İstanbul Moda Akademisi, dünya modasında Türkiye’yi başarıyla temsil eden Dice Kayek ile anlamlı bir projeye imza attı. İstanbul Moda Akademisi’nin beş öğrencisi geleneksel Türk el sanatlarını canlandırmak için Dice Kayek’in kreatif direktörü Ece Ege ile bir araya geldi. Binlerce saat süren çalışmaların sonunda iğne oyası, tel sarma, tel kırma, Beykoz cam üfleme sanatı, Ödemiş ipeği ve sedef kakma gibi Türk el sanatlarının farklı yorumlarından oluşan tasarımlar ortaya çıktı. Geçtiğimiz hafta açılan “İzler” adlı sergide sergilenmeye başlanan Türk El Sanatları Koleksiyonu üzerine Dice Kayek’in kreatif direktörü Ece Ege ve İstanbul Moda Akademisi Direktörü Seda Lafçı ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Öğrencilerle nasıl bir çalışma süreci geçirdiniz?
Proje başlamadan önce Istanbul Contrast Koleksiyonu’nun gerçekleşme sürecini öğrencilerle paylaştık. Daha sonra bir mimariye bakıldığında beynimizin algıladığı şekli nasıl çağdaş bir şekilde tasarıma aktarabileceklerini açıkladık. Bu konsepti hayata geçirebilmek için nasıl materyaller kullanılır onu paylaştık. Daha sonra öğrenciler tasarımlarını Istanbul Contrast Koleksiyonu’nun adeta bir devamı şeklinde gerçekleştirdiler. Bunlar arasından üç adet final tasarım seçildi. Bu tasarımlara uygun kumaşlar ve üzerlerine işlenecek Türk el sanatlarının hangileri olabileceği belirlendi. Daha sonra ARGE çalışması başladı ve ondan sonraki süreçlerde de bu tasarımlar hayata geçirildi. Bütün tasarımlar binlerce saate aşkın sürede ortaya çıkarıldı.
Türk el sanatlarını yeniden canlandırmayı hedefleyen koleksiyonda yer alan tasarımlardan bahsedebilir misiniz?
15 parçanın her biri iğne oyası, tel sarma, tel kırma, Beykoz cam üfleme sanatı, Ödemiş ipeği ve sedef kakma gibi Türk el sanatlarının farklı yorumlarından oluşuyor.
Koleksiyonda öne çıkan parçalar hangileri size göre?
15 parça da öndeydi, hepsi için teknik bilgi gerekliliğinin yani sıra ciddi bir emek sarf edildi. Her parça için binlerce saat süren bir çalışma gerçekleştirildi.
Son dönemde yabancı birçok modacı da el işçiliğiyle öne çıkan tasarımlara yer veriyor koleksiyonlarında. Diğer taraftan modern teknikleri tercih edenlerin sayısı da bir hayli fazla. Siz el işçiliğinin tehlikede olduğunu düşünüyor musunuz?
Şu anda dünyada büyük bir trend var. O da gerçek lüks diye addedilen, kişiye özel yapılan, zaman ve emek harcanmış tasarımlar. Global pazarlarda dev lüks markaların artık çok fazla dağıtıldığı ve yayıldığı bu devirde sıkılan tüketici, el emeği, göz nuru diye tabir edebileceğimiz ürünlere yöneldi. O sebeple sorunuzun aksine bu tip işçiliğin gelecekte büyük bir talep oluşturacağına inanıyoruz.
Yeni projeler var mı ufukta?
Elbette yeni projelerimiz var, fakat sürprizi bozmamak adına şu an için bir şey söylemiyoruz.