En mutlu gününüzde "evet" derken her şeyin biraz daha güzel görünmesini, bulunduğunuz yerin de size ait hissettirmesini istersiniz. Gelinliğin eteklerinde hareket eden ince kumaş, masadaki mumların ışığı, uzaktan gelen bir koku ya da elinizde taşıyacağınız buketin formu... Her ayrıntı hem o özel günün hem de sizin bir parçanızdır. Yaratıcı tasarımlarıyla bu dünyaya özgün bir dokunuş yapan Çiçek Sanatçısı Yunus Karma ise "aitlik" duygusunu farklılıklarla benimsediği aranjmanlarıyla ele alıyor. O doğal dokuları dikkat çekici formlara dönüştürdüğü vizyonuyla gelinler için gelecek düğün sezonuna dair ilham verici bir tasarım hazırlarken biz de hayal dünyasını keşfetmek üzere onu daha yakından tanıyoruz.
Tasarım özgürlüğünü düğünlerde ve gelin buketlerinde nasıl şekillendiriyorsunuz?
Bence basit düşünmek ve cesaretli olmak gerekiyor. Bazen tasarıma çok fazla anlam ve enerji yükleyip işi zorlaştırıyoruz. Çiçeklerin kendisi zaten çok güzel. Ben onları doğru teknikle, rafine bir şekilde kullanıyorum. Çifti tanıyınca fikirler de geliyor, belli bir şekle bağlı kalmıyorum.
Bir kadının kişisel stilini çiçeğe nasıl çeviriyorsunuz?
Bir kadının tavrı, ruh hâli, kendini ifade edişi bana çok şey söylüyor. Şanslıyım, müşterilerim kendilerini anlatmayı seven insanlar. Stüdyoya gelirler, kahve içer, sohbet ederiz. Nelerden etkilendiklerini, nerelerden ilham aldıklarını anlatırlar. Neyi istemediklerini bilmek de benim için önemli. Bu sohbetlerde onların zevkini, renklerle ilişkisini tanıyorum. Tasarım da oradan gelişiyor.
Kış düğünlerinde beyaz ve yeşilin dışında hangi renk veya dokuları kullanmak istersiniz?
Kışın koyu kırmızılar, mürdüm ve kahverengi tonlarıyla çalışmayı seviyorum. Ama önce düğünün hikâyesini anlamam gerekiyor. Tarihî bir yapıda mı, modern bir mekânda mı evleniyorlar? Orayı neden seçmişler? Mekânın dokusu, ışığı, hayal ettikleri atmosfer çok önemli. Metalden heykeller de yapıyorum, kumaşla, dallarla çalışıyorum. Bunlar düğün tasarımına da girebiliyor. Bazen mekân için düşündüğüm bir heykel, çiçek tasarımının da çıkış noktası oluyor.
2027'de gelin buketlerinde neyin daha çok konuşulacağını düşünüyorsunuz?
Eski bir şarkı yeniden hit olur ya, buketlerde de öyle. 60'ların sarkıt buketleri, 90'ların sade kallaları... Geçmişten gelen formları yeni yorumlarla göreceğimizi düşünüyorum. Cipso bence çok güzel bir çiçek. Sadece cipsodan bir buket neden olmasın? Müge de her zaman favorim. Kokusu bana yeniden başlamayı hatırlatıyor. Bütün çiçekler güzel. Biraz da kadının nasıl taşıdığıyla ilgili. Bazen elinde tek bir dal çiçekle yürür. O yalınlık çok güçlü olabiliyor.
Trendlerle kendi tasarım çizginiz arasında nasıl denge kuruyorsunuz? Yeni sezonda sizi ne heyecanlandırıyor?
Neler yapıldığını takip ediyorum tabii. Seyahat etmek de beni çok besliyor. Pazarlara giriyorum, yemek yiyorum, fotoğraf çekiyorum. Bir binanın rengi ya da bir tabakta yan yana gelen iki malzeme aklımda kalıyor. Sonra tezgâhımın başında bunlar yaptığım işe karışıyor. Kendi içgüdülerimle ilerliyorum. Yeni sezon için denemek istediğim çok şey var. Yurt dışında çiçek mezatlarına gittiğimde hâlâ çok heyecanlanıyorum. Yıllardır çalıştığım bir çiçeği yeniden görmek bile beni mutlu ediyor. Ben çiçeklere âşığım. Çiçekler beni hayata bağlıyor.