DÜNYANIN TAKİP ETTİĞİ PİYANO İKİLİSİ

Pek çok konser, turne ve albümün yanı sıra, hem solo hem de duo olarak nice başarılı işlere imza atan piyano ikilisi Güher ve Süher Pekinel, müzik dünyasında çizgisini koruyan sayılı müzisyenlerden.

30 Mayıs 2018 Çarşamba 17:23 | Son Güncellenme:
7 dakika okunma süresi
ABONE OL
DÜNYANIN TAKİP ETTİĞİ PİYANO İKİLİSİ

Berin SOMAY – berin.somay@alem.com.tr

Hem ikili hem de solo olarak yakaladıkları dengeyi başarıyla yansıtan Süher ve Güher Pekinel’e göre ‘değişik açılardan bakarken yepyeni ortak bir yapıyı aynı nefeste yaratabilmek ikiz olmanın ayrıcalığı’. 46. İstanbul Müzik Festivali’nde İngiliz Oda Orkestrası’yla tekrar bir araya gelerek kapanış konserini gerçekleştirecek olan Pekineller’den 40 yıla yayılan müzik kariyerlerini dinledik.

Küçük yaştan itibaren müziğe yönelmenizde sizce en önemli faktör neydi?
Güher Pekinel:
Tek bir etkene odaklanmanın eksik olduğu düşüncesindeyim. Yeteneğin genetik ile yol aldığı yadsınamaz olsa da, aile faktörü ve çevresel faktörler de çok önemli. Çocukluğumuzda sanat, özellikle de müzik, ailenin daima bir parçası oldu. Annemiz evde piyano çalar, babamız ise resme ve müzelere çok ilgi duyardı.
Süher Pekinel: Ailemizin anlatımına göre, üç yaşından itibaren müziğe gösterdiğimiz büyük ilgi kendilerini motive etti. Sanatla iç içe yetiştik ve bu bizim için adeta bir nefes alma biçimi haline geldi. Dolayısıyla doğru yönlendirilme açısından çok şanslıydık. Bu vesile ile şunu da ilave etmek isterim ki, günümüzde de aileler artık büyük bir özveri ve fedakarlık ile çocuklarının kültür ve sanat ile iç içe büyümeleri adına adımlar atıyorlar. Türkiye’de artık yeni bir genç müzisyen nesil yetişiyor. Dünyadaki gelişmeleri, yarışmaları ve konserleri takip eden bu gençlerden inşallah çok yakında güzel haberler alacağız.

Bunun akabinde eğitim hayatınıza nasıl devam ettiniz?
G.P.:
Hocalarımızın bizi devamlı tabirini hiç sevmediğimiz ‘harika çocuklar’ olarak görmesi, beş yaşında girdiğimiz konservatuvarda altı yaşında ilk konserimizi vermemizi ve konservatuvar müdürü Ferdi Statzer’in evimize ders vermeye gelerek kendi himayesi altına almasını sağladı. Annemiz de bu derslerde bizzat bulunur, sonrasında bizi birebir çalıştırır ve gelecek derslere hazırlardı. Kendisinin sonsuz emek ve katkıları ile bize aşıladığı insani değerler, kendisine sonsuz minnettarlığımız ile içimizde devam ediyor. Statzer ve Ankara’da bir yıl boyunca çalışmış olduğumuz Mithat Fenmen, Fransız Ekolü’nün temsilcileri olarak Alfred Cortot’nun öğrencisiydiler. Mithat Fenmen ile çalışırken ilk orkestra konserimizi dokuz yaşında Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile vermiş, Mozart iki piyano konçertosunu icra etmiş, her ikimiz de aynı konserde Debussy ve Ravel’in parçalarını çalmıştık. Hiç unutmam, tam önümüzde oturan İsmet İnönü Paşa ve değerli eşi Mevhibe Hanım’ın derin önemini bilmemize rağmen, o zamanların saflığı ile bugünün tersine heyecan nedir bilmeden çalmıştık konseri. Tek derdimiz, pedallara erişemememizdi…
S.P.: Konserin uzun bir yankısı oldu ve ardından hocalarımızın önerileri doğrultusunda Fransa’ya yönlendirildik. Babamızın Brüksel’de yatılı okumuş olması, bizim de Notre Dame de Sion’da yatılı okumamıza vesile oldu ve 13 yaşında annemiz ile birlikte Paris Konservatuvarı’nda Yvonne Loriod ile çalışmak üzere Fransa’ya gittik. Kendisi önemli bir piyanist olduğu kadar beste de yapardı. Nitekim, eşi Olivier Messian, Fransa’nın en değerli bestecileri arasında yer alır.

Sonrasında da Rudolf Serkin ile tanışarak Amerika’da eğitiminize devam ettiniz. Amerika’da ne tür kazanımlar sağladınız?
S.P.:
Dünyanın en önde gelen müzik okulu Curtis Institute Philadelphia’da çalışırken Rudolf Serkin, stilimizi oluşturma yolunda en önemli ilham kaynaklarımızdan biri olmuştur. Solo çalışmalarımıza onunla devam ederken, duo çalışmalarımızı da Mieczysław Horszowski ile yürütüyorduk. Çağımızın bu çok değerli müzisyenleri ile çalışmak bizim için büyük bir ayrıcalıktı ve tümüyle bizi biçimlendirdi.
G.P.: Curtis’ten sonra New York Juilliard adeta bir sanatçı fabrikası idi ve orada bulunmuş olduğumuz için kendimizi çok şanslı hissederdik. Bilindiği gibi, New York dünyanın en kozmopolit, görkemli, hızlı ve ilham verici şehirlerinden biri. Juilliard da bir anlamda New York’un küçük bir sanatsal modeli gibi. Bazen piyano çalışmak yerine, günümüzü ya Lincoln Center’da komşumuz olan New York Philharmonic’in provalarında veya Juilliard’da drama öğrencilerini izlemekle geçirirdik. Onların kendilerini ifade etme şekli ve tekniklerini gözlemler, müziğin bir parçası olduğunu da keşfederdik (nefes analizleri, cümlenin ifade edilirken ortaya çıkardığı yorum farklılıkları gibi değişik paletler bizi coştururdu). Bu arada dünya müziğinden Jazz’a, değişik müzik tarzları New York’un en etkileyici dinamizmiydi. Akşamın yarısını Carnegie Hall, diğer yarısını Metropolitan Operası’nda geçirirdik, çünkü Juilliard öğrencilerini ikinci perdeden itibaren biletsiz alırdı. İki akademi de bizim için müziği her yönü ile içselleştirdiğimiz bir hayat deneyimi idi.

EN ÇOK OKUNANLAR

2026 Sonbahar-Kış Trend Raporu
2026 Sonbahar-Kış Trend Raporu

2026 Sonbahar-Kış Trend Raporu

3 dakika okunma süresi
Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?
Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?

Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?

14 dakika okunma süresi
Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan
Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan

Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan

1 dakika okunma süresi
Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler
Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler

Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler

8 dakika okunma süresi
Milano'da Yeni Bir İtalyan Sofrası: Da Niko
Milano'da Yeni Bir İtalyan Sofrası: Da Niko

Milano'da Yeni Bir İtalyan Sofrası: Da Niko

5 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış

Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol
Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol

Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Kübra Demir
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Kübra Demir

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Kübra Demir

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Merve Kardaş Mısırlı

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber
Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Berrin Şentürk
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Berrin Şentürk

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Berrin Şentürk

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Yağmur Toprak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu