“AŞK & AŞK” SERGİSİYLE İLGİ ÇEKEN ERTUĞRUL ATEŞ

"Kadın gerçekten, hem ruhsal hem de fiziksel açıdan, her zaman ilahi bir kaosun varlığını hatırlatır. Bir kadın vücudunda tüm doğayı görürsünüz. Onun doğurgan özelliği de zaten başka bir büyülü durum."

ABONE OL
27 Ocak 2016 Çarşamba 14:39 | Son Güncellenme:
10 dakika okunma süresi
 “AŞK & AŞK” SERGİSİYLE İLGİ ÇEKEN  ERTUĞRUL ATEŞ

Dünyaca tanınmış ressam Ertuğrul Ateş, son çalışmalarından oluşan “Aşk & Aşk” adlı yeni sergisini Ekavart Gallery’de açtı. Sergi 19 Şubat tarihine kadar sürecek. Ertuğrul Ateş, “Sanatın başlama noktası bütün büyük sorulara cevap aramaksa, sanatçı cevabı aramaya kendinden başlamalı” diyor ve kendini ararken içine tuttuğu aynaya yansıyan resimlerini durup dinlenmeksizin tuvale döküyor. Kendini belirli bir akım içinde görmekten ısrarla kaçınan sanatçı, resimlerine sürrealist platform, romantik dışavurum ve mistik düşünce yapısının can verdiği kanısında. Tuval üzerine yağlıboya çalışıyor ve eskiz yapmıyor. Zor sorulara cevap arayan sanatçı “ilahi aşk” ve “dünyevi aşk” arasında gidip gelerek bu ruhsal yolculukta asla bulamayacağı cevapları arıyor.

 

Belki de önemli olanın cevap değil bu “yolculuk”tur sonucuna varıp, köşe başlarındaki soluklanmaları tuvale aktarıyor ve bize bu yolculuk hakkında ipuçları sunuyor. Yurtdışına açılmak birçok ressam gibi Ateş’in sanat hayatında da belirleyici olmuş. Sanatçı, Londra’da Kingsway Princeton College ve Bethnal Green Institute’da eğitimini ve çalışmalarını 1979’a kadar sürdürdü. Sonrasında İstanbul’da sergiler ve ABD’ye giderek New York’a yerleşti.1988’de başta Ahmet Ertegün olmak üzere 10 kişilik bir koleksiyoncu grubu ile anlaşma imzalayan Ertuğrul Ateş, ünlü 57. Cadde galerilerinden Terry Dintenfass galerisine kabul edildi. Chicago Modern Sanatlar Müzesi’nde “Yükselmekte olan Sanatçılar” sergisine kabul edildi. Miami, Dallas, Los Angeles, Chicago, Palm Beach, Kopenhag, New York’da birçok sergi gerçekleştirdi. Ertuğrul Ateş’le, Gümüşsuyu Süzer Plaza’daki Ekavart Gallery’de, eserleri arasında keyifli bir söyleşi yaptık. 


“Aşkı, aşık olarak ararken bu yolculukta keşfettiklerinizi” tuvallere dökmüşsünüz. Duygularınızı, enerjinizi resme dönüştürürken nasıl bir süreç yaşarsınız? Herşey olgunlaştığında kolayca resme dönüşür mü, yoksa zor beğenir biri misiniz?
Bu süreç anlatılması oldukça zor bir süreçtir. Çevreden kopmuş, kendine özgü duygusal bir yolculuktur. Resmin olgunlaşması, bu yolculukta verdiğiniz kararlarla oluşur. Bu bazen uzun bir zaman da alabilir… Sonunda resim size kendini tanımlar ve siz ‘’tamam, şimdi oldu’’ dersiniz. Bunun açıklanabilir bir tanımı, formülü yok maalesef. Evet, zor beğenen biriyimdir. Yaş aldıkça, bu mükemmeliyetçi tarafım artıyor galiba.


Uzun bir aradan sonra, son yapıtlarınızın yer aldığı Ekavart Gallery’deki ilk serginiz. Bir vakıf galerisinde sergi açmak size ne ifade ediyor?
Ekavart Gallery, bildiğiniz gibi bir vakıf galerisi. İnci Aksoy Hanım’ın büyük çabaları ile sanat hayatımızda çok önemli bir yer edindi. Sağladığı gelirle sanat alanında öğrenim gören öğrencilere burs veren, çok yönlü faydalar sağlayan bir kurum. Bunun bir parçası olmak beni mutlu ediyor. Gerçek anlamda bir rol model olduğunu düşünüyorum. Bu soylu işlere soyunanları, İnci Hanım’ın şahsında kutluyor ve teşekkür ediyorum.

 


Aşkın öteki yanı cinsellik; aşkı ve cinselliği birlikte keşfettiriyorsunuz. Doğadaki mucizevi üreme içgüdüsünü, insanoğlunda erotik bir çekiciliğe büründürüyorsunuz. Resimlerinizde herşeyin odağındaki kadın, mucizevi bir enerji yayıyor, ne dersiniz?
Kadın gerçekten, hem ruhsal hem de fiziksel açıdan, her zaman ilahi bir kaosun varlığını hatırlatır. Bir kadın vücudunda tüm doğayı görürsünüz. Onun doğurgan özelliği de zaten başka bir büyülü durum. Çok saygıdeğer. Erotizm, insan ruhunun yaratıcı motoru gibi, size provoke edip, harekete geçiren bir olgu. Bu yolculukta bana gerekli olan bir unsur olarak hep yanı başımda oldu. Onsuz olmaz. İşin doğası bu.


Nelerden beslenirsiniz, ilhamın geldiğini hisseder misiniz? Örneğin bir fikrin itişiyle gece vakti tuvalin karşısına geçtiğiniz olur mu? Böyle zamanlarda kendi kabuğunuza çekilip sessizliği mi ararsınız?
Profesyonel bir sanatçı olarak, sürekli çalışan, vaktinin çoğunu atölyesinde geçiren biriyimdir. Çalışmak size ilhamını da diğer malzemeyi de beraberinde getirir. Elbette hayatı olabildiğince yaşamak, dünyada, memlekette neler oluyor, bütün bunların farkında olmak da çok önemli. Hayat size birçok malzemeyi, ilhamı sunuyor aslında. Siz içinden, sizi ilgilendiren kısmı alıp, yola çıkıyorsunuz. Evet, bu yolculuk yalnız başınıza çıktığınız bir yolculuktur. Dolayısıyla, yalnızlık gereklidir.


Yeni bir resim için yeni bir fikir mi doğar? Tuvalin karşısına geçtiğinizde yeni bir şey çıkacağını hisseder misiniz? Yoksa her şey doğaçlama mı gelişir?
Her şey doğası gereği gelişir. Sanat, zorlama kabul etmez. Kendi mecrasında akar. Değişirse, bu kendiliğinden olmalıdır.


Resimlerinizdeki yaratıcı güçlerden biri hayalci yapınız, çocukluğunuzdan itibaren hayalci bir yapınız var mıydı? Kolay hayale dalar mıydınız?
Evet, ben uslanmaz bir hayalperesttir. Hep öyleydim. Ancak, gerçeğe ulaşmak, hayalini kurmakla başlayan bir süreçtir. Sanatçı gerçeği arar, “gerçek, hayal kurabildiğimiz her şeydir”.


Hayatınızda sanat ve düşünce dünyanızı yönlendiren önemli dönemeçler var mı?
Evet, New York yıllarım bu konuda çok belirleyici oldu.


Sizin Amerika yıllarınızda, Ahmet Ertegün’le yollarınız kesişmiş; o yıllardan biraz bahseder misiniz? Ahmet Ertegün resminizi ilk gördüğünde neler söylemişti hatırlıyor musunuz, üslubunuzu nasıl tanımlardı?
Ahmet Ertegün’ü ilk tanıdığımda, sanat bilgisi beni çok şaşırtmıştı. “Türkiye’de böyle resim yapılıyor mu?” demişti. Ben kem küm ederken, özgün üslup sahibi bir ressam olduğumu ve bunun ne kadar önemli olduğunu uzun uzun açıklamıştı. Rahmetli benim hayatımda çok değerli ve önemli bir rol oynamıştır.


İngiltere›deki eğitim yıllarınızdan bahseder misiniz? Geriye dönüp baktığınızda size neler kattı? Bugünkü üslubunuzu oluşturan, etkilendiğiniz hocalarınız var mıydı?
İngiltere yılları elbette önemli. Müzelerle ve sanatçılarla yüz yüze geldiğim ilk deneydi. Şok edici ve aynı zamanda korkutucu idi. Düşünün, Leonardo’ya bakıyorsunuz, tam karşınızda! Çok eğitici bir süreçti. İyi bir başlangıç oldu benim için.


ABD’deki yıllarınızda, sanat çevrelerinde sizi en çok etkileyen neler oldu? Chicago Modern Sanatlar Müzesi’nde “Yükselmekte olan Sanatçılar” sergisine kabul edildiniz, bahseder misiniz?
Amerika yılları, gerçekten tüm dünya sanatçılarının müthiş bir rekabete girdiği zorlu ve acımasız bir arena idi. Ancak, bu sizin mücadele azminizi de güçlendiren bir durum. Ve tabii ki sizi çok yönlü besliyor da. “Yükselmekte olan sanatçılar” sergisine Dallas’taki galerim “Kincannon Fine Art Gallery” ile katılmıştım.


Siz, 2003 yılında Hürrem Sultan müzikali ve bunun paralelinde ‘Harem’ sergisi açtınız. Biraz da bundan bahseder misiniz? Tarihe, köklerinize yönelmenizde yurtdışındaki yıllarınız mı etkili oldu?
“Otu çek, köküne bak”… Bu çok sevdiğim bir atasözüdür. Elbette, “evrensel”e giden yol, “yerel”den geçer. Bu konuda yurtdışındaki yılların çok etkisi olmuştur.

 

Röportaj: Zülal ÜNALDI
Fotoğraflar: Metin ERDOĞAN

EN ÇOK OKUNANLAR

İlham Veren Düğünler
İlham Veren Düğünler

İlham Veren Düğünler

1 dakika okunma süresi
Göz Altı Morluklarına Veda Etme Vakti
Göz Altı Morluklarına Veda Etme Vakti

Göz Altı Morluklarına Veda Etme Vakti

1 dakika okunma süresi
6 Adımda Sivilcelerle Vedalaşın
6 Adımda Sivilcelerle Vedalaşın

6 Adımda Sivilcelerle Vedalaşın

1 dakika okunma süresi
Selma Çilek Çiftçi'den Dubai Rehberi
Selma Çilek Çiftçi'den Dubai Rehberi

Selma Çilek Çiftçi'den Dubai Rehberi

7 dakika okunma süresi
Fit Ramazan Tatlıları
Fit Ramazan Tatlıları

Fit Ramazan Tatlıları

5 dakika okunma süresi
Nazlı Kayı ile 5 Soru 5 Cevap
Nazlı Kayı ile 5 Soru 5 Cevap

Nazlı Kayı ile 5 Soru 5 Cevap

5 dakika okunma süresi
Yaz Tatili için En İdeal Rotalar
Yaz Tatili için En İdeal Rotalar

Yaz Tatili için En İdeal Rotalar

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

DELFINA DELETTREZ FENDI İSTANBULDAYDI
DELFINA DELETTREZ FENDI İSTANBULDAYDI

DELFINA DELETTREZ FENDI İSTANBULDAYDI

İDİL FIRAT ALEM ÖZEL RÖPORTAJI
İDİL FIRAT ALEM ÖZEL RÖPORTAJI

İDİL FIRAT ALEM ÖZEL RÖPORTAJI

EMMA SHAPPLIN İLE KAPADOKYADA
EMMA SHAPPLIN İLE KAPADOKYADA

EMMA SHAPPLIN İLE KAPADOKYADA

ASLI PEHLİVANLARIN LÜKSLERİ
ASLI PEHLİVANLARIN LÜKSLERİ

ASLI PEHLİVANLARIN LÜKSLERİ

MÜZİĞİNİN ZİRVESİNDE NİLÜFER
MÜZİĞİNİN ZİRVESİNDE NİLÜFER

MÜZİĞİNİN ZİRVESİNDE NİLÜFER

MÜCEVHERİN DAHİ İSMİ SEVAN BIÇAKÇI
MÜCEVHERİN DAHİ İSMİ SEVAN BIÇAKÇI

MÜCEVHERİN DAHİ İSMİ SEVAN BIÇAKÇI

SERRA KASLOWSKİ "TUTKU DOLU BİR HAYAT"
SERRA KASLOWSKİ "TUTKU DOLU BİR HAYAT"

SERRA KASLOWSKİ "TUTKU DOLU BİR HAYAT"

YONCA EBUZZİYA İLE KAPALIÇARŞI'DA BİR GÜN
YONCA EBUZZİYA İLE KAPALIÇARŞI'DA BİR GÜN

YONCA EBUZZİYA İLE KAPALIÇARŞI'DA BİR GÜN

AURELIE BIDERMANN’IN LÜKSLERİ
AURELIE BIDERMANN’IN LÜKSLERİ

AURELIE BIDERMANN’IN LÜKSLERİ

ŞAMPİYON BABALAR
ŞAMPİYON BABALAR

ŞAMPİYON BABALAR

FİKRET ORMAN KIZLARI ONUNLA GURUR DUYUYOR
FİKRET ORMAN KIZLARI ONUNLA GURUR DUYUYOR

FİKRET ORMAN KIZLARI ONUNLA GURUR DUYUYOR

GIS PROJECT 2017 İLHAM VEREN ROL MODELLER
GIS PROJECT 2017 İLHAM VEREN ROL MODELLER

GIS PROJECT 2017 İLHAM VEREN ROL MODELLER