Paris Moda Haftası kapsamında Roland-Garros'nun efsanevi Philippe-Chatrier kortunda gerçekleşen Lacoste Sonbahar/Kış 2026 defilesi, klasik bir podyum sunumundan çok daha atmosferik bir anlatı kurdu. Koleksiyonun çıkış noktası, markanın kurucusu René Lacoste'un 1923'te Deauville'de Manuel de Gomar'a karşı oynadığı ve şiddetli yağmur nedeniyle iki güne yayılan tarihi Davis Cup karşılaşmasıydı. Kortun su altında kaldığı, seyircilerin zeminin kurumasına yardımcı olmak için gazeteleri sahaya attığı, şemsiyelerin, trençkotların, pançoların ve kauçuk çizmelerin maçın bir parçasına dönüştüğü bu an, Lacoste evreninin duygusal hafızasında yer eden bir kırılma noktası olarak ele alınıyor.
Kreatif Direktör Pelagia Kolotouros da bu sezon tam olarak bu hafızanın izini sürüyor. Koleksiyon, oyunun en gergin anından çok, arada kalan zamana; beklemeye, hazırlığa, dayanıklılığa ve şartlar ne olursa olsun devam etme fikrine odaklanıyor. Bu nedenle Lacoste'un köklü tenis mirası bu kez yalnızca performans üzerinden değil, tribün kültürü, maç atmosferi ve hava koşullarının yarattığı görsel dünya üzerinden yeniden yorumlanıyor. Kortta yaşanan mücadele kadar, o mücadeleyi çevreleyen anların da bir stile dönüşebileceği fikri koleksiyonun temelini oluşturuyor.
Özge GürelBu yaklaşım en çok dış giyimde kendini gösteriyor. Son sezonlarda bu alanda belirgin bir yön çizen marka, Sonbahar/Kış 2026'da su geçirmezlik ve teknik kumaş geliştirmelerini daha görünür hale getiriyor. Trençkot koleksiyonun omurgasını oluştururken, panço polo formunun yeni bir yorumu olarak öne çıkıyor. Birleştirilmiş teknik yün yüzeyler, şeffaf naylon kumaşlar, dolgulu hacimli siluetler ve ıslak görünümlü ya da yansıtıcı dokular, koleksiyonun hava koşullarıyla kurduğu ilişkiyi belirginleştiriyor. Bu teknik katmanlar, kadifenin daha zengin hissi ve René blazer'ın yumuşak terzilik çizgileriyle bir araya geldiğinde, ortaya hem sportif hem de rafine bir denge çıkıyor.
Cansu AkınRenk paleti de aynı hikayenin devamı gibi ilerliyor. Soğuk gri yansımalar, mürekkep etkili melanjlar ve ıslak metal hissi veren koyu tonlar, koleksiyona yağmur sonrası bir yoğunluk kazandırıyor. Agave Green çimlerin yeniden canlanan yüzünü hatırlatırken, Rusty Red doğrudan Roland-Garros'nun kil kortuna ve ani yağmurlarda üstü örtülen zemine gönderme yapıyor. Böylece koleksiyon yalnızca form ve malzeme üzerinden değil, renkler aracılığıyla da doğa ile spor arasındaki ilişkiyi görünür kılıyor.
Duygu ÖzaslanDefileyi izleyenler arasında Türkiye'den Boran Kuzum, Özge Gürel, Duygu Özaslan ve Cansu Akın da yer aldı. Uluslararası davetli listesinde ise Taylor Zakhar Perez, Pierre Niney, Amy Adams, Aubrey Plaza, Kieran Culkin, Kai ve Caleb McLaughlin gibi isimler dikkat çekti.
Boran KuzumLacoste'un bu sezon anlattığı hikâye, yalnızca yarıda kalan bir maçın yeniden hatırlanmasından ibaret değil. Asıl mesele, doğa koşullarıyla bölünen bir oyunun, yıllar sonra bir koleksiyonun ruhuna dönüşebilmesi. Sonbahar/Kış 2026 tam da bu noktada duruyor: performans ile bekleyiş, spor ile şehir, koruma ile zarafet arasında kurulan dengede.