Odgers Berndtson Türkiye kurucu ortaklarından Ayşe Öztuna Bozoklar, Boğaziçi Üniversitesi ile birlikte çok özel bir etkinliğe imza atacak. 14 Nisan’da Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de dünyaca ünlü müzisyen Amerikalı müzisyen Rob Kapilow Devlet Senfoni Orkestrası ve başarılı CEO’lar yönetiminde bir konser ve atölye çalışması
Etkinliğinizin önemli ismi Rob Kapilow’dan bahseder misiniz?
Rob Kapilow’un verdiği önemli mesaj ne?
Orkestra şefliğini yöneticilikle bağdaştırıyor değil mi?
Diğer CEO’lar belli mi?
Onları henüz açıklamıyoruz, sürpriz olmasını istiyoruz. Sahne üzerinde CEO’lar olacaklar ve onlar konseri oradan izleyecekler Rob Kapilow’da onları yönlendirecek. Orkestra şefi koroyu yönetir ama yönettiği bütün enstürmanları çalmak zorunda değildir, işin uzmanı zaten orada oturuyordur. Orada oturdukları yerden farklı noktaları görüyor olacaklar. Bu etkinliğin Boğaziçi Üniversitesi’nin etlinliklerini destekleyecek olmasını çok önemsiyoruz
Sizin vermek istediğiniz mesaj nedir?
Ortak akıl mesajını vermeyi arzu ediyoruz. İş birliği, güç birliğini önemsiyoruz. Nasıl büyük kurumlar bir araya gelerek daha güzel işler başarabilirler onu hedefliyoruz.
Orkestrayı yönetecek CEO’lar önceden eğitim alacaklar mı yoksa o anda sahnede mi gelşecek?
O anda sahnede gelişecek her şey. İlk etapta Rob Kapilow herkese bir etkinlik yaptırıyor, belli notalarda yapılması gerekenleri vurguluyor. Şu notada alkışlıyoruz gibi komutlar veriyor. Orada bir enerji oluşuyor ve sahne üzerinde olan CEO’ların temsili bir rolleri oluyor. Bilyosunuz pek çok panel ve söyleşi gerçekleşiyor burada müzikle keyif alarak deneyimleten bir süreç yaşanacak olması. Yaptığımız işlerden keyif alıyor olmamızın üzerinde de durulacak. Uzmanlığın bir parçası da insanların sevdikleri işleri değer katarak yapabilmeleri. O zaman çevrelerindeki binlerce kişiye de olumlu örnek teşkil edebiliyorlar. Bizim görüştüğümüz yöneticilerden de eğitim alacak mıyız öncesinde diye soran çok oldu. İşin güzel tarafı da orada spontan gelişecek olması. Sahne etrafında bulunan CEO’ların yorumlarını Ron Kapilow’un yönlendirmeleri ile duyacağız. Her yöneticinin farklı bakış açılarını ve yorumlarını dinleme şansımız olacak.
Toronto’da izlediğiniz atölyeden aklınızda kalan özel bir anı var mı?
Orada Rob Kapilow Toronto Senfoni Orkestra’sının kulakalarını kapamasını istedi ve bize dönüp “ Sizce bu değerli müzisyenleri motive etmek kolay mı?” dedi.
Hepimiz güldük ama çok doğru herkes kendini özel hissetmek istiyor. Uzman olabilirler ama motivasyona her zaman ihtiyaç var. Orada Rob Kapilow’un iş dünyasının pek çok boyutuna hakim olduğunu görüyorsunuz. Dünyadaki trendlerden sosyal medya boyutuna kadar büyük bir deneyime sahip. O deneyimi de tutkuyla
izleyenlerle paylaşıyor. O tutkusu izleyenklerde farklı bir motivasyona dönüşüyor. Bir konuyu farklı yöneleriyle ele almakta zorlanıyoruz, bunu deneyimlemek adına ilginç
bir atölye.
Bu özel konserin geliriyle Boğaziçi Ünüversitesi’nde açılması planlananStratejik Yetenek Geliştirme programından bahseder misiniz?
3 senedir Londra City Üniversitesi ile başlayan çalışmalarımızın ve araştırmalarımızın ardından Boğaziçi Üniversitesi ile Stratejik Yetenek Geliştirme uygulamalarının analizini yaptık. Bu çok kapsamlı bir araştırmaydı.Boğaziçi Üniversitesi ile analizlerimiz yine 3 sene öncesine dayanıyor. Bu çalışmalar bize gösterdi ki 2025 yılına geldiğimizde Türkiye yaşlanan nüfuslar kervanına giriyor. Şu anda genç nüfus olarak son 10 yılın içerisindeyiz. Araştırmanın ortaya koyduğu bir çok kritik noktadan hareketle, iş dünyasının akademiyle birlikte çok daha yakın çalışarak, iş dünyasının bugün gelişmekte olan ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunabiliyor olması lazım. Pek çok şeyin hızlanması,
pek çok şeyin farklı ele alınabiliyor olması,çalışma modellerinin değişiyor olması da söz konusu. Çok uzun yıllardır oturmuş bir eğetim sistemi ve sınav sistemi var,
bugün bu sistem iş dünyasının beklentilerine cevap vermekte zorlanabiliyor. Bu sistemin içerisinden tabii ki başarı ile çıkabilenler var ama bir yandan başarılı bir kariyere adım atamayarak zorlananlar çoğunlukta.
İş dünyasının bugüne yönelik yönetici profiline destek olacak bir eğitim süreci diyebiliri miyiz?
Evet, bu araştırma Türkiye’nin en büyük 200 kurumu ile yapıldı, temel olarak Türkiye’nin lider kurumlarından bahsediyoruz. Yönetim kurulları ve CEO’lar ile birlikte çalıştık. Onların konuyu nasıl sahiplendiğini analiz ettik. Onların sahiplenmesinin olumlu olarak ne kadar büyük da mevcut. Bir bilincin oluşturulması, fikir liderlerimizin farklı bakış açıları ile bakabiliyor olmaları, çözüme yönelik adımların atılabiliyor olması, bu süreçlerin birlikte yapılması, başka çalışma modellerinin de daha öğrenciler mezun olmadan bulunması anlamında çözümler üreteceğiz. Herkes “Hasbel kader bir üniversite bitirdik.” diye bir tanımlama yapıyor. Evet üniversitede dört sene geçiriyoruz ama sonra ne oluyor. Orada öğrendiklerimizi ne zaman kullandık. Öğendiklerimiz ne zaman işe yaradı bununla ilgili büyük bir boşluk var. Biz 10-15 sene sonrasında da daha fazla değeryaratabilecek noktada kurumlar tarafından görülen,yönetici yeteneklerimizi tekrar bu program vesilesi ile çalıştırılmasını hedefliyoruz.
Programda bireysel olarak nasıl bir gelişim hedefleniyor?
Üniversite Boğaziçi’nin en kıymetli hocaları ile projeyi dahil ve destekliyor. Ne vardı araç kutularında, onların hatırlanması, yöneticiliği nasıl farklı yaptıklarını hatırlamaları. Sonuca nasıl bir motivasyon ve performans artışı ile gidiyorlardı, onları hatırlatmayıamaçlıyor. Liderlik, yöneticilik üzereine neler bildiklerinin hatırlanması ve tekrar dünyadaki trendlerin bu kadar hızlı bir değişimin içerisinde kaos yöneticileri olmalarını sağlamak. Normalde iş dünyasında beklenen de bu. Bazen o kaos yönetilemiyor.Nereden mezun olursanız olun, alınan eğitimler, yapılan çalışmaların bir yere bağlanması gerekiyor. Her boyutta değer yaratacak bir sonuç hedefliyoruz.
Bu programla kurumların ihtiyaçlarına daha etkili bir karşılık mı vereceksiniz?
Türkiye’de 20 yıldır biz bu işi yapıyoruz, sadece yol kazasının fotoğrafını çekebiliyoruz. Neden yönetici oradaki çalışmaları gerçekleştiremedi acaba dışarıdan yönetici transferine mi ihtiyaç var diye düşünüyoruz. Bu program daha erken noktada kurumların neye ihtiyaç duyduğunu daha objektif olarak anlamamız için bu program bize yol gösterecek. Iş dünyası ve akdemik dünyanın ihtiyaçlarını angaje ederek toparlayabilmek istiyoruz. Sadece bir program olarak ortaya çıkması değil Türkiye’deki bütün araştırmalarımızın ortaya
koyduğu stratejik izleme süreçlerimizin çok zayıf olduğunu görüyoruz. Araştırmalarımız ortaya koydu ki yönetim sorumluğu ile en tepeki kişinin farkındalağı ile yapılan tek bir değişiklik büyük farklara yol açıyor. Ortak akıl ile hareket edilmesini önemsiyoruz konu ilaç, çimento, banka ya da enerji sektörü değil her sektörde daha iyi ve daha kötü olanlar var. Bazen kurumlarda yetenekler yerlerini bulamıyorlar. Önce insanların sevdikleri işte çalışarak örnek teşkil edecekleri konumlarda olabilmelerini sağlamak.
Rob Kapilow’un konser ve atölye çalışmasını gerçekleştireciği bu etkinliğe gelmek isteyenler kime ulaşsınlar?
Merve Çetin’e (0212) 231 88 78’den ve Ecem Yazar’a (0212) 359 66 09’dan ulaşabilirler.
Program ne zaman başlıyor?
Bu sene, bazı kurumlar yeteneklerini bize yönendirmeye başladılar. Başlangıcımızın güzel olmasını istediğimiz, bir farkındalık yaratmak istediğimiz ve kurumların ne anlatmak istediğimizi daha iyi anlayabilmeleri için 14 Nisan'da Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall'de gerçekleşecek Rob Kapilow konseri önem taşıyor. Bazı ön çalışmalar yapacağız, kurumların yönlendirdiği yönetici yetenekeler ciddi bir değerlenirme sürecine giriyorlar. Hangi proje üzerinde çalışacaklarını belirliyorlar. Derslere girdiklerinde ön hazırlıklar
tamamlanmış olacak. İş yüklerinin yanında projelerini de yüklemiş olacaklar. Ekimde derslerin başlanması hedefleniyor.Kendi stratejil planları olarak dersleri
takip edecekler. Derslerden sonra da biz onları izliyor olacağız. Eğitimden sonra kendi kurumlarında neyi nasıl farklı yapacaklarını izleyeceğiz. Bireyin ve kurumun birlikte farklı bir performs çıkarmalarını gözlemlemek amaçlı izleniyor olacaklar. CEO’lar ve insan kaynakları ile yakın bir çalışma gerçekleştiriyor olacağız.
Röportaj: Petek KIRBOĞA
Rob KapIloW Fotoğraf: Ertan DEMİRBİLEK