MARDİN BİENALİ "SÖZDEN ÖTE"

Döne Otyam’ın direktörlüğü ve Mardin Sinema Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Mardin Bienali, kentin tarihi mekanlarını sanatla birleştiriyor. ‘Sözden Öte’ teması ile dördüncü kez düzenlenen ve 4 Haziran’a kadar sürecek olan Mardin Bienali’ni Döne Otyam’dan dinledik.

30 Mayıs 2018 Çarşamba 17:31 | Son Güncellenme:
7 dakika okunma süresi
ABONE OL
MARDİN BİENALİ "SÖZDEN ÖTE"

Berin SOMAY – berin.somay@alem.com.tr

Mardin Bienali ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?
Ben bu bölgeye daha çocukken, yaklaşık 40 yıl önce babam Fikret Otyam’la yapacağı bir röportaj için gelmiştim. Daha sonrasında bir süre GAP İdaresi’nde çalıştım. O dönemlerde çok sık bölgeye gitme ve çalışma şansı yakaladım. GAP İdaresi Başkanlığı bana Mardin’de bir Fikret Otyam sergisi yapmamı önerdiğinde bir kez daha bölge için çalışma fırsatım doğdu ve Fikret Otyam sergisi bienale evrildi. 2009 yılında Ferhat Özgür’le birlikte proje üzerinde çalışmaya başladık. Mardin’in klasik tanımlamalarından biri olan bu ‘kadim kent’, beni gerçek dostlarla tanıştırdı, içine çekiverdi. Mardin Sinema Derneği ile içi içe çalışarak bu günleri gördüm. Onlar olmasaydı Mardin hikayem bu günlere gelemezdi. Yerel olmadan, onların kabulü olmadan bu işler olmaz. Hep beraber ‘Davetinizi Aldım, Teşekkürler’ sergisini gerçekleştirdik. Bizim için bienalin prelüdü niteliğindeydi bu sergi. Hemen akabinde ise küratörlüğünü üstlendiğim 1. Mardin Bienali’ni yaptık 2010’da. Ve istisnasız aynı ekiple 4. bienale kadar geldik.
Mardin Bienali’ni farklı kılan nedir?  Mardin Bienali, alternatif bir bienal. Kariyerist bir bienal değil. 

Bu yılki bienal mekanlarını neye göre belirlediniz? Bienal kapsamında bu mekanların birbiriyle ilişkisi nedir?
Mardin, çok mekanlı ama bir o kadar mekansız bir bienal için. Doğal enstalasyonlarla dolu, olağanüstü binaların, büyülü konakların, mekanların bulunduğu bir kent. Mardin’i her ne kadar sergi dekoru olarak kullanmaktan kaçınsak bile tüm heybetiyle bizi içine alıyor. Öncelikle daha önceden de kullandığımız iki ana mekanımız var: Mor Efrem Manastırı ve Alman Karargahı. Bunların yanı sıra sanatçı işlerine göre yeni mekanlar da bulduk. Yıldız Hamamı, Meryem Ana Kilisesi, Revaklı Çarşı gibi. Mekanlar yapısal olarak da birbirleriyle ilişkili ve elimizden geldiği kadar eserlerle de ilişki kuruldu. Taner Ceylan’ın işinin bir kilisede sergilenmesi gibi. Kenti iyi tanıyorsanız, mekanlar eserlerle o ilişkiyi kuruyor zaten. 

Bienal döneminde Mardin’e yoğun bir ilgi oluyor. Peki Mardin halkının bienale olan ilgisi nasıl? 
10 yıl öncesine bakarsak gittikçe çoğalan bir ilgi var her iki anlamda da. Bu yıl Mardin’e bienale gelen çok sayıda konuk oldu, turlar çoğaldı. Mardin halkının da yükselen bir ilgisi var. Nasıl ki İstanbul Bienali de tüm İstanbulluları kapsamadığı gibi, elbette Mardinlilerin hepsini kavramıyor bienal. Ancak çok daha bekler oldular. Civar illerden gelen muazzam bir ilgi var. Öğrenci grupları akın akın geldi. Yaptığımız paralel etkinliklerle de çocuklar, kadınlar çok daha katılımcı oldular. 

Küratörler Derya Yücel, Fırat Arapoğlu ve Nazlı Gürlek ile ‘Sözden Öte’ üst başlığı altında ‘Sınırlar ve Eşikler’, ‘Sonsuz Bakış’ ve ‘Beden Dili’ başlıkları üzerine çalıştınız. Tüm bu üst ve alt temaları nasıl belirlediniz?
Küratörlerimiz bu başlığı bize sunduğunda bizler de heyecanlandık. Fırat Arapoğlu neredeyse tüm bienal geçmişimize hakimdi. 3. bienalde ise küratörsüz yaptığımız geniş ekibimiz de bilfiil yanımızdaydı. Yaptığımız ön toplantılarda geçmişimizi ve tecrübelerimizi aktarmıştık. Buradan hareketle Mardin’e yolculuklarda mekanları ve dinamikleri de aktardık. Üç küratör de farklı görsel ideolojilere ve bakışlara sahipti doğal olarak. Bienalin küratör ekibi ilk toplantılarda farklı coğrafyaların ve içinde yaşadığımız toplumsal, siyasal, gündelik iklimin içinde ‘sözün’ neresindeyiz diye sorarak başladı. Sanatın dili ve sanatçıların üretimlerinin ‘sözün’ ötesinde bir hakikati işaret etme niteliği noktasında aynı düşüncelere sahiplerdi. Aynı zamanda farklı görüşlerin ortaya konulduğu ve bu farklıkların da bir zenginleşme yarattığını söyleyebiliriz. Tüm ekibin mutabık kaldığı nokta, ‘sözün’ ötesinde bir dilin oluşturulması ve bunun sunulma pratikleri üzerineydi. Bunun ardından, birbirleriyle etkileşimli bir biçimde bireysel küratöryel bakışlarını ifade eden alt başlıklar oluşturdular ve bu eksende çalışan sanatçıların seçimiyle devam ettiler. Çoğu sanatçı da mekanları incelemeye gitti. Bienal ekibiyle hep beraber araştırma, sergileme ve yapım aşaması süreci de bu şekilde ilerledi. 

Farklı coğrafya ve disiplinlerden 50 sanatçıyı bir araya getirdiniz. Sanatçıları belirlerken nasıl bir süreçten geçtiniz?
Küratörler seçtikleri başlık ekseninde çalışan sanatçıların seçimiyle çok uzun bir süreç geçirdiler. Heyecanlı bir dönemdi. İçinde birçok dinamiği içeren, zor bir süreç bu.

EN ÇOK OKUNANLAR

Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler
Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler

Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler

8 dakika okunma süresi
Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?
Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?

Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?

14 dakika okunma süresi
Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan
Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan

Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan

1 dakika okunma süresi
Geneva Watch Days 2026 Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Geneva Watch Days 2026 Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Geneva Watch Days 2026 Hakkında Bilmeniz Gerekenler

5 dakika okunma süresi
Milano'da Yeni Bir İtalyan Sofrası: Da Niko
Milano'da Yeni Bir İtalyan Sofrası: Da Niko

Milano'da Yeni Bir İtalyan Sofrası: Da Niko

5 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber
Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol
Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol

Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol

Atıl Kutoğlu'nun Viyana'dan New York'a Uzanan Moda Serüveni
Atıl Kutoğlu'nun Viyana'dan New York'a Uzanan Moda Serüveni

Atıl Kutoğlu'nun Viyana'dan New York'a Uzanan Moda Serüveni

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Miela
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Miela

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Miela

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı