Son yıllarda elimizi nereye atsak bir Kore dizisine çarpıyoruz, yalan yok bu çılgınlığa hepimiz bir yerinden bulaştık. Fakat televizyondaki zengin oğlan-fakir kız klişelerini bir kenara bırakıp sinema dünyasına daldığınızda iş bambaşka bir boyuta geçiyor, çünkü Kore sineması resmen bizim damarımıza basacak hikâyeleri bulup çıkarma konusunda uzmanlaşmış durumda. Bizim buralarda ekran karşısında görmeyi en çok sevdiğimiz o haksızlığa karşı tek başına direnen dürüst insanları, samimi mahalle hayatını ve insanı darmadağın eden aile dramlarını öyle bir anlatıyorlar ki, kendimizi Seul sokaklarında değil de bizim mahallede gibi hissediyoruz. Hollywood'un artık her karesini ezberlediğimiz, yapay yeşil ekran aksiyonlarından fenalık gelenler için ilaç niyetine izlenecek en iyi filmleri sıralayıp hemen aşağıya bıraktık. Şimdiden iyi seyirler...
Yayın Tarihi: 6 Ekim 2023
IMDb Puanı: 6.3
Platform: Netflix
Türü: Aksiyon, İntikam, Gerilim
Süre: 1 Saat 33 Dakika
Oyuncular: Jeon Jong-seo, Kim Ji-hoon
Yönetmen: Lee Chung-hyun
Güney Korelilerin "arkadaşı ölen öfkeli insan" temalı intikam filmlerine bayıldığını zaten biliyoruz ama bu seferki bildiklerinizden biraz farklı. Film, en yakın balerin arkadaşının intihar etmesi üzerine intikam yemini eden eski bir kadın korumanın, bu ölümden sorumlu olan acımasız bir mafya örgütünü tek başına avlamasını konu alıyor. Konu tanıdık, evet; fakat film bunu o kadar neon ışıklı, o kadar jilet gibi bir görsellikle sunuyor ki senaryodaki boşlukları "Neyse, renkler çok iyiydi" diye sineye çekiyorsunuz diyebilirim. The Call filmiyle hepimizi ekrana gömen Jeon Jong-seo yine döktürmüş, yanındaki Kim Ji-hoon karizmasıyla sinir bozucu derecede yine başarılı. Yönetmen lafı hiç uzatmamış, 93 dakikada vurmuş, kırmış, koreografiyi konuşturup dükkanı kapatmış. John Wick'in Kore şubesi gibi duran, mantık aramadan sırf o stilize aksiyonun ve müziklerin tadını çıkarmalık, çerez niyetine çıtır bir intikam hikayesi.
Yayın Tarihi: 23 Mayıs 2022
IMDb Puanı: 7.3
Platform: Apple TV+, MUBI
Türü: Polisiye, Dram, Romantik
Süre: 2 Saat 18 Dakika
Oyuncular: Tang Wei, Park Hae-il, Jung-hyun Lee
Yönetmen: Park Chan-wook
Park Chan-wook ismi bir filme işlenince insanın aklına otomatik olarak "karanlık ve şık" atmosfer geliyor; Decision to Leave da tam olarak bu beklentinin üzerine inşa edilmiş bir başyapıt. Bir dağdan düşerek ölen bir adamın cinayet soruşturmasını üstlenen dedektif Hae-joon'un, kurbanın gizemli eşi Seo-rae ile tanışmasıyla, olaylar klasik bir polisiyeden ziyade tutkulu ve tekinsiz bir romantik gerilime evriliyor. Tang Wei'nin her an ne yapacağını kestiremediğiniz, hipnotize edici performansı karşısında Park Hae-il'in çaresizliğini izlemek... Gerçekten, film boyunca "polis katili yakalayacak mı?" diye değil de "bu ikili birbirine ne zaman düşecek?" diye bakıyorsunuz. Park Chan-wook, Oldboy'daki sert tavrını burada çok daha zarif, hatta adeta bir şiir gibi işliyor. Sinemanın bir görsel sanat olduğunu tekrar hatırlatan, ince detaylar ve kamera açıları arasında kaybolduğunuz bir iş. Öyle hafta sonu çıtır çerezlik bir film değil bu, her saniyesini sindirmek lazım. O meşhur final sahnesinden sonra uzun süre ekrana boş boş bakıp "ben az önce ne izledim?" demek istiyorsanız, hemen izliyorsunuz.
