ALEM TALKS! AHMET GÜNEŞTEKİN & BALÇİÇEK İLTER

Balçiçek İlter Instagram hesabımızı devraldı ve sanatçı Ahmet Güneştekin ile bugünleri ilgilendiren bir sorunun peşine düştü: Sanat iyileştirir mi?

17 Haziran 2020 Çarşamba 16:36 | Son Güncellenme:
7 dakika okunma süresi
ABONE OL
ALEM TALKS! AHMET GÜNEŞTEKİN & BALÇİÇEK İLTER

Balçiçek İlter: Ben her daim sanatın iyi geldiğini düşünüyorum. Bu süreç bize bunu daha da iyi anlattı galiba. Sana da sorayım: Sanat iyi gelir mi?

Ahmet Güneştekin: Bence onun örneklerinden biri benim. Dizimden ameliyat olduğumda üç ayda ayağa kalkar, bastonları atarsın dediler. Ben bir ayda attım. Bir buçuk ayda tamamen yürümeye başladım. Çünkü sürekli sanatla iç içe olduğunuz zaman, unutuyorsunuz birçok şeyi. Sanatın insanları nasıl ayakta tuttuğunun çok örneği var. Matisse’in, Renoir’ın, Picasso’nun, Dali’nin neredeyse bir asırlık hayatları olduğunu biliyoruz. Bu insanlar son dönemlerine kadar üretmişler. Büyük üstat Yaşar Kemal 90 yaşını devirmişti ve vefatından 45 gün önce hastanede elimi sıkıp “Yakında çıkıyoruz ve muazzam bir yeni roman yazacağım” diyecek kadar kendini sanata adamıştı. Çok örnek var. En canlı örneklerden biri benim. Senin sağlık programında anlatmıştım. Burada da anlatayım. 96 yılında ağabeyimi mide kanserinden kaybettim. O dönemde çok üzüldüm, hastalandım, mide kanamaları geçirdim. Bir müddet tedavi gördüm. O dönem sanatla değil, ticaretle uğraşıyordum. Bir minübüsü karavana çevirip altı yıl boyunca Anadolu’yu gezdim. Resim yaptım. O süreçte bir tane bile ilaç içmedim. Tedavim sanat ve doğaydı. Hayatımın en güzel dönemiydi.

B.İ: Anadolu’da bir tabir vadır: El vermek. Senin tedavi sürecin sanatla oldu. Sen bir de el verir gibi çocuklara bulaştırdın bunu. Kaç çocukla buluştun? Sen o çocukların hayatlarına resim soktun.

A.G: Geçen 23 Nisan’da bir video paylaştım. Çocuklarla gerçekleştirdiğim etkinliklerden bahseden bir videoydu. 1000’e yakın ilçede etkinlikler geçekleştirdim. Çok fazla çocukla atölye çalışması yaptım ve bunların çoğunun resimleri benim arşivimde duruyor. O çocukların hepsi belli ki iyi insanlar olmuşlar. Hepsi hala bir şekilde sanatla ilgileniyorlar. Benim çocukluğum Batman’da zor geçti. Batman benim için çok özel bir yer, doğduğum şehir. Mahallemizde farklı kültürlerden insanlar vardı. Çok kültürlü bir yapının içinde büyümek bir sanatçı adayı için büyük bir şans. Ben her zaman kendi kültürümden beslenmiş bir sanatçıyım.

B.İ: Kolay bir coğrafyada yetişmedin. Ayrıca baban işçi, annen ev hanımıydı. Nasıl oldu da bu kadar başarılı bir sanatçı oldun?

A.G: Ben annemin yedi çocuğundan biriydim. Babam işçi maaşı ile bütün çocuklarını okuttu. Anadolu’da genelde bütün sermaye akıllı erkek çocuğuna akıtılır. Bizde öyle bir şey yoktu. Babam çok adil bir adamdı. İkisi de okuyamadığı için çocuklarının okumasını istediler. Çok büyük fedakarlık gösterdiler. Şımarıklık yaşamadım. Hep söylerim: Yokluk erken olgunlaştırır. Biz aslında zengindik. Çünkü mutluyduk. Resim yapardım. Babam teşvik eder, kağıt toplardı. Bir dönem düşünün ki bir evde yedi çocuk okula gidiyor. Ben resim yapıyorum, çok kağıt harcıyorum. Akrabalar babama “Resim yapıyor, günahtır” derlerdi. Fakat meslek olarak sanatçı olmayı düşünmemiştim. Ben 36 yaşında ilk sergimi açtım. Hiçbir şey için geç değil.

B.İ: Yeni nesil senin ve senin gibilerin açtığı kapıdan daha rahat geçecek diye düşünüyorum. Bu iyi bir şey aslında. Değil mi?

A.G: Çok değil aslında. Çabalamazsanız kolay olmuyor. Zaman zaman bazı insanlar çıkış yapabiliyor ama o popülerliğin altını kalıcı bir şekilde doldurmanız gerekiyor. Geleceğinizi güçlendirmeniz gerekiyor. Hiçbir şey kolay olmuyor. Sadece bu işi başarmış insanların biyografilerini inceleseler, yeni nesil gençler zorlukların insanlara neler kattığını görürler. Bu süreçte bile ben saat beşte başlayıp ortalama 13-14 saat çalışıyorum. Yoğun projeler olduğunda tatil bile yapmıyorum. İnsanlar bazen asosyal olduğumu düşünüyorlar ama ben çok sosyal bir insanım. Ama önceliğim işim. Başarı bencil bir istek aslında. İnsan başardıkça daha çok şey istiyor. “İşimi ben nasıl iyi yapabilirim?” diye düşünmeli ve bir satranç oyuncusu gibi gelecek hamlelerinizi planlamalısınız.

B.İ: Sen resimle başladın, sonra enstalasyon ile devam ettin. Başka alanlarla da ilgilenmeyi düşünüyor musun?

A.G: Bu yıl bronz heykeller ve mozaikler yapıyorum. Oldukça şaşırtıcı işler çıkıyor. Bu süreçte oldukça sorgulayıcı, oldukça eğlenceli işler yapıyorum. Sanat o kadar kolay değil. Yetenekli olmanız yetmiyor. Yaratıcı olmanız gerekiyor. Yaratıcılık ise zamanla, öğrenerek oluyor. Farklı disiplinlerden beslenmeniz ve çok çalışmanız gerekiyor. En iyi okul ve en iyi öğretmen insanın bizzat kendisidir. Bugün bu yayında bile birbirimize birçok şey öğrettik.

 

 

 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler
Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler

Venedik Film Festivali 2026 Öncesi Bilmeniz Gerekenler

8 dakika okunma süresi
2026 Sonbahar-Kış Trend Raporu
2026 Sonbahar-Kış Trend Raporu

2026 Sonbahar-Kış Trend Raporu

3 dakika okunma süresi
Geneva Watch Days 2026 Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Geneva Watch Days 2026 Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Geneva Watch Days 2026 Hakkında Bilmeniz Gerekenler

5 dakika okunma süresi
Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?
Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?

Zendaya Çağı: Hollywood Neden Ondan Vazgeçemiyor?

14 dakika okunma süresi
Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan
Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan

Yalıkavak'ta Gastronomi Buluşması: Senato Restaurant ve Hışvahan

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Armağan Oğuz'un “Daha 17” Serüveni
Armağan Oğuz'un “Daha 17” Serüveni

Armağan Oğuz'un “Daha 17” Serüveni

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Elvan Tığlıoğlu

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Miela
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Miela

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Miela

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Özge Erdem
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Özge Erdem

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Özge Erdem

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber
Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Nepo Baby'den Özgün Bir İkona: Kaia Gerber

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Bengü Tezcan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Derya Koçak

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ahu Taşçı ve Bengi Alkış

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Ceren Usta Doğan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Selen Altaras

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Zeynep, Merve Aslan & Beliz Mercan

Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol
Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol

Paris Moda Haftasında Kendi Hikayesini Yazıyor: Burç Akyol