalığa sahip kişiler 20'li yaşlarında 80 yaşındaki kişilerin hastalıklarına ve görüntüsüne sahipler. Sadece bir gendeki ufak bir değişiklik bu kadar ürkütücü sonuçları doğuruyor. Bu ekstrem hızlandırılmış yaşlanma hastalığını örnek vererek başladım. Çünkü bizim tüm yaşlanma süreçlerimiz de bu hastalığın yavaşlatılmış hali gibi. Konu gen değil ama hücre yaşlanma yolakları benzer ilerliyor. Progeria için yapılan bilimsel çalışmalar, bizdeki yaşlanmanın da nasıl olduğuna ışık tutuyor. Geroscience da tüm hücresel mekanizmalar yakından araştırılıyor ve gelinen nokta şu; yaşlanmanın çok faktörlü sistemsel bir hastalık süreci gibi ilerlerler.
Ayşegül ÇoruhluBu yüzden yeni yaklaşım yaşlanmayı bir hastalık gibi ele almak ve yaşlanma başlamadan engellemeye çalışmak. Hastalıkların çoğu ileri yaşlarda oluyor. Alzheimer, osteoporoz, kanser gibi. Bu hastalıkların hücre düzeyinde başladığı gün ise, 10-20 yıl öncesi. Longevity yaklaşımı, yıllar önceden hücre sağlığını korumaya yönelik bilimsel yaklaşımları içeriyor. Longevity kavramı iki alt kavramdan oluşuyor; lifespan ve health span. Life span ömrün uzunluğunu, healthspan, ömrün ne kadarının sağlıklı geçtiğini kastediyor. Longevity de ilk amaç healthspan'i artırmak. Bunun için genel sağlık önerilerinin üzerine bazı özel longevity moleküllerini longevity başlığının altına yerleştiriyoruz. Bu yazı sadece bu moleküller üzerine olduğu için genel sağlık doğrularını, beslenme, uyku, egzersiz gibi, zaten bildiğinizi varsayarak devam ediyorum.

Longevity moleküllerinin en önemlilerinden biri NAD olarak yazılan molekül, ve onu kanda artıran NR isimli öncül molekül. NAD neden bu kadar longevity'de yer alıyor? Çünkü genetik bir reset yapıyor. Daha doğrusu genler üzerinde epigenetik bir reset yapıyor. Epigenetik reset ne demektir? DNA'mızdaki genler hayat boyu aynı. Anlak onları açıp-kapama işi bir miktar bizim kontrolümüzde olan bir durum. Sağlıklı hayat bu genlerde olumlu sonuca varacak açılmalar-kapanmalar yaparken, tüm sağlıksız durumlar genleri de epigenetik olarak olumsuz etkiliyor. Epigenetik kelimesi üzerinde durmak yerine, 'sağlıklı epigenetik dediğin genlere iyi sinyaller göndermektir' olarak aklınıza yerleştirebilirsiniz. Dönelim NAD ve NR'ın epigenetik etkisine. Genlerin üzerinde bir takım -tag- dediğimiz küçük eklentiler yapılarak genleri açma kapama mümkün oluyor. Asetil tag'ı bunlardan en önemlisi. Genler asetillenebilir veya de-asetillenebilir. Yani asetil oradan koparılabilir. Eğer asetil oradan koparsa gen ifadesi reset olur.
Yani bir önceki hatalı üretim hattı kapanmış olur. Gen kendini dış etkilere karşı daha yüksek korumaya alır. İşte bu NAD ve öncülü NR'ın yaptığı bir şeydir. Çünkü bu işi yapan SİRTUN isimli moleküllerin kofaktörüdür. SIRTUİN'ler diye bakarsanız 'uzun yaşam genleri, genlik genleri' gibi ifadelere ulaşabilirsiniz. Çok teknik ayrıntıya girdim ama amacım şu, her yaptığımız, yediğimiz içtiğimiz, hareketsizliğimiz vs. genleri dürter. Bu dürtme olumsuz olunca yaşlanma hızlanır. NAD ve NR, bizim çok yeme veya hareketsizlik gibi olumsuz davranışlarımızın genlerimizi kötü dürtmeye yönelik etkisini azaltmaya yardımcı olur. Hadi basitleştirilmiş bilimsel özetle bitirelim; NAD ve NR, vücutta açlığı ve egzersizi hücresel ve genetik seviyede taklit eder. Şimdi neden longevity molekülü olduğunu anlatabildiğimi umuyorum.
Bu molekül de NAD ve NR gibi çalışır. Epigenetik düzenleme yapar. Çok güçlü bir bilimsel çalışmada 7 ay kullanımda insanlarda 8 yıllık hücresel gençleşme sonucuna varılmıştır. Bu sonuç çok etkileyici iken, benim için asıl etkileyici sonuç, kaslar ve kemikler üzerine koruyucu etkisidir.

Vitamin D'nin tüm sağlığı korumada, bağışıklıktan kansere, otoimmun hastalıklardan demansa kadar her konuda koruyucu olduğunu biliyoruz. Longevity yani uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorum derseniz buradan başlamanız lazım. Ancak bazı vitamin D molekülleri çok yeni olmasına rağmen biyokimyasal üstünlükleri bakımından longevity başlığı altına konulmayı hak eder. Çoğul konuştum, ama tek bir ürün var. Adına hızlı etkisinden dolayı 'Rapid' diyelim. Öncelikle bunca D vitamini varken niye yeni bir moleküle ihtiyaç var. Cevap kısa ve basit; emilim konusu ve değerleri yükseltip yükseltemediği. (İçinizden bazılarınızın 'evet ben sürekli alıyorum ama bir türlü yükselmiyor' dediğini duyar gibiyim). Herhangi bir D vitamini aldığınızda onun safra ile karaciğere girmesi lazım. Orada işlem görüp böbreğe gidince vücutta iş gören aktif D vitamini olacak. Sorun şurada başlıyor;
1. Emilim için safra sıvılarına ihtiyaç var.
2. Karaciğerde yapılacak dönüşümün etkili olması şart.
Yani karaciğerin sağlıklı olması lazım. Emilim konusunu sorun olmaktan nasıl çıkarabiliriz? Cevap; vitamin D'nin yağda değil suda erirliğini artırarak. Suda erir hale getirme işlemi vitamin D ye bir -OH gurubu eklenerek vücutta karaciğerde yapılır. Zaten vitamin D'nin karaciğere uğrama amacı budur. Ancak ağızdan ürün alırken yağda eriyeni alıyoruz. Rapid molekülü vitamin D'nin -OH eklenmiş versiyonudur. Suda erirliği çok yüksektir. Yani emilimi için safra ve yağ gerekmez. Bu yüzden yağ emilim bozukluğu olan kişilerde, kolit, İBS, ishal, safra çamuru vs; diğer formüllere göre 2,5 kat daha çok emilir. İkinci konu bilinen vitamin D'lerin karaciğerde dönüşüme uğramak zorunda olmasıdır.
Yukarıda anlattığım suda erirliğe ulaşmak için. Ancak karaciğer yağlanması bu dönüşümü zorlaştırır. Dünyada artan karaciğer yağlanması konusu, zaten böyle yeni bir moleküle ihtiyaç var sonucunu doğurmuştur. Özetle, Rapid molekülü, safra ve karaciğer yoluna girmez. Yani karaciğere uğramaz; çünkü karaciğerden işlem görüp çıkmış vitamin D'nin aynısıdır. Yani tüm karaciğer yolu es geçilir ve hazır ürün alınır. Emilim bozukluğundan etkilenmez, 2.5 kat daha iyi emilir. Elbette çok daha fazla molekülden bahsedebilirim; ancak yazı alanım sınırlı. Bu yazının amacı sizlere longevity biliminde konumlanabilecek, hücre yaşlanmasını yavaşlatan, yeni ilaç veya vitamin olan moleküllerinden birkaçını anlatmaktı. Elbette hiçbir şey sağlıklı hayat biçiminin önüne geçemez. Ama o konunun önemini yıllardır zaten biliyoruz. Artık konumuz 'en iyinin iyisi olma yolunda hücrelerimi nasıl destekleyebilirim? sorusuna cevap aramaktır.