Gizem ve sanat.... Birbirini besleyen ve birbiriyle çok iyi uyuşan bu iki kavram, Banksy efsanesini de yıllardır sürdürüyor. Elinden kalp şeklinde kırmızı bir balon kaçıran; umudu ve masumiyeti simgeleyen kız çocuğu motifiyle hatırlanan Banksy, kimliğini gizlemesine rağmen sanat dünyasında önemli bir yer edindi. Çevreci, aktivist, sokak sanatçısı ve film yönetmeni Banksy, her zaman farklı bir işiyle sanat gündeminde ses getirmeyi başarıyor. Sanatçının gerçek adı ve kimliği üzerinde yorumlar yapılıyor ama yıllardır kimliğini gizlemeyi başaran Banksy, sanatıyla öne çıkmak istiyor. Banksy'nin işleri, yalnızca Instagram hesabından paylaşıldığında "resmî" olarak kabul ediliyor. Tabloları müzayedelere çıkıyor ve rekor fiyatlara satılarak koleksiyonlara giriyor.
Her işiyle şaşırtmayı seven Banksy yine gündemde. Sanatçının 2012 tarihli "Bulunmuş Manzarada Kız ve Balon" (Girl and Balloon on Found Landscape) adlı tablosu, New York'ta düzenlenen kapalı bir açık artırmada yaklaşık 18 milyon dolara alıcı bularak, sanatçının en pahalı ilk üç eseri arasına girdi. Satışın Fair Warning adlı açık artırma platformunda gerçekleştiği bildirildi.

Sanatçının "Crude Oils" (Ham Petrol) serisine ait olan bu eser, klasik bir manzara resminin üzerine, Banksy'nin imzası haline gelen; elinden kalp şeklinde kırmızı bir balon kaçıran kız çocuğu motifinin eklenmesiyle oluşuyor. Eserin, adı açıklanmayan ABD'li özel bir koleksiyoner tarafından satın alındığı belirtiliyor.
Banksy, dünyaca ünlü "Balonlu Kız" figürünü ilk kez 2002 yılında Londra sokaklarında bir şablon (stencil) çalışması olarak gerçekleştirmişti. Masumiyeti, umudu temsil eden bu kız çocuğu figürü, zamanla sanatçının adeta görsel imzası oldu. Bugün ise bu siyah silüet, milyon dolarlık bir rekora ulaştı.

Sanatçının bu yeni rekoru, 2021 yılında Christie's Müzayede Evi'nde 14,5 milyon dolara satılan "Sunflowers From Petrol Station" (Benzin İstasyonundan Ayçiçekleri) tablosunu geride bıraktı. Banksy'nin "Crude Oils" serisi, sanatçının 2005 yılında Londra'da gerçekleştirdiği ilk galeri sergisi için üretilmişti.
Banksy'nin bugüne kadar en yüksek fiyata satılan eseri, 2021'de Londra'daki Sotheby's Müzayede Evi'nde 25,4 milyon dolara (yaklaşık 18,6 milyon sterlin) alıcı bulan "Love is in the Bin" (Aşk Çöpte) isimli tablosudur. Yaratıcılığın ve ironinin birleştiği bu tablo, sanat dünyasında hayli yankı uyandırmıştı.

Eserin özelliği kendini imha etmesi. Bu eseri ilk olarak 2018'de "Kırmızı Balonlu Kız" (Girl with Balloon) adıyla satılmıştı. Müzayedede satış çekici vurulduğu anda, tablonun içine yerleştirilmiş gizli bir mekanizma devreye girerek, eserin alt kısmını parçalamaya başlamıştı. Yarıya kadar öğütülen bu tablo, sonradan "Love is in the Bin" adını aldı. Yaşanan bu sıra dışı eylem hayli ses getirirken, eserin değeri de arttı ve 2021'deki açık artırmada sanatçının müzayede rekorunu kırdı.
Mesaj yüklü sanatını bir protesto dili olarak kullanan Banksy, her işiyle insanları şaşırtmayı seviyor. Politik aktivist ve film yönetmeni Banksy, geçtiğimiz günlerde de Londra'nın merkezinde önemli bir meydana yerleştirdiği büyük bir heykel ile dikkatleri üzerine çekti. Londra'nın merkezindeki Waterloo Place'te bir kaide üzerine dikilen, yüzü bayrakla örtülmüş takım elbiseli bir lideri temsil eden bu devasa heykel, şaşkınlıkla karşılandı ve "acaba tüm güvenlik önlemlerini aşarak nasıl buraya yerleştirildi?" soruları merak uyandırdı.

Heykelde, elinde taşıdığı bayrak yüzünü kapatmış olan ve önünü göremeyen takım elbiseli bir adam, kaideden ileri doğru adım atarken tasvir ediliyor. Figür ileri doğru adım atarken kaideden düşmek üzere. Bu an, çalışmanın temel gerilimini vurguluyor. Eser, uçurumun kenarında bir lider ve "körleşmiş milliyetçilik" olarak yorumlandı. Sanatçının anonim biçimde yerleştirip ardından sosyal medya üzerinden doğruladığı bu heykel, kısa sürede yoğun ilgi uyandırdı.
Heykel için Londra'da 19. yüzyılın emperyal anıtlarıyla çevrili bu meydanın seçimi, mesajın anlamını güçlendiriyor. Heykelin 1800'lerde emperyalizm ve askeri üstünlüğü kutlamak için tasarlanmış bir tören alanı olan Waterloo Meydanı'na dikilmesi, eleştirinin bir parçası. Tarihi figürlerin yer aldığı bu meydanda, önünü göremeyen, uçurumun kenarındaki bir lideri tasvir eden bu heykel, Banksy'nin güncel siyasi liderlik anlayışını eleştiren bir yaklaşımı olarak yorumlanıyor.

Banksy, heykelin kendisine ait olduğunu Instagram hesabından yayınladığı videoyla paylaşınca bu operasyonun nasıl gerçekleştiği de ortaya çıktı. Sanatçının paylaştığı görüntüler, aylarca süren hazırlık sonrasında, gece karanlığında heykelin profesyonel bir ekiple devasa bir vinç yardımıyla kaide üzerine dikildiğini gösteriyor.
Tıpkı bu heykelde olduğu gibi Banksy'nin gece karanlığında sokaklara çıkıp duvarlara izinsiz olarak çizdiği resimler her zaman sanat dünyasında ses getiriyor. Protesto mesajları verdiği bu eserler müzayede salonlarına ve koleksiyonlara da giriyor.

Bristol, İngiltere doğumlu olduğu tahmin edilen Banksy, sokak sanatıyla genç yaşlarda tanıştı. Banksy'nin çalışmaları, sanatçılar ve müzisyenlerin iş birliğiyle oluşturulan Bristol yeraltı sahnesinden doğdu. Çevrecilik, savaş karşıtlığı, hayvan hakları, tüketim çılgınlığı gibi konularda mesaj yüklü resimleriyle adını duyuran Banksy'nin sanatının başlıca özelliği mizah ve ironiyi kullanması. Politik ve sosyal mesajlar taşıyan eserleri dünyanın her yerinde sokaklarda, duvarlarda ve köprülerde yer aldı. Banksy Birleşik Krallık'taki duvar resimlerinin yanı sıra, Filistin'de duvarlara yaptığı siyasi mesajlı eserlerle de tanınıyor. Sanatçının bazı resimlerinde Ukrayna'daki savaş, göç ve evsizlik gibi politik konular öne çıkarken, bazı resimlerinde anlam hayli bulanıklaşıyor. 1990'lardan beri aktif olarak üretim yapan sanatçı, hicivli sokak sanatı ve kara mizahı grafiti sanatıyla birleştiriyor.
Banksy'nin son sokak sanatı eseri de gün yüzüne çıktı; ancak bu kez, eserinin nerede olduğu büyük bir sır perdesiyle örtülü. Sanatçının Instagram hesabında paylaştığı görselde, soluk bej bir duvarın üzerine şablon tekniğiyle çizilmiş bir deniz feneri yer alıyor. Eserin hemen yanında ise şu cümle dikkat çekiyor: "Ben senin bende gördüğün gibi olmak istiyorum." Bazıları bu duvar resminin Fransa'nın güneyinde, Marsilya'da olabileceğini öne sürüyor. Ancak hâlâ bir kesinlik yok ve Banksy'nin gizemi devam ediyor.