Merhaba Marvel sevenler ve "Seni üç bin kez seviyorum" cümlesini duyduğu günden beri hala Tony Stark'ın yasını tutanlar... Gelin önce bir sarılalım, zaten sonrasında dertleşmemiz şart, çünkü bu evrenin gidişatı artık sadece izleyip geçilecek noktayı çoktan aştı...
Hatırlarsanız Avengers: Endgame bittiğinde hepimiz gözümüz yaşlı şekilde, "Tamam, bir devir kapandı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz" diyerek o defteri kalbimize gömmüştük. Hatta Tony'nin cenazesinde yüzen reaktörü gördüğümüzde "Gitti dağ gibi adam" diye iç çekmiştik. Ama Marvel bu, durur mu? Gitti, Comic-Con galasında sahneye onlarca Dr. Doom maskeli adam dizdi ve arka sıralardan çıkan o figür maskesini bir çıkardı ki... Robert Downey Jr!
O anki ruh halimi tarif etmeme imkan yok, bir yanım sevinçten çığlık atarken, diğer yanım "E hani biz bu adamın helvasını yemiştik, mevlidini okumuştuk, bu neyin intikamı?" diye isyan bayrağını çekti. Robert'ın o buz gibi bakışlarla "Yeni maske, aynı görev" demesiyle anladık ki, Marvel bizi en hassas yerimizden, yani kendi kahramanımızın yüzüyle vurmaya geliyor. Şimdi Tony'nin asil vedasına mı ağlayalım, yoksa Victor Von Doom'un karanlık karizmasıyla evreni birbirine katmasını mı alkışlayalım? Resmen duygusal bir Multiverse çıkmazındayız. Ama şunu da söylemek isterim, biz Iron Man karakterini de çok sevmiştik, sonuçta ilk göz ağrımızdı be. Hatta şöyle bir düşününce, o gün Iron Man tutmasaydı bugün bu devasa evrenin hiçbirini konuşuyor olmazdık, her şey başlamadan biterdi belki de. O yüzden yeri bizde her zaman çok başka. Şimdi karşımıza Dr. Doom olarak çıksa da insanın içinde hep o küçük "acaba" kalıyor... Malum, burası Marvel, ne yapacakları hiç belli olmaz, belki bir gün o zırhı yeniden görürüz, kim bilir?
Peki gelelim asıl konumuza, bizi Avengers: Doomsday'de tam olarak ne bekliyor? İşin rengi bu sefer çok başka olacak zaten orası malumumuz. Artık sadece "dünyayı kurtaralım" basitliğinde değiliz. Dr. Doom, "Incursion" dediğimiz o evrenlerin birbirinin üzerine çökmesi mevzusunu bizzat yöneten, multiversal bir kaosun mimarı olarak karşımıza çıkıyor. Tüm gerçekliklerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı, kahramanlarımızın sadece bir orduya karşı değil, bizzat zamanın ve mekanın kendisine karşı savaşacağı bir kıyamet senaryosuna giriş yapıyoruz. Yani anlayacağınız, Dr. Doom geldiğinde mesele sadece bir kavga değil, tüm varoluşun yeniden tasarlanması olacak. Ne diyelim, tabii ki merakla bekliyoruz.
Bir değişiklik olmazsa vizyon tarihi şimdilik 18 Aralık'ı gösteriyor ama yapımın yolda karşımıza ne sürprizler çıkaracağı hiç belli olmaz bilirsiniz. Yine de o büyük güne şimdiden hazırlanmakta fayda var derim ben, çünkü açık konuşayım: sinema koltuğunda otururken "Bu adam niye Iron Man'e benziyor, neden milleti patlatıyor?" ya da "Multiverse neydi, bu evrenler niye birbirine giriyor?" diye yanındakini darlamanı istemeyiz. Bu yüzden Marvel evrenini bitirmek için hala vaktin var diyebilirim. Neden diye sorarsanız, çünkü izleyenler bilir ki Marvel artık sadece "birkaç film izledim bitti" denecek kadar basit değil, her saniyesi puzzle gibi örülmüş bir sistem ve bu karmaşa katlanarak devam ediyor.
Yalnız o değil de... Şimdi burada susayım susayım diyorum ama içim içime sığmıyor, o konuya girmeden bu dükkanı kapatamam. Marvelitler; o son sezondaki Loki finali neydi öyle? "Adam resmen hepimizi ters köşeye yatırıp, Marvel tarihinin en epik finaline imza atmadı mı? Spoiler vermemek için kendimi zor tutuyorum şu an ama o zaman dalları, o Loki'nin büründüğü yeni hal ve omuzlarındaki o akıl almaz yük... Bak yine tüylerim diken diken oldu! Kafamda binlerce tilki, her birinin kuyruğu birbirine dolanmış vaziyette geziyor resmen. Düşünsenize, o kurulan hassas dengeye birileri çomak sokarsa ne olur? Ya da her şey bir anda kontrolden çıkarsa? Valla düşünmekten uykularım kaçıyor, Marvel resmen yine beynimize bedava kiracı olarak yerleşti. Umarım Doomsday'de bu sorularımızın bir tanesine bari cevap verirler, o kadar teori kuruyoruz, bir tanesi olsun tutsun artık. Tutmasa da kafamızdaki soruları ortadan kaldırsalar bari.
Neyse, daha fazla konuşursam ağzımdan bir şeyler kaçacak, en iyisi ben sizi izleme listesiyle baş başa bırakayım da hep beraber şu dersimize çalışalım. Zira Aralık'ta o salonun kapısından girdiğimizde, kimsenin gözünün yaşına bakmayacaklar! Uzunluğu da gözünüzü korkutmasın, başlamak bitirmenin yarısı sonuçta.
Hadi bakalım, iyi seyirler Marvel ahalisi!
2. Faz