Yayın Tarihi: 21 Ekim 2022
IMDb Puanı: 7.4
Platform: Netflix
Türü: Dram, Romantik
Süre: 2 Saat 1 Dakika
Oyuncular: Kim Yoo-jung, Byeon Woo-seok, Park Jung-woo
Yönetmen: Bang Woo-ri
Yönetmen Bang Woo-ri, ergenlik yıllarının o saf heyecanlarını ve renk paletini ekrana o kadar tatlı yansıtmış ki, izlerken insan "ne güzel zamanlardı" diye iç geçirmeden edemiyor. Yalnız filmin ilk yarısındaki o yüzünüzü güldüren, pamuk gibi gençlik enerjisine sakın aldanmayın. Hikaye ikinci yarıda vitesi öyle bir kırıyor ki, o cıvıl cıvıl atmosfer yerini hayatın o en çiğ, en büyüme sancısı barındıran burukluğuna bırakıyor. Hafta sonu şöyle eski günlerin hatırına, biraz nostalji yapıp biraz da ağlamak isterseniz tam aradığınız ilaç olabilir.
Yayın Tarihi: 5 Şubat 2021
IMDb Puanı: 6.5
Platform: Netflix
Türü: Bilim Kurgu, Aksiyon, Macera
Süre: 2 Saat 16 Dakika
Oyuncular: Song Joong-ki, Kim Tae-ri, Jin Seon-kyu
Yönetmen: Jo Sung-hee
Kore sinemasının bilim kurguyla imtihanı denince akla ilk gelenlerden biridir Space Sweepers. 2092 yılında geçen hikayede dünya artık nefes alınamaz bir yer, yörünge ise sadece "uzay çöpü" toplayanların ekmek kavgası verdiği bir hurdalık. Song Joong-ki ve Kim Tae-ri'nin başını çektiği o uyumsuz ekibin, çöpler arasında buldukları küçük bir kız çocuğunun (aslında bir kitle imha silahı olan) hayatlarını nasıl bir anda kaosa sürüklediğini izliyoruz. Filmin yarattığı dünya öyle detaylı ve görsel olarak kirli ki, bir yerden sonra uzay gemisinin içindeki tozlu havadan rahatsız oluyorsunuz. İşin içine giren o insani bağlar ve ekibin kendi içindeki didişme, filmi sadece bir görsel efekt şöleni olmaktan çıkarıp daha duygusal bir noktaya taşıyor. Hollywood'un uzay filmlerindeki soğuk ve mesafeli havadan ziyade, Kore dizilerinden aşina olduğumuz "birbirine sıkı sıkıya bağlı aile" dokusu burada da kendini hissettiriyor. Eğer Guardians of the Galaxy tarzı hem bol aksiyonlu hem de karakterlerin birbirine tutunduğu o "ağlak ama eğlenceli" atmosferleri seviyorsanız, galaksinin en dibindeki bu çöplükte aradığınız samimi kaosu bulmanız çok muhtemel.
Yayın Tarihi: 4 Haziran 2021
IMDb Puanı: 6.6
Platform: Netflix
Türü: Romantik, Dram, Komedi
Süre: 1 Saat 41 Dakika
Oyuncular: Jang Ki-yong, Chae Soo-bin, Krystal Jung
Yönetmen: Lee Gye-byeok
Fragmanına bakıp "Ayy ne tatlı, Koreliler yine pamuk gibi aşk filmi yapmış" diye açıyorsunuz, sonra film size "Hayat serttir, kapitalizm adamın aşkını elinden alır" diye resmen tokat atıyor. Hikaye, uzun ilişkilerin o kaçınılmaz, o lanet "mesaiye kalmaktan birbirimizin yüzünü unuttuk" evresi. Çocuk büyük şehre işe gidip iş arkadaşıyla flörtleşmeye başlayınca, evde onu bekleyen kızla işler iyice sarpa sarıyor. Jang Ki-yong ile Chae Soo-bin'in o flört ederken gözlerinin içinin gülmesinden, birbirinin nefes alışına sinir oldukları o bıkkınlık evresine geçişleri o kadar gerçek ki, izlerken eski sevgilinize falan bileniyorsunuz. Ama filmin asıl olayı bu değil. Son 10 dakikaya kadar sıradan bir ilişki draması izlediğinizi sanırken, yönetmen arkadan yaklaşıp öyle bir ters köşe vuruyor ki, ekran başında "Ben az önce ne izledim?" diye ters düz oluyorsunuz. Sırf o finaldeki şok dalgası için bile çerez niyetine izlenir, en azından ilişkilerdeki "Sen çok değiştin" klişesine bambaşka bir boyuttan bakmış olursunuz.
