TÜRKİYE’NİN İLK IŞIK FESTİVALİ'nin KÜRATÖRÜ REBECCA MENDEZ

Muhteşem eserleriyle dünyaca ünlü 20’yi aşkın ışık sanatçısını bir araya getirecek İstanbul Light Festival Zorlu Center, şehri ışık saçan dev bir sanat eserine dönüştürdü.

ABONE OL
25 Kasım 2015 Çarşamba 15:52 | Son Güncellenme:
13 dakika okunma süresi
TÜRKİYE’NİN İLK IŞIK FESTİVALİ'nin KÜRATÖRÜ REBECCA MENDEZ

Geçmişi 17. yüzyıla kadar uzanan ve Lyon, Prag, New York, Berlin, Amsterdam ve Sidney gibi dünya şehirlerinde yıllardır düzenlenen ışık festivallerinin bir örneği ilk kez İstanbul’da düzenleniyor. Ucla Üniversitesi Media Art Bölüm Başkanı Rebeca Mendez’in küratörlüğünü üstlendiği İstanbul Light Festival Zorlu Center kapsamında dünyanın en ünlü ışık sanatçılarının eserleri yer alıyor.29 Kasım’a kadar sürecek Işık Festivali’nin küratörü Rebecca Mendez ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.


İstanbul Zorlu Center’da gerçekleşen Işık Festivali’ndeki etkinliklerden ve öneminden bahseder misiniz?
Bu İstanbul’daki ilk Işık festivali olacak ve bu yüzden oldukça heyecan verici. Bu Festivallerin şehrin en önemli alanlarında yapılıyor olması ve yüzbinlerce ziyaretçiyi kendine çekmesi en önemli özellikleri. İstanbul’da Festivalin gerçekleştirileceği Zorlu Center’da şehri kucaklayan ve şehrin merkezi konumunda yer alıyor. Bu nedenle İstanbul’da, Doğu ile Batı’nın buluştuğu şehirde ve eşsiz boğaz manzarasına hakim bir noktada bu etkinliği gerçekleştiriyor olmak çok önemli. 


Festivalde yer alan sanatçıları nasıl belirlediniz?
İstanbul’da düzenlenecek ilk Işık Festivali’nde, performanslar yerine daha çok kültürel ağırlıklı eserler olacak. Dünya festivallerinden en ilham verici eserlerden bir seçki hazırlamaya çalıştık. Paris’te, Berlin’de, Amsterdam’da Işık Festivalleri’nde sergilenen eserler, İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak. Uluslararası bir sanatçı, sanat ve tasarım alanında pek çok farklı yarışmada jüri üyeliği yapmış ayrıca çok fazla seyahat etmiş biri olarak, pek çok sanatçı ve genç öğrenciyle çalıştım ve onları değerlendirdim. Şimdiye kadarki çalışmalarına hayran kaldığım ve favori öğrencilerimden olan ve sadece ben değil bütün fakültenin desteklediği Refik Anadol, bu festivalde Zorlu Holding sponsorluğu ile yer alacak.


İstanbul Işık Festivali küratörlüğü görevini üstlenmeniz nasıl gerçekleşti?
İstanbul Light Festival Zorlu Center’ın küratörlüğünü yapmam için festivalin düzenlenmesine vesile olan Zorlu Center yöneticileri ve Festival Direktörü Murat Patavi tarafından bana bir davet geldi. Memnuniyetle kabul ettim çünkü, İstanbul, ilham veren bir şehir ve böyle bir festivalin ilk kez İstanbul’da yapılıyor olması çok önemli. Bu festivalin bir parçası olmak ve İstanbul’da bir Işık Festivali gerçekleştirmek beni çok mutlu ediyor. 

 


Bu İstanbul’a ilk gelişiniz mi?
Zorlu Center’ın davetiyle eylül ayında ilk kez İstanbul’a geldim. Şehre geldiğim ilk gece sabaha kadar uyumadım. Gece kalkıp perdeleri sonuna kadar açtım ve güneşin doğuşunu izledim, güneşin nasıl yükseldiğine baktım. Bu şehirde ışığın izlediği yol gerçekten inanılmaz. Otelimde pencereden aşağı bakıyorken sadece ışığı takip etmedim. Zorlu Center’ın yarattığı o güzel ortama da baktım. İstanbul’da kitleleri kendine hayran bırakan bu ışığı yakalayabileceğimizi düşündüm. Ayrıca kafamda canlanan diğer bir düşünce de İstanbul’daki Işık Festivali’nin diğer festivallerden farklı olarak performanslar yerine daha çok kültürel ağırlıklı eserlerden oluşmasıydı. Zira İstanbul sahip olduğu çeşitlilik ve kültürle beni çok etkiledi ve gururla söyleyebilirim ki, tüm dünyada yaşamın kaynağı olan ışığın Zorlu Center’da çağdaş sanatla yeniden yorumlanacağı İstanbul Light Festival Zorlu Center, yenilikçi vizyonu ve dünyada hızla yükselen algısıyla Türkiye’nin en önemli sanat etkinliklerinden biri olmaya aday. 


Festivalde yer alan eserlerden ve sanatçılardan bahseder misiniz?
Festivalin açılışını Birleşmiş Milletler Işık Yılı’nın açılış seremonisini de gerçekleştiren Finlandiyalı ışık sanatçısı Kari Kola yapacak. Finlandiyalı bir sanatçının özellikle festivalde yer alması bizler için önemli; zira kuzey ülkelerinde güneş ve ışık çok kıymetli; bunlardan yılın çoğu zamanlarında yoksun olan bir sanatçının ışığı sembolik bir biçimde sanata taşıyor olması heyecan verici. Onun dışında Fransız sanatçı ve tasarımcı grubu Groupe-Laps festivalimize 170 ışıklı insan figürüyle katılırken, Hollandalı Vollaers Zwart çifti de metro tünelini “Love Tunnel” eseriyle süsleyecek. Metro’dan geçen insanlar karşılarında birden beliren kalpleri görünce belki sevdiği kişiye evlenme bile teklif edebilecek. Özellikle bu sanatçının eserinden çok olumlu tepkiler bekliyoruz. Amerikalı ünlü heykeltıraş Jen Lewin, uluslararası alanda tanınan enstalasyon sanatçısı, ressam ve heykeltıraş Lita Albuquerque, Pitaya, Miroslav Struzik, Tilt, Alaa Minawi, Flynn Talbot, Story Box gibi sanatçı ve sanat topluluklarının yanı sıra dünyaca ünlü ışık sanatçımız ve öğrencim Refik Anadol da ‘Liminal Room’ projesinde sanatseverleri ışıkla dolu bir yolculuğa çıkaracak. Festivale yabancı sanatçıların yanında Türk sanatçıların katılacak olması tıpkı İstanbul gibi festivalin Doğu’nun ve Batı’nın sentezini ifade ediyor bana. Avusturalyalı ünlü sanatçı Amada Parer’in ışık saçan büyük tavşan heykellerinin de yer alacağı festivalde Japon sanatçı Daito Manabe ise Drone’ların kullanılacağı farklı bir ışık dans şovu sergileyecek.


Amada Parer’ın festivalde yer alan dev tavşan heykelleri çalışması için neler söylersiniz?
Amanda Parer’in tavşanları, Işık Festivali Zorlu Center kapsamındaki diğer pek çok ilgi çekici çalışmadan biri. Amanda ‘Tavşanlar’la bir hikâye anlatıyor. Hem rahatlığı, hem de yıkımı temsil ediyor. Çocukluğumuzdaki masallara da bir gönderme yapıyor.


Işık Festivali İstanbullulara ne anlatmak istiyor? Festivalin İstanbullulara söylediği cümle nedir?
Işık festivalleri oldukça ilgi çekici olabiliyor. Bazen 20.00 bazen 200.000 kişi izliyor gösterileri. Mesela Santa Monica’da ilk defa ışık festivali yapıldığında 230.000 kişi izlemişti, akıl alır gibi değil. Bu kalabalık bir sanat eseri gördükleri zaman o esere bağlı kalıyorlar. Gerçekten kalabalığın ışığı takip ettiğini görebiliyorsunuz. Çünkü ışığın o kadar güçlü bir yanı var ki bunu kelimelerle ifade edemiyoruz. Işık enerjidir. Işık kimyamızı ve biyolojimizi değiştiriyor. Işığın üzerimizde çok fazla etkisi olduğunu düşünüyorum. Ve şimdi bunun üstüne bir de bir sanat eserini ekleyin. Bu görüntü seyirciyi sanatla içine çeken ve sanatın daha geniş kitlelere erişimini sağlayan algısal bir etkiye sahip. Bu deneyimi İstanbullular da aynı şekilde yaşayacaklar.

 


Işık Festivali’nin dünyadaki çıkış hikayesi nedir?
 İlhamını Julio Le Parc, Lucio Fontana ve Carlos Cruz-Diez gibi sanatçıların 50-60’lı yıllarda Latin Amerika’da sanatlarında kulllandıkları ışıktan, renkten ve mekandan alan Işık Festivali, 1960’larda Güney Kaliforniya’da doğan Işık Sanatı Akımıyla başladı. Işık, ses, skala ve cam, neon, floresan ışıkları, ve dökme akrilik gibi malzemelerin kullanıldığı Işık Festivalleri kapsamında gerçekleşen enstalasyonlar konumlandırıldıkları çevreye göre farklılık gösterdi. İki boyutlu geleneksel sanat veya heykelcilikle kamusal ışık sanatı arasındaki ana fark ikincisinin çok algılı deneyime odaklanmasıdır. Bu algı deneyimi genellikle enstalasyonun geniş ölçekte gerçekleşmesi ve yine ışığın karanlıkta yarattığı etki ile güçlendirilir.


Çalışırken ilham kaynağınız ne oluyor?
Hayatın ve duyguların kaynağı olarak gördüğüm ışık, artık çağdaş sanatın da ekseninde bulunuyor. Ve Işıkla ilgili tüm olaylar beni cezbediyor ve bana ilham veriyor. 


Ucla Üniversitesi Media Art (Medya Sanatı) Bölüm Başkanı görevini yürütüyorsunuz, bölümünüzden bahseder misiniz?
Son zamanlarda daha da ilgi çekmeye başlayan yeni Medya Sanatı, birçok farklı sanat yöntemini içinde barındıran ve bu yöntemleri kullanarak oluşturulan güncel bir sanat türü olarak dikkat çekiyor. Genellikle sanatçı ve izleyici ya da izleyici ve sanat eseri arasında bir etkileşim içeriyor. Bazı teorisyenlerin ve küratörlerin belirttiği gibi bu etkileşim, sosyal takas, katılım ve dönüşüm yeni medya sanatının ayırt edici özelliği değil, diğer modern sanat pratikleriyle paylaştıkları ortak zemindir. Bu anlayış aslında, kültürel uygulama biçimleriyle eş zamanlı ortaya çıkan teknolojik platformları ve teknolojik mecraları sorgulamayı vurguluyor. Yeni medya ilgi alanları sanat eserlerini oluşturan telekomünikasyon, kitlesel medya ve dijital elektronik yöntemlerden yola çıkar ve uygulamalar kavramsal sanattan, sanal, performans ve enstelasyon sanatına kadar çeşitlilik gösteriyor. Dijital medya, ses sanatı, bilgisayar grafikleri, sanal sanat, internet sanatı, robotbilimi, video, interaktif sanat, yeni medya teknolojileri, bilgisayar animasyonları gibi yöntemler kullanılarak kendisini eski görsel sanatlardan ayıran Yeni Medya Sanatı, sanatçıya sonsuz bir özgürlük sağlıyor.

Röportaj: Petek Kırboğa

EN ÇOK OKUNANLAR

Nazlı Kayı ile 5 Soru 5 Cevap
Nazlı Kayı ile 5 Soru 5 Cevap

Nazlı Kayı ile 5 Soru 5 Cevap

5 dakika okunma süresi
2021 Nisan Ayı Burç Yorumları
2021 Nisan Ayı Burç Yorumları

2021 Nisan Ayı Burç Yorumları

23 dakika okunma süresi
Süper Modellerden İlhamla Jean Giyme Rehberi
Süper Modellerden İlhamla Jean Giyme Rehberi

Süper Modellerden İlhamla Jean Giyme Rehberi

1 dakika okunma süresi
Astrolojik Aşk Rehberi: Koç
Astrolojik Aşk Rehberi: Koç

Astrolojik Aşk Rehberi: Koç

25 dakika okunma süresi
2021 İlkbahar/Yaz Güneş Gözlüğü Trendleri
2021 İlkbahar/Yaz Güneş Gözlüğü Trendleri

2021 İlkbahar/Yaz Güneş Gözlüğü Trendleri

1 dakika okunma süresi
Göz Altı Morluklarına Veda Etme Vakti
Göz Altı Morluklarına Veda Etme Vakti

Göz Altı Morluklarına Veda Etme Vakti

1 dakika okunma süresi
Haftanın Favori 10 Stili
Haftanın Favori 10 Stili

Haftanın Favori 10 Stili

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

GALERİ SELVİN 30 YILI GERİDE BIRAKIYOR
GALERİ SELVİN 30 YILI GERİDE BIRAKIYOR

GALERİ SELVİN 30 YILI GERİDE BIRAKIYOR

ŞAMPİYON BABALAR
ŞAMPİYON BABALAR

ŞAMPİYON BABALAR

İDİL FIRAT ALEM ÖZEL RÖPORTAJI
İDİL FIRAT ALEM ÖZEL RÖPORTAJI

İDİL FIRAT ALEM ÖZEL RÖPORTAJI

BERRİN OKÇU İLE GEÇMİŞE YOLCULUK
BERRİN OKÇU İLE GEÇMİŞE YOLCULUK

BERRİN OKÇU İLE GEÇMİŞE YOLCULUK

GELİNLİK TASARIMCISI GALIA LAHAV: “SOPHIA LOREN’İ GİYDİRMEK İSTERDİM”
GELİNLİK TASARIMCISI GALIA LAHAV: “SOPHIA LOREN’İ GİYDİRMEK İSTERDİM”

GELİNLİK TASARIMCISI GALIA LAHAV: “SOPHIA LOREN’İ GİYDİRMEK İSTERDİM”

BU YAZ KİM, NE OKUYOR?
BU YAZ KİM, NE OKUYOR?

BU YAZ KİM, NE OKUYOR?

EN ROMANTİK GÜNÜN MİMARI VİOLA CHAN
EN ROMANTİK GÜNÜN MİMARI VİOLA CHAN

EN ROMANTİK GÜNÜN MİMARI VİOLA CHAN

EMMA SHAPPLIN İLE KAPADOKYADA
EMMA SHAPPLIN İLE KAPADOKYADA

EMMA SHAPPLIN İLE KAPADOKYADA

SERRA KASLOWSKİ "TUTKU DOLU BİR HAYAT"
SERRA KASLOWSKİ "TUTKU DOLU BİR HAYAT"

SERRA KASLOWSKİ "TUTKU DOLU BİR HAYAT"

İLHAMINI RENKLERDEN ALIYOR
İLHAMINI RENKLERDEN ALIYOR

İLHAMINI RENKLERDEN ALIYOR

ASLI PEHLİVANLARIN LÜKSLERİ
ASLI PEHLİVANLARIN LÜKSLERİ

ASLI PEHLİVANLARIN LÜKSLERİ

MÜCEVHERİN DAHİ İSMİ SEVAN BIÇAKÇI
MÜCEVHERİN DAHİ İSMİ SEVAN BIÇAKÇI

MÜCEVHERİN DAHİ İSMİ SEVAN BIÇAKÇI