TASARIM VE LÜKSÜN HARMONİSİ

Bodrum’da Faruk Malhan ile bir araya gelen Yelda İpekli, “Bodrum’da onunla sohbet etmek, bir dönemi ve kavramları onun vizyonuyla dinlemek, büyük bir hazdı benim için. Bu hazzı, ALEM okuyucuları ile de paylaşmak istedim” diyor.

30 Ağustos 2018 Perşembe 16:23 | Son Güncellenme:
5 dakika okunma süresi

Yelda İPEKLİ / Fotoğraflar Mustafa SOLAK

Bu çağın cezası sanırım hız. Öyle hızlı bir dönemdeyiz ki, bilgiye sahip olmak onu kullanabilmeye yetmiyor ve vizyona ihtiyaç duyuyoruz. Bilgiyi tecrübeyle harmanlamaya ve hayatın içine katmaya ise ustalık deniyor. Lüksün, tasarımın hızla evrimleştiği bir döneme imzasını atan duayenlerden biri Faruk Malhan. Bilgisini bilgeliğe; tutkusunu hayata; heyecanını ise 1970 yılında kurduğu Koleksiyon markasına sindirmiş bir usta. İpekli, Malhan ile lüks dünya ve Koleksiyon markası üzerine konuştu.

Siz lüksü nasıl tanımlıyorsunuz? Tasarım ve lüks kavramlarının harmonisini nasıl olmalı?

Tasarım adına, ‘lüks kavramında değişim’in ön plana çıkarılmasını öneriyorum. Belki de lüksün para ile satın alınamayan bir kavram olduğunun işlenmesini; vurgulanması; paranın hegemonik vesayetinden çıkarılmasını istiyorum. Zamanımızda lüks ucuzladı, vasata indirgendi, farklılaşmak adına aynılaşan, kimlik arayan kişiliklerin esiri oldu. LVMH Moët Hennessy Louis Vuitton Başkanı Bernard Arnault, lüksü tanımlarken üç ögeyi sayar; birincisi tarih, ikincisi zanaatkarlık, üçüncüsü kalite. Yirminci yüzyıla kadar tarihi yaşatan klasik mobilyalar çok yaygın kullanıma sahipti. Lüks, aristokrasiye özenin veya geçmişini sorgulanmadan taklitçi beğeninin devamıydı. Kullanılmışların, yıllara ait kabullerin güveni içinde gelişen klasik, eskiye tercihler yenilikçiliğin, denemeciliğin, yaratıcılığın, zamanın, yaşam severliğin karşısında durmaktaydı. Batıda lüks antika mobilyalar, ortamlar bağlamında gelişirken, bizim gibi ülkelerde kopyaları ile yetinildi. Türkiye’de bu gelişme ondokuzuncu yüzyıldan miras zanaatkarların ustalıklarında sürdürüldü. Artık insanlar daha hafif, çağdaş, rahat, sakin ama içinde kendilerine, zamana, geleceğe ait yaşamsever öğeler bulunduran ortamlara, mobilyalarına ilgi duyacaklar. Bu durum tasarımcıların önünü açacaktır. Günümüzde tasarımcıların yaptıklarına ilgi artmaya başladı. Özellikle genç nüfus çağdaş bir çizgi içerisinde yaşamaya başladı; anne babalarını etkiliyorlar. Sakıp Bey, Atlı Köşk’ten Beylerbeyi’ndeki evine taşınırken yıllardır kullandığı klasik mobilyalarını terk etti; benim tasarımlarım ile evini döşedi; ilk davetinde görüş sahibi olarak bildiği, sevdiği Güngör Uras, Rafi Portakal bu yerleşimini, tercihini çok beğendi, değişimden ötürü takdirlerini ifade ettiler. Sakıp Beyin ölümünden sonra Türkân Hanım Emirgan’a taşınırken mobilyalarının seçimini gene bana bırakmıştı. Bu kararlarda ikinci nesil olarak Sevil Sabancı’nın da etkisi olmuştur, ama bir dönüşüm eğiliminin ifadesidir. Tarih böyle akacaktır, tarihin tekerini, yönünü değiştirmek olası değildir.

Tasarım ve tasarımcı ilişkisi, benim hep merak ettiğim bir konudur. Sizce nasıl bu kavramlar bütünleşiyor?

Ben tasarımın, tasarımcısını ifade etmesi için olmadığını, kullanıcısında ifade bulması gerektiğini, maddesinden bile arınmasını, manasında bağlamına geçmesini  söylerim hep.

Bir markacı gözüyle tasarımla markalaşmak bence tasarımı gündelik hayatın içine sokmak ya da gündelik hayatı rafineleştirmek demek. Tasarım ve marka sizde nasıl bütünleşiyor?

Tasarım ve marka, sektörü içinde, topluluklar ve toplum bağlamında var olur. Markalar sektörlerinde deniz fenerleri gibidir, tüm seyyahlar, editörler, tasarımcılar, mimarlar, üreticiler, sektör medyası velhasıl tüm seferiler bu fenerlerden hiza alır, hepsi farklı güzergahlarını fenerden ölçülendirerek, yönlendirerek çizerler. Artık tasarım ve yaratıcılık Türkiye’de gündeme oturmuştur, gündem yakalamaktan öte, önermekle gerçeklik kazanılacaktır, lüksün iktidarını, tüketimini değiştirmeyi gündeme gelecektir. Medya toplumdaki devinimin iletişimini üstlenecek, kültür, sanat ve tasarım güçlerinin saygınlığı tasarımcılarla yükselecektir. İnsanlar ürünlerden kavramlara geçeceklerdir, tasarımcıların işleri ürün olmaktan önce birer kavramdır, tutkudur, icattır, tasarımcı işidir, mimar işidir, düştür, düşüncedir. 

EN ÇOK OKUNANLAR

Victoria's Secret Fashion Show 2026: Efsane Melekler ve Yeni Yüzler

Victoria's Secret Fashion Show 2026: Efsane Melekler ve Yeni Yüzler

1 dakika okunma süresi
Kylie Jenner'dan Victoria's Secret Fashion Show 2026 Sürprizi

Kylie Jenner'dan Victoria's Secret Fashion Show 2026 Sürprizi

4 dakika okunma süresi
Akdeniz'de Sonbahar Tatilinin Yeni Kodları

Akdeniz'de Sonbahar Tatilinin Yeni Kodları

2 dakika okunma süresi
Apple TV'de İzleyebileceğiniz En İyi Diziler

Apple TV'de İzleyebileceğiniz En İyi Diziler

28 dakika okunma süresi
Saç Bakımında Bakır Çağı

Saç Bakımında Bakır Çağı

2 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Yeni Projeleriyle Rüzgara Açılıyor: Serkan Altunorak

Yeni Projeleriyle Rüzgara Açılıyor: Serkan Altunorak

Kendine Ait Bir Çizgide Yol Alıyor: Yasemin Ergene

Kendine Ait Bir Çizgide Yol Alıyor: Yasemin Ergene

Peter Cincotti ile Müzik, İstanbul ve Kültürler Arası Bir Diyalog

Peter Cincotti ile Müzik, İstanbul ve Kültürler Arası Bir Diyalog

Kulis Hikayeleri: Jodok Cello

Kulis Hikayeleri: Jodok Cello

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak

Atıl Kutoğlu'nun Viyana'dan New York'a Uzanan Moda Serüveni

Atıl Kutoğlu'nun Viyana'dan New York'a Uzanan Moda Serüveni

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak

Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol

Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Berrin Şentürk

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Berrin Şentürk

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras