Son günlerde 2026 yazını nasıl hayal ediyorsunuz?
2026 yazını daha sade ama daha zengin bir deneyim olarak hayal ediyorum. Son yıllarda hız, tüketim ve sürekli görünür olma hali hayatlarımızı fazlasıyla domine etti. Bu yazın ise insanları yeniden özlerine döndüren, daha az ama daha iyi seçimler yaptıkları, doğayla ve kendileriyle daha güçlü bağ kurdukları bir dönem olacağını düşünüyorum. Benim için yaz; üretmenin, seyahat etmenin ve ilham toplamanın yanı sıra yavaşlamayı da hatırlatıyor.

Eğer markanız bir şehir olsaydı neresi olurdu?
Son Japonya seyahatimden sonra kesinlikle tercihim Kyoto'dan yana olur. Çünkü gösterişli olmadan etkileyici olabilen bir karakteri var. Geleneksel dokusunu korurken modern bir estetik anlayışına da sahip. Fine People Community'nin de tam olarak böyle bir dengeyi temsil ettiğini düşünüyorum; köklerine bağlı, dünyaya açık.

Bu yaz valizinizde mutlaka olacak üç parça nedir?
İyi kesimli beyaz bir keten gömlek, günün her saatine uyum sağlayan uzun bir keten elbise ve kaliteli deri sandaletler. Valiz hazırlarken artık çok parça yerine, doğru parçaları seçmeye çalışıyorum. Az sayıda ürünle birçok farklı görünüm yaratabilmek bana daha özgür hissettiriyor.

Markanızın yaz mevsimi ile nasıl bir ilişkisi var?
Fine People Community'nin hikayesi aslında yazın değerleri üzerine kurulu. Doğal kumaşlar, hafiflik, özgür hareket etme hissi ve zamansızlık markanın temel taşları arasında. Ketenin doğası gereği sunduğu konfor ve sadelik, yazın ruhuyla mükemmel bir uyum içinde. Bu yüzden biz yazı bir trend olarak değil, bir yaşam kültürü olarak görüyoruz. Markamızın her koleksiyonunda Akdeniz Rivierası'nın yaşam anlayışını hissettirmek istiyoruz.
Favori renkleriniz neler?
Keten beyazı, kum beji, ada taşı grisi ve Akdeniz mavisi. Bu renkler bana dinginliği ve zamansızlığı hatırlatıyor.