
Yeni yıl konserleri yıla şahane bir başlangıç oluyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin konserleri ise favorimiz. Siz de 2026 yılının başlangıcını AKM'de düzenlenen Yeni Yıl Konseri ile yapabilirsiniz. Murat Kodallı yönetimindeki orkestra, seçkin solistler ve Maria Chekriekchieva yönetimindeki İDOB Korosu eşliğinde; parıltılı valslerden operetlere ve opera dünyasının en seçkin bestecilerinin duygu yüklü, zengin tınılarına varan bir müzikal yolculuk sunacak. Konserde, Glinka, Rossini, Verdi, Bizet ve Dvořák'tan J. Strauss, Lehár, Kálmán ve Offenbach'a uzanan zengin bir repertuvar seslendirilecek. Viyana geleneğinin coşkusunu İstanbul'a taşıyacak gece, J. Strauss'un Radetzky Marşı ile yeni yıl coşkusuna sahne olacak. Yeni Yıl Konseri-İstanbul Devlet Opera ve Balesi; 03 Ocak'ta AKM Türk Telekom Opera Salonu'nda.

Eğer yılbaşı akşamı evdeyseniz ve "bol kahkaha atayım ve tüm yılım öyle geçsin" diyorsanız yapmanız gereken kendinizi Cem Yılmaz vizyonuna teslim etmek. Son gösterisi CMXXIV ile Cem Yılmaz 31 Aralık gecesi Netflix'te.

Hem yüzen lüks bir inziva noktası hem de bir sosyal bir merkez. Mercedes Benz şimdi denize açılıyor ve geleceğin okyanus kültürünü tasarlamak için yola koyuluyor. Maybach Ocean Club Yat, modern lüksün büyüleyici dünyasında, tasarımın bir amaçla buluştuğu ve topluluğun bir yaşam biçimi haline geldiği bir ortamda denizin üzerinde süzülüyor. Beyond Horizons adlı konsept bir süper yat üzerinde yer alacak, seçkin üyelere özel bir yaşam alanı olan Maybach Ocean, Maybach'ın otomotiv lüksünü denizcilik mirasıyla birleştiriyor. Bu özel gemi 1920'lerin okyanus gemilerinin ihtişamını yansıtan yüzen bir üye kulübü sunarak, yüzde 0.1'lik seçkin kesimin ayrıcalıklı yaşam tarzını yeniden yorumluyor. Bu süper bir yat etrafında kurulmuş seçkin özel üye kulübü, yalnızca yatın kendisine değil, aynı zamanda denizde eğlence, ağ kurma ve kültürel alışveriş için bir araya gelen benzer düşüncelere sahip bireylerden oluşan özenle seçilmiş bir topluluk anlamına geliyor. Üstelik temiz yakıt ve çevreye duyarlı malzemelerle sürdürülebilirlik temel prensiplerine de sahip. Hassas mühendislik, rafine lüks tasarım ve yenilenme, bağlantı kurma ve üst düzey yaşam deneyimleri için yaratılmış bu ortam Mercedes markası ile yepyeni bir anlayışın, vizyonun ve daha ötesi dünyanın kapılarını aralıyor. Henüz proje aşamasında olan gemi; inzivayı deneyimsel lüks ile birleştirmek isteyenler için farklı ve vizyoner bir seçenek olacak.

Renkli bir tiyatro oyunu ile bakış açınızı farklı bir noktaya çevirmeye hazır mısınız? Kült tiyatro deneyimi Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan, yıldız oyuncular ile sahneye taşınıyor. İranlı yazar Nassim Soleimanpour'un dünya çapında kült hâline gelen oyunu, her gösterimde farklı bir oyuncunun sahnede olacağı ve bir kez sahneleyeceği tek kişilik bir oyun. İşin en keyifli yanlarından biri, oyuncunun daha önce görmediği oyun metnini kapalı bir zarfın içinde izleyici ile aynı anda görüyor olması. Hiçbir şeyin tekrarı yok. Her oyuncu kendi yorumuyla yeni bir performans yaratıyor. Oyunun provası ya da yönetmen de yok. Herhangi bir hazırlık yapmıyor oyuncu. Her şey o anın akışıyla, oyuncunun, izleyicinin, sahnenin ve salonun enerjisiyle şekilleniyor. Tamamen anlık, tamamen gerçek. Proje Ocak ve Şubat 2026'da Paribu Art'ta, Mart ve Nisan da ise DasDas'ta sahnede olacak. Ocak ve Şubat oyunlarında çok güçlü oyuncular Demet Akbağ, Uraz Kaygılaroğlu, Cem Yiğit Üzümoğlu, Burcu Biricik, Şebnem Bozoklu, Beril Pozam, Enis Arıkan, Zeynep Dinsel, Ceren Karakoç, Devrim Yakut, Onur Ünsal, Ayça Bingöl, Şevval Sam, İdil Sivritepe, Melikşah Altuntaş, Selen Öztürk, Funda Eryiğit, Sezin Akbaşoğulları, Erkan Kolçak Köstendil ve Hazal Türesan gibi isimler sahnede olacak. Nassim Soleimanpour'un seyahat yasağı sırasında dünyayı gezsin diye yazdığı Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan 2011'den bugüne 30'dan fazla dile çevrilmiş ve üç binin üzerinde sahnelenmiş ve her temsilde ülkesinin ve döneminin iddialı oyuncuları tarafından oynanmış.

Çocuklarla İstanbul'da gidilebilecek en keyifli rotalardan biri olan İstanbul Oyuncak Müzesi'nin 20'nci yılı, oyunun kültürel mirasını yansıtan özel bir sergiyle kutlanıyor. Mattel'in 80'inci yılı ile İstanbul Oyuncak Müzesi'nin 20'nci yılı, oyunun kültürel mirasını yansıtan özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Oyunun kuşaklar arası bağı güçlendiren yönünü vurgulayan sergi, Mattel'in kurumsal sosyal sorumluluk vizyonunun önemli bir yansıması olarak öne çıkıyor. Mattel 80. Yıl Sergisi, İstanbul Oyuncak Müzesi arşivinden seçilen eserlerin yanı sıra; yurt dışından getirilen arşiv niteliğindeki oyuncaklar ve markanın güncel koleksiyonlarından oluşan kapsamlı bir seçki sunuyor. Bu seçkide gerçekten çok özel parçalar var: 1959 yılında üretilen ilk Barbie bebek örnekleriyle birlikte, Alfred Hitchcock'un "Kuşlar" filmindeki Tippi Hedren karakterinin oyuncağı, Vincent van Gogh'un Ayçiçeği tablosu ve Claude Monet'nin Nilüfer adlı tablosundan esinlenerek tasarlanmış Barbie serisi, 1968 yılında üretilmiş ilk oyuncak zaman makinelerinden biri ve 1969 yılında televizyon dizisiyle hayatımıza giren, bütün çocukların ilgiyle izlediği Susam Sokağı dizisinin ilk oyuncak örnekleri... Barbie, Hot Wheels, UNO, Monster High ve Fisher-Price gibi ikonik markalara ait oyuncaklardan oluşan bu özel koleksiyon; Mattel'in sekiz on yılı aşkın süredir hem gündelik yaşamın hem de popüler kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelişini keyifli bir perspektifle ortaya koyarken bizim için de şahane bir görsel şov oluyor.

Yılbaşı hediyesi için şahane bir çikolata paketinden güzeli yok! Peki nereden alalım diyorsanız The Marmara Group imzalı M Chocolate'ın el yapımı artizan çikolataları, özel yılbaşı sepetleri, sınırlı sayıda üretilen advent calendar'ı ve kurumsal hediye kutuları yeni yılın büyüsüyle kaliteli bir tatlı algısını bir araya getiriyor. Yoğun kakao lezzetiyle öne çıkan truffle'lardan el işçiliğiyle kaplanmış çıtır gofrete, karışık spesiyal çikolatalardan geleneksel dokunuşlara sahip lokumlara kadar pek çok lezzet, yılbaşı kutularında buluşuyor. Her detayı özenle tasarlanan yeni yıl sepetleri, hediye alternatiflerini şık bir sunumla birleştirerek sevdiklerine özel bir tat armağan etmek isteyenler için öne çıkıyor.

Yeni yıl akşamı planı yapmayanlar, mekan ya da evde davet fikri için Shangri-La Bosphorus, Istanbul'un seçeneklerini düşünebilir. IST TOO'nun görkemli Yeni Yıl Gala Yemeği ya da evde kutlamayı tercih edenler için Shang Palace imzalı özel take-away hindi ve ördek seçenekleri, yılbaşı ruhunu yansıtan zarif Afternoon Tea deneyimi ve iyi yaşamı merkeze alan CHI, The Spa dokunuşlarıyla, yılın en büyüleyici dönemini zamansız bir zarafetle karşılayabilirsiniz. Yılın ilk günü ise, yeni başlangıçlara eşlik eden seçkin brunch ile kutlamalar Boğaz'da devam edecek. Ev kutlamaları için özel seçenekler Fuudy üzerinden en az üç gün önceden sipariş verilebiliyor.

Yılbaşı gecesi için bir diğer seçenek ise Galataport'un eşsiz manzarası ve büyüleyici atmosferi eşliğindeki Frankie. Mekan, yılın bu en özel gecesinde seçkin lezzetlerden oluşan yılbaşı menüsü, gece boyunca ritmi yükseltecek DJ performansları ve canlı perküsyonun enerjisiyle unutulmaz bir yeni yıl coşkusu yaşatmayı planlıyor. Yemek sonrasında katılmak isteyen misafirleri için ayrı bir alternatif sunan Frankie'de eğlence 22:30'dan itibaren hızlanacak. DJ Kaan Demiral'ın ritmik sesleriyle misafirleri saracak eğlenceli atmosfer saat 02:30'a kadar devam edecek.

Yılı modada ilham verici bir haberle kapatıyoruz. Palais Galliera'nın geçtiğimiz yıl daimi koleksiyonuna dahil ettiği altı Dice Kayek tasarımından biri, yeni açılan Tisser, broder, sublimer sergisinde yer alıyor. Artık moda tarihi içinde kalıcı bir değer taşıdığını ortaya koyan Dice Kayek'in eserlerinin Jean Patou, Chanel, Givenchy ve Balenciaga gibi couture tarihine yön vermiş modaevleriyle birlikte sergilenmesi, markanın uluslararası prestijini de pekiştiriyor. Palais Galliera, zanaatkârlığı ve haute couture geleneğini merkeze alan Tisser, broder, sublimer başlıklı sergisinde dokuma, baskı, nakış, dantel ve süsleme gibi ornamentasyon tekniklerine odaklanıyor ve 18'inci yüzyıldan günümüze uzanan moda tarihine kapsamlı bir bakış sunuyor. Çiçek motifini temel alan seçki, el işçiliğinin estetik, teknik ve sembolik boyutlarını da görünür kılıyor. Paris Moda Müzesi olarak da bilinen ve haute couture tarihinin en önemli referans noktalarından biri kabul edilen Palais Galliera'da açılan bu sergide şimdi Dice Kayek'e ait Lilium with droplets of morning rain adlı couture tasarım da sanatını ortaya koyuyor. Peki bu parçayı özel kılan ne? 2014-2015 Sonbahar/Kış sezonuna ait parça, markanın Paris'te gerçekleştirdiği ilk couture defilesi olan Winter Garden koleksiyonundan seçilmiş özel bir tasarım. Titiz el işçiliği ve zarif detaylarıyla eser, Dice Kayek'in zanaatkârlığa verdiği önemi ve binlerce yıllık el işçiliği geleneğini çağdaş couture anlayışıyla buluşturma başarısını güçlü biçimde yansıtıyor. Sergi, 18 Ekim 2026'ya dek Palais Galliera'da ziyaret edilebilecek.

Bazen huzurlu anlara giden en kestirme yol evde keyif dolu bir atmosfer yaratmak oluyor. Huzur; yılın bu döneminde ise sevdiklerinize ve elbette kendinize harika bir hediye seçeneğine dönüşüyor. Fiolas'ın Reborn Light 3'lü Yılbaşı Seti; oda kokusu, mum ve oda spreyi ile aranan ortamın anahtarını sunuyor. Persephone'nin yeryüzüne dönüşünü simgeleyen bu koleksiyon, karanlıktan ışığa geçişin büyüsünü kokuya dönüştürüyor. Havucun pudramsı meyvemsi dokusu, tarçın ve safranın sıcak baharat tonlarıyla açılıyor; yasemin, tütsü ve derinin zarif derinliğiyle harmanlanıyor. Paçuli, vetiver ve sandal ağacıyla odunsu, huzurlu bir bitiş sunuyor. Yeni yılın ışığını ve yeniden doğuş enerjisini siz de evinize taşımaya hazır olun!