Türkiye’nin köklü markalarından Boyner’de bir süredir değişim rüzgarları esiyor. Moda algısını arttırmak için bir yenilenme sürecine giren Boyner’in CMO’su olarak görev yapan Charlotte Gram Andersen, 25 yılı aşkın süredir perakende sektöründe çalışan deneyimli bir isim. Charlotte Gram Andersen ile Boyner’deki değişim sürecini, yeni koleksiyonları ve gelecek projeleri konuştuk.
Marka için daha dinamik bir yaklaşım planlıyor musunuz?
Boyner Grubu çok dinamik bir şirket ve hep böyle olmuş. Boyner’in değişim sürecinde son hız ilerliyoruz. Geçen yıl, stratejiyi oluşturma yılı idi ve bu yıl tüm harika planlarımızı gerçekleştiriyoruz.
Geldiğinizden beri neler değişti?
Mağazada satılacak ürünleri seçerken moda bakış açımızı birinci önceliğimiz yaptık. Mağazalarımızın yerleşimini yeniden düzenliyoruz, Boyner için yeni bir mağaza konsepti yarattık ve ilk örneği olan İstinye Park içindeki mağazamız ile yılın ikinci yarısında müşterilerimizin karşısına çıkacağız. Ayrıca özel markalarımız da bir dönüşüm süreci geçirdi. Bunun yanı sıra bazıları uluslararası olan birçok marka ile anlaşmalar yapıldı. Bu markalar yalnızca Boyner içerisinde satışa sunulacak. Ek olarak harika ve çok trendy koleksiyonlar yarattık. Aynı zamanda, müşterilerimize mükemmel bir alışveriş deneyimi sunmak için mağazalarımızın konseptini değiştiriyoruz.
Boyner Fresh için Ayşe Boyner ile birlikte çalıştınız ve Boyner Fresh modaseverler arasında çok popüler oldu. Başarısı sizi şaşırttı mı?
Kesinlikle şaşırtmadı! Türk kadını modayı çok seviyor ve Ayşe Boyner’in moda konusunda gözü çok iyi! Boyner Fresh konseptinin geleceğinde Ayşe Boyner konsepte yepyeni markalar ekleyecek ve harika ürünler kazandırmaya devam edecek. Yani bir moda tutkunu iseniz, sizin için Boyner Fresh reyonları mutlaka ziyaret etmeniz gereken en önemli adres!
House of Camellia hakkında neler söylemek istersiniz?
House of Camellia’yı feminen ve modayı yakından takip eden iş kadınları için yarattık. Burada Türkiye’de fazla seçenekleri olmadığını öğrendim ve müşterilerimiz tarafından bu kadar iyi karşılanmasından çok mutluyum. Şimdi müşterilerimizin çoğu bunun en gözde markaları olduğunu ileri sürüyor ve bundan harika bir şey olamaz! Türkiye’de bizim House of Camellia koleksiyonumuz ile yaptığımızı önerebilen yeterli marka yok. Önümüzdeki sezonlarda onu daha ve daha iyi yapacağımıza söz veriyorum, daha gelecek çok şey var!
Boyner’in müşteri profilini nasıl tanımlarsınız?
En son yenilikleri arayan, modayı takip eden, güzel ürün ve markalara sahip olmak isteyen, sadece mağaza değil online alışverişi de güvenli ve keyifli bir şekilde yapmak isteyenler olarak tanımlayabilirim.
Diğer ülkeler ile karşılaştırdığınızda, Türk kadını ve modaya olan ilgileri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Türk kadını modaya ve özellikle ürün olarak ayakkabılara bayılıyor. İyi giyinmek ve iyi hissetmek istiyor. Ayrıca feminen tarzlardan daha çok hoşlanıyor. Bu da elbiseler ve renklere olan aşklarını açıklıyor.
İnternet üzerinde satışlar dünya çapında büyüyor. Boyner’in internet satışlarındaki durum nedir, aynı trend takip ediliyor mu?
Kesinlikle. Boyner.com inanılmaz bir hızla büyüyor. Geçen seneye göre yüzde 280 büyüdü.
Boyner için gelecek planlarınız nelerdir, gündemde yeni projeler var mı?
Çok fazla planımız var; bazı stratejileri planlayıp harekete geçirdik bile! Müşterilerimiz bunları yakın zamanda deneyimleme fırsatını yakalayacak. Perakendenin doğasında her zaman değişim var, hiçbir zaman hiçbir şey aynı kalmıyor ve kalmayacak! Perakende ve tasarım dünyasına bu nedenle aşığım. Ne o ne de ben asla yerimizde duramıyoruz!
Röportaj: Ayça BARUT TANMAN