Zamanda yolculuk mevzusuna telefon üzerinden bambaşka bir yorum getiren The Call ile listeye devam edelim. Hikâye aslında iki kadının, aynı evin içinde ama tam 20 yıl arayla birbirlerine bağlı bir telefon hattı üzerinden kurdukları tuhaf bir dostlukla başlıyor; biri geçmişi değiştirerek kendi hayatını kurtarmaya çalışırken, diğeri bu durumu kendi karanlık emelleri için kullanmaya karar verince evdeki hesap çarşıya uymuyor tabii. Zamanın akışıyla oynandığında kelebek etkisinin nelere mal olabileceğini, o evin içindeki gerilimle ilmek ilmek işleyen bir yapım. 2020'de hayatımıza girdiğinden beri, telefon çaldığında insanın içine bir kurt düşüren, "geçmişi değiştirmek gerçekten iyi bir fikir mi?" sorusunu her saniye hissettiren cinsten. Ters köşeleriyle zihninizi epey zorlayacak, tansiyonu hiç düşmeyen sıkı bir kedi-fare oyunu arıyorsanız, listenizin ilk sırasına mutlaka ekleyin derim.
Yayın Tarihi: 27 Kasım 2020
IMDb Puanı: 7.1
Platform: Netflix
Türü: Gerilim, Gizem, Bilim Kurgu, Korku
Süre: 1 Saat 52 Dakika
Oyuncular: Park Shin-hye, Jeon Jong-seo, Kim Sung-ryung
Yönetmen: Lee Chung-hyeon
Zamanda yolculuk mevzusuna telefon üzerinden bambaşka bir yorum getiren The Call ile listeye devam edelim. Hikaye aslında iki kadının, aynı evin içinde ama tam 20 yıl arayla birbirlerine bağlı bir telefon hattı üzerinden kurdukları tuhaf bir dostlukla başlıyor; biri geçmişi değiştirerek kendi hayatını kurtarmaya çalışırken, diğeri bu durumu kendi karanlık emelleri için kullanmaya karar verince evdeki hesap çarşıya uymuyor tabii. Zamanın akışıyla oynandığında kelebek etkisinin nelere mal olabileceğini, o evin içindeki gerilimle ilmek ilmek işleyen bir yapım. 2020'de hayatımıza girdiğinden beri, telefon çaldığında insanın içine bir kurt düşüren, "geçmişi değiştirmek gerçekten iyi bir fikir mi?" sorusunu her saniye hissettiren cinsten. Ters köşeleriyle zihninizi epey zorlayacak, tansiyonu hiç düşmeyen sıkı bir kedi-fare oyunu arıyorsanız, listenizin ilk sırasına mutlaka ekleyin derim.
Yayın Tarihi: 30 Mayıs 2019
IMDb Puanı: 8.5
Platform: Apple TV+, TV+
Türü: Dram, Gerilim, Kara Komedi
Süre: 2 Saat 12 Dakika
Oyuncular: Song Kang-ho, Lee Sun-kyun, Cho Yeo-jeong, Park So Dam
Yönetmen: Bong Joon-ho
Cannes'da Altın Palmiye'yi kapıp ardından Oscar'da "En İyi Film" dahil ne var ne yoksa topladığında, Hollywood elitlerine güzel bir şok yaşatmıştı bu film. Konusu da bodrum katında yaşayan yoksul bir ailenin, şehirdeki saf ve ultra zengin bir malikaneye adım adım sızmasından ibaret. İlk yarıyı izlerken eğlenceli bir uyanıklık hikayesi izlediğinizi sanıyorsunuz. Fakat yönetmen Bong Joon-ho ortalarda öyle bir vites değiştiriyor ki, kendinizi bir anda nefes kesen psikolojik bir gerilimin ortasında buluyorsunuz. İzleyenleri de en çok ikiye bölen şey, filmde aslında tek bir kötü karakter bile olmaması. Herkes kendi dünyasında hayatta kalma derdinde. Zenginlerin dünyadan kopuk saflığı ile yoksulların çaresizliğini, özellikle o koku mevzusu üzerinden çok iyi vermişler. Film bittiğinde ekran karşısında bir süre boş duvara bakıyorsunuz.
