Başarılı iş adamı Tuncay Özilhan ve Emine Özilhan’ın kızları İpek Özilhan Özkan, bebek ve çocuklar için Amerika’nın lider giyim, hediye ve aksesuar markası Carter’s’ı Türkiye’ye getirdi. Mağaza açılışını da geçtiğimiz günlerde Akmerkez çocuk katında özel bir davetle açtı. İş hayatında babasından büyük destek gördüğünü dile getiren İpek hanım “Babam çok iyi bir dinleyici ve sabırlı olmamı tavsiye eder”diyor. Özilhan ailesinin gelini Yasemin Özilhan da markanın halkla ilişkiler direktörlüğünü yapıyor. Carter’s Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özilhan Özkan ile markanın kuruluş hikayesi, babası Tuncay Özilhan’ın yaklaşımı ve annelikten iş yaşamına uzanan keyifli bir söyleşi yaptık.
İpek Hanım, Carter’s çocuk mağazalarının Türkiye’deki genel müdürü olarak, Carters’ı Türkiye’ye getirme hikayesi nasıl gelişti? Hangi duygular içindesiniz?
Carter’s’ı aslında 2010 yılında Türkiye’ye İzmirli Gabay ve Minasyan aileleri getirmiş. Biz kendilerinden 11 mağazayı ve markanın bütün haklarını devraldık. Amerika Carter’s’la da 1 Ekim 2015 tarihinde toptan satış, internet ve mağaza satış kanalları için lisans anlaşması imzaladık. Carter’s hakkında kısa bir özgeçmiş vermek gerekirse, Amerika’da 1865 yılında kurulmuş ve bu sene 150. kuruluş yılını kutlayacak olan, dünyanın önde gelen çocuk giyim, hediye ve aksesuar markalarından biri. Markanın ürünlerinde önemsediği kalite anlayışı ve insan hayatının en unutulmaz dönemi olan çocukluğun aslında bir kutlama dönemi olduğuna olan inancı beni çok etkiledi. Her şeyin en saf olduğu bu dönemde, çocukların ve annelerin anılarında yer tutacak bir markaya sahip olduğumuz için müteşekkirim. Yeni bir iş kurmuş olmanın heyecanı içindeyim aslında. Tabii çok yoğun olduğum bir dönem çünkü devamlı beni ve ekibimi başarıya götürecek yolları arıyorum. Perakende çok rekabetçi ve değişken bir sektör. Ne kadar yenilikçi olursak ve değişimlere ayak uydurabilirsek o kadar başarılı olacağımıza inanıyorum. Kalitesiyle ve güvenirliğiyle markamız çok kuvvetli ve biz ekip olarak bu gerçeği bütün kullanıcılarımızın hissetmesini sağlamayı amaçlıyoruz.
İş hayatına atılmak istediğinizi babanıza nasıl açtınız tepkisi nasıl oldu?
Gerçeği söylemek gerekirse babama ben çalışmak istemiyorum demek zorunda kalsam daha zorlanırdım. Çünkü bizim evde her zaman iş konuşulurdu. Kardeşlerim ve ben de böyle bir ortamda büyüdük. Çalışmak ve başarılı odaklı olmak genlerimizde var diyebilirim. Ablam Türkan ASM’nin Genel Müdürü, kardeşim İzzet ise Anadolu Efes’te çalışıyor.
İş hayatında arkanızda güçlü bir babaya sahip olmanın avantajları ya da dezavantajları var mı?
Başarılı bir babanın kızı olarak kendinizi kanıtlamak için daha çok çaba harcamanız gerektiğini düşünüyor musunuz?
Carter’s’dan bahseder misiniz? Çocuklara yönelik hangi ürünleri var, özellikleri?
Aynı zamanda yenilikçi bir marka da olan Carter’s bu İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nda bebek ve çocukları, renkli desenlerle karşılıyor. 0’dan 7 yaşa kadar bebek ve çocukların ihtiyacı olan her türlü giysi, aksesuar ve hediyeyi mağazalarımızda bulmak mümkün. Ayrıca www. carters.com.tr adresinden de online olarak alışveriş yapabilirsiniz.
Çocuk mağazasına yönelmenizde, gelininiz Yasemin (Özilhan) hanımla ikinizin de anne olmanızın rolü var mı? Gelininizle birlikte çalışmak nasıl bir duygu? Sizce aile şirketinde başarının sırrı nedir ?
Kesinlikle anne olmamızın rolü var. Zaten kızlarımız Carter’s’la büyüdü ve keyifle giymeye devam ediyorlar. Yasemin’i hiçbir zaman gelin gibi görmedim. Yasemin kişiliği gereği çok uyumlu ve çok saygılı biri ve kendisi benim kardeşim gibi diyebilirim. Yasemin’ le beraber çalışmak beklediğimden çok daha rahat oldu. İş anlayışı çok profesyonel ve çalışkan bir yapısı var. Ekibimin diğer bireyleriyle nasılsa Yasemin’le de ilişkim aynı. Herkes işini en iyi şekilde yapmak için çok gayretli ve hepimizin odak noktası Carter’s’ın başarısı. Biz daha çok yeni kurulmuş bir şirketiz onun için başarıya gidecek uzun ince bir yolda ilerliyoruz. Ama şimdiye kadar edindiğim tecrübelerden feyz alarak söyleyebilirim ki aile şirketlerinin başarıya ulaşması için profesyonel yönetim ve kurumsal yapı şart. Yoksa şirketin generasyonlar boyu devamlılığını sağlamak kolay olmayabiliyor.
Aile değerlerinizde sizi en çok etkileyen fikirler hangileri? Anne babanızdan etkilendiğiniz ve kızınıza da aşılamak istediğiniz davranışları ve öğütleri hangileri?
Üç kardeş olarak hepimiz bireyiz ve çok farklı karakterleriz. Hayatımda bunun çok avantajını gördüm çünkü birbirimizi çok iyi tamamlıyoruz ve her zaman birbirimize destek oluyoruz. Bana göre hepimizin ortak noktası ise dürüst ve etik kişiliğimizin yanısıra insanlara karşı saygılı ve hoşgörülü olmamız. Vicdan, ayrıca benim hayatımda en önem verdiğim vasıflardan biridir. Yaşadığım herhangi bir olayda vicdanım rahatsa daha çabuk önüme bakabiliyorum, değilse de durumu değiştirmek için elimden gelen herşeyi yapmaya hazırım.
Aynı özellikleri kızıma da aşılamak isterim tabii ki... Sevgi, sorumluluk, onur, hoşgörü, paylaşma, saygı, merhamet, dürüstlük... vb. gibi temel insani değerleri kızımın hayatının bir parçası yapmak için eşim ve ben elimizden geleni yapıyoruz.
İş hayatınızda babanız Tuncay Özilhan’ın hangi öğütleri size rehberlik ediyor? Onun tecrübelerinden nasıl yararlanıyorsunuz?
Günümüzde iş hayatında başarılı olmak gerçekten zor. Çok dinamik bir dönemde yaşıyoruz, zamanın hızına yetişmek mümkün değil ve her sektörde inanılmaz bir rekabet var. Sosyal medya faktörü iş yapış şekillerini değiştirdi ve bilgi akışı üst seviyede. Babamla her konuştuğumda farklı öğreniler aldığım kesin. Ama benim için en büyük özelliklerinden biri değişime çok hızlı ayak uydurması, çok ama çok okuması ve yeniliklere çok açık olması... Artık başarı normları yaparak değil de farklılık yaratarak geliyor. Bunun kökünde de sorumluluk alacak ve çok çalışacak bir ekip gerekiyor. Hiçbir işi birey olarak bir yerlere taşımak mümkün değil ama kuvvetli bir ekipe iyi bir lider olursa da sizi kimse tutamıyor. Babamdan iyi bir lider nasıl olunur hakkında devamlı yeni şeyler öğreniyorum. Babamın liderlik vasıfları arasında çok çalışması ve motive edici yapısı yanında en çok benimsediğim özelliği herkese karşı adil, dürüst ve hoşgörülü olması. Ekip bireylerini çok iyi dinlemesi, fikirlerini alması ve sorumluluk vermesi... Tabii sonuçlar istediği gibi olmadığı zamanda gerekli uyarıları ve yol göstermeyi yapması.
İş hayatında en zorlandığım konulardan biri de karakterim gereği belli başlı konularda karar almaktı. Bu konuda da kendisinden birçok destek aldım ve hatta bazı zamanlarda “en kötü kararın kararsızlıktan bile daha iyi olduğunu” anladım. Ayrıca karar verirken işin matematiğini her zaman analiz etmeyi öğrendim. Sayılar ve tabii maliyet kontrolu her zaman iş hayatımda çok önemli yer tuttu. Bunun da hiçbir zaman zararını görmedim.
Anneniz Emine hanım nasıl destek veriyor?
Babamın yanında annem de çok güçlü bir karakterdir ve akıllı bir kadındır. Kesin iş hayatında olması gerekiyordu ama o bizi (ablam, kardeşim ve beni) yetiştirmeyi tercih etmiş. Annemin benim üzerimde çok emeği var diyebilirim. Annem için bir insanın en önemli özelliği sağlam karakterli ve özgüvenli olması. Bizlere de her zaman insanlara değer vermeği ve yapıcı olmayı öğretti. Hayatım boyunca en mutlu ve en zor zamanlarımda hep yanımda oldu. Vereceğim önemli kararlarda fikrini almayı ve nasihatlarını dinlemeyi çok severim. Canlılığı ve pozitif enerjisiyle hayatımıza renk katıyor ve mutluluğu yakalamamızı sağlıyor.
Annelik ve iş hayatını birlikte yürüten biri olarak nasıl güçlükler ve kolaylıklar yaşıyorsunuz? Eşiniz Onur Bey girişimciliğinizi nasıl karşıladı?
İş hayatı ve anneliği bir arada götürmenin en zor yanı kızım Lal ile istediğim kadar vakit geçiremeyişim. Ama iş hayatı insana disiplinli olmayı ve zamanı iyi organize etmeyi öğrettiği için kızımla çok kaliteli vakit geçirebiliyorum. En keyif aldığımız şey akşamları beraber boyama ve yap-boz yapmak. Dışarda ise beraber dolaşmayı ve yemek yemeyi çok seviyoruz. Lal 3 yaşında olmasına rağmen benim ofise gittiğimi ve çalıştığımı çok iyi anlıyor. Hatta beni rol model almaya başladı bile. Akşamları bana “Anne yarın çok işim var, ödevlerimi yapmam lazım” diyor.
Eşim, Onur iş hayatında bana her zaman hem sabrıyla hem de fikirleriyle çok destek oluyor. Onur’un iç güdülerine çok güvenirim ve bu işe girmeden kendisinin de fikrini ve yorumlarını aldım. Markayı kızımızdan dolayı çok iyi bildiği için de Carter’s’a inancı sonsuzdu ve kuruluş aşamasından itibaren bana her konuda çok destek oldu.
Fit görünümüzü nasıl koruyorsunuz? Hangi sporları tercih edersiniz?
Güne erken başlıyorum aslında. Haftada 3-4 gün spor yapıyorum. Güne zinde başlamak için sabahları bir saat spor bana iyi geliyor.
Kendinizden bahseder misiniz? Hobileriniz, bir gününüz nasıl geçer? Güne nasıl başlamayı tercih edersiniz?
Kızım Lal 14 aylıktan itibaren okul öncesi eğitim veren bir yuvaya gidiyor. Beraber ne giyeceğini seçiyoruz. Biraz süslü kendisi. Sonra işe gidiyorum. Akşamları iş tempoma bağlı olarak eve geliş saatlerim değişebiliyor. Ama kızım beni kapıda karşıladığı zaman herşeyi geride bırakıyorum ve ailece çok güzel vakit geçiriyoruz.
Yolculuğu sever misiniz? Hangi ülkelere yolculuk yapmak istersiniz? En son nereye seyahat ettiniz neyinden etkilendiniz?
İş hayatımın dışında ailemle ve sevdiğim arkadaşlarımla vakit geçirmeyi ve seyahat etmeyi çok seviyorum. Seyahatin insana zindelik verdiğini ve kısa bir süre için de olsa mind seti değiştirmenin ruh sağlığına pozitif etkisi olduğuna inanıyorum. Avrupa’da en çok İtalya’yı seviyorum. İnsanlarının pozitif enerjisini, yemeklerini ve doğası benim ruh halime iyi geliyor. Zaten 2010 yılında Como’da evlendim. İtalya’ da alışveriş de çok güzel tabii...
Modayla aranız nasıl? Dolabınızda vazgeçilmez gördüğünüz kıyafetleriniz var mı? Hangi renkleri tercih edersiniz?
Alışverişi, giyim kuşamı sevmeyen az kadın vardır herhalde... Genelde kendime yakışanı giyinmeyi seviyorum. Senelerdir klasik yapımın pek dışına çıkamadım aslında... Yazları canlı renkleri, kışın da gri, siyah renkleri tercih ediyorum. Ama koyu renklere küçük aksesuarlarla renk katmayı severim.
Röportaj: Zülal ÜNALDI
Fotoğraflar: Ercan Ali YILDIRIM