Kardelen ve Ezgi Güneştekin henüz 20’li yaşların başında, gözünü moda dünyasına dikmiş, iki genç tasarımcı. Zarif ve samimiler... Etraflarına duru bir enerji yayıyorlar. Bu yazın önemli parçası kimonoları kendi zevkleri doğrultusunda yorumlayarak bir koleksiyon hazırlamışlar. Üstüne üstlük bu parçaları “Moda Vitrini” ismini verdikleri blog’larında takipçileriyle paylaşıyorlar.
Yanlarında getirdikleri bir valiz dolusu kimonoyla karşılıyoruz Kardelen ve Ezgi Güneştekin’i Four Seasons Otel’in lobisinde... Hemen anneleriyle birlikte masaya oturup kıyafetler hakkında fikir alışverişi yapıyorlar. Kesinlikle yapmacıklıktan uzak, yüzlerinden eksik etmedikleri gülümsemeleriyle uzun uzun yaptıkları kombinleri konuşuyorlar. Asla anne konforundan vazgeçmiyor, anneleri yanlarındayken kendilerini oldukça güvende hissettiklerini vurguluyorlar.
Moda dünyası içine girme serüveniniz nasıl başladı? Modaya olan ilginiz çocukluk yıllarınıza mı dayanıyor? Büyürken hangi moda ikonları ya da hangi sanatçıların posterleri vardı odanızda?
E.G.: Tarzımızı tek bir başlık altında toplayamayız. Kimi zaman sofistike kimi zaman maskülen kimi zaman ise minimalist giyim tarzına sahip olabiliyoruz. Beğendiğimiz ve kendimize yakıştırdığımız her tarzı ve her kıyafeti uygulamayı severiz.
K.G.: Her zaman yeniliklere açık ve yeni şeyler denemekten korkmayan bireyleriz. Kısacası içinde mutlu olduğumuz hiçbir kıyafeti giyinmekten çekinmeyiz.
Peki, iki kız kardeş olarak modaya yönelik anlaşamadığınız noktalar hangileri? Her zaman birbirinize uyumlu mu giyinirsiniz? Yoksa bağımsız şekilde hareket etmek daha mı hoşunuza gider?
K.G.: Moda konusunda uyumlu olduğumuz noktalar çeliştiğimiz noktalardan daha fazla. Bir davete katılırken birbirimize danışmadan asla hareket etmeyiz. Ama tabii ki bizimde fikir ayrılığına düştüğümüz noktalar olabiliyor.
E.G.: Ortak beğenilerimiz daha fazla olmasına rağmen bazen birimiz daha gösterişli, diğerimiz ise sade parçalar seçebiliyor. Bir davete birimiz daha feminen, bir diğerimiz ise daha maskülen bir stille katılabiliyor. Ama bu zıtlığa rağmen her zaman bir bütünlük yakalayabilmeyi başarıyoruz.
Babanız Ahmet Bey ile projeleriniz hakkında fikir alışverişi yapar mısınız? Onun giyim-kuşamına yardımcı oluyor musunuz?
Kardelen&Ezgi Güneştekin: Babamız ileride yapacağımız işlerde en büyük destekçilerimizden. Bunun yanı sıra o tarzında daha çok bağımsız hareket etmeyi seviyor. Ama bizden de fikir almayı ihmal etmez. Babama yardımcı olabildiğimiz birkaç dokunuş ise onu çokça mutlu eder.
Gardırobunuzun vazgeçilmez parçaları, desenleri hangileri?
E.G.: İki kız kardeşin sahip olduğu en büyük avantaj zengin bir gardıroba sahip olmak. Gardırobumuzda gösterişli parçalara yer verdiğimiz gibi günlük hayatımızda çokça kullandığımız basic tişörtler ve boyfriend jean’lerde vazgeçilmezlerimiz arasında...
K.G.: En büyük takıntım çanta ve ayakkabı. Aksesuar olarak ise ikimizde gözlük hastasıyız. Giyimimizde çarpıcı renklere ve desenlere sahip kıyafetlere bayılıyoruz. Monokram ve canlı renklere sahip desenler favorilerimiz arasında.
Röportaj Beyza ÖZEL
Fotoğraflar Uğur Utku SEZER
Mekan Four Seasons Bosphorus Hotel Istanbul