Yayın Tarihi: 17 Aralık 2014
IMDb Puanı: 7.8
Türü: Dram, Tarih, Savaş
Süre: 2 Saat 10 Dakika
Oyuncular: Jeong-min Hwang, Yoon-jin Kim, Dal-su Oh
Yönetmen: Yoon Je-kyoon
Sırada, izlerken mendilleri hazırlamanız gereken klasiklerden biri var: Ode to My Father. Bir insanın, daha doğrusu bir babanın, Kore Savaşı'ndan bugüne uzanan o koca ömrünü nasıl feda ettiğini anlatan bir destan aslında bu. Hikaye, 1950'lerde savaşın ortasında çocukken babasından ve kardeşinden kopan Duk-soo'nun, ailesini bir arada tutmak için girdiği o bitmek bilmeyen mücadeleyi odağına alıyor. Almanya'daki kömür madenlerinden Vietnam Savaşı'nın cephelerine kadar sürüklenen bir hayat... Film, sadece bir adamın değil, aslında savaşın ve ekonomik zorlukların öğüttüğü bir neslin hikayesini anlatıyor. Hwang Jung-min'in yaşlanma sürecindeki performansı o kadar inandırıcı ki, filmin sonunda kendi babanızı ya da ailenizin o fedakar üyelerini düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Duygusal olarak biraz "ağır bir yük" altına girmeye hazırlanın ama inanın, o göz yaşlarına değecek bir seyirlik.
Yayın Tarihi: 2 Ekim 2013
IMDb Puanı: 8.2
Platform: MUBI
Türü: Dram
Süre: 2 Saat 2 Dakika
Oyuncular: Sol Kyung-gu, Uhm Ji-won, Lee Re
Yönetmen: Lee Joon-ik
Güney Kore'de 2008 yılında yaşanan ve tüm ülkeyi ayağa kaldıran gerçek bir trajediden (Nayoung Vakası) sinemaya uyarlanan, izlemesi en zor ama bir o kadar da umut dolu bir başyapıt var sırada. Hikaye, 8 yaşındaki küçük So-won'un okula giderken uğradığı korkunç bir saldırı sonrası hem fiziksel hem de psikolojik olarak derin yaralar almasıyla başlıyor. Yaşanan bu büyük felaketin ardından parçalanan bir ailenin, özellikle de kızının karşısına çıkmaya bile yüzü olmayan çaresiz bir babanın, onun güvenini yeniden kazanmak ve hayata bağlamak için kostümler arkasına gizlenerek verdiği o muazzam mücadeleyi izliyoruz. Sinema tarihinin en ağır konularından birini sömürüye asla kaçmadan, odağına dökülen kanı değil, iyileşme sürecini ve aile bağlarını koyarak anlatmayı başaran çok özel bir film.
Yayın Tarihi: 22 Eylül 2011
IMDb Puanı: 8.0
Platform: Netflix
Türü: Suç, Dram
Süre: 2 Saat 5 Dakika
Oyuncular: Gong Yoo, Jung Yu-mi, Kim Hyun-soo
Yönetmen: Hwang Dong-hyuk
Gwangju Inhwa Okulu'nda yaşanan trajik olaylardan uyarlanan Silenced, izleyicinin vicdanını en derinden sarsan yapımlardan biri olarak listemizde yer alıyor. Bir sağırlar okulunda yaşanan gizli ve karanlık istismarları, bu sessizliği bozmaya ant içmiş idealist bir öğretmenin gözünden anlatan film, hukuk mücadelesiyle suç ve dramı ustalıkla harmanlıyor. İzlerken içinizi acıtacak kadar gerçekçi bir atmosfere sahip olan bu yapım, toplumsal bir yaraya cesurca parmak basarken, adaletin tecelli etmesi için verilen o umutsuz ama kararlı çabayı merkezine alıyor. Bittiğinde uzun süre etkisinden çıkamayacağınız, sinemanın gücünü ve vicdanın sesini iliklerinize kadar hissedeceğiniz sarsıcı bir başyapıt olduğunu söyleyebilirim. Mutlaka izlemenizi öneririm.
