Çoğunluk onu oyunculuğu ile tanıyor ama Zerrin Tekindor aynı zamanda ressam kişiliği ile büyük başarılara imza atıyor. Kendini bildi bileli resim yaptığını söyleyen başarılı oyuncu aslında liseden sonra resim okumak istemiş ama annesi çok sıcak yaklaşmamış bu duruma. Sanata gönlünü ve aklını kaptıran her kişi gibi Zerrin Tekindor’un yolu sonunda resim ile profesyonel olarak da buluşmuş. İstanbul’da resimlerini Galeri Selvin’de sergileyen Zerrin Tekindor yurt dışında da ülkemizi temsil ediyor. Geçtiğimiz ay katıldığı Art Stuttgart’dan sonra kasım ve aralık ayında Amerika’da Aqua Art Miami fuarına katılacak. Aqua Art Miami’ye katılan tek Türk sanatçı olarak da ülkemizi gururlandıracak. Uzun yıllar sonra üniversiteye dönerek Bilkent’te resim bölümünü bitiren sanatçı Mehmet Güleryüz ve Bedri Baykam gibi ünlü ressamların atölyelerinde çalışmış. Onun resimlerine ilk kez 2013 yılında Contemporary İstanbul’da rastladığımda çok etkilenmiştim. Resimlerdeki kıvırcık saçlı, feminen kadın hemen beni etkisi altına almıştı. En çok da çizdiği kadınların ilham kaynağını merak ettim. Arnavutköy’deki Galeri Selvin’de bir araya geldiğimiz Zerrin Tekindor’a merak ettiklerimi sorma fırsatı yakaladım.
Resim yapmaya ilk ne zaman başladınız?
Bir sanatçı olarak ikinci bir alanda kariyer yapmak size neler hissettiriyor?
Hayatımda hep resim ve tiyatro birlikte gittiği için zaten böyle olması gerektiğini düşünüyorum kendim için. Benim normalim bu. İkisini birbirinden hiç ayırmadım.
Resimde ilham kaynaklarınız neler? Resimlerinizde gördüğümüz o iri gözlü dalgalı saçlı kadın siz misiniz?
Tiyatro müthiş bir ilham kaynağıdır. Malzemesi bitmez. Çizdiğim kadınlara da olmak istediğim kadın diyelim...
Resim yaparken nasıl bir atmosfere ihtiyaç duyuyorsunuz? Resim yapma ritüelleriniz var mı?
En önemli şey eksik malzememin olmaması. Mekanın geniş olması ve müzik.
Türkiye’den ve dünyadan beğendiğiniz ressamlar kimler? Çağdaşlarınızdan da isim verebilir misiniz?
En sevdiğim ressam Van Gogh. Modigliani, Matisse, Chagall, Edward Hopper, Henri Le Sidaner’ı da çok severim. Çağdaş ressamlardan John Currin, Lita Cabellut, Mehmet Güleryüz, Ran Ortner, Ray Caesar, Aron Wiesenfeld hemen düşününce aklıma gelenler.
Resim alanında yurt dışındaki gelişmeleri takip ediyor musunuz?
Ediyorum tabii. Hem sanat fuarlarını hem de galerileri ve müzeleri takip ederim, hiç kaçırmam.
Resim yapmak hayatınıza neler kattı?
Benim böyle biri olmamın sebebidir resim. Resime başladığım bir tarih olmadığı için bunun cevabını verebilmem çok zor.
Siz de resim alıyor musunuz?
Tabii alıyorum. Eserlerini almak istediğim ressamlar var. Bazılarına ulaşabiliyorum, bazılarına ulaşamadım henüz. Umarım bir gün olur.
Resim ve oyunculuk için bir iki kelime söyleseniz neler söylersiniz?
Hayatıma anlam katan iki sanat dalının da içinde olmam kendimi çok şanslı hissettiriyor.
Çok yakında Aqua Art Miami’ye katılacaksınız duygularınız neler?
Çok heyecanlıyım. Oradaki tek Türk sanatçı ben olacağım.