Büyük moda evlerinde değişim genelde sessiz başlar. Önce görüntü değişir, sonra ton. Işık farklı düşer, beden başka türlü durur, kıyafetle kurulan ilişki dönüşür. Asıl kırılma, marka aynı kalsa da hissi değiştiğinde başlar. Bu sezon o hissin peşine düşen marka, Madrid merkezli İspanyol moda evi Loewe. Mart 2025'te kreatif direktörlük görevini devralan Jack McCollough ve Lazaro Hernandez, ilk koleksiyonlarının ardından şimdi de ilk kampanyalarıyla yeni dönemin görsel çerçevesini netleştiriyor.
İkilinin yaklaşımı keskin bir kopuştan çok, bilinçli bir evrim hissi veriyor. Jonathan Anderson döneminde oluşan güçlü yaratıcı kodları tamamen silmek yerine, onları daha kişisel bir yerden yeniden yorumluyorlar. Kendi tanımlarıyla bu yeni dil; kendinden emin, oyunbaz, güneşli ve pozitif. Neşe ve duyusallık ise merkeze yerleşmiş durumda. Kampanya, Amerikalı fotoğrafçı Talia Chetrit tarafından çekildi. Açık havada, sert gün ışığında ve gece karanlığında üretilen karelerde güçlü gölgeler, canlı renkler ve belirgin bir bedensel gerilim hissi var. Deri ceketler heykelsi bir form kazanıyor, parçalanmış jean'ler dokusallığı öne çıkarıyor, akışkan elbiseler ise hareketle anlam buluyor. Kıyafet ile beden arasındaki ilişki özellikle vurgulanıyor; kumaş sadece giyilmiyor, adeta performe ediliyor.
Fotoğrafları farklı kılan unsurlardan biri de "ıslaklık" hissi. Su ya da deniz hiçbir zaman açıkça gösterilmiyor ama ten üzerindeki parlaklık, yüzeylerdeki nem duygusu ve ışığın yansıması görsellere gergin bir sıcaklık katıyor. Ortaya hem duyusal hem entelektüel bir atmosfer çıkıyor; seksi ama bilinçli, enerjik ama kontrollü. Kampanyada yer alan isimler de bu yeni tonun bir parçası. Beau Gadsdon, Chen Duling, Isla Johnston, Talia Ryder ve True Whitaker gibi yükselen oyuncular; klasik model estetiğinden ziyade performans gücü ve fiziksel varlıklarıyla öne çıkıyor. Bu tercih, markanın "beden" üzerinden kurduğu yeni anlatıyı destekliyor.
Zamanlama da dikkat çekici. Loewe, Paris Erkek Moda Haftası'nı pas geçtikten sonra kadın ve erkek koleksiyonlarını tek bir defilede sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yeni yaratıcı dönemin ayrı ayrı değil, bütüncül bir ruh olarak kurgulandığını gösteriyor. Marka, LVMH çatısı altında yoluna devam ederken; son Lyst Endeksi'nde "en arzu edilen markalar" sıralamasında yaşanan gerileme de bu geçiş sürecinin ticari boyutunu hatırlatıyor. Yine de ilk kampanya, aceleci bir yeniden markalaşma çabasından çok, dikkatle inşa edilen bir atmosfer hissi veriyor. Loewe'nin yeni dönemi, bağırmaktan ziyade ışık, beden ve dokular üzerinden konuşmayı seçiyor. Asıl soru ise şu: Bu sakin ama sıcak enerji, markanın algısını yeniden yukarı taşıyacak mı? Önümüzdeki sezonlar bu sorunun cevabını daha net gösterecek.