Yayın Tarihi: 4 Ağustos 2010
IMDb Puanı: 7.7
Türü: Aksiyon, Suç, Gerilim
Süre: 1 Saat 59 Dakika
Oyuncular: Won Bin, Kim Sae-ron, Kim Tae-hoon
Yönetmen: Lee Jeong-beom
Lee Jeong-beom'un efsanevi 2010 yapımı The Man from Nowhere'ı (bizdeki adıyla Mazisi Olmayan Adam), Kore sinemasının yalnız kurt aksiyonlarını sevenlerin, türün zirvesi olarak kabul ettiği yapımlardan biri. Won Bin'in, durgun ve mesafeli halinin altındaki derin öfkeyi çıkardığı performansı, türün meraklılarının John Wick öncesi ya da sonrası fark etmeksizin mutlaka dönüp baktığı bir referans noktası. Hikaye aslında basit, iletişimi sadece yan komşusunun küçük kızıyla kurabilen, mazisi karanlık bir adamın, kız kaçırılınca kendi içine gömdüğü karanlık tarafı uyandırmasını izliyoruz. Organ mafyası, kirli sokaklar ve o meşhur finaldeki bıçaklı dövüş koreografisi... Film boyunca "sessiz adamın gürültülü öfkesine" şahit olmak, insanı koltuğa çiviliyor resmen. Türünün hakkını veren saf aksiyonu ve üzerine işlenmiş o ağır dramı soluksuz izleyeceğinizden emin olabilirsiniz.
Yayın Tarihi: 5 Kasım 2004
IMDb Puanı: 8.1
Türü: Dram, Romantik
Süre: 2 Saat 24 Dakika
Oyuncular: Jung Woo-sung, Son Ye-jin, Baek Jong-hak
Yönetmen: John H. Lee
Güney Kore sinemasının insanı hüngür hüngür ağlatma konusundaki o meşhur ve acımasız yeteneğini sonuna kadar hissettiren, romantik dram türünün zirve noktalarından biri var sırada. Hani o her yerde karşımıza çıkan zengin kız-fakir oğlan klişesini alıp öyle bir duygu fırtınasına çeviriyorlar ki, izlerken içinizin cız etmemesi imkansız. Hikaye başta aşırı tatlı, enerjik bir aşk gibi başlıyor. Hırslı bir mimarla bir inşaat ustasının yolları kesişiyor, evleniyorlar falan derken pat diye araya o lanet hastalık, erken yaşta başlayan Alzheimer giriyor. Kızın her şeyi yavaş yavaş unutmasını, o çok sevdiği adamın yüzüne bakıp "Sen kimdin?" deyişini izlemek resmen kalbe hançer saplıyor. Zaten vizyona girdiği dönem gişeyi darmadağın etmesini geçtim, yıllar sonra bizim buralarda Evim Sensin adıyla Özcan Deniz tarafından uyarlanması bile sinema dünyasında ne kadar büyük bir iz bıraktığının kanıtı. "Ben kolay kolay ağlamam" diyenleri bile bir market sahnesiyle ve her şeyi sıfırlayan hüzünlü finaliyle darmadağın eden, ekran karşısında tam bir duygu seli yaşatan bu klasiğe şans verirken yanınıza mutlaka mendil almayı unutmayın.
Yayın Tarihi: 21 Kasım 2003
IMDb Puanı: 8.3
Platform: TV+
Türü: Aksiyon, Dram, Gizem, Gerilim
Süre: 2 Saat
Oyuncular: Min-sik Choi, Yoo Ji-tae, Hye-jung Kang
Yönetmen: Park Chan-wook
Zamanında Cannes'da Tarantino'nun bile aklını başından alıp filme "Büyük Ödül"ü verdiren Oldboy ile listeyi bir üst perdeye taşıyalım. Film, durup dururken kaçırılan ve kötü bir otel odasına tam 15 yıl boyunca kilitlenen sıradan bir adamın, günün birinde aniden serbest kalmasıyla başlıyor. Adam doğal olarak "Beni buraya kim, neden kapattı?" diye delirip bir intikam turuna çıkıyor tabii. Fakat izledikçe öyle dümdüz bir vurmalı kırmalı aksiyon olmadığını, bayağı insanın canını sıkan psikolojik bir mevzuya döndüğünü anlıyorsunuz. Hele tek plan çekilen koridor dövüşü sahnesi falan sinema tarihine geçti zaten, izlerken o çiğliği ve yorgunluğu resmen hissediyorsunuz. Ama filmin asıl olayı, finalde insanın suratına okkalı bir tokat gibi çarpan o akıllara zarar sonu. İzledikten sonra "Keşke hafızam silinse de şu finali hiç görmeseydim"diyebilirsiniz, öyle bir ters köşe yani. Hafta sonu kafamı dağıtayım, keyifli bir aksiyon izleyeyim diye açarsanız büyük bir yanılgıya düşersiniz benden söylemesi; zihninizi iyice hazırlayıp öyle oturun başına.
Yayın Tarihi: 25 Nisan 2003
IMDb Puanı: 8.1
Türü: Suç, Dram, Gizem, Gerilim
Süre: 2 Saat 12 Dakika
Oyuncular: Song Kang-ho, Kim Sang-kyung, Kim Roe-ha
Yönetmen: Bong Joon-ho
Bong Joon-ho daha Oscar falan almamışken, 80'lerdeki o meşhur faili meçhul seri katil davasını kafaya takıp ortaya bu kasvetli işi çıkarmış. Hikayede, teknolojinin esamesinin okunmadığı bir taşra kasabasında, tamamen kaba kuvvet ve el yordamıyla iz sürmeye çalışan iki tane sinir bozucu dedektifin peşindeyiz. Olaylar ilerledikçe bu adamların çaresizliği ve davanın absürtlüğü insanı hem geriyor hem de tuhaf bir şekilde güldürüyor. İşin en ürkütücü tarafı, film çekildiği sırada gerçek katilin hala sokaklarda elini kolunu sallayarak geziyor oluşuydu. Yönetmen de zaten sırf bu yüzden, final sahnesinde kamerayı pat diye yüzümüze dikip seyirciyi rahatsız edici bakışla baş başa bırakıyor. Klasik Amerikan polisiye kalıplarını tamamen yıkan, izledikten sonra insanı yağmurlu, çamurlu atmosferin içinde çaresizce bırakan bir yapım.
Yayın Tarihi: 27 Temmuz 2001
IMDb Puanı: 7.9
Platform: Apple TV+
Türü: Komedi, Romantik, Dram
Süre: 2 Saat 17 Dakika
Oyuncular: Cha Tae-hyun, Jun Ji-hyun, In-mun Kim
Yönetmen: Kwak Jae-yong
Kore sinemasının kendine has, biraz deli dolu ama bir o kadar da içten dünyasında rotayı çevirdiğimiz bir diğer efsane ise My Sassy Girl. 2001 yapımı bu film, aslında bildiğimiz o klasik "aşk acısı" hikayelerini alıp darmadağın eden bir yapıya sahip; metroda sarhoş bir kızla tanışıp kendini birden onun garip isteklerine boyun eğerken bulan başrolümüzün yaşadığı kaotik süreci konu alıyor. Kızın hiç de hanım hanımcık olmayan, aksine hırçın ve öngörülemez karakteriyle tanışınca, romantik klişelerin nasıl tersyüz edildiğine şahit oluyorsunuz. Cha Tae-hyun'un saf hallerini ve Jun Ji-hyun'un ikonik oyunculuğunu izlemek, üzerinden çeyrek asır geçse de hala tadı damağımızda kalan bir nostalji gibi. Dramı, komediyi ve o meşhur Güney Kore naifliğini öyle güzel bir potada eritiyor ki, sadece bir aşk filmi deyip geçmek haksızlık olur. Eğer hala izlemediyseniz veya üzerinden uzun zaman geçtiyse, sizi bir güldürüp bir hüzünlendirecek bu klasiğe bir bakın derim.