İtalya Seyahat Notları - İtalya Ziyaretinde Gezilecek En Popüler Yerler

Tarih, lezzet ve aşk barındıran İtalya'nın en güzel şehirlerine sizleri davet ediyoruz.

YAZAR: Serda BÜYÜKKOYUNCU
ABONE OL
19 Kasım 2020 Perşembe 17:10 | Son Güncellenme:
38 dakika okunma süresi
İtalya Seyahat Notları - İtalya Ziyaretinde Gezilecek En Popüler Yerler

Roma Aşk Tanrısı

Üç bin yıllık bir tarihe sahip Roma’ya aşık olmamak imkansız, tıpkı Roma’ da aşık olmamanın imkansızlığı gibi.

Bir şehir düşünün ki aşkı tarihinin her köşesinde yaşamış, düşünün ki aşkı tanrılarına adamış. Tanrıçasını yaratmış mitolojisinde. Göklere sığdıramamış Venüs’ ünü. Şehrin her yerine nakşetmiş. Roma’ nın soğuk taşlarını ısıtmış Venüs heykellerinin ateşiyle.

Adını bile aşka benzetmiş, Roma demiş, Amorun ikiz kardeşi olmuş.Romayı tersinden okuduğunuzda bir sürprizle karşılaşıyorsunuz: amor.

Roma’da Yaşam

İşte böyle bir şehir Roma. Üç bin yıldır açan şehrin bahar çiçeklerinin bir kez daha açtığına tanık olun. Çekin içinize üç bin yılın çiçek kokularını. Uzanın Borghese bahçelerinin çimenlerine, dikkatle bakın gökyüzüne belki görürsünüz, Roma Tanrılarını bulutların arasından size bakarken.

Park, kaç dönüm biliyor musunuz? Tam1700 dönüm. Parkta 87 görülmeye değer yer var sizi bekleyen. Bunların sekiz tanesi müze. Galeria Borgese en görkemlisi. Canonica Müzesi var ki Türkiye için çok önemli birinin evini müze yapmışlar. Carlo Bilotti Müzesi, Villa Medici, Villa Poniatowski Müzesi, Estrusk Müzesi, Milli Modern Sanatlar Müzesi ve Zooloji Müzesi. Bakın sadece bir parkta 8 müze. Çok etkileyici değil mi? Şehrin en geniş ve en özel alanlarından biri.

Park bugün şehrin merkezinde ama o zamanlarda Roma’nın dışında kalıyormuş. Heykeller, çeşmeler, korular, göller ve yürüyüş yollarıyla rüya gibi dev bir bahçe burası. Koşu, paten, tek ya da dört kişilik aile bisikletleri, yürüyüş, sandal turları… Bir parktan beklediğiniz her şey bir arada, bilin kıymetini, çıkarın keyfini.

Roma Gezilecek Yerler Listesi

Sonra bırakın kendinizi tatlı yokuşuna Borghese’nin, Pincio Bahçeleri’ne gelin. Yüzlerce büstün arasında dolaşın belki tanıdık bir yüz bulursunuz ümidiyle. Sonra yola devam edin. Poppolo Meydanı’ nı seyredin tepeden. Meydanın ortasındaki Roma’nın en büyük dikilitaşının Mısır’dan buralara getirilebilmesinin şaşkınlığını yaşayın. Etrafındaki 16 sfenks ile Mısır kültürünün Roma’ ya yansımasına şahit olun.

Roma’da Meydanlar ve Çeşmeler

Roma’nın en büyük meydanlarından biri olan Popolo Meydanı şehrin kuzey girişinde muhteşem Borghese Parkı’nın yanıbaşında. Üç kilise ile çevrili Piazza del Popolo, Roma’nın en büyük meydanı, açmış kucaklarını bekliyor sizi. Avrupa’nın en güzel meydanları arasında kabul ediliyor.

“Halk Meydanı” anlamına gelen adını, 1472’de Papa 4. Sixtus della Rovere’nin isteğiyle inşa edilen Santa Maria del Popolo Bazilikası‘ndan alıyor. Kiliseye ait Chigi şapelini Raphael tasarlamış. Kilisenin içinde Raphael, Caravaggio, Bernini ve Bramante’nin eserleri var.

Mimar Giuseppe Valadier’in tasarladığı meydanın bir tarafındaki Porta del Popolo adlı büyük kapı, MÖ. 220 yılında Adriyatik kıyılarının Roma ile bağlantısı için yapılmış. 7. Alexander kapının süslemelerini Bernini’ye yaptırmış. Eskiden adı Porta Flaminia’ymış.

Meydanda bulunan Neptün Çeşmesi ve Roma Tanrıçası Çeşmesi’ni de Valadier tasarlamış.

Meydanın kuzeyinde ise barok tarzda inşa edilen Santa Maria in Monte Santo ve Santa Maria dei Miracoli ikiz kiliseleri var. Kiliseleri 7. Alexander, Carlo Rainaldi’ye ısmarlamış.

VIa del Corso Gezi Rehberi

Haydi devam edin işiniz bittiyse Poppolo’ da. Yürüyün meydandan Via del Corso boyunca. Modanın merkezini, dünyanızın merkezi yapın bir süreliğine. Markalar ısıtsın içinizi biraz da. Yolun sonundaki bembeyaz Venedik Meydanının görkemli anıtını yazın belleğinize.

Üç aşık çiftin buluşma noktası… Aşk Çeşmesi mi? Trevi mi? Bırakın tabelalar götürsün sizi bizim aşkı yakıştırdığımız, Aşk Çeşmesi dediğimiz Trevi Çeşmesi’ne. Papa 12. Clement, heykeltıraş Nicola Salvi’ye yaptırtmış bu çeşmeyi. Trevi İtalyanca “üç yol” anlamına geliyor ya.

Bu ismi çeşmenin bulunduğu meydana çıkan üç yoldan dolayı almış diyorlar. Ama üç yeraltı su yolunun aynı noktada toplanmasından bu ismi aldığını söyleyen tarihçiler de var. Siz hangisine inanmak isterseniz. Derseniz ki biz üç aşık çiftin buluşma noktası olarak biliyorduk, bu da kabulümüz. En güzelini yakıştırdınız deriz.

Önemli olan bir dileğinizin, umudunuzun olması…

Buraya gelen herkes Roma’ya yeniden gelmek için sırtını çeşmeye dönüp sağ eliyle sol omuzunun üstünden çeşmeye parayı atıyor. Eğer bunu yaparsa o kişinin dileği gerçekleşir ve Roma’ya tekrar gelirmiş. Siz içinizden ne geliyorsa onun için dilek tutun. Önemli olan bir dileğinizin, umudunuzun olması!

ROMA TARİHİ VE NOTLARI

Ünlü aşk filmlerinin merkezi…

Tatlı Hayat, Roma Tatili, Çeşme’de Üç Para, İtalya’da Aşk… Hep Trevi Çeşmesi’ne bozuk para atıp dilek dilemişler çeşmeden.

Roma’daki diğer ünlü yapılara göre daha yeni bu eser. 1732 yılında başlanmış yapılmaya, ama 30 yılda, pek çok sanatçının yardımı ile tamamlanabilmiş. O zamanlarda sanat eserlerinde tabiatı ve mitolojiyle ilgili konuları yansıtmak modaymış. Çeşmenin üzerinde birçok heykel var.

Ortasında Neptün var, Triton denen iki deniz ulağı çevresinde. Solda huysuz, sağda daha sakin kanatlı iki denizatını dizginliyor tritonlar. Burada denizlerin iki hali simgelenmiş. Ortada Poseidon’u duruyor arabasında tüm görkemiyle. Çeşmenin sağındaki rölyefte kente su sağlayan su kaynağını keşfeden bakire Acqua Vergine betimlenmiş.

Çeşme öylesine ünlenmiş ki arkadaki Poli Sarayı’nı görmez olmuşuz. Çeşmenin tarihi, İmparator Augustus dönemine kadar uzanıyor. Su arayan askerlere su kaynağının yerini gösteren bir kızdan söz ediliyor efsanede. İmparator Augustus’un damadı Agrippa, akan suyu Vergine su kemeri ile Pantheon’a kadar ulaştırmış efsaneye göre.

Şimdi alın haritanızı, bırakın kendinizi tabelaların güven verici tariflerine. Yürüyün İspanyol Merdivenleri’ne…

Tam 135 basamak var tırmanacak. İspanyol Merdivenleri... Tatlı yorgunluğa değecek emin olun, yorulmayacaksınız söz veriyorum. Merdivenleri süsleyen pembe açelyalarda dans eden kelebekleri izlerken, basamaklara oturmuş çifte kumrulara tebessümünüzü ihmal etmeyin. Onlar da Roma aşkının etkisindeler sizin gibi. Çıkın en tepeye.

Burası adını bölgede yer alan İspanyol Elçiliği’nden alıyor. Aslında Kral 15. Louis için tasarlanan bu kiliseye meydandan ulaşılması sağlamak için yapılan merdivenlermiş burası. Ama merdivenlerin şöhreti kiliseyi geçmiş. Adını onca duyduğunuz bu meydanda merdivenler kentin görülmesi gereken yerler listesinde hep üst sıralarda kalmayı başarmış. Şimdi dönün arkanızı tepedeki kiliseye. Bir kez daha nefessiz kalın Roma’ nın ihtişamlı görüntüsüyle.

Aman dikkat. Şu geniş merdivenlere oturup biraz soluklanayım, bir dilim de pizza yerim falan demeyin. Belediye tarafından İspanyol Merdivenlerinde oturup yiyip içmek yasak.

Onun yerine merdivenlerin ilk basamağına inin, Babington’s çay evi 1893 yılından beri burada, İspanyol Meydanı’nında. Soluklanmak ve bir fincan çay içmek için sizleri bekliyor köşede. Çay içmenin de bir sanat olduğunu hatırlatacak tüm zarafetiyle…

Panteon Tapınağı Özellikleri ve Hakkında Bilgi

Antik Roma’ dan bir miras: Pantheon…

Tanrılara şükretmek için Augustus’un damadı Agrippa tarafından yaptırılmış. Roma mimarisinin bir harikası daha bugünlere kalabilmiş. Pantheon’un olağanüstü mimarisinin dar sokaklardan önünüze tüm görkemiyle çıkmasına hazırlanın. Dapdar Orta Çağ sokaklarından çıktığınızda meydana, sizi böyle devasa eserle kuytuda karşılayan Roma’nın hoş bir sürpriziyle mutlu olun. 43 metrelik kubbeye hayran kalın ama, kubbenin ortasındaki Oculus adında 8 metre genişliğindeki koca deliğin de gönlünü alın. En az kubbe kadar hak ediyor hayran kalınmayı. Derler ki yağmur girmezmiş içeri bu koca pencereden. Yağmurlar sizi ıslatsa da içerde mutlu olun, ıslatmasa da. Roma’ nın en güzellerinden bir tanesi. Navona Meydanı… İnanın 33 bin kişilik bir yarış alanındasınız. Yıllara burası bile dayanamamış yıkılmış, ama küllerinden doğmuş Zümrüdü Anka kuşu, Navona Meydanı olmuş.

Meydan Roma’ nın en güzel ve en hareketlilerinden bir tanesi. Meydanda bulunan alan, MS 86 yılında İmparator Domitian tarafından yaptırıldı. Halkın sempatisini kazanmak için 33 bin kişilik bir Campus Agonis yani Yarış Alanı yaptırmış. Yıllar içinde yıkılmış bu alan. Papa 10. Innocent yeniden düzenletmiş ve işte karşınızda Navona Meydanı! Bakın 2000 yıl önce yapılmış olsa bile stadyum elips şeklini halen koruyor.

Meydandaki üç çeşmenin en ünlüsü ortadaki. Mimar dünyanın dört büyük nehrini betimlemiş, ’Dört Nehir Çeşmesi’ demiş adına da. Asya’ daki Ganj. Arkasına yaslanmış olan, Avrupa’daki Tuna. Dikilitaşa eğilmiş duran, Amerika’ daki Rio del Plata. Bir kolu havada diğer kolunun üzerine yaslanmış olan da Afrika’ daki Nil…

Dinlenin meydanda biraz. Daha yolumuz var Antik Roma yolcuğuna...

Kolezyum Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Venedik Meydanı’ndan Kolezyum’a…

O beyaz düğün pastası taklidi yapan Venedik Meydanı anıtına gidin şimdi. Görkemli Kolezyum’ a doğru yürürken imparator geçidi denen yoldan yürüyüp, kalıntılar arasında gezinen Romalı ruhları ziyarete.. Görkemine hayran kalmanıza şaşırmaz kimse inanın, hele bir de yolun sonundaki antik tiyatroya gidince bir bakın ne olacağınıza…

Bakmayın Venedik dediklerine gondol da yok, kanal da.. Venedikli bir kardinal yaptırmış 2. Vittorio Emanuella anıtını, sonra da Venedik Cumhuriyeti şehirde elçilik olarak bu binayı kullanmış da ondan. Bergama’dan Berlin’e götürülen Zeus Altar’ından esinlenerek yapıldığı söyleniliyor, bir bakın bakalım bulacak mısınız bizim buralardan izler.

Yürüyün antik tiyatroya bakmayın dünyanın en ünlü turistik yapılarından olduğuna. Rengi kızıl olmalıymış duvarların, burada öldürülen nice gladyatörün kanıyla yıkandığından. Suçu değil 2000 yıllık mimarinin en muhteşem eserlerinin. 2007 yılında Dünya’nın Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmiş, belli ki affedilmiş.

Gül bahçelerinin arasından Aventine tepesine..

Kan kırmızısından gül kırmızısına dönün şimdi. Tırmanın gül bahçelerinin arasından Aventine tepesine… Orta Çağ’ın Savelli ailesinin kale bahçesine çıkın, sevgililerin buluştuğu portakal bahçesine.

Karşınızdaki manzaraya bir bakın. Altta çınar ağaçları arasında akan Tiber Nehri, karşıda Trastevere ve Gianicolo tepesi, Aziz Pietro Bazilikası’nın görkemli kubbesi, kubbeler, kubbeler ve Yahudi Mahallesi’nde yer alan kare şeklindeki kubbesiyle bir sinagog. Ve şükredin bu tepeden dünya gözüyle görmek nasip oldu diye…

VENEDİK GEZİLECEK YERLER - SEYAHAT NOTLARI

Tamam Roma’ da aşk başkadır dedim ama ya Venedik diyenlere hak vermemek de mümkün değil. Yalnız seyahat edenlerden çok çiftleri görürsünüz Venedik’te. Kanalları, kiliseleri, rengarenk evleri, adaları ve turistik hediyeliklerin her türü ile ayrılmak istemeyeceksiniz bu şehirden... Venedik’in sadece tarihi şehir merkezinden ibaret olduğunu sanmayın sakın, şehrin adalarında hayran kalacağınız güzellikleri de yabana atmayın.

San Marco Meydanı. Avrupa’nın en zarif salonu…

Haydi gelin en havalı yerinden başlayalım şehrin. Napolyon’un ‘Avrupa’nın en zarif salonu’ dediği yerden…Venedik’in tam merkezinden.. Kiliseleri, müzeleri, sarayları, restoranları ve cafeleri ile Venedik’in en romantik noktasındasınız. Verin hakkını meydanın, klasik müzik dinleyerek kahve içmenin keyfini çıkarmak için kıyın paranıza… Dünyanın en romantik yerinde kendinize verin en güzel hediyelerden birini.

Bittiyse kahveniz haydi başlayalım meydanın hakkını vermeye.

Venedik’te Görülmesi Gereken En Popüler 12 Yer

San Marco Bazilikası

San Marco Meydanı’nın en önemli yapılarından biri San Marco Bazilikası. Tam 4240 m². Altın mozaikleri, işlemeli mermer zeminleri, kutsal emanetleri ve en önemlisi, Bizans Mihrap resmi ile çok havalı bir yer bu devasa eser.

Balkonundan bulunan dört at heykeli İstanbul Sultanahmet’teki tarihi hipodrom meydanından alınarak buraya konmuş. Kuyruk yıldırmasın sizi, ‘aman bir daha gelir miyim kim bilir?’ deyin ve giriverin içeri. Atların orijinal heykellerini çok yakından görün. Önünde fotoğraf çektirin.

Dükler Sarayı

San Marco Meydanı’nın önemli yapılarından bir diğeri de Dükler Sarayı. San Marco Bazilikası’nın hemen sağ tarafında bulunuyor saray. Bellini, Carpaccio ve Tintorette gibi, İtalya’nın ünlü sanatçılarının eserleri var içerde.

Ahlar Köprüsü

Venedik’in en bilinen ama bir o kadar da hüzünlü köprüsüne doğru kıvrılıverin, meydanın denize bakan tarafından sola sapıp. Ahlar Köprüsü, aşıkların gondollarla ziyarete geldiği, farklı bir hikayesi olan yapılardan. Dükler Sarayı’na bağlı olan bu köprü, önceden esirleri Cenova Sarayı’na götürmek için kullanılıyormuş. 17. yüzyılda inşa edilmiş olan bu köprüden geçen esirler muhteşem Venedik manzarasına bakıp bakıp derin ahlar çekiyormuş.

İnanışa göre gün batımında köprünün altında öpüşen çiftlerin aşklarının sonsuz olacağı söylenir. Benden söylemesi. Bakın köprünün altından geçerken öpüşen çiftlere. Kaçırmayın bu fırsatı, iş işten geçmeden verin hakkını köprünün. Gondollarda gezmek için bekleyen onlarca turisti atmayın yabana, değerlendirin bu fırsatı.

Aziz Mark Çan ve Saat Kulesi. İşte size bir romantizm fırsatı daha veriyorum. Bu kuleye çıkarak Venedik manzarasını seyredebilir, güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Torre dell’Orologio olarak bilinen bu saat kulesi, Mauro Codussi tarafından 1496-1499 yılları arasında dizayn edilmiş. Saatin üzerinde yer alan mavi arka plan ise, 1755 yılında Giorgio Masari tarafından eklenmiş.

Büyük Kanal

Haydi çıkalım artık meydandan, daha yapacak çok işiniz var. Venedik’in ana su caddesi, otobanı diyebilirsiniz bu kanala. Üzerinden geçen köprülerden sarkın aşağıya, geçen onlarca deniz taksilerini, polisi, ambulans teknelerini, vaporettoları ile büyük su trafiğini sağlayan kanalı seyredin uzun uzun. Nasıl? Çok renkli değil mi? Unutmayın pek çok macera veya romantik filmin değişmez adresidir bu kanal.

Romantik bir sabahta kaldığı oteldeki büyük kanatlı pencereleri açtığında esas kız, pencereden görünen manzaradır burası. Esas oğlan ise kızın gümüş kahvaltı tepsisine koyduğu kırmızı gül ile kısa bir veda mektubu iliştirmişse, bilin ki Rialto köprüsü üzerinden geçerken göreceksiniz onu bir sonraki sahnede.

Rialto Köprüsü

Venedik’in kanal manzaralarıyla ve turist kalabalığı ile, en iyi atmosferinin olduğu köprüdesiniz. Antonio de Ponte tarafından tasarlanmış köprü, 1591 yılında da faaliyete geçmiş. San Marco Meydanı’ndan bu köprüye ulaşmak için korkmayın karmaşık labirentlerinden şehrin. Meydanın hemen yanında bulunan Aziz Mark’ın Saat Kulesi altından geçin ve Mercerie adı verilen alışveriş caddesini birazcık yürüyün vitrinleri geze geze… Kısa bir süre sonra köprüye giden yolu göreceksiniz solda.

AccademIa Sanat Galerisi

Galeri köprünün hemen sol tarafındaki bina. 14.yüzyıl Rönesans Sanatçıları’nın gotik ve Bizans tarzı eserlerini göreceksiniz içeride. Bellini, Carpaccio, Giorgione, Tintoretto, Veronese ve Tiziano’nun resimleri bu galeride bekliyor sizleri.

Murano ve Burano Adası

Venedik’in en renkli adaları Murano ve Burano.

Üşenmeyin yetti bana demeyin, atlayın bir vaporettoya gidin Burano’ya. Galuppi Meydanı, San Martino Kilisesi, Santa Barbar Şapeli ve İstria Taşı’nı görün. Öğle yemeğinizi, sizi hak eden bir restoranda yiyip miskinlik yapın adanın sükunetli sokaklarında

Murano Adası, cam adası olarak da biliniyor. Pek çok cam fabrikası ve müze göreceksiniz bu renkli adada. Renkli kelimesini en hak eden yerdir belki. Ayak bastığınız anda hak vereceksiniz zira. Her vitrini, her dükkanı ayrı bir sanat, ayrı bir gök kuşağı, ayrı bir hayranlık… Sakın unutmayın, atlamayın bu adayı.

San Toma Kilisesi

917 yılında inşa edilmiş, Venedik’in en eski kiliselerinden biri olarak biliniyor. Kilise halka açık değil ama dışı bile sizin hayran kalmanızı hak edecek görüntüde… Venedik’in kalabalığından kaçmak için de burası size bir kaçamak noktası olsun. İnsan trafiğinden kaçmak için de bu kilisenin bulunduğu yere gidebilir, az da olsa kafa dinleyebilirsiniz.

Campo Santa Maria Formosa Meydanı ve Kilisesi

Santa Maria Formosa Meydanı, Venedik’in en popüler meydanlarından biri. Meydanda bulunan kilise ise, Mauro Codussi tarafından 1492 yılında yapılmış. Rialto veya Zaccaria yönünde giden vaporettolara bindiniz mi göreceksiniz meydanı ve kiliseyi.

Ca’d’Oro (Santa SofIa Sarayı)

1428-1430 yılları arasında Contarini ailesi için yapılmış bu saray. Venedik’in en eski ve en popüler saraylarından biri. Büyük Kanal’da yer alıyor. Sarayın dış cephesi yaldızla kaplanmış. Bu sebeple Ca’d’Oro (Altın Ev) de diyorlar. Gotik bir dış cephesi olan bu sarayı görmeden dönmeyin sakın.

Ca’RezzonIco Sarayı

Büyük Kanalın bir diğer süsü muhteşem saray Ca’Rezzonico. Geniş bir Venedik sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Saray olunca iki kere düşünmek gerekiyor girip girmemek konusunda… Bence mi? Amaan, bir daha ne zaman gelirsiniz kim bilir? Girin içeri, daha kaç saraya gireceğimiz belli mi ki?

Palazzo ContarInI del Bovolo

Venedik’in en küçük saraylarından biri Contarini Sarayı. Döner merdivenleri ile ünlü. Calle caddesini sorun hemen gösterirler. Rialto Köprüsü’nden yürüyerek gelebileceğiniz bu saray, tüm ihtişamı ve görkemiyle ziyaretçiye açık. Daha çok, farklı mimarisi ve döner merdiveni ile ünlü olsa da, zamanınız varsa içeriye girmeyi ihmal etmeyin ama.

Santa MarIa della Salute (Azize Meryem’in Sağlığı) Bazilikası

Binlerce kazık üzerine inşa edilmiş bu kilise veba ile nüfusunun neredeyse yarısını kaybeden Venediklilerin tanrıya yakarışı imiş. Görkemli yapı, Santa Maria della Salute Bazilikası özellikle gece aydınlatması ile romantizminize tavan yaptıracak. İnin sahile, alın içeceğinizi elinize bulduğunuz ilk merdivenlere oturun ve içinize çekin Venedik romantizmini…

Milano’da Gezilecek Yerler - Seyahat Notları

Tarih için gelmediniz Milano’ya biliyorum. İtalya’nın diğer şehirlerine oranla çok fazla tarihi değeri olan bir şehri değil Milano.

Duomo Katedrali. Mermerin dantel hali…

Kentin simgesi olan ve çok büyük bir meydana adını veren ünlü Milano Katedrali Duomo, görülmesi gereken en büyük tarihi eser. Katedralin dışı tek kelimeyle olağanüstü… Mermerin dantel halini göreceksiniz. Dinin gereği içini dışı gibi beklemeyin, sade bir katedral bulacaksınız. Ama Duomo’nun içinde Rönesans döneminin ünlü eserleri karşılıyor sizleri. Mimarinin ihtişam eksiğini tamamlıyor fazlasıyla bu eserler.

Şans getirecek bir gelenek var bu katedralde sizlere ip ucu verebileceğim. Gidin, arayın, bulun, sürün ellerinizi. Kilisenin ünlü vasiyetnamesinin yer aldığı, İsa ve havarileri ile ilgili hikayelerin olduğu bronz kapıyı söylüyorum.

MILANO ALIŞVERİŞ NOTLARI

Corso Vittorio Emanuele II. Kalpler moda için atıyor…

Duomo’yu gezdikten sonra size en sevdiğiniz şeyi vaad ediyorum. Milano’nun en ilgi çekici yanını, yani alışverişi. Eee, modanın cennetine geleceksiniz de moda tanrılarının dükkanlarını tavaf etmeyecek misiniz? Milano’nun her yeri bir ünlü İtalyan markası. Haydi gelin Duomo’nun hemen yanındaki alışveriş caddesini darmadağın edelim.

Eğer ocak ayını yakaladıysanız her yerde indirimi de yakaladınız demektir. Bu da dünyanın markasını yarı fiyatına almak ya da iki katı alışveriş yapmak demek. Tercih sizin... Pek çok ürün Türkiye’den ucuza geliyor. Ama baştan uyarayım da sonra bana kızmayın. Sezon ürünleri, indirimde olmayan ürünler gerçekten ülkemizdekinden çok daha fahiş fiyatlara satılmakta.

Vittorio Emanuelle II. Milano’nun Kapalı Çarşı’sı…

Size bir sürprizim var. Bu meydanda sizleri olağanüstü bir kapalı çarşıya götüreceğim.

Adı, Vittorio Emanuelle II. Bu kapalı çarşıda, hemen hemen tüm ünlü markaların mağazalarını bulabilirsiniz. Fakat buradaki mağazalarda çok uygun fiyatlar göreceğinizi düşünüp heveslenmeyin çünkü geneli sezon mağazaları ve indirim yapmıyorlar, bununla da kalmayıp vitrinlere fiyat bile koymuyorlar.

Dünyanın en eski kapalı çarşılarından kabul edilen bu çarşının bir başka özelliği de “Spinning on the Bull”. Bu geleneğin inancına göre, yerde mozaiklerle resmedilmiş bir boğa ve bu boğanın bacaklarının arasında bir boşluk var. Bu boğanın üzerindeki boşluğa topuğunuzu koyup, dileğinizi tutup, tek hamlede kendi etrafınızda dönebilirseniz dileğiniz olacak demek.

Napoli Seyahat Notları - Gezilecek Yerler

Napoli dünyaya iki şey hediye etmiş pizza ve Sophia Loren. İtalya’da hırsızlığın en yaygın olduğu şehirlerden olan Napoli’de dikkatli olmakta, mücevher takmayıp, büyük çanta taşımamakta fayda var. Napoli İ.Ö. 750 yılında Yunanlılar tarafından Neapolis yani “yeni şehir” olarak kurulmuş. Yunan ve Roma döneminde zenginleşmiş. 763 yılında da bağımsızlığını ilan etmiş. Yüzyıllarca yabancılar tarafından yönetilmiş, 20. yüzyılda da hükümetin ihmalinin kurbanı olmuş, dolayısıyla da meydan mafyaya kalmış.

Her daim kalabalık olan, Garibaldi Meydanı ile Via Toledo arasındaki bölge şehrin Centro Storico diye geçen eski kısmı. Eski kısımdaki Via dei Tribunali ve Via San Biagio dei Librai caddeleri ise avlulu ve pasajlı binalarla dolu. Bu caddeler her zaman kalabalıkların gözdesi. Via dei Tribunali’de aynı zamanda şehrin en eski kilisesi olan ve 324 yılında yapılan Santa Restituta var. Biraz ileride ise Spaccanapoli yani eski şehrin en gözde yeri var, burası aynı zamanda mimari eserlerin en zengin olduğu bölge. Haydi çıkıyoruz yola. Napoli’nin Yıldızları’nı ziyarete…

Napoli Ziyaretinde Gezilecek En Popüler Yerler

Kraliyet Sarayı

Dönemin ünlü mimarı Domenico Fontana tarafından 17. yüzyılda yapılmış olan bina, bir yangının ardından 19. yüzyılda yeniden inşa edilmiş. Ciddi hasarlara yol açan II. Dünya Savaşı’nın ardından sarayın restorasyonu yapılmış. Giriş katında değişik hanedanlardan sekiz krala ait olan heykeller var. Saray Bourbon dönemine ait mobilyaları, tabloları ve heykelleri ile öne çıkıyor. Çarşamba günleri kapalı.

Castel Nuovo

Piazza del Municipio olarak geçen ve sahile uzanan Belediye Meydanı’nın üzerindeki görkemli kale 1282 yılında Angevinler tarafından yapılmış, 15. yüzyılda ise Aragonlar tarafından yeniden inşa edilmiş. Yeni Kale olarak Türkçeye çevirebileceğimiz bu binanın girişindeki Zafer Takı türünün en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Kalenin içindeki müze (Museo Civico) 14 ile 19. yüzyıllardan kalan heykel, mozaik ve tablo koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Pazar günleri kapalı.

San Carlo Opera Binası

1727 yılında yapılan görkemli bina, açılışının ardından, Napoliten müzik hayatının merkezi haline gelmiş. Kalenin arkasında yer alan ve İtalya’nın en büyük ve en eski opera binası ünvanlı yapıdaki kraliyet ailesine ait bölüm, 184 loca ve dev boyutlardaki fresk çok etkileyici. Napolililer “Milano’da La Scala varsa, bizde de San Carlo var” diye övünüyorlar, haklılar da. 3,000 seyirci kapasiteli binayı cumartesi ve pazar günleri 14.00-16.00 arası rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz.

Milli Arkeoloji Müzesi

Müzede Roma şehirleri olan Pompei ve Herculaneum’dan getirilen objeler dışında, Lazio ile Campania adlı antik yerleşimlerden de eserler var. Müze Roma dönemi hakkında çok değerli bilgiler veren inanılmaz bir koleksiyona sahip. Müzedeki mozaiklerden biri Pompei’deki Faun Villası’ndan getirilmiş ve Büyük İskender’in İ.Ö.333’te İskenderun yakınındaki Dörtyol’da Pers Kralı Darius’u yenmesini gösteriyor. Napoli’nin arkasındaki tepede ise şehrin diğer önemli müzesi olan Palazzo di Capodimonte var. Rönesans dönemine ait muhteşem tabloların olduğu müze 1738 yılında inşa edilmiş ve Bourbon Kralı III. Charles’ın sarayı olarak kullanılmış.

Bilim insanları Napoli Körfezi’ne tepeden bakan 1,281 metrelik Vezüv’ün her 30 yılda bir patladığını belirtiyorlar, son patlama ise 1944’de olmuş, patlama anında lavların hızının saatte 80 km. olduğu söyleniyor. Yolunuz düşerse aman dikkat edin, Avrupa ana kıtasındaki yegane aktif yanardağ olan Vezüv’ün gazabına uğrayanlardan olmayın! 

Etiketler: milano, roma, gezi, seyahat, kolezyum

EN ÇOK OKUNANLAR

Başak Dizer Tatlıtuğ İle 5 Soru 5 Cevap!
Başak Dizer Tatlıtuğ İle 5 Soru 5 Cevap!

Başak Dizer Tatlıtuğ İle 5 Soru 5 Cevap!

8 dakika okunma süresi
Haftanın 10 Güzellik İlhamı
Haftanın 10 Güzellik İlhamı

Haftanın 10 Güzellik İlhamı

1 dakika okunma süresi
İdil Yazar'dan Pratik Atıştırmalık Tarifler
İdil Yazar'dan Pratik Atıştırmalık Tarifler

İdil Yazar'dan Pratik Atıştırmalık Tarifler

5 dakika okunma süresi
Selma Çilek Çiftçi'nin Favori 10 Kabanı
Selma Çilek Çiftçi'nin Favori 10 Kabanı

Selma Çilek Çiftçi'nin Favori 10 Kabanı

1 dakika okunma süresi
Aralık Ayı Meyve ve Sebzeleri
Aralık Ayı Meyve ve Sebzeleri

Aralık Ayı Meyve ve Sebzeleri

1 dakika okunma süresi
Kraliyet Ailesi'nin En Değerli 5 Mücevheri
Kraliyet Ailesi'nin En Değerli 5 Mücevheri

Kraliyet Ailesi'nin En Değerli 5 Mücevheri

1 dakika okunma süresi
St.Tropez Tarihi Yerleri ve Gezi Notları
St.Tropez Tarihi Yerleri ve Gezi Notları

St.Tropez Tarihi Yerleri ve Gezi Notları

10 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Bangkok Seyahat Notları - Bangkok Gezilecek Yerler Listesi
Bangkok Seyahat Notları - Bangkok Gezilecek Yerler Listesi

Bangkok Seyahat Notları - Bangkok Gezilecek Yerler Listesi

Mavi ile Yeşilin Birleştiği En Popüler Rotalar
Mavi ile Yeşilin Birleştiği En Popüler Rotalar

Mavi ile Yeşilin Birleştiği En Popüler Rotalar

Türkiye ve Dünyadan En Popüler 7 Kayak Merkezi
Türkiye ve Dünyadan En Popüler 7 Kayak Merkezi

Türkiye ve Dünyadan En Popüler 7 Kayak Merkezi

Avrupa'nın En İyi Otelleri Listesi - Avrupa Konaklama Rehberi
Avrupa'nın En İyi Otelleri Listesi - Avrupa Konaklama Rehberi

Avrupa'nın En İyi Otelleri Listesi - Avrupa Konaklama Rehberi

Dünyanın En Renkli Şehirleri
Dünyanın En Renkli Şehirleri

Dünyanın En Renkli Şehirleri

Kışın Fotoğraf Çekmek İçin En Güzel Rotalar
Kışın Fotoğraf Çekmek İçin En Güzel Rotalar

Kışın Fotoğraf Çekmek İçin En Güzel Rotalar

Dünyanın En Romantik Sessiz Sakin Rotaları
Dünyanın En Romantik Sessiz Sakin Rotaları

Dünyanın En Romantik Sessiz Sakin Rotaları

St. Petersburg Seyahat Notları - Gezilecek Yerler Listesi
St. Petersburg Seyahat Notları - Gezilecek Yerler Listesi

St. Petersburg Seyahat Notları - Gezilecek Yerler Listesi

Doğaya Dönüş: Afrika Safari Rehberi
Doğaya Dönüş: Afrika Safari Rehberi

Doğaya Dönüş: Afrika Safari Rehberi

Sonbaharda Gezilecek Yerler - Avrupa Seyahat Notları
Sonbaharda Gezilecek Yerler - Avrupa Seyahat Notları

Sonbaharda Gezilecek Yerler - Avrupa Seyahat Notları

Türkiye'nin En Sakin ve Huzurlu Şehirleri
Türkiye'nin En Sakin ve Huzurlu Şehirleri

Türkiye'nin En Sakin ve Huzurlu Şehirleri

Keşfedilmeyi Bekleyen Romantik Balayı Rotaları
Keşfedilmeyi Bekleyen Romantik Balayı Rotaları

Keşfedilmeyi Bekleyen Romantik Balayı Rotaları