Tasarımcı ve iç mimar kimliğiyle tecrübelerini 2007 yılında kurduğu Alkor Mimarlık Yapı İnşaat şirketine odaklayan Leyla Yücel, mimarlık, iç mimarlık, konsept tasarımı ve dekorasyon hizmetleri ile yaşam alanlarına dokunarak kendi izini bırakıyor. Müşterilerinin hayallerini taahhüt ettiği tarihte eksiksiz bir şekilde gereceğe dönüştüren Alkor Mimarlık’ın sahibi Mimar-İç Mimar Leyla Yücel, “Her yeni proje yeni bir tasarım yeni bir tasarım heyecanı demektir. Yeni insanlar ve yeni yaşam alanları... Tanıyacağınız yeni hayatlar, yeni yaşam tarzları, yeni iş alanları, yeni mekansal sorgular” diyor. Alkor Mimarlık Yönetim Kurulu Başkanı Mimar-İç Mimar Leyla Yücel, geçmiş dönemde ortağı olduğu Decart Resim Atölyesi döneminde birbirinden farklı ilginç tasarımlarıyla o dönem resme ve resim çerçevesine farklı bir bakış açısı getirmiş. Şimdilerde ise tekrardan renklerle yolculuğa çıkmayı planlayan Leyla Yücel en kısa sürede kişisel sergisini açmayı hedefliyor. Leyla Hanım’la bir araya geliyor ve sektöre adım attığı ilk yıllardan başlayarak Alkor Mimarlık’ı kuruluş hikayesi yanı sıra sanatın hayatındaki yerini kendi ağzından dinliyoruz.
Genelde de şu ana kadar tasarladığım tüm projelerimde tasarım öncesi ve tasarım sonrası kısmı birbiri ile aynı tutarlılıkta olmuştur. Neyi taahhüt ettiysem neyi sunduysam neyi hayal ettiysem,müşterim iş tesliminde tasarladığım mekanın uygulanmış hayata geçmiş yaşamaya hazır yaşayan halini görmüştür. Bizim meslekte en büyük sıkıntı genelde gösterilen sunulan tasarımla uygulamanın aynı olmaması ve müşteri hayal kırıklığıdır. Bazı müşterimde yaşamış oldukları hayal kırıklığından dolayı yeni arayışlara geçmiş ve yaptıkları araştırmalar sonucu referansla bana ulaşmışlardır. İşimi ciddiyetle ve hakkıyla yapıyor olmam müşterilerimle benim aramda sağlam zeminli güvene dayalı iş ortamında olmamı sağlıyor,bir çok iş ilişkim,proje tesliminden sonra saygıya dayalı dostluğa taşınmıştır.İşlerimin çoğunu referansa dayalı alırım,bu anlamda işimi titizlikle yapmış olmanın haklı gururunu yaşıyorum.
İşinizin cazip yönleri neler?
Her yeni proje yeni bir tasarım yeni bir tasarım heyecanı demektir. Yeni insanlar ve yeni yaşam alanları... Tanıyacağınız yeni hayatlar, yeni yaşam tarzları, yeni iş alanları, yeni mekansal sorgular... “Şimdi en iyi ne tasarlayabilirim?” sorgusu, sürekli yenilenme...
Kendi döngüsünde, kendi kendini yenileyen yeni projelerin, yeni süreçlerin içinde olmak işimi her gün daha fazla sevmeme işime aşık olmama ve iş aşkını sürekli yaşamama sebep oluyor... Örneğin eş zamanlı bir ofis projesi, bir villa projesi, bir konferans salonu projesini çözerken bir sonraki projenin hangi yaşam alanından, hangi coğrafyadan, hangi şahıs veya kurumdan geleceğini bilmemek, işimin sürprizli yanı. Bir bakmışınız ki çok farklı bir coğrafya ve farklı çözümler üretmemiz gereken yeni bir proje alanı yaratmış oluyorsunuz. Dinamik bir iş, zaman kavramı işin hacmine ve mekan kavramları gelen işin amacına göre değişim gösteriyor. Her projemde yeni bir mekandayım ve yeni çözümler üretiyorum. Projenin hikayesini oluştururken malzeme kombinasyonları, renk uyumları, odak vurgusu zıtlıkları geliştiriyorum. 7/24 kesintisiz beyin başladığı projeye tasarım üretiyor, uykuda bile rüyalarınız aktif çalışıyor, Mimarlık böyle bir şey.
Müşterilerin talepleri neler?
Müşterinin talepleri beklentileriyle ilişik oluyor. Beklentilerini belirleyen ise ihtiyaçları, zevkleri, yaşayış biçimi, sosyal statüsü, eğitim durumu, sosyal yaşantısı, inançları ve dünya görüşü… Müşterilerin talepleri en başta iyi anlaşılmış olmak. Beklentilerine ve ihtiyaçlarına uygun çözümlerin sunulması. Taahhüt edilen işin taahhüt edildiği şekli ile eksiksiz yapılması ve zamanında teslim edilmesi.
Hedeflerinize bakacak olursak, on yıl içinde mutlaka yapmalıyım dediğiniz bir proje var mı?
Uluslararası platformda sıra dışı bir projeye imza atmak istiyorum.
Sanata da ayrı bir ilginiz olduğu biliniyor. Tablo yapıyormuşsunuz. Ne zamandır yapıyorsunuz, başka ilgilendiğiniz alanlar var mı?
Sanata çok küçük yaşlardan beri ilgim var. 2001 yılında kurmuş olduğum Decart Resim Atölyesi ile birlikte resim yeteneğimi daha da geliştirerek bir çok resme imza atmışımdır. Ara ara sergilere de katıldım, daha fazla resim yapmak ve sergilere daha fazla katılmayı arzu ediyor ancak zaman bulamıyorum. Resimlerim belli bir üslup ve akımda değil o dönemki ruh halime bağlı, içimden nasıl bir resmi resmetmek geçiyorsa bir konu üzerinde kompozisyon oluşturarak doğaçlama özgün bir şekilde renklerin içinde kaybolarak içimden gelen resmi tuvale aktarıyorum.
Sanatla ilgili olmak size ne hissettiriyor?
Coşku, yaratıcılık, hayal gücü, yaratıcılığın keşfini, renklerin büyüsünde kaybolmayı, ruhumu hissettiriyor.
İleri de bu konuyla ilgili neler yapmak istiyorsunuz?
Kişisel sergimi açmak